Ana içeriğe atla

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · Esas 2025/2787 · Karar 2026/1859

Eklenme tarihi: 20 Ağustos 2026 03.05.2026 Yayınlanma
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 03.05.2026 Esas No: 2025/2787 Karar No: 2026/1859

Anahtar kelimeler: gabin

**6\. Hukuk Dairesi         2025/2787 E.  ,  2026/1859 K.**
**"İçtihat Metni"**

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/244 E., 2025/669 K.
BİRLEŞEN DAVA SAFRANBOLU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2019/31 ESAS
İLK DERECE MAHKEMESİ : Safranbolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/213 E., 2021/385 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkili davacının ½ hisse itibariyle malik olduğu taşınmazının, dava dışı diğer arsa sahipleri ile arasında Arsa Payı Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapılması neticesinde dava konusu taşınmazın davalı müteahhide devredildiğini ancak işlemin yapıldığı tarihte davacının 79 yaşında olduğunu ve işlem tarihi itibariyle hukuki işlem ehliyetine sahip olmadığını, dava konusu işlemde gabin ve hilenin mevcut olduğunu, davacının fiil ehliyetine sahip olduğuna ilişkin tam teşekküllü bir devlet hastanesinden rapor alınmadığını, tapuda ve noterde yapılan işlemler sebebiyle davacıya müdahale edildiğini, bu konu hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, Safranbolu Sulh Hukuk Mahkemesi'ne davacıya vasi atanması talepli dava açıldığını ve halen derdest olduğunu, olayda gabin ve hilenin de mevcut olduğunu, yine sözleşmenin ifa kabiliyetinin de olmadığını, davacıya verilecek oda büyüklüğünün net olmadığını beyanla Safranbolu ilçesi, Bostanbükü köyü, 147 ada, 8 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan kaydının iptali ile müvekkili adına sözleşme öncesi payı olan 1/2 hisse şeklinde tescilini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davalılar ile müvekkilinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz hakkında ... Noterliği’nin 26.02.2018 tarihli Arsa Payı Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi akdedilerek tapuda taşınmaz paylarının yüklenici ...’a temlik edildiğini, tapuda yapılan temlik işleminin hukuken geçersiz olması nedeniyle Safranbolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/213 E. sayılı dosyasında tapu iptal ve tescil talebinde bulunulduğunu, ancak sözleşmede müvekkili dışında eldeki davada davalı olarak gösterilen kişilerin de imzasının bulunması ve tapuda paylı mülkiyete sahip olmaları nedeniyle davada yer almaları gerektiğinden bahisle muvafakat talep edildiğini, görüşmede davalılarca muvafakat verilmeyeceğinin dile getirildiğini o sebeple işbu davayı açtığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin iptalinin tüm paydaşlar tarafından dava edilmediğini, davanın usule uygun açılmadığını, davacının dava ehliyetini haiz olduğunu şayet davacının ehliyetsiz olduğu ispat edilirse de davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, satış vaadi sözleşmesinin 5. sahifesinde sözleşmenin taraflarca okunduğunun, gerçek isteklerinin aynen yazıldığının, okuryazar olduklarının bildirdiklerini ve okuryazar olan sözleşme tarafları ile Noterce sözleşmenin imzalandığının sabit olduğunu, davacının mirasçısı olacak şahısların başka müteahhitten daha iyi bir teklif almaları nedeniyle dava konusu sözleşmenin feshine karar verdirmek istediklerini, dava dilekçesindeki iddiaların asılsız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının sözleşmeyi tetkik etmesine imkân tanındığını, gabinin unsurlarının da oluşmadığın davacı ve diğer maliklerin bildirdiği emlak vergi değeri üzerinden işlemin icra edildiğini, taşınmazın imarlı olmadığını, imarının davalı tarafından yaptırılacağını, imar neticesinde davacının ve diğer 1/2 pay maliklerinin arsa miktarlarının 1948'er metrekare olmayacağını yol, yeşil saha v.s terkinlerden sonra kalan miktarın yaklaşık hisse paylarının yarısı miktarında olacağını davacının gabin iddiasının bu nedenle de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının ifa imkânsızlığı iddiasının dinlenmesinin mümkün olmadığını, öncelikle imar uygulamasının yapılması gerektiğini, davalının da imar uygulaması için gerekli başvuruları tamamlamak üzere olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

2.Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkilleri arasında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığını o sebeple davaya dahil edilmesi için bu davayı açmasına gerek bulunmadığını açılan davanın bu sebeple reddini, davacının aldatıldığı ya da hile ile dava konusu işlemleri yaptığı iddiasını ispatlayamadığını, kira yardımı olarak müvekkillerine yüklenici tarafından 60.000,00 TL verildiğini, davacıya ise altın bilezik şeklinde bu ödemenin yapıldığını, aksi yönde sanki müvekkilleri ile yüklenici arasında başka ikinci bir sözleşme yapıldığına dair anlatımın gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının sözleşme tarihinden önceki hastane kayıtlarının genel sağlık sorunlarına ilişkin olduğu, akıl sağlığına ilişkin hastane kayıtlarının ise sözleşme tarihinden sonra olduğu ve ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 16.02.2021 tarihli raporuna göre davacıya Alzheimer bunama nedeniyle vasi atanmasının uygun olduğunun belirtildiği, davacı adına düzenlenen bu rapor tarihinin sözleşmeden sonra olduğu, sözleşme yapıldığında bizzat huzurda bulunan tanıkların beyanına göre davacının akıl sağlığının yerinde olduğu, gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen dosya bakımından davacı tarafın taşınmazın diğer maliklerinden muvafakat alamaması halinde davaya dahil etmesi yönünde mevcut (2018/213 Esas) dosya kapsamında talepte bulunması gerekirken ayrı dava açması nedeniyle birleşen dosya bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.


V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a.Yüklenici ile yapılan sözleşmede % 50 verileceğinin kararlaştırılmış olduğunu, inşaattan sadece 4 bağımsız bölümün arsa sahibi olarak müvekkiline verileceğinin belirlenmesinin aşırı yararlanmanın olduğunun en bariz delili olduğunu,
b.Sözleşmenin ifa imkanı bulunmadığını çünkü söz konusu yerin tarla vasfında olduğunu, bu sebeple dahi sözleşmenin feshine karar verilmesi gerektiğini,
c.Sözleşmede davacıya verilecek bağımsız bölümlere dair herhangi bir detay olmamasının aşırı yararlanmaya işaret ettiğini,
d.Davacının 79 yaşında olduğunu ve işlem tarihi itibariyle hukuki işlem ehliyetine sahip olmadığını, dava konusu işlemde gabin ve hilenin mevcut olduğunu, davacının fiil ehliyetine sahip olduğuna ilişkin tam teşekküllü bir devlet hastanesinden rapor alınmadığını, tapuda ve noterde yapılan işlemlerde davacıya müdahale edildiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz sebeplerine göre usul ve kanuna uygun olup, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.

veya Giriş yapın

  • Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Kararlar