Ana içeriğe atla

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · Esas 2025/2910 · Karar 2026/2183

Eklenme tarihi: 10 Ağustos 2026 19.05.2026 Yayınlanma
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 19.05.2026 Esas No: 2025/2910 Karar No: 2026/2183

Anahtar kelimeler: tefecilik

**6\. Hukuk Dairesi         2025/2910 E.  ,  2026/2183 K.**
**"İçtihat Metni"**

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1237 E., 2025/616 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/66 E., 2021/370 K.


Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında Kağıthane'deki mega evlerinin birtakım inşaat işlerinin davacı tarafından yapılmasına ilişkin sözlü bir eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğunu, iş bedeli olarak 229.000,00 TL'ye anlaşılmasına ve iş teslim edilmesine rağmen bakiye 50.000,00 TL iş bedeli borcunun ödenmediğini, davalının İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/267 E. sayılı dosyasında bu borcunu ikrar ettiğini, bu bedelin ve işlemiş faizi ile birlikte toplamı 54.882,19 TL'nin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.


II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığını, taraflar arasında herhangi bir hukuki ve ticari ilişkin bulunmadığını, takip konusu alacağın başkaca hangi sebebe dayalı olduğunu ispat külfetinin davacıda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava dilekçesinde alacağın sebebi olarak gösterilen hukuki ilişki davacı tarafından ispatlanamadığı, icra takibine konu edilen kesin vade ve borç ikrarını içermeyen "2014 yılı Orhan Aslan'ın alacağı 50.000,00 TL' dir" ibareli belgenin taraflar arasındaki alacağı ispatlar nitelikte olmadığı, bu itibarla icra takibine yapılan davalı itirazının iptalini gerektirecek kuvvette davacı tarafından alacağın varlığının ispat edilemediği gerekçesiyle sübut bulmayan davacının davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında sözlü akdî ilişkinin kurulduğunu ispat külfetinin davacı yüklenici üzerinde olduğu, davacı tarafça, davalı ile kurulduğu iddia edilen "Kağıthane'deki Mega Evlerinin Birtakım İnşaat İşlerinin Davacı Tarafından Yapılmasına" ilişkin sözlü bir eser sözleşmesi ilişkisi ve takip dayanağı olan "50.000,00 TL'lik borç beyanına" ilişkin belgenin bu ilişki kapsamında verildiğinin yasal ve kesin delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; takip dayanağı belgenin açıkça borç ikrarı mahiyetinde belge niteliğine haiz olduğunu, söz konusu evrakın da düzenlenmesinin taraflar arasındaki inşaat ilişkisinden başka bir hukuki ilişkinin de söz konusu olmadığını, davalı borçlunun icra takibine konu borcu ödemediği gibi müvekkili tefecilik ile suçladığını, ancak müvekkilin bu suçtan beraatine karar verildiğini, davalı borçlunun söz konusu ceza dosyası kapsamında borcunu da ikrar ettiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sözlü eser sözleşmesi kapsamında bakiye iş bedeli alacağı bulunduğundan bahisle davacı tarafça başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.


Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.

veya Giriş yapın

  • Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Kararlar