Ana içeriğe atla

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · Esas 2025/3754 · Karar 2026/1633

Eklenme tarihi: 14 Temmuz 2026 20.04.2026 Yayınlanma
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 20.04.2026 Esas No: 2025/3754 Karar No: 2026/1633

Anahtar kelimeler: eser

**6\. Hukuk Dairesi         2025/3754 E.  ,  2026/1633 K.**
**"İçtihat Metni"**

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1290 E., 2025/1240 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/49 E., 2025/612 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı, davalılar vekillerince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı şirket yetkilisi ... ile temyiz talebinde bulunan davalı ... vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla, duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin bir araya gelerek kurdukları ... Girişim ile diğer davalı ... arasında 06.09.2004 tarihinde ... Huzurevi, Geriatri, Fizik tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi İnşaatı işinin yapılması için sözleşme imzalandığını, davalı ... girişimin yüklenicisi olduğu bu inşaatın mekanik tesisat işlerinin yapılması için ise davacı ile 08.09.2004 tarihinde sözleşme imzaladığını, ancak sözleşme uyarınca yapması gereken ödemeleri yapamaması nedeniyle davalı asıl iş sahibinden olan alacağını 10.11.2006 tarihli temlik sözleşmesi ile davacıya devrettiğini, bu temlik ile asıl borçlu tarafından ödeninceye kadar borçtan sorumlu olmaya devam ettiğini kabul ve taahhüt ettiğini, bahsi geçen temlik iş sahibi ... bildirilip ödeme ihtarı gönderilmesine rağmen haksız şekilde ödeme yapmaktan kaçınıldığını ileri sürerek, temlike konu KDV dahil 576.599,00 TL'nin temlik tarihinden işletilecek reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... girişim vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin davacının alacağının ödenmemesi konusunda herhangi bir kusuru bulunmadığını, temlik sözleşmesinde yer almayan ve dava dilekçesine göre müvekkillerinin davacı ile diğer davalı arasındaki husumetlerden dolayı yükleneceği belirtilen masrafları kabul etmediklerini, öncelikle müvekkilleri ile davacı taraf arasında imzalanan 08.09.2004 tarihli sözleşmede de kabul edildiği üzere aslolan sözleşme ve hükümlerin müvekkilleri ile işveren diğer davalı ... arasında imzalanan 06.09.2004 tarihli İnşaat Sözleşmesi olduğunu, bu sözleşmenin 59.maddesine göre taraflar arasında çıkacak olan husumetlerin çözümünün Tahkim Usulüne göre yapılacağının kararlaştırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; diğer davalılar olan ... girişimcilerin müvekkili ... nezdinde muaccel hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, kaldı ki temlik tarihinden itibaren faiz istemesinin hukuken mümkün olmadığını, bunun yanı sıra müvekkili ... diğer davalılara borcu olmaması sebebi ile temerrüde de düşmediğini, esasen temlik sözleşmesinin de geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı ticari ilişki kapsamında, doğacak hukuki uyuşmazlıkların çözümünde tahkim şartının getirildiği, iş bu tahkim şartı gereği davalılar arasındaki uyuşmazlığın çözümü yönünde hakem heyetine müracaat edildiği, yapılan hakem yargılaması sonucu Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen, ... Ticaret Odası Tahkim Merkezi tarafından verilen 2008/2 (birleşen 2008/3) sayılı hakem heyeti kararı ve içeriğine göre, davalılar ... ve .... San ve Tic Ltd. Şti'nin, davalı ...'daki alacağını, davacıya temlik ettiği 10.11.2016 tarihinde, davalı ...'nin takas ve mahsubunu talep edebileceği alacak miktarı mahsup edildiğinde, temlike konu edilebilecek alacak tutarının 180.987,17 TL olduğu, bu miktardan davalılar ... ve .... San ve Tic Ltd. Şti ile davalı ...'nin birlikte müteselsilen sorumlu oldukları, temlik eden davalıların temlik alacaklısına, temlik bedelini garanti ettikleri, iş bu nedenle, temlik borçlusu ... tarafından, davacıya ödenmemiş olan temlik bedelini davacıya ödemeleri gerektiği belirtilerek, 180.987,17 TL alacak dışında kalan temlike konu 395.611,83 TL alacak miktarından, davalılar ... ve .... San ve Tic Ltd. Şti'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kanaatine varılmakla, davalılar ... ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine açılan davanın alacağın tamamı yönünden, davalı ... aleyhine açılan davanın ise 180.987,17 TL'lik kısım yönünden kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesince verilen önceki kaldırma kararı ile işbu başvurunun esastan reddine dair kararın çelişkili olduklarını, önceki istinaf kararında bilirkişi incelemesi ve yemin delilinin irdelenmesi gerektiği belirtildiği halde bu hususa uyulmadığını, dosya bilirkişiye gönderilmeden kaldırma kararındaki hususlar incelenmeksizin hüküm kurulmasının eksik incelemeye sebebiyet verdiğini, takas beyanının yapıldığı tarih itibariyle davalılar arasındaki cari hesabın çıkarılması gerektiğini, davacı açısından hakem heyeti kararının bağlayıcılığı bulunmadığını, takas beyanının (zamanı, cari hesaplar ve temlik hususu göz önüne alınarak) davacı açısından değerlendirilmesi için dosyanın hukuk bilirkişisine gönderilmesi gerektiğini, davalı ... Cemiyetinin temlik olgusunu bilmesine rağmen kötü niyetli hareket ederek davalı iş ortaklığına temlikten sonra dahi ödemeler yaptığını beyan etmektedir.

2.Davalı ... Girişim vekili temyiz dilekçesinde; ihtilafın çözümünde tahkim usulünün uygulanması gerektiğini, davacı ile yapılan protokolde asıl sözleşmenin ek sayıldığını ve davacının bu sözleşmedeki bütün şartlar ile bağlı olduğunu kabul ettiğini, fesih sonrası ... iş sahibi alacaklarının mahsubunun hatalı olduğunu, temlik tarihi itibariyle iş sahibinden alacaklı olduklarının sabit olduğunu, dosyada yeniden bilirkişi incelemesi yapılmamasının hatalı olduğunu beyan etmektedir.

3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; diğer davalı ... Girişimin müvekkilinden vadesi geçmiş, vadesi gelmiş ya da vadesi gelecek hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, sözleşmenin müvekkili ... tarafından 03.08.2007 tarihinde ... alacaklı olması sebebiyle feshedildiğini, hakem yargılamasına konu edilen hakedişlerin 14, 15... no'lu hakedişler olduğunu ve söz konusu hakedişlerin temlik tarihinden çok sonraki bir sürece tekabül ettiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesine dayalı hakediş tutarının davacıya temliki işlemine dayalı alacak istemine ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı ... Girişim vekili ile davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2\. Davalı ... vekilinin temyiz itirazları bakımından;

Alacağın temliki veya devri, mevcut bir alacağın alacaklı tarafının değiştirilmesi işlemidir. Alacağın temliki sözleşmesinin nasıl yapılacağı, koşulları ve hükümleri 6098 sayılı TBK'nın 183 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Böyle bir devir ile borç ilişkisindeki alacaklı taraf değiştiği gibi, alacak hakkı da eski alacaklıdan (devir eden) yeni alacaklıya (devir alan) geçer.

Alacağın temliki; borç ödeme, tahsil ya da güvence maksatları ile yapılabilir. Alacağın temlik edilmesinde kural olarak borçlunun rızasına gerek yoktur. Mevcut bir alacak kadar ileride kazanılacak ya da şarta bağlı alacaklar da temlik konusu olabilir. Mahiyeti itibariyle alacağın temliki iki taraflı bir hukuki işlemdir. Devreden ile devralanın iradelerinin uyuşması ile hüküm doğurur. Devir ile birlikte alacak devralanın malvarlığına girer ve alacak ile birlikte alacağa bağlı fer'i haklar, alacak için gösterilmiş ayni ve şahsi güvenceler, faiz ve ceza-i şart da devredilmiş olur. Devir ile birlikte devredenin alacaklı sıfatı son bulur, yerine devralan alacaklı sıfatını kazanır. Bu nedenle borçlu yeni alacaklıya karşı edimini ifa etmekle yükümlü olur. Ancak devirden haberdar edilmeyen borçlu iyiniyetle eski alacaklıya yapacağı ifa ile borcundan kurtulur. Borçlu devirden haberdar edilmişse, artık ancak devralana ifada bulunarak borcundan kurtulabilecektir. Devralanın borcun ifasını borçludan talep edebilmesi için devir senedini ibraz etmesi yeterlidir. Borçlu, devri öğrendiği anda devredene karşı sahip olduğu alacağa bağlı bulunan def'i ve itirazları devralana karşı da ileri sürebilir.

Somut olayda; davalı yüklenici ... girişim ile diğer davalı iş sahibi ... arasındaki eser sözleşmesinden ... yüklenici alacağından 576.599,00 TL, 10.11.2006 tarihli temlikname ile, davacıya temlik edilmiştir. Bahsi geçen temlik işlemi noter ihbarnamesi ile davalı ... 27.03.2007 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı ... ancak bu tarih itibariyle temlikten haberdar olduğu dosya içeriği ile sabittir.

Bu durumda mahkemece; davalı iş sahibi ... temlikten haberdar olduğu 27.03.2007 günü itibariyle, diğer davalı yüklenici ... girişim grubuna borcu bulunup bulunmadığının, konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden alınacak açıklamalı, gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor kapsamında tayini ile, dava konusu temlik tutarından davalı ... sorumluluğu bulunup bulunmadığı ve bulunuyor ise tutarı tespit edilerek, oluşacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı ... Girişim vekili ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2.Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalı ... yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya ödenmesine,

Peşin alınan harçların istek halinde taraflara iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.

veya Giriş yapın

  • Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Kararlar