Anahtar kelimeler: gabin
**"İçtihat Metni"**
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1364 E., 2024/1843 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/105 E., 2021/44 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucu Ardahan ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 46... , 1 51... , 1 54... , 1 57... ve 1 61... parsel sayılı taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edildikten sonra 1 46... , 1 51... ve 1 61... parsel sayılı taşınmazlar 05.10.2018 tarihinde satış nedeni ile ...; 1 54... ve 1 57... parsel sayılı taşınmazlar ise 05.10.2018 tarihinde satış nedeni ile ... adına kayıtlanıp, intikal ettirildikten sonra 1 54... ve 1 57... parsel sayılı taşınmazlar satış nedeni ile ... adına kayıtlanmıştır.
Davacılar miras yoluyla gelen hakka dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmış, yargılama sırasında davanın yeni maliklere karşı tapu iptali ve tescil davası olarak devam etmesini talep etmişlerdir.
Davalı ..., dava konusu taşınmazları kendisinin imar-ihya ettiğini, annesine kendisinin baktığını, gabin iddiasının doğru olmadığını belirterek, dahili davalılar iyiniyetli 3. kişi olduklarını beyan ederek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların davacılar ve taşınmazı devreden... 'ın murisi ... ...'a ait olduğu murisin ölümünden sonra mirasçıların...'ta ikamet etmemesi sebebiyle taşınmazın icara verildiği, davalı ...'ın yaşı gereği taşınmaza bakacak durumunun olmadığı ve kendisine yapılan tebligat tarihi göz önüne alındığında dava açıldığından haberi olmadığı, davalıların aynı köyde ikamet ettikleri tarım ve hayvancılıkla uğraştıkları, taşınmazların davalık olduğunun keşif mahallinde öğrenen mahalli bilirkişi ve tanık sayısı birlikte gözetildiğinde ve dosyaya sunulan satış tarihine yakın ödeme makbuzu dikkate alındığında bu davalılarında taşınmazın davalı olduğunu bilebilecek durumda olmadıkları kabul edildiği, sadece akitte gösterilen bedeller ile bilirkişi tarafından tespit edilen bedeller arasındaki farkın davalıların kötü niyetli olduklarını göstermeyeceğinden davalıların kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından tapu sicile güvenerek yapılan satış sözleşmesinin geçerli olduğu gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazların davacılar ile tespit malikinin müşterek murisinden kaldığı, davalı tarafça taşınmazların tespit maliki ...'a kaldığı iddia ve ispat edilemediği, taşınmazları kayden devralan dahili davalıların taşınmazların tarafların müşterek murisinden kaldığını ve taksim ya da paylaşıma konu edilmediğini bilmemelerinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dolayısı ile taşınmazı kayden devralan kişilerin iyi niyetli 3. kişi durumunda bulunmadıkları bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekir iken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesi ile istinaf talebinin kabulüne karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış, davanın kabulüne, 1 46... , 1 51... , 1 54... , 1 57... ve 1 61... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının davacıların... Sulh Hukuk Mahkemesinin 12.04.2019 tarihli ve 2019/39 Esas, 2019/55 Karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında iptali ile; 12/80'er payının ... ve ...; 3/80'er payının ..., ..., ... ve ... adlarına tesciline dair yeniden hüküm kurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
\- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'tan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.