Ana içeriğe atla

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi · Esas 2025/71 · Karar 2026/377

Eklenme tarihi: 13 Temmuz 2026 22.06.2026 Yayınlanma
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 22.06.2026 Esas No: 2025/71 Karar No: 2026/377

Anahtar kelimeler: gizli soruşturmacı

T.C.
İSTANBUL
9\. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/71 Esas
KARAR NO : 2026/377

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/07/2024
KARAR TARİHİ : 23/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından ... Şirketi'nin malik olduğu ve ihale usulüne göre satışa sunulan ... Plakalı ... Marka ... Motor ve ... Şasi nolu hususi aracı 15.03.2024 tarihinde ... 28. Noterliği’nin ... yevmiye nolu noter satış sözleşmesi ile satın alındığını, aracı satın alırken satıcı tarafından araçta herhangi bir ayıp olmadığının ifade edildiğini ve bu haliyle müvekkili tarafından satın alındığını, müvekkilinin satışın gerçekleşmesi akabinde söz konusu aracı ... İli, ... ilçesinden teslim aldığını, ve ... İli ... İlçesine getirmek üzere yola çıktığını, müvekkilinin aracı teslim aldığında kilometre değeri, noter satış sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere, 163.901 Km olduğunu, müvekkili tarafından ortalama 300-350 km yol yapması akabinde araçta ses değişikliği meydana gelmesi sebebiyle ... girişinde sağa çekildiğini ve usta çağrılarak aracın durumu hakkında bilgi alındığını, usta tarafından yola devam edilmemesi gerektiği ve aracın çekici ile götürülmesinin söylenmesi sebebiyle araç daha fazla kullanılmaya devam edilmediğini, çekici marifetiyle müvekkilin ikameti olan ... İlçesine getirildiğini b aşamadan sonra araç üzerinde herhangi bir tamirat ve tadilat işlemine girişilmediğini, müvekkilinin ... Sulh Hukuk Mahkemesinden, araç üzerinde keşif yapılarak araçtaki ayıpların, ayıpların niteliğinin, onarım bedelinin, onarım nedeniyle değer kaybının, mahrumiyet süresinin ve bedelinin tespiti için bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmesi ve delil tespiti yapılması talebinde bulunduğunu, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ...D. İş sayılı dosyası ile 27.03.2024 tarihinde araç üzerinde mahkeme heyeti tarafından keşif icra edildiğini, alınan rapor ile aracın ayıplı olduğunun tespit edildiğini, ortaya çıkan ayıbın müvekkili tarafından giderildiğini, yapılan masrafın tahsili için davalı hakkında ... 23. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline takibin devamına davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili Mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili ... A.Ş, üyesi konumunda olan satıcı ve alıcıları bir araya getiren bir platform yöneticisi olduğunu, anılan platform üzerinden satılan araçların mülkiyeti satıcı üyeye ait bulunmadığını, bu bağlamda Müvekkili şirketin, araçların satıcısı değil; sadece satışına aracılık edendir ve bu amaçla platform yöneticisi olduğunu, dolayısıyla aracın ayıplı olduğuna dayalı iddiaların ve buna bağlı iddia ve taleplerin muhatabının Müvekkili Şirket değil, satın alınan aracın maliki olduğunu, platform yöneticisi konumunda olan Müvekkili Şirket’in ayıp ididasına dayalı taleplerin sorumlusu olmasının mümkün olmadığını, bu noktada her ne kadar noter satış sözleşmesinde Müvekkili Şirket'in “SATICI” olarak görünmekte ise de aslında dava konusu araç Müvekkili Şirket’in kendisiyle ayrı bir üyelik sözleşmesi bulunan dava dışı ... Ltd. Şti’ye ait iken ihalede satışa sunulduğunu ve söz konusu aracın, alıcıya noterde devir işleminin hemen öncesinde Müvekkili Şirket tarafından satıcı üye konumundaki ... LTD.’den devir alındığını hemen davacı üyeye devir edildiğini, aracın Satıcı Üye konumundaki ... LTD.’den devir alınarak alıcı üyeye devir edilmesi tamamen vergisel düzenlemelerden kaynaklanan prosedürel bir işlem olduğunu, dava konusu aracın, satıcı üye konumundaki Zeplin LTD.’ye ait iken davacı alıcı üye tarafından satın alındığını, huzurdaki davadanın İstanbul (Çağlayan) Mahkemeleri ve daireleri yetkili olduğunu bu itibarla davanın yetki açısından reddine karar verilmesini davanın yetkisiz ... Mahkemelerinde açıldığını, dava konusu aracın 2015 model ve 163.901 km’de olduğunu ve garanti kapsamında olmadığını, gerek üyelik sözleşmesi gerek aracın satıldığı özel kategori ve gerekse araca ilişkin ekspertiz raporu karşısında davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın ... Tic. Ltd. Şti.’ne ihbarını talep ettiklerini belirterek davanın reddine, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz davayı ikame etmesi nedeniyle %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile yasal vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: İhbar olunan vekili Mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında ticari alım satım sözleşmesi bulunmadığını, husumet yokluğu sebebi ile davanın müvekkili şirket yönünden reddi gerektiğini, satışa konu araç üzerinde ayıbın bulunduğunu kabul etmediklerini, müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davacı taraf, dava dilekçesinde gizli ayıplı araç devri gerekçesiyle zarar iddiasında bulunarak çeşitli alacak taleplerinde bulunduğunu, bu kapsamda ...aleyhine açtığı itirazın iptali davası kapsamında müvekkili şirketi davaya ihbar edildiğini, ancak belirtmek gerekir ki, müvekkili ... ile davacı ... arasında herhangi bir doğrudan veya dolaylı satım ilişkisi, hukuki ilişki ya da sözleşmesel bağ mevcut olmadığını, davaya konu aracın, müvekkili tarafından 15.03.2024 tarihinde noter onaylı sözleşme ile yalnızca ...A.Ş.’ye satıldığını, noter satış sözleşmesinde açıkça, aracın mevcut haliyle ve görülerek beğenilerek teslim alındığını, davacı ise bu aracı...’nun ihale sistemi üzerinden, kendi serbest iradesiyle ve ticari maksatla satın aldığını, müvekkilinin, davacının kimliğini dahi bilmeden aracı yalnızca ...’ya sattığını, sonrasında gerçekleşen bu ikinci el devre doğrudan ya da dolaylı şekilde dahil olmadığını, davacı tarafın, makul sürede ayıp ihbarında bulunmadığını, davacı, tacir sıfatı nedeniyle basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı davrandığını, davacının, talep etmiş olduğu zarar kalemlerinin fahiş, soyut ve dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili ile alıcı ... arasında yapılan satış sözleşmesinde gizli ayıptan sorumluluğun geçerli şekilde kaldırıldığını; bu nedenle müvekkiline yüklenebilecek herhangi bir hukuki sorumluluk bulunmadığını belirterek, husumet itirazlarını tekrarla usulden reddine haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas... K. sayılı 08/12/2022 tarihli yetkisizlik kararı ile; ".... 23. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
Dava sözleşmeden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki sözleşmede, taraflar arasında çıkacak ihtilaflarda İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğu belirtildiği görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nun yetki sözleşmesinin düzenlendiği 17. maddesinde; “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” denilmektedir. Bu maddeyle münhasır yetki sözleşmesi yapabilme imkânı getirilmiştir. Münhasır yetki sözleşmesinden; tarafların yetki sözleşmesi ile belirlenen mahkemenin dışında başka bir mahkemede dava açmama konusunda anlaşmış olmaları hâli anlaşılmalıdır. Başka bir deyişle, yetki sözleşmesinde taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça sözleşme ile belirlenen mahkeme veya mahkemelerin münhasır yetkili olduğu kabul edilmiştir. Taraflar şayet kanunla yetkili kılınan genel ve özel mahkemelerin yetkisinin de devam etmesini istiyorlarsa bu hususu ayrıca sözleşmede kararlaştırmaları gerekir. Burada vurgulanması gereken önemli hususlardan biri de HMK.nun 17. maddesinde öngörülen yetki sözleşmesinde belirlenen mahkeme ya da mahkemelerin münhasır hâle gelmesi kuralı ile kesin yetki kuralının birbirine karıştırılmaması gereğidir. Zira, yetkinin kesin olduğu hallerde yetki sözleşmesi yapılamaz.
Somut olayda, davacılar ile davalı arasında abonelik sözleşmesi imzalandığı, işbu sözleşmede taraflar arasındaki ihtilaflarda İstanbul Mahkemelerinin yetkili olacağının kararlaştırıldığı, tarafların tacir olduğu, davanın tarafların serbestçe tasarruf edebileceği dava türlerinden olması karşısında yetki şartının geçerli olduğu, davalının yetki ilk itirazının süresinde yapıldığı da gözetilerek, HMK.'nun 17.maddesi uyarınca mahkememizin yetkisizliği karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın yetki yönünden REDDİNE,
2-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
3-Karar kesinleştiğinde dosyanın talep halinde yetkili ve görevli İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE..." Mahkememize gönderildiği, Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasına kaydı yapıldığı görüldü.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 09/09/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; "...Dava konusu... plaka sayılı, ... marka, ... tipi, 2015 model satın alınma tarihinde 163.901 kilometrede olan otomobil cinsi aracın alındıktan 380 kilometre sonra araç motorunun yatak sarması şeklinde meydana gelen arızanın motorun iç kısmındaki parçalarla ilgili olması nedeniyle alıcının bu durumu bilmesi mümkün olamayacağından kullanıcı hatası olarak değerlendirilemeyeceği, araçtaki sözü edilen motor arızalarının gözle görülemeyen türden olduğu için, (ancak araç ehli kişiler ve yetkili servisler tarafından incelenip kontrol edildikten sonra tespit edilebilen bir arıza olduğunda) aracın ayıplı olarak satış yapıldığı anlaşıldığından açıklanan ilkeler doğrultusunda ayıba karşı tekeffül hükümleri gereğince davacının uğradığı zararları davalıdan isteme hakkı bulunduğunun kabulünün takdirinin Saygıdeğer Mahkemeye ait olduğu, Aracın tamir masrafının 104.250.-TL olduğu, aracın noter satışındaki satış bedeli 578.500.-TL olması nedeniyle aracın satın alma tarihindeki gerçek bedelinin 474.250.-TL olduğu, Araç Mahrumiyet bedelinin 9.525.-TL (Dokuz bin beş yüz yirmi beş Türk Lirası) olduğu, Dava konusu araçta bu işlemler nedeniyle değer kaybı meydana gelmeyeceği, Aracın arızalandığı yerden Manavgat'a oto kurtarma ve çekme aracıyla taşınma masrafının KDV dahil 15.000.-TL (On beş bir Türk Lirası) olduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 03/05/2026 tarihli ek bilirkişi raporuna göre; "..Kök rapordaki teknik tespitler, aracın yalnızca 380 km kullanım sonrasında motor iç aksamında ağır arıza vermesinin kullanıcı hatasıyla açıklanamayacağını, arızanın satıştan önce mevcut bulunan ve alıcı tarafından olağan inceleme ile bilinmesi mümkün olmayan gizli ayıp niteliğinde olduğunu ortaya koyduğu; davalı şirketin noter satış sözleşmesinde satıcı olarak yer alması nedeniyle pasif husumet itirazı yerinde görülmemiş; “garanti yokluğu”, “kırmızı ışık/olduğu gibi satış” ve “şikâyet kabul edilmez” kayıtlarının da gizli ayıp sorumluluğunu tamamen bertaraf etmeyeceği değerlendirildiği; bu kapsamda icra takibinde talep edilen 104.250,00 TL tamir bedeli ile 15.000,00 TL çekici masrafı kök raporla uyumlu; 10.500,00 TL araç mahrumiyet bedeli ise kök rapora göre 9.525,00 TL olarak kabul edilebilir nitelikte olduğu; 12.822,80 TL delil tespiti gideri bakımından ise takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere belgeye dayalı yargısal gider niteliği dikkate alınması gerektiği; bu haliyle kök raporun esaslı teknik sonucunu değiştirecek nitelikte bir itiraz bulunmadığı, yalnızca araç mahrumiyet bedeli yönünden icra takibindeki talebin 975,00 TL azaltılarak değerlendirilmesinin uygun olacağı; EK Sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup; Ancak, Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.
... 23.İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı icra takip dosyası UYAP üzerinden incelendi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; ... 23.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın 2004 Sayılı İİK'nun 67.maddesi uyarınca iptaline ilişkindir.
Davacı tarafça itirazın iptali davasının ikame edilmesi için dava şartı olan Arabuluculuk müessesine başvurulmuş olduğu, ... Arabuluculuk Bürosu vasıtasıyla yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlanmış olduğunu anlaşıldı.
... 23.İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasında yapılan incelenme ile; davacı tarafça genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ''...'' ödeme emri düzenlendiği, davalı borçlu tarafından icra takibine, borca, ödeme emrine, faize, faiz oranına, işlemiş faize, borcun tümüne ve tüm fer'ilerine itiraz edildiği, iş bu itiraz nedeniyle icra takibinin durdurulduğu, takibin devamı için huzurdaki davanın süresi içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı ve toplanılan deliller incelendiğinde; davacı ile davalı arasında davaya konu ... plaka sayılı aracın ... tarih ve ... yevmiye numaralı Noter Sözleşmesi kapsamında satışının yapıldığı, davacı tarafın alıcı sıfatının davalı tarafının ise satıcı sıfatının olduğu, satış sözleşmesinde aracın kilometresinin 163.901 Km olduğu, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin...D. İş sayılı dosyasına 24.04.2024 tarihinde rapor sunan bilirkişi Makine Mühendisi ...’nun hazırladığı raporda; motor ve şasi numaraları kontrol edildiği, motorun yatak sardığından şüphelenildiği için motorun açıldıktan sonra tekrar incelenmesi gerektiği belirtildiği ve motor söküldükten sonra aşağıda resimleri görüldüğü üzere motor bloğu gömleklerinde, pistonlarda, ana ve kol yataklarda sarma meydana geldiği, ana ve kol yataklarında meydana gelen sarmanın, yataklarda meydana gelen deformasyonun krank muylularına da zarar verdiği tespiti ile aracın satın alındığı günkü kilometresi ile keşif günü okunan kilometresi arasındaki farkın; 164.281 , 163.901=380 kilometre olduğunun tespit edildiği, mahkememiz dosyasında alınan bilirkişi raporu ile de değişik iş dosyası ile tespiti yapılan motora ilişkin ayıbın tespit edildiği, ayıptan sorumluluğa ilişkin; ikinci el araç satışında satıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için alıcıya her türlü ayıp hakkında bilgilendirme yapılması ile bilgilendirme yapıldığının ispat edebilmesi, ikinci el araç satışında satıcının sorumluluğuna gidilebilmesi için alıcının olağan gözden geçirme yükümlülüğünü de yerine getirmesi gerektiği ,olağan gözden geçirme ile anlaşılmayacak, sonradan kullandıkça kendini belli eden ayıplar için çıkan ayıplar öğrenilir öğrenilmez satıcıya derhal bildirilmesi gerektiği, satıcının söz konusu ayıbı bilip bilmediğine bakılmaksızın bu ayıptan sorumlu tutulabileceği, huzurdaki dosya davacısı tarafından gizli ayıp olan motor ayıbının davalıya derhal bildirildiği ,davaya konu araçta meydana gelen meydana gelen arızanın motorun iç kısmındaki parçalarla ilgili olması nedeniyle alıcının bu durumu bilmesinin mümkün olmadığı, iş bu halin kullanıcı hatası olarak değerlendirilemeyeceği, davalının ayıp nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, bilirkişi marifetiyle yapılan hesaplama ile 104.250,00 TL tamir masraf alacağı, 15.000,00 TL çekici masrafı, 9.525,00 TL araç mahrumiyet bedeli, 12.822,80 TL delil tespit giderinin davacı tarafından talep edilebileceği, davalı tarafın itirazının kısmen haksız olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, davalının,... 23.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 104.250,00 TL tamir masraf alacağı, 15.000,00 TL çekici masrafı, 9.525,00 TL araç mahrumiyet bedeli, 12.822,80 TL delil tespit gideri olmak üzere toplam 141.597,8 TL alacak üzerinden kısmen iptaline, takibin takip talebindeki şartlara göre takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen akacak miktarı olan 141.597,8 TL'nin %20' si olan 28.319,56TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
Davalının, ...23.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 104.250,00 TL tamir masraf alacağı, 15.000,00 TL çekici masrafı, 9.525,00 TL araç mahrumiyet bedeli, 12.822,80 TL delil tespit gideri olmak üzere toplam 141.597,8 TL alacak üzerinden KISMEN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlara göre TAKİBİN DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
Kabul edilen akacak miktarı olan 141.597,8 TL'nin %20' si olan 28.319,56TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Kötü niyet tazminat talebini reddine,
Alınması gereken 9.672,54 TL harçtan peşin alınan 2.434,79 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.237,75 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 2.434,79 TL peşin harcın toplamı olan 2.862,39 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 975,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 18.215,00 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 18.089,31 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalanın kendi üzerinde bırakılmasına,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 3.575,16 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, geriye kalan 24,84 TL.nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma vasıtası ile) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/06/2026

Katip
¸e-imzalıdır


Hakim
¸e-imzalıdır


\* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.

veya Giriş yapın

  • Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Kararlar