Anahtar kelimeler: ciro
ANTALYA
3\. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/213 Esas
KARAR NO : 2026/571 Karar
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))
DAVA TARİHİ : 05/03/2026
KARAR TARİHİ : 17/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı...dava dilekçesinde özetle; ... bankası ... ... şubesine ... tarihli ... seri numaralı ... TL (... ) bedelli çek, ... bankası ... ... Şubesine ait ... tarihli ... seri numaralı ... TL (... ) bedelli çeklerin çamaşır makinasında yıkanması neticesinde ibraz edilemez hale geldiğini, şirkete ciro edilen çeklerin yırtılmış, silinmiş ve parçalanmış durumda olduklarını, çeklerin üçüncü kişilerin eline geçmediğini, kötü niyetli kullanım riskinin bulunmadığını ancak hukuki güvenlik açısından iptal kararı alınmasının zorunlu hale geldiğini, açıklanan nedenlerle çeklerin iptalini talep ve dava etmiştir
Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde çek hakkında ilanların yapıldığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; davacının elinde iken zayi olduğunu iddia ettiği çeklere ilişkin kıymetli evrakın iptali davasıdır.
TTK'nın 757/1. maddesi ''İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesi'nden, muhatabın poliçeyi ödemekten men edilmesini isteyebilir.'' hükmünü içermektedir.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/01/2015 tarih, 2014/19118 esas ve 2015/925 karar sayılı ilamı; 15/04/2015 tarih, 2015/571 esas ve 2015/5258 karar sayılı ilamı; 03/06/2015 tarih, 2015/2751 esas ve 2015/7625 karar sayılı ilamlarında belirtildiği üzere keşidecinin çek iptali davası açma hakkı bulunmamaktadır.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 17/04/2013 tarih, 2012/8365 esas ve 2013/7471 karar sayılı ilamı; 26/06/2012 tarih, 2011/9069 esas ve 2012/10993 karar sayılı ilamı; 17/12/2013 tarih, 2013/9917 esas ve 2013/23042 karar sayılı ilamı; 18/11/2013 tarih, 2013/6068 esas ve 2013/20772 karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere bu davanın açılabilmesi için davacının keşideci değil, hukuki hamil olması gerekir, keşidecinin doğrudan doğruya çek iptali davası açma hakkı bulunmayıp keşidecinin keşide ettiği çekin bedelini hamile ödeyerek çeki geri alması da kendisine hamil sıfatı kazandırmaz. Kıymetli evrakın iptaline ilişkin davanın, TTK’nun 563/2. (6102 sayılı TTK 651/2) maddesi uyarınca, zayi edildiği anda kıymetli evrak üzerinde hak sahibi olan kişi, bir diğer söyleyişle ancak kıymetli evrakın yetkili hamili tarafından açılabilmesinin olanaklı olması nedeniyle davacının çekle işleyen hesap sahibi sıfatıyla bu nitelikteki davayı açmasına yasal olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan, çek iptali davaları, özelliği itibari ile hasımsız açılan davalardan olup, yapılan yargılama sırasında çek hamilinin ortaya çıkması durumunda, çek iptali davasını açan davacıya, mevcut çek hamiline karşı çek istirdadı davası açması konusunda süre verilmeli, istirdat davasının açılması halinde, çek iptali davasının konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı, istirdat davası açılmaması halinde ise çek iptali davasının reddi yönünde hüküm kurulmalıdır. İlke temelinde; hasımsız olarak açılan davalarda, üçüncü kişilerin davaya müdahaleleri halinde davanın çekişmeli duruma gelmesi mümkün ve gerekli ise de, çek iptali davalarında yukarıda açıklanan bu prosedür gereğince, hasımsız şekilde açılan davaya çek hamili üçüncü kişilerin asli ya da fer’i müdahale imkanı mevcut olmayıp, ancak anılan usul gereğince hareket etme olanağı bulunmaktadır. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 04/11/2015 tarih, 2015/5060 esas ve 2015/11577 karar sayılı ilamı. Dolayısıyla davada taraf sıfatı olmayan üçüncü kişilerin hükmü istinaf etme imkanları da bulunmamaktadır.Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 17/06/2019 tarih, 2018/2811 esas ve 2019/4422 karar sayılı ilamı
Somut olayda; çekin keşide yerinin mahkememiz yargı çevresi içerisinde olması nedeniyle, Mahkememizin davaya bakmakta yetkili ve görevli olduğu, dava konusu çeklerin hamilinin davacı ... olup, dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, iptali istenen çeklerin bankaya ibraz edilmediği, gerekli ilanların Ticaret Sicil Gazetesi'nde yaptırıldığı, ilana ilişkin gazete nüshalarının dosyamız arasına alındığı, çeklerin ibraz süresinden 3 aydan fazla bir süre geçtiği, mahkememize çeklerle alakalı olarak herhangi bir başvuru olmadığı ve davaya konu çeklerin de ortaya çıkmadığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; kıymetli evrakların zayi nedeniyle iptali koşullarının gerçekleştiği göz önüne alınarak dava konusu çeklerin zayi nedeniyle iptaline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
.... ... A.Ş. ... /... Şubesine ait ,... eşide tarihli, ... -TL bedelli, ... seri numaralı çekin ZÂYİ NEDENİYLE İPTALİNE,
... ... A.Ş. ... /... Şubesine ait, ... keşide tarihli, ... -TL bedelli, ... seri numaralı çekin ZÂYİ NEDENİYLE İPTALİNE,
2-Teminatın HMK'nın 392/2. maddesindeki şartlar oluştuğunda davacıya İADESİNE,
3- Alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davacı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5- Yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5/1. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarılması, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmek suretiyle yatıran tarafa iadesine,
Dair, şirket temsilcisinin yüzüne karşı verilen kararın, HMK 345. Maddesi uyarınca gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/07/2026
Katip ...
¸ e-imzalıdır
Hakim ...
¸ e-imzalıdır