Anahtar kelimeler: ciro
İSTANBUL
14\. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1771 Esas
KARAR NO : 2026/661
DAVALI : HASIMSIZ
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))
DAVA TARİHİ : 16/07/2026
KARAR TARİHİ : 20/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ... Bankası Hasanpaşa şubesi nezdinde bulunan ... hesap nolu çek hesabının yasal hesap sahibi olduğunu, davacı şirkete ait çek koçanında yer alan ...,... ve ... seri numaralı çek yaprakları üzerinde keşidecinin rızası haricinde üçüncü kişilerce keşide tarihinin, lehtar adının, bedelin, şirket kaşesinin, şirket yetkilisi imzasının değiştirildiğini, davacı şirketin olayın öğrenilmesinin hemen ardından ...Cumhuriyet Başsavcılığının... iş emri soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunduğunu, ...Bankası Hasanpaşa şubesine 16/07/2026 tarihli ihtarname gönderdiğini, buna rağmen söz konusu çek yapraklarının üçüncü kişilerce ele geçirilerek sahte imza ile değiştirilmiş olması nedeniyle başka kişilerce ciro edilmesi, bankaya ibraz edilmesi veya icra takibine konu edilmesi ihtimalinin bulunduğunu, bu nedenlerle Mahkemece hukuken mümkün görülmesi halinde söz konusu çek yapraklarının iptaline, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Dava, kıymetli evrak (çek) iptali istemine ilişkindir.
İptal davası açma hakkı, TTK'nın 651.maddesi uyarınca, çeke bağlı alacağı bulunan hamile aittir. İptal kararını alan hamil, TTK'nın 652. maddesinde düzenlendiği üzere, hakkını senetsiz ileri sürebilir ya da borçludan yeni bir kıymetli evrak düzenlenmesini isteyebilir. İptal davasının amacı budur. Çek keşidecisinin TTK'nın 818/1-s maddesi yollamasıyla TTK'nın 757 maddesi gereğince iptal davası açma hakkı bulunmamaktadır. (Y.11.H.D. 2014/1464E-2018/7019K emsal kararı)
Kıymetli evrak iptali davasının kanunda düzenlenen şartları ve amacı değerlendirildiğinde, davacının keşideci konumunda bulunacağı çek yapraklarının iptali için dava açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. Davacının ileride karşılaşabileceği ihtimali dava ve takipler, bu davayı açmasında hukuki yarar olarak görülemez. Zira bu davada verilebilecek iptal kararı üçüncü kişiler yönünden kesin hükmün sonuçlarını doğurmaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 23/01/2015 tarih, 2014/19118 esas ve 2015/925 karar sayılı ilamı; 15/04/2015 tarih, 2015/571 Esas ve 2015/5258 Karar sayılı ilamı; 03/06/2015 tarih, 2015/2751 Esas ve 2015/7625 Karar sayılı ilamlarında belirtildiği üzere keşidecinin çek iptali davası açma hakkı bulunmamaktadır.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 17/04/2013 tarih, 2012/8365 Esas ve 2013/7471 Karar sayılı ilamı; 26/06/2012 tarih, 2011/9069 Esas 2012/10993 Karar sayılı ilamı; 17/12/2013 tarih, 2013/9917 Esas 2013/23042 Karar sayılı ilamı; 18/11/2013 tarih, 2013/6068 Esas 2013/20772 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere bu davanın açılabilmesi için davacının keşideci değil, hukuki hamil olması gerekir, keşidecinin doğrudan doğruya çek iptali davası açma hakkı bulunmayıp keşidecinin keşide ettiği çekin bedelini hamile ödeyerek çeki geri alması da kendisine hamil sıfatı kazandırmaz. HMK 114/1.h.bendinde, hukuki yarar dava şartları arasında sayılmıştır. HMK 115/1.maddesine göre, mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır ve dava şartlarında eksiklik bulunması halinde davanın usulden reddine dair kararını yargılamanın her aşamasında verir. Bu hukuki gerekçelerle, çek iptali davalarında dava dilekçesi üzerinden duruşma açılmadan davanın reddine karar verilebilecektir. (İstanbul 14.H.D. 2017/1052 E- 2018/65K)
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, çek iptali davasının keşideci tarafından açılamayacağı, sahtelik iddiası yönünden talep edilen ihtiyati tedbirin karşı yan bildirilmeden talep edilemeyeceği, çekişmesiz yargıya konu edilemeyeceği, çeklerin rıza hilafına tahrifat ile değiştirildiği iddiasının, imza sahteliği iddiasıyla birlikte ileri sürülmüş olduğundan asıl çek akıbeti bilinmemekle ayrı ve çekişmesiz bir iptale konu edilemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00-TL harç peşin alınmış olmakla, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi.20/07/2026
Katip Hakim
e-imza e-imza