Ana içeriğe atla

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi · Esas 2026/122 · Karar 2026/614

Eklenme tarihi: 13 Temmuz 2026 05.07.2026 Yayınlanma
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 05.07.2026 Esas No: 2026/122 Karar No: 2026/614

Anahtar kelimeler: gizli soruşturmacı

T.C.
İSTANBUL
5\. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/122 Esas
KARAR NO : 2026/614

DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/02/2026
KARAR TARİHİ : 06/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkiller tarafından davalılar aleyhinde arabuluculuğa başvurulmuş ise de anlaşamama tutanağının düzenlendiğini, 2014 yılında davalılardan ... ile ...'ın müvekkil şirketlerinde %1'in altında hisse sahibi olmaları nedeniyle davalı müvekkil şirketlerden ...A. Ş. ve ...A. Ş. aleyhinde şirketlerin genel kurul kararlarının iptali için dava açtıklarını, mahkemeye beyannamedir başlıklı belgelerin ibraz edildiğini,... A. Ş. ile ...A. Ş. hisselerinin şirket genel kurullarında alınan kararların iptali talep ettiklerini, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas...karar sayılı 12/11/2015 Tarihli ilamı davacılar tarafından temyiz ve karar düzeltme incelemelerine konu edildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... Esas .... Karar sayılı 03/10/2017 Tarihli ilamında temyizen ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... Esas; ... Karar sayılı 26/06/2019 tarihli ilamı ile kesinleştiğini ve "beyannamedir" başlıklı her iki belgenin hukuken geçersiz olduğunun kesinleştiğini, işbu karar aleyhinde davalılar tarafından Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'ne başvurulduğunu, işbu karar hakkında düzeltme incelemesinin yapıldığını ve Yargıtay 11. Hd.... Esas; ... Karar sayılı ilamı ile davalıların taleplerinin tamamının reddedildiğini, anılan belgelerin hukuken geçersiz kabul edildiğini, davalılardan ... ile ...'in 01/12/2015 yılında ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ...Esas sayılı dosyası ile şirket hisselerinin iptali ile muris terekesine iadesi davası açtığını, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında öncelikle davanın reddine karar verildiğini, işbu kararın İstinaf Bam 13. Hd.'de kaldırıldığını; kaldırılma sonucu ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde ... Esas sayılı esasını aldığını, mahkemece yeniden reddedildiğini, İstanbul Bam 13. Hd. ... Esas... Karar 07/03/2024 Tarih sayılı ilamı ile davalıların istinaf taleplerinin reddedildiğini, dosyanın davalılar tarafından temyiz edildiğni, Yargıtay 11. HD. ... Esas 04/06/2026 tarihli ilamı ile Bam kararının kaldırıldığını, davalılar tarafından sunulan belgelerin hukuken tamamen geçersiz olmasına ve mahkemelerde 3 adet kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmasına rağmen ... 1. Atm' nde ... Esas ... Karar sayılı 23/10/2025 Tarihli dosyası ile davanın kısmen kabul edildiğini, taraflarınca işbu karar aleyhinde temyiz başvurusunda bulunduklarını, dosyanın Yargıtay'da olduğunu, davalılar aleyhinde dava konusu belgelerin sonradan doldurulması iddiasıyla ... CBS'ye suç duyurusunda bulunulduğunu, beyannamedir başlıklı belgeler hakkında davalılar aleyhinde kesinleşen dosyaların olduğunu, Davalılardan ... ile ...'ın davacı müvekkiller aleyhinde ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde ...Esas sayılı mirastan doğan denkleştirme alacak şirket hisselerinin iptali muris terekesine iadesi davası ikame ettiklerini, işbu dosyanın kesinleşmesinin beklenildiğini, dava konusu beyannamedir başlıklı belgelerin davalılar tarafından ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas (... Esas) sayılı davası ile ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... (... 9. Ahm ...Esas) sayılı davalarını açmaları nedeniyle huzurdaki davayı ikame ettiklerini, işbu belgelerin hukuken geçerli bir sonuç içermemesine rağmen Yargıtay'da bozma kararı verildiğini, beyannamedir başlıklı belgelerde ...A. Ş. ve ... A. Ş.lerini temsil eden ...'ın imzasının bulunduğunu, dava konusu beyannamelerin öncelikle muris ... hakkında açılan veraset dosyasında ortaya çıktığını, dava sırasında muris ...'ın 23/11/2025 tarihinde vesayet altına alınmak isterken vefat ettiğini, muris ...'ın terekesine tereke temsilcisi olarak ...'ın atandığını, "beyannamedir" başlıklı belgelerin dayanak yapıldığı; Yargıtay ... Esas; ... Karar sayılı 04/06/2025 tarihli ilamı ve ... 1.Asliye Ticaret Mahkesinin ... Esas sayılı dosyasındaki uyma kararının hukuktan yoksun olduğunu, Ticaret ve Borçlar Kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğunu, işbu nedenle dava açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, beyannameler üzerinde ... CBS'nin...soruşturma no’lu dosyası ile imza incelemesinin yapıldığını, işbu incelemelerde belgenin altında yer alan imzanın ...'a ait olduğu tespit edilmiş ise de belge içeriğinin belge imza tarihinden farklı bir tarihte belgeye eklendiğinin saptandığını, bu nedenle belgenin içeriğinin tarafların gerçek iradesinin yansıtıp yansıtmadığının tespit edilemediğini, Mirasçılar ... ve ... tarafından “Beyanname” başlıklı bir belge ... antetli kağıda yazıldığını, “... A.Ş.’de şahsıma ait olarak gözüken hisselerin %97’sinin hiçbir sermaye artırımından etkilenmeden babam ...’a ait olduğunu gayrikabili rücu kabul beyan ve taahhüt ederim” şeklinde düzenlendiğini, belgenin 01/03/2025 tarihli olduğunu, şirketi temsilen ...'ın imzasının bulunduğunu, beyanname başlıklı belgelerin hukuka aykırı olarak sonradan davalılar tarafından menfaat elde etmek amacıyla müvekkil ...'ın iradesi aleyhinde doldurulduğunu, şirketlerin kaşe ve imzası ile düzenlendiğini, belgelerde Muris ...' ın imzası b ulunmadığını, tek taraflı şirket adına düzenlenen, davalılar tarafından sonradan doldurulan yazılı belgenin hukuken geçersiz olduğunu, Beyanname başlıklı belgedeki içerik TTK' nun emredici pay devri hükümlerine aykırı olduğunu, ...A.Ş.' ndeki hisse arttırımları incelendiğinde pay oranlarının değişimi ve ... hisselerinin artışı suretiyle ortaklık yapısının değişiminin TTK' na uygun olduğunu, davalıların beyannamedir başlıklı belgelere dayanarak basında haberler yaptığını, bu nedenle davacı müvekkillerden ...'ın kişilik haklarının zedelendiğini, kötü niyeteli davalılar tarafından 2013 yılından bugüne kadar 20'ye yakın davanın açıldığını, işbu davaların çoğunun davalılarca kaybedildiğini, bu amaçla davalılardan müşterek ve müteselsilen 1.000.000,00 TL kötün niyet tazminatının tahsil edilmesine karar verilmesini talep ettiklerini beyan ederek açıklanan nedenlerle ve resen dikkate alınacak hususularla davanın kabulüne, beyannamedir başlıklı belgelerin hukuken anlam ifade etmemesi sebebiyle davacı müvekkiller bakımından; Türk Ticaret Kanunu Türk Borçlar Kanunu Türk Medeni Kanunu vb mevzuat bakımından borç doğurmayacağının tespitine, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla işbu dava sebebiyle davacı müvekkillerin uğramış olduğu 1.000.000 TL kötü niyet tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı müvekkillere ödetilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ile talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya dayanak edilen belgelerin geçerli olmadığını, belgenin geçerliliği tespiti hususunu içeren eda davasının taraflarınca ... 1. ATM'de ikame edildiğini, ....'de verilen kararın Yargıtay tarafından bozulduğunu, Bozma üzerine yapılan yargılamada ... 1. Ticaret Mahkemesinde...E. ...K. Nolu 23/10/2025 tarihli kararında, "Dosyaya 01.03.2005 tarihli, "..." antetli, "Beyannamedir" başlıklı, ...A.Ş. kaşesi üzerine davalı ... tarafından atılmış imzayı ve "... A.Ş. ve ...A.Ş.'de şahsıma ait olarak gözüken hisselerin %97'sinin hiçbir sermaye artırımından etkilenmeksizin babam ...'a ait olduğunu gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt ederim" beyanını içerir belge ile 01.03.2005 tarihli, "..." antetli, "Beyannamedir" başlıklı, ...A.Ş. kaşesi üzerine davalı ...tarafından atılmış imzayı ve "... A.Ş.'de şahsıma ait olarak gözüken hisselerin %97'sinin hiçbir sermaye artırımından etkilenmeksizin babam ...'a ait olduğunu gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt ederim" beyanını içerir belgenin sunulduğu anlaşılmıştır. Celp edilen ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosya üzerinden alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi tarafından tanzim edilen 17/02/2015 tarihli adli tıp raporu ile; davaya dayanak 01.03.2005 tarihli, "...." antetli, ....davalı ... tarafından imzalanmış "Beyanname" başlıklı, "...A.Ş. ve ... A.Ş.'de şahsıma ait olarak gözüken hisselerin %97'sinin hiçbir sermaye artırımından etkilenmeksizin babam ...'a ait olduğunu gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt ederim" ifadelerini içeren belge ile yine 01.03.2005 tarihli, "..." antetli, ... A.Ş. kaşesi üzerine davalı ... tarafından imzalanmış "Beyannamedir" başlıklı, "....A.Ş.'de şahsıma ait olarak gözüken hisselerin %97'sinin hiçbir sermaye artırımından etkilenmeksizin babam ...'a ait olduğunu gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt ederim" ifadelerini içeren inceleme konusu iki adet belgede ...'a atfen atılı imzalar ile ...'a ait mukayese imzalar arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğu sonucuna varıldığı kanaati bildirilmiştir. İmzaların davalı ...'a ait olduğu Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda tespit edilmiş olup imzaların davalı ....'a ait olduğu yönünde gerekçe içeren Mahkememiz istinaf ilamı öncesi kararı ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına karşı da davalı ... tarafından kanun yoluna başvurulmamakla, belgelerdeki imzaların davalı ...'a ait olduğu hususunda davacılar yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Belgelerin sonradan oluşturulduğu yönünde herhangi bir delil, belge ya da karar da bulunmamaktadır." gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiğini, anılan belgelerin sahih geçerli ve borç doğurmaya elverişli olduğunun kabul edildiğini, işbu mahkemede görülen davanın konusu sebepleri ve taraflarının ... 1. ATM'nin ilgili dosyası ile aynı olduğunu, işbu davanın derdest olduğunu, bu nedenle reddi gerektiğini, davacıların aynı konuda ve sebeplerle yeni bir dava açmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, işbu davaya konu edilen ve sebep gösterilen hususlardaki tüm iddia ve savunmalar yönünden bir tespitin yapıldığını, bu nedenle aynı konu ve sebebe dayanan sadece tespit istemli yeni bir dava ikame edilmesinin mümkün olmayacağını, davacıların işbu davayı açmasında hukuki yararı bulunmaması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, ...'ın belgenin sahte olduğu iddiası ile müvekkil... aleyhinde ... CBS'ye başvurduğunu, şikayet üzerine belgelerin ATK'ya gönderildiğini, yapılan incelemede bahse konu belgelerin ... tarafından tanzim ve imza edildiğini, ... aleyhinde iftira suçundan ... 1. ASCM'de dava ikame ettiklerini, ...'ın iftira suçundan yargılandığını ve ceza aldığını, harç noksanlığının tamamlanmaması ve dava şartının yerine getirilmemesi nedeniyle davanın reddi gerektiğini, işbu davanın zamanaşımına uğradığını, davacının esasa yönelik taleplerinin açık ve aksi ispatlanmış bir yalan beyana dayandığını, anılan belgelerin inançlı işlem ifade etmediğini, müvekkillerinin davalarının ve taleplerinin haklı olduğunu, dolayısıyla işbu davanın haksız ve yersiz olduğunu beyan ederek izah edilen nedenlerle işbu davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine, vekalet ücretleri ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava ; davalı aleyhine açılan 01/03/2005 tarihli "beyannamedir" başlıklı iki adet belgenin hukuken geçersiz olduğunun ve bu belgelere dayalı olarak taraflar arasında herhangi bir borç ilişkisinin doğmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatı istemine ilişkindir.
Davacılardan ... ile ... tarafından davacı...A.Ş. ve... A.Ş. Aleyhinde, şirketlerin genel kurul kararlarının iptali istemiyle ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas,... karar sayılı dosyasına konu davayı ikame ettikleri, Davacılar vekili; müvekkillerinin de ortağı olduğu davalı şirketlerin 30.06.2014 tarihinde yapılan genel kurullarının hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketlerin davalı ... üzerinde gözüken hisselerin %97'sinin müvekkillerinin babası ...’a ait olduğunu, bu hisseleri ...’ın temsil yetkisinin bulunmadığı, babası ... adına vekaleten de hareket etmediği, ...’ın toplantılarda oy çoğunluğu ile karar alamayacağı, aksi taktirde alınacak kararların yok hükmünde olacağı yönünde itiraz ettiklerini, itirazlara rağmen genel kurulun yapılarak ana sözleşmenin değiştirildiğini, ileri sürerek her iki anonim şirketin 30.06.2014 tarihli olağan genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ettiği, Davalılar vekilinin; müvekkil şirketlerin 30.06.2014 tarihli olağan genel kurul toplantılarının usulüne uygun olduğunu beyanla davanın reddini savunduğu, Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; ...’ın şirket hisselerinin çoğunluğuna sahip olduğu, yapılan genel kurulun usulüne uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine ve genel kurul kararının iptali istemli davanın yalnızca şirket tüzel kişiliğine açılabileceği gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verildiği, yapılan yargılama sonucunda kararın temyiz edilmesi neticesinde Yargıtay 11. Hd.... Esas; ...Karar sayılı ilamı ile temyiz isteminin reddine karar verildiği;
Davacılardan ... ile ... tarafından davacı....A.Ş. ve...A.Ş. Aleyhinde açılan ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25/04/2018 tarih ve... E.- ... K. Sayılı dosyasına konu davada, Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketlerinin kurucusu muris ...'ın kızları olduğunu,muris ...'ın özel durumu nedeniyle şirketleri idare etmekte sorun olacağı gerekçesiyle %97 hissesini emaneten oğlu ...'a devrettiğini, devrin bila bedel yapıldığını, bu hususu kanıtlayan belgeyi ...’ın imzalamasına karşın davacılar hakkında söz konusu belgenin sahte olduğu gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulduğunu, fakat başsavcılığın yaptığı incelemede belgenin gerçek ve imzalı ...'ın eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, bu sebeple davacılar hakkında takipsizlik kararı verildiğini ve ...’ın bu eylemi sebebiyle hakkında iftira suçundan hapis cezası verildiğini, bu süreçte muris Murat Bayrak’ın da vefat ettiğini, belirtildiği üzere murisin gerçekte %97 hisse sahibi olduğu dikkate alındığında davalı şirketlerin 28/12/2015 tarihinde yapılan genel kurullarının yasaya aykırı olduğunu, genel kurulda alınan kararların butlanla sakat olduğunu, ...'ın temsil yetkisi olmadığından alınan kararların yok hükmünde olduğunu belirterek, her iki şirketin genel kurur kararlarının mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine ve iptaline karar verilmesini talep ve dava ettiği, Davalı vekilinin, davacıların taraf ehliyetleri bulunmadığını, genel kurula vekil aracılığıyla katıldıklarını vekaletnamenin geçerlilik şartını taşımadığını, bu sebeple dava açma hakları olmadığını, alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu, 28/12/2015 tarihinde yapılan genel kurulun usulüne uygun olduğunu, toplantı çağrı ve ilanının usulüne uygun olduğunu, genel kurul kararının butlan sebeplerinin TTK'nın 447. maddesinde sayıldığını, dava konusu olayda bu sebeplerden herhangi birisinin bulunmadığını, iptal sebeplerinin ise TTK'nın 445. ve devamı maddelerinde sayıldığını, iptal sebeplerinin de bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; iptali istenilen genel kurulların şirketlerin mevcut hisse durumuna göre gerçekleştiği, alınan kararların yok sayılmasını ve iptalini gerektirir bir durum olmadığı, genel kuruldaki hisse durumunu şirketin kayıtlı hisse durumu dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği, buna göre davacıların dile getirmiş oldukları hususun ayrı bir dava konusu olup, bununla ilgili hisselerin iptali sağlandıktan sonra ancak genel kuruldaki toplantı nisap hususunun değerlendirilmesi gerektiği ve mevcut hisse durumuna göre hukuka aykırı bir durum bulunmadığı, işbu dava konusu uyuşmazlık ile aynı mahiyette olan ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas sayılı dosyasında da ret kararı verildiği ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin...Esas ve ...Karar sayılı ilamıyla kararın onandığı, tüm bu hususlar dikkate alındığında davacı tarafın butlan ve iptale ilişkin iddialarının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, ... Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davacılar adına genel kurula katılan vekilleri ...'ın ibraz ettiği vekaletnamenin Gümrük ve Ticaret Bakanlığının 28.11.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 28481 sayılı Yönetmeliğin 21. maddesinde düzenlenmiş olan "Vekaletnamelerin unsurları ve geçerlilik süresi” başlıklı hükmün gerektirdiği şekil ve şartlara uymadığının Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcisi katılımıyla düzenlenen genel kurul toplantı tutanağı içeriğinden anlaşıldığı, buna göre, davacılar adına toplantıya katılan vekilin usule uygun vekaletle toplantıya katılmadığı gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... Esas ve... Karar sayılı ilamı ile temyiz isteminin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacılardan ... ile ... tarafından davac...A.Ş.,...A.Ş., ..., ...A.Ş. Aleyhinde açılan ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davanın davalı şirketlerdeki ...'a ait hisselerin % 97'sinin muris ...'ın terekesine ait olduğunun tespiti, tereke hesabına kaydı, olmadığı takdirde davacıların miras payları oranında adlarına tescili ve şirketlerin pay defterlerine işlenmesi istemine ilişkin olduğu, mahkemece yapılan yargılamada, davaya dayanak 01.03.2005 tarihli, "... antetli, ...A.Ş. kaşesi üzerine davalı ... tarafından imzalanmış "Beyanname" başlıklı, "....A.Ş. ve ...A.Ş.'de şahsıma ait olarak gözüken hisselerin %97'sinin hiçbir sermaye artırımından etkilenmeksizin babam ...'a ait olduğunu gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt ederim" ifadelerini içeren belge ile yine 01.03.2005 tarihli, "..." antetli, ...A.Ş. kaşesi üzerine davalı ... tarafından imzalanmış "Beyannamedir" başlıklı, "... A.Ş.'de şahsıma ait olarak gözüken hisselerin %97'sinin hiçbir sermaye artırımından etkilenmeksizin babam ...'a ait olduğunu gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt ederim" ifadelerini içeren inceleme konusu iki adet belgede ...'a atfen atılı imzaların aidiyeti ve içeriği tartışılmış; İmzaların davalı ...'a ait olduğu Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda tespit edilmiş olduğu, belgelerdeki davalı ... beyanlarının ikrar ve taahhüt niteliğinde bulunduğu, belgelerin 2005 tarihli olduğu göz önüne alınarak; davacıların davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile; davanın ... A.Ş. ve ... A.Ş. yönünden kabulü ile; davalı ...'ın ...A.Ş. ve ...A.Ş.'deki hisselerinin %97'sinin muris ...'a aidiyetinin tespiti ile muris ...'ın terekesine iadesine, tereke adına şirket pay defterine tescil edilmesine karar verildiği, Davaya dayanak "BEYANNAME" başlıklı belgelerin 2005 tarihli olduğu, davalı ...A.Ş.'nin ise belgelerin tanzim tarihinden sonra, 2009 yılında kurulduğu ve murisin bu şirkette hiç hissedar olmadığı, dava tarihi itibariyle davalı ...'ın davalı şirketlerin çoğunluk hissesine sahip olduğu, Beyanname başlıklı belgelerin, düzenlendikleri tarih itibariyle henüz kurulmamış bir şirket yönünden ikrar veya geçerli bir taahhüt niteliğinde olmayacağı, buna göre davalı ... A.Ş. bakımından davacılar tarafından inançlı işlem iddiası kapsamında, inanan (muris) tarafından inanılana (davalı ...) 1980 yılında Almanya'ya gitmesi sebebiyle, ileride iade edilmek üzere hisselerini devrettiğine dair iddianın ispat edilemediği, davacıların dayandıkları ikinci hukuki sebebin muris muvazaası olduğu, muris muvazaasından bahsedilebilmesi için görünürde bedeli ödenerek yapılmış bir hisse devri işleminin bulunması, bu işlemin arkasına aslında bağışlama suretiyle yapılan hisse devrinin gizlenmesi ve üçüncü olarak da murisin bu işlemi mirasçılarından mal kaçırma kastı ile yapmış olmasının gerektiği, muris tarafından görünüşte bedeli mukabilinde, gizli olarak ise bağış olarak yapılmış bir hisse devir işlemi olmadığı, mirasçılarından mal kaçırma iradesi ile hareket ettiğinin iddia ve kabul edilemeyeceği, dolayısıyla davacılar tarafından muris muvazaası iddiasının da ispat edilemediği sonuç ve kanaatine varılarak; davanın ... A.Ş. yönünden reddine karar verildiği, kararın Temyiz yasa yolu açık olarak verildiği ve temyiz edilmesi üzerine kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Tespit davalarında davacının amacı, bir hak veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun veyahut içeriğinin belirlenmesi olup hak veya hukuki ilişkinin varlığı yahut yokluğu tespit davası açılabilmesi için tek başına yeterli değildir. Bundan başka, tespit davasının dinlenebilmesi için konusunu oluşturan hak veya hukuki ilişkinin var olup olmadığının Mahkemece hemen tespit edilmesinde davacının korunmaya değer güncel bir hukuki yararının bulunması gerekir.
Tespit davasının konusunun hak veya hukuki ilişki olması ve davacının tespit davası açmakta güncel hukuki yararının bulunması dava şartıdır. Açılan tespit davasında, bu iki şartın birlikte bulunup bulunmadığı, diğer dava şartlarında olduğu gibi davanın her aşamasında Mahkemece kendiliğinden gözetilmelidir. Bu şartların bulunmaması hâlinde, Mahkemece davanın esas hakkında inceleme yapılmaksızın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekmektedir.
Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür; bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hâllerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi hâkim tarafından da resen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti hâlinde davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesine göre dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir. (bkz. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ...E. , ...K. ilamı)
Tüm dosya kapsamı ve celp edilen delillerin değerlendirilmesi sonucunda; işbu dava ile davalı şirketlere ilişkin olarak 01.03.2005 tarihli, "..." antetli, ... A.Ş. kaşesi üzerine davalı ... tarafından imzalanmış "Beyanname" başlıklı, "...A.Ş. ve ...A.Ş.'de şahsıma ait olarak gözüken hisselerin %97'sinin hiçbir sermaye artırımından etkilenmeksizin babam...'a ait olduğunu gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt ederim" ifadelerini içeren belge ile yine 01.03.2005 tarihli, "..." antetli, ...A.Ş. kaşesi üzerine davalı ... tarafından imzalanmış "Beyannamedir" başlıklı, "...A.Ş.'de şahsıma ait olarak gözüken hisselerin %97'sinin hiçbir sermaye artırımından etkilenmeksizin babam ...'a ait olduğunu gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt ederim" ifadelerini içeren iki adet belgenin hukuken geçersiz olduğunun ve bu belgelere dayalı olarak taraflar arasında herhangi bir borç ilişkisinin doğmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatı istemine ilişkin olduğu, anılan belgelerin geçersizliği iddiasının ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas,...karar, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E.- ... K., ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyalarında da tartışıldığı, ilgili belgelerin hukuken sonuç doğurup doğurmayacağı, tarafların şirket hisselerinin durumlarının ilgili mahkemelere konu davalarda ileri sürüldüğü, bir kısım davaların sonuçlanmadığı, temyiz incelemelerinin devam ettiği, ilgili belgenin hukuki sonuç doğurup doğuramayacağının daha önce açılan tespit / eda davalarında hukuken tartışıldığı nazara alındığında işbu davaya konu edilmesinde davacıların hukuki yararlarının bulunmadığı kanaatine varılarak davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacıların davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 17.077,50 TL harçtan mahsubu ile fazlaca alınan 16.345,5 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalılar duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT 13/4 maddesi uyarınca takdiren 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 6.000,00 TL bedelin davacılardan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/07/2026

Katip
E-imzalıdır


Hakim
E-imzalıdır

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.

veya Giriş yapın

  • Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Kararlar