Anahtar kelimeler: uyuşturucu
İSTANBUL
5\. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/500 Esas
KARAR NO : 2026/307 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/07/2025
KARAR TARİHİ : 01/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın, davacı şirket nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (Trafik Sigortası) kapsamında sigortalı olduğunu, sigortalı aracın, dava dışı ..., ..., ... ve ... plakalı araçlara çarparak zarar meydana getirdiğini, dava konusu trafik kazasının, 24.09.2024 tarihinde ... ili ... ilçesinde gerçekleştiğini, ...plakalı aracın onarımı için 200.000 TL hasar tazminatı, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi teminatı kapsamında davacı şirket tarafından 25.12.2024 tarihinde ödendiğini, söz konusu trafik kazasında, sigortalı ... plakalı araç sürücüsü aracı alkollü (2.30 promilli) bir şekilde sevk ve idare ettiğini, sigortalı araç sürücüsü kazanın oluşumunda da kusurlu olduğunu, alkolün de etkisiyle güvenli ve tedbirli sürüş yeteneğini kaybettiğini, bu nedenlerden ötürü, ödemede bulunan davacı sigorta şirketinin davalı sigortalıya karşı rücu hakkı doğduğunu, söz konusu tazminatın halefiyet hükmü uyarınca, davalıdan rücuen tahsili amacıyla, ... İcra Dairesi ...E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı ve borçlunun borca itirazı üzerine takibin durduğunu, borçlunun borca itirazı üzerine arabuluculuk süreci gerçekleştirildiğini ve anlaşamama ile sonuçlandığını, bu sebeplerden ötürü; kusur ve tazminat tutarına dair fazlaya ilişkin tüm talep hakları saklı kalmak kaydıyla, borçlunun ... İcra Dairesi...E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itiraz iptal edilerek takibin devamını, borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa yapılan usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadığı duruşmalara da katılmadığı görülmüştür.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali davasıdır.
Huzurdaki davada davacı taraf, davalıya ait ... plakalı aracı ZMMS kapsamında sigortaladığını, ...plakalı aracın 24/09/2024 tarihinde başka araçlara çarparak bu araçların hasarlanmasına yol açtığını, hasarlanan araçların maliklerine sigortası poliçesi limiti dahilinde 200.000,00 TL ödeme yapıldığını, kazada sigortalı aracın sürücüsünün alkollü olduğunu belirterek, hasarlanan araçların maliklerine ödenen bedelin sigortalıdan tahsili için davalı aleyhine ... İcra Dairesinin ... E.Sayılı Dosyası ile davalı taraf aleyhine icra takibi başlattıklarını davalının bu takibe itiraz etmesi sebebiyle itirazın iptalini talep etmiştir.
... İcra Dairesinin... E.. sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ... Sigorta A.Ş, borçlunun dosyamız davalısı ... olduğu alacak kaleminin ..., ...,..., ... plakalı araç ile davalının maliki/sürücüsü olduğu ... plakalı aracın 24.09.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında,... plakalı aracın sürücüsünün kusurlu bir şekilde KTK 47/1-B maddesini ihlal ettiği ve alkollü olduğu tespit edilmesi sebebiyle rücuen tazminat ve bu tazminata işletilen faiz olmak üzere 212.756,16 TL olduğu anlaşılmıştır.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda davacı taraf kazada davalının ZMMS genel şartlarına aykırı davrandığını, kazada hasarlanan araç maliklerine ödenen tazminatın davalıdan rücuen tahsili şartlarının oluştuğunu ispatlamak durumundadır.
Dosya davacının davalıdan icra takibine konu ettiği bir alacağının olup olmadığı yönünde inceleme yapmak üzere makina mühendisi, sigortacı, mali müşavir ve nöroloji uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve bilirkişiler dosyaya sunduğu 06/02/2026 tarihli raporda; Dosya kapsamına sunulu belgeler incelendiğinde ...plakalı aracın 24/09/2024 tarihli kaza neticesinde aldığı hasarların giderilmesi için iskontolu olarak parça ve işçilik 187.496,04 \* 9020 kdv 37.499,21 - 224.995,25 TL masraf olacağı hesaplanmıştır. Davacı şirketin bu hasar kapsamında poliçe sınırı olan 200.000,00 TL yi ödediği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamında yapılan incelemelerde, kazanın oluşuna, aracın hasarlı resimlerine, kasko kesin ekspertiz raporuna göre oluşan ve davacı tarafından ödendiği anlaşılan 200.000,00 TL'nin uygun ve piyasa şartlarında olduğu, ... plakalı ...'in %100 oranında asli kusurlu olduğu, Kazanın münhasıran (salt) alkolün etkisi ile gerçekleştiği ,
... Plakalı araç ... nolu poliçe ile 11.07.2024-11.07.2025 vade aralığında sigortalı davalı Murat Aygün adına Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, 24.09.2024 tarihinde meydana gelen kazanın ZMSS vadesi ve teminat kapsamında meydana geldiği,
ZMSS Genel Şartları B.4-c maddesinde kazanın alkolün etkisiyle meydana gelmesi ZMSS Genel Şartları gereği sigortalısından rücu edilebilecek hallerden olduğu, Rücu şartlarının oluşup oluşmayacağı hukuki konusu sayın mahkemenin takdirinde olacağı,Sayın Mahkeme tarafından rücu şartlarının oluştuğuna hükmedilmesi durumunda davacı sigorta şirketi ZMSS Gnel Şartları gereği teminat ve limit kapsamında ödediği 200.000,00 TL tazminatı rücuen talep edebileceği ve takibi devam ettirebileceği,
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 85 de Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. Şeklinde rapor ibraz etmişlerdir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4. Maddesinde sigortanın sigortalısına rücü edebileceği durumlar düzenlenmiş olup bu maddenin 3-c maddesinde "c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içkialınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar" sigortalıya rücu nedenleri arasında sayılmış olup, nörolog bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetinin dosyaya sunduğu raporda kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiği ve kazanın oluşumunda davacı sigorta şirketinin sigortaladığı aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğu rapor edildiğinden davacının davadışı 3. Kişilere ait araçlara davalıya ait aracın verdiği zararlar için ödemiş olduğu 200.000,00 TL tazminatı davalıdan rücuen talep edebileceği anlaşılmıştır.
Yargıtay HGK'nun 14/02/2017 T.... E. ...K sayılı kararında da belirtildiği üzere "... rücu hakkı, nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak, başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Rucü hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hâle gelmektedir. Keza ödeyenin mal varlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır.
Bu durumda, davalıya ait borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmiştir..."
Yargıtay HGK kararında da belirtildiği davacının davalının kusurlu eylemi sebebiyle ödediği tazminatı davalıdan rücu hakkı olduğundan bu rucu edilecek tutar için davacının davalıyı temerrrüde düşürme zorunluluğu bulunmadığından davacının ödeme gününden takip tarihine kadar takip öncesi faiz talep edebileceği sonucuna varılmış ve bu sebeple davacının davalı aleyhine başlattığı takipte haklı olduğu kanaatine varılmış ve davanın kabulü ile, davalının ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 200.000,00 TL asıl alacak, 12.756,16 TL işlemiş faiz olmak üzere 212.756,16 TL üzerinden devamına, asıl alacak 200.000,00 TL'ye takip tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanmasına, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20 oranındaki 40.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile, Davalının ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin 200.000,00 TL asıl alacak, 12.756,16 TL işlemiş faiz olmak üzere 212.756,16 TL üzerinden devamına, asıl alacak 200.000,00 TL'ye takip tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanmasına, %20 oranındaki 40.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 14.533,37 TL karar harcından peşin alınan 2.569,57TL'nin mahsubu ile bakiye 11.963,80TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40TL başvurma harcı ve 2.569,57TL peşin harç bedelinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 28.522,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.140,00 TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
7-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 01/04/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır