Anahtar kelimeler: gizli soruşturmacı
İSTANBUL
13\. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/170 Esas
KARAR NO :2026/401
DAVA:Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:26/02/2026
KARAR TARİHİ:09/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...’in davalı ... A.Ş.’ye ait ... plakalı 2006 model ... aracı 16.06.2025 tarihinde ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile satın aldığını, aracı satın aldıktan yaklaşık 300 km sonra araçta ciddi motor arızası meydana geldiğini, davalı ile iletişime geçilmesi üzerine aracın teknik servise götürüldüğünü ancak arızanın giderilemediğini, .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında yaptırılan delil tespiti sonucunda alınan bilirkişi raporunda aracın motor aksamının gizli ayıplı olduğunun, arızanın giderilebilmesi için sandık motor değişimi gerektiğinin, motor bedelinin yaklaşık 362.000 TL, işçilik bedelinin yaklaşık 70.000 TL ve araçtan mahrumiyet zararının yaklaşık 75.000 TL olduğunun tespit edildiğini, ayrıca aracın satış ilanında motor ve mekanik aksamının yeni yapıldığının ve herhangi bir mekanik problemin bulunmadığının belirtildiğini, müvekkilinin bu beyanlara güvenerek aracı satın aldığını, araçtaki gizli ayıbın satış sırasında kendisinden gizlendiğini, davalı ile uzlaşma girişimlerinin sonuçsuz kaldığını, .... Noterliğinin 21.01.2026 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile zararlarının karşılanmasının talep edildiğini ancak davalı tarafından herhangi bir cevap verilmediğini, 2026/... arabuluculuk dosyasında yürütülen arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşmazlıkla sonuçlandığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 350.000 TL motor bedeli, 50.000 TL işçilik bedeli ve 65.000 TL araçtan mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 465.000 TL ile .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında yapılan 8.880 TL delil tespiti giderinin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... tarafından ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2026/... Esas sayılı dosyasında açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, dava konusu ... plakalı 2006 model ... aracın satış öncesinde davacının talebi üzerine 14.06.2025 tarihinde ... ... Hizmetleri’nde ekspertize sokulduğunu, ekspertiz raporunda aracın motor ve mekanik aksamında çok sayıda eksiklik, deformasyon ve ağır bakım gereksinimi bulunduğunun açıkça belirtildiğini, davacının bu eksiklikleri bilmesine rağmen aracı satın almak istediğini, hatta tespit edilen eksiklikler nedeniyle satış bedelinde indirim talep ettiğini, bu talebin kabul edilmesi üzerine 800.000 TL olan satış bedelinin 620.000 TL’ye düşürülerek aracın 16.06.2025 tarihinde devredildiğini, davacının araçtaki ayıp ve eksikliklere vakıf olarak satın alma işlemini gerçekleştirdiğini, sonradan meydana gelen arızanın ise gizli ayıptan değil davacının araca ters elektrik vermesi sonucu elektronik sistem, şanzıman kartı ve motor beyni gibi parçaları yakmasından kaynaklandığını, bu hususun .. servis yetkilisi ... tarafından tespit edildiğini ve davacının da bunu kabul ettiğini, davacının önce onarım için parça siparişine onay verdiğini ancak daha sonra bu bedelleri ödemeyerek davalıdan talep etmeye başladığını, .... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı dosyasında yapılan tespitin savunma hakları kısıtlanarak yürütüldüğünü, Türk Borçlar Kanunu’nun 222. maddesi uyarınca alıcının bildiği ayıplardan satıcının sorumlu tutulamayacağını, davacının bilinen ayıplara dayanarak gizli ayıp iddiasında bulunamayacağını, ayrıca davacının ihtarnameye cevap verilmediği yönündeki iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, davacı vekili tarafından gönderilen 13.10.2025 tarihli ihtarnameye 12.11.2025 tarihli noter cevabı ile karşılık verildiğini beyan ederek ... ve ... isimli tanıkların dinlenmesine, davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Davanın; davalı tarafından davacıya satılan ... plaka numaralı 2006 model ... tipi aracın gizli ayıplı olduğu iddiasıyla uğranılan zararların tazmini istemiyle şimdilik 350.000 TL sandık motor bedelinin; 50.000 TL işçilik bedelinin ve 65.000 TL'lik araçtan mahrum kalma bedelinin toplamda 465.000 TL'nin ve .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyasında yapılan masrafların toplamı olan 8.880 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesi talepli maddi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememiz tarafından...Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacı ...'in gerçek kişi tacir olup olmadığı hususunda mahkememize bilgi verilmesi istenilmiş olup İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından cevaben gerçek ve tüzel kişi tacirlerin ticaret unvanlarının tasnifinden meydana gelen sicil fihristlerinde yapılan incelemede davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı bildirilmiştir.
HMK.nun 1. Maddesine göre "... ... göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." anılan kanunun 114/c maddesinde ise mahkemenin görevi dava şartı olarak gösterilmiş olup aynı kanunun 115.maddesi ile getirilen "Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." hükmü gereğince re'sen görevsizlik kararı verilebilecektir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3.maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4.maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur.
Türk Ticaret Kanunun 3. maddesine göre ise, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." denilmektedir.
Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabında davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı bildirilmiştir.
Dosya kapsamı incelendiğinde; aracın ruhsatında; "Kullanım amacı: HUSUSİ" olarak belirtilmiş,
Aracın kullanım amacına yönelik yukarıda yapılan tespitler ve emsal kararlar kapsamında yapılan araştırma neticesinde aracın hususi araç olduğu belirlendiğinden ve ayrıca davacının tacir kaydı da bulunmadığından taraflar arasında ticari ilişki bulunmamaktadır. Bu sebeple iş bu dava mutlak ve gerekse nispi ticari nitelikte bir dava değildir. Davanın genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerektiğinden Mahkememizin görevli olmadığı, araç hususi nitelikte olduğundan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-)İş bu davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından HMK 'nun 114/1-c ve 115/2 madde uyarınca Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
HMK 20 madde uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın GÖREVLİ VE YETKİLİ İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
2-)H.M.K.'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren taraflardan herhangi birinin iki hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dosyanın görevli ve yetkili Mahkemesine gönderilmesi talebinde bulunmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
3-)Yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti hususunun H.M.K'nun 331. maddesi uyarınca davaya görevli ve yetkili mahkemede devam edilmesi halinde o mahkemede, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde dosya ele alındığında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde mahkememizce değerlendirilmesine,
Dair taraf vekillerinin yüzünde, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/06/2026
Katip ...
(E-imzalı)
Hakim ...
(E-imzalı)