Anahtar kelimeler: gizli soruşturmacı
İSTANBUL
1\. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/75
KARAR NO : 2026/147
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/04/2025
KARAR TARİHİ : 17/06/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil ... A.Ş., bünyesinde bulunan başta ...A.Ş olmak üzere diğer şirketler ile jeneratör, enerji santrali kurulumu ve elektrik üretimi, doğal gaz dağıtımı, elektrik dağıtımı, satışı, tarım, turizm ve daha pek çok alanda faaliyet gösteren ... Türkiye ve dünya çapında tanınmış bir markadır.Müvekkil şirket adına TPE nezdinde tescilli pek çok marka bulunmakla birlikte ...numarasıyla tescilli ve yasal korumaya tabi markası, TPE nezdinde ... ticaret marka nosu ile tescilli ve yasal korumaya tabi markası ile ... numarasıyla tescilli ... markaları bunlardan birkaç tanesidir. Davalı şirket tarafından, müvekkil şirketin TPE nezdinde tescilli tanınmış markalarıyla iltibas yaratacak şekilde ... logo ile... tescil numaralı markası ile ... tescil numaralı markalarının tescil edildiği tespit edilmiştir. Bu durumun tespiti üzerine, davalı tarafa ... tarihinde ... 8. Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek, "müvekkil şirketin tescilli tanınmış markasıyla iltibas yaratacak şekilde hukuka aykırı suç teşkil eden eylemlere derhal son verilmesi aksi halde yasal yollara caat edileceği” ihtar edilmiştir. Davalı yanca, Müvekkil Şirket'in markasıyla aynı şekilde “...” kelimesinin kullanılması ve yine kelimenin etrafına mavi-yeşil fon eklenmesi bütünsel olarak değerlendirildiğinde; davalının kullanımının, müvekkil markasıyla görsel, işitsel ve anlamsal açıdan ve bir bütün olarak ayniyet derecesinde benzerlik içerdiği ve böylece müvekkil markasından ayrışmadığı görülmektedir. Hal böyle iken hiç bir yenilik ve ayırt edicilik özelliği bulunmayan davalı markalarının hükümsüz kılınması ile sicilden terkini yasal gerekliliktir. Müvekkil ...A.Ş.'nin grup şirketi olan ... A.Ş.'nin "..." markasıyla gıda sektöründe, tarım ve hayvancılık faaliyeti yerine getirdiği göz önüne alındığında, davalının da söz konusu markalarını aynı sektörde kullanması, tüketici zihninde yarattığı imaj nedeniyle taraf markaları arasında kavramsal bağlantı kurulabilmesine, işletmeler arasında bir bağlantı olduğunu düşünebilmelerine neden olabileceği, bu açılardan markaların karıştırılabileceği, davalının kullanımlarının halk tarafından müvekkil markalarıyla ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali doğuracağı açıktır. Müvekkilin tanınmış markası tecavüz eden TPMK nezdinde davalı adına kayıtlı ... ve...tescil nolu markaların yenilik ve ayırt edicilik vasfı taşımadığının tespiti ile hükümsüz kılınması ve sicilden terkinine" talep edilmiştir.
SAVUNMA;
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirket markası smk hükümleri kapsamında koruma altında olduğunu, davacı şirket tarafından, müvekkil şirketin markasının ihlale yol açtığı yönünde açıklamalarda bulunulsa da, SMK 7. maddede görüleceği üzere müvekkil şirketin markasını TPMK nezdinde tescil ettirmiş olması müvekkil markasının SMK nezdinde korumaya sahip olacağı anlamına geldiği, müvekkile ait marka ile davalı yanın markası arasında herhangi bir iltibas bulunmadığı, davacılara ait markalar renk, şekil, görsel ve işitsel bakımdan müvekkile ait tescilli tasarımdan açıkça farklı olduğu dolayısıyla taraflara ait markaların aynı/ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu söylemenin mümkün olmadığı davacının aksa markasının hem beyaz küçük harflerle siyah zemin üzerine yazılması unsuru hem de diğer davaya konu markası yatay mavi zemin üzerine beyan küçük harflerle aksa ibaresinin yazılması, yeşil zemin üzerine de büyük harflerle yazılan tarım ibaresi, müvekkile ait marka ile bir bütün olarak bakıldığında elipse benzer mavi şekil üzerine beyaz, kendine özgü yazı stilinde yazılmış iken ibareli marka ile karıştırılması ihtimali dahi olmadığı, Orta zekalı, makul ortalama bir tüketici her iki markanın birbirinden bağımsız ve bağlantılı olmadığını anlayacağını, markaların tescil sınıfları farklı olup apayrı tüketici kitlesine hitap edildiğini, karıştırılma ihtimali dahi söz konusu olmadığını ve davanın reddini gerektirdiğini, taraflara ait markalı ürünlere aynı market rafında Rastlanılması mümkün olmadığından hitap edilen tüketici kitlesince karıştırılmayacağını, Müvekkilimizin markası ise davacının markasından gerek kelime olarak, gerek şekil olarak gerekse de tescil sınıfı ve hitap edilen tüketici kitlesi olarak tamamen farklı olduğunu, markaların kompozisyonları bütünsel olarak değerlendirildiğinde aralarında hiçbir. benzerlik bulunmadığı uzman olmayan bir gözle dahi görüldüğü, tüketicilerin markaları akıllarında kaldıkları kadarıyla hatırladıkları ve bilimsel gerçekler gereği akılda kalma olgusunun daha çok görsel algıya dayalı olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu markalarla karşı karşıya kalan tüketicilerin markaların birbirleri ile ilgisi olmadığını, müvekkilin kötü niyetli olduğuna ilişkin iddialar salt iddia boyutunda kalmakta, karşı yanca bu iddialar somut şekilde ispatlanmadığını, tescil sınıflarının farklı olmasından ve marka şekillerinin birbirinden tamamen farklı olup müvekkilin ayırt edici şeklini kullanmasıyla ve hitap edilen tüketici kitlesinin apaçık farklı olması nedeniyle markaların benzer olmadığı mahkemenin tüm bunlar dahilinde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddi gerektiği belirtilmektedir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; Davalı adına kayıtlı ... ve ... tescil numaralı markaların hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
... tescil numaralı marka yönünden değerlendirme;
Yapılan incelemede, gelen cevabi yazılardan da görüleceği üzere, davacıların ... ibaresini esas unsur olarak ihtiva eden çok sayıda markasının bulunduğu, hükümsüzlüğü istenen .... tescil numaralı marka incelendiğinde; genel görünüm itibariyle yüksek derecede benzerliğin husule geldiği, davalı markasının davacı markalarında olduğu gibi markanın oturtulduğu şeklin etrafına ...eklendiği, Davalı markasının davacı markasıyla birebir aynı olup “...” kelimesinin kullanıldığı böylece görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik yaratıldığı, davalı yanca, davacı şirketin markasıyla aynı şekilde “...” kelimesinin kullanılması ve yine kelimenin etrafına ... eklenmesi bütünsel olarak değerlendirildiğinde; davalının kullanımının, davacı markasıyla görsel, işitsel ve anlamsal açıdan ve bir bütün olarak benzerlik içerdiği ve böylece davacı markasından ayrışmadığı görülmektedir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da bu husus isabetle tespit edilmiştir.
İçinde sektör bilirkişilerinin de yer aldığı bilirkişi heyet raporlarında da isabetle tespit edildiği üzere markaların sınıfları farklı olarak tescil edilmiş ise de taraf markalarının birbiriyle bağlantılı sınıflarda aynı tüketici gruplarına hizmet etmeleri dikkate alındığında aralarında benzerliğin her iki marka arasında karışıklığa meydan verebilecek benzerlikte olduğu, özellikle bilirkişi heyetinde davacı yanın davalı markasına göre çok daha eskiye dayanan aksa esas unsurlu "..." markası ile davalı markasının karşılıklı analizine dayalı incelemesinden de net şekilde görüleceği davacı yana ait aksa tarım markasındaki tescilli hizmet sınıfının davalı markasının tescilli olduğu mal ve hizmet sınıfı ile bağlantılı hizmet sınıfında olduğu ve aynı tüketici grubuna hitap ettiği hususu tartışmasız olup, tüketici zihninde yarattığı imaj nedeniyle taraf markaları arasında kavramsal bağlantı kurulabileceği , işletmeler arasında bir bağlantı olduğunu düşünebilmelerine neden olabileceği, bu açılardan markaların karıştırılabileceği, davalının tescilli markasının halk tarafından davacı markalarıyla ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali doğuracağı, incelenen davalı markası olan ... markasının tescil tarihi ve dava tarihi arasında 5 yıllık sürenin de dolmadığı SMK 25/6 maddesinin somut olaya tatbik edilmesinin de mümkün olmadığı, TPMK nezdinde davalı adına kayıtlı ... tescil nolu markanın tümden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine kararın kesinleşmesi ile sicile işlenmesi için kararın bir örneğinin TPMK'ya gönderilmesine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
... tescil nolu marka yönünden değerlendirme;
İş bu markanın davalının yukarıda tespiti yapılan markası olan .... markası ile neredeyse bire bir aynı olup tek farkın ... markasında görünürlüğü son derece az ve silik yazılı nur ibaresi olup, bu ibarenin de ayırt edici mahiyette olmaması sebebi ile ... sayılı marka ile davacı markaları arasındaki kıyaslamalar iş bu marka yönünden de geçerli olduğu, iş bu markanın da tescilli olduğu emtiaların da davalının yukarıda analizi yapılan ... markası ile aynı olduğu, bu durumda SMK 25/6 maddesi somut olaya tatbik edilmeyecek olması halinde yukarıda yapılan değerlendirmeler ışığında ...markasının da hükümsüz kılınması gerekecektir. Ancak ... sayılı markanın yukarıda analizi yapılan... markasından farkı, tescil tarihi ile dava tarihi arasında 5 yıldan uzun zaman geçmiş olması olup dolayısı ile bu marka yönünden SMK 25/6 maddesinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bilirkişi kök raporunda SMK 25/6 kapsamında değerlendirme yapılmamış olup, ek rapor ile SMK 25/6 maddesi usul ve yasaya uygun olarak değerlendirilmiştir.
Sonraki marka sahibi markayı kullanmazsa, önceki marka sahibi susarak haklarını kaybettiğini iddia edemez. Sonraki marka sahiplerinin hak kaybı talebinde bulunabilmeleri için söz konusu markanın ciddi bir şekilde kullanılması gerekmektedir. Bir markanın ciddi kullanımı, markanın işlevine uygun olması ve tescil edilmek istenen mal veya hizmetlerde kullanılması anlamına gelir. Aynı zamanda eski marka sahibinin söz konusu kullanıma itiraz etmemesi ve hiçbir şekilde sessiz kalmaması gerekir. 5 yıllık sessiz kalma süresi ise, önceki marka sahibinin kullanımdan haberdar olması ile başlamaktadır. Haberdar olması bakımından değerlendirme yapılırken “basiretli bir iş insanı gibi davranma yükümlülüğü” göz önüne alınmalıdır.
Avrupa Birliği Adalet Divanı’na (ABAD) göre sessiz kalma süresinin başlayabilmesi için bazı durumların bir arada gerçekleşmesi gerekir. Bunlardan biri dahi mevcut değilse sessiz kalma süresi başlamaz. Bunlar,
\-sonraki markanın tescil edilmiş olması,
\-sonraki marka tescil başvurusunun dürüstlük kuralına uygun olması,
\-sonraki markanın kullanılması,
\-önceki hak sahibinin sonraki markanın tescilinden ve kullanımından haberdar olmasıdır.
Bu minvalde inceleme yapıldığında; Bu kapsamda yukarıda görüleceği üzere davalı tarafın İnstagram hesabını Kasım 2018 yılında aktif hale getirdiği hemen akabinde ... markalı ürünlerinin tanıtımını gerçekleştirdiği, çeşitli ürün gruplarını ... markası altında piyasa sürdüğü bu şekilde kamuya ve tüketicilere... Sınıflarda ... markasının sunumunu yaptığı, İnstagram hesabının gizli olmadığı, herkes tarafından görüntülenebildiği rahatlıkla Davacı şirket tarafından aradan geçen 5 yılda tespitinin normalde yapılabileceği gibi markanın tescil edildiği ve yayınlandığı tarih ile dava tarihi arasında geçen 7 yıllık sürenin mevcudiyeti da nazara alındığında bu şekilde
davalının ... markası yönünden sessiz kalma şartlarını varlığını taşıdığı, davalı markasının dürüstlük kuralına uygun olarak tescil edildiği mal ve hizmet sınıfına uygun kullanıldığı, iyiniyet kural olup, davalı markasının tescilinin kötüniyetli olduğunu gösterir delil olmadığı, davacı markasının tanınmış olup olmamasının da ehemmiyetinin olmadığı zira SMK 25/6 için eski tarihli marka sahibinin tanınmış olmaması gerektiğine dair bir düzenleme ve uygulama da olmadığı ve bu kapsamda SMK 25/6 maddesinin somut olayda uygulanması gerektiği mahkememizce değerlendirilmiştir.
Davacı yan her ne kadar SMK 25/6 maddesinine ilişkin değerlendirme ihtiva eden ek rapora karşı yapmış olduğu itirazda, ek rapor ile tespit edilen kullanımların davalının 2021 yılına ait markasının kullanımına ilişkin olduğuna ilişkin olduğunu beyan edip itiraz etmiş ise de,
Davalı adına kayıtlı ... ve ...tescil numaralı markaların neredeyse birebir aynı olduğu, davalı yanın her iki markasında aksa ibaresi var olduğu, aynı şeklin ve renk tonlarının birebir aynı şekilde yer aldığı, markanın karakteristik ve esas unsurlarının her iki markada da aynı şekilde yer aldığı, ... tescilli markanın ... tescilli markadan tek farkının aksa ibaresindeki a harfinin üstünde çok küçük ve silik ibare ile nur yazısı olup, haricinde tüm şekil, kelime ve tonlar tamamı ile aynı olup, son derece silik, görünürlüğü az olan nur ibaresinin AKSA markasında ticari anlamda hiçbir karşılığı olmayıp, davalı yanın markasının kullanımında marka tescilinde çok küçük ve silik ibare ile yer alan nur ibaresini kullanmaması bu markayı kullanmadığı şeklinde yorumlanamayacağı zira davalı yanın kullanımlardan görüleceği üzere ... markasını oluşturan şeklin ve şekil içerisinde yer alan ismin( aksa) ve renk tonlarının birebir aynı olarak kullanıldığı, bu kullanımların da davacının iddia ettiği gibi sadece ...değil aynı zamanda ... markasının da kullanımı olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Her ne kadar farklı bir konuyu ele alsa da markanın kullanılması başlıklı SMK'nın 9/2-a maddesinde da geçtiği üzere markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması da markanın kullanımı olarak kabul edilir. Somut olayda da markanın sadece silik ibareli görünürlüğü az olan nur ibaresi yer almaksızın tüm renk, şekil ve kelime grupları birebir aynı şekilde kullanıldığı dolayısı ile bu kullanımların aynı zamanda 2017 104560 markanın da kullanımı olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla anılı sebeplerle davacı vekilinin SMK 25/6 kapsamındaki itirazları yerinde görülmemiş, ... tescil nolu marka yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili kararın ilan edilmesini istemiş ise de, davanın marka tecavüzüne ilişkin olmayıp hükümsüzlük istemine ilişkin olduğu, hükümsüzlük davasında ilan yapılmasına ilişkin düzenleme olmayıp anılı sebeplerle ilan talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
1-Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;
\- TPMK nezdinde davalı adına kayıtlı ...tescil nolu markanın tümden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine kararın kesinleşmesi ile sicile işlenmesi için kararın bir örneğinin TPMK'ya gönderilmesine,
\- ... tescil nolu marka yönünden açılan davanın REDDİNE,
\-İlan talebinin REDDİNE,
\-Mahkememizce verilen tedbir kararının ... numaralı marka yönünden karar kesinleyinceye kadar aynen devamına, ... numaralı marka yönünden davanın reddine karar verildiğinden tedbir kararının kaldırılmasına, bu hususta TPMK'ya müzekkere yazılmasına,
2-Kabule konu kısım üzerinden davalıdan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye kalan 116,60 TL karar ve harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davalıdan alınması gerekip davacı tarafın peşin harç olarak karşıladığı 615,40 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
3-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince kabule konu kısım üzerinden hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince redde konu kısım üzerinden hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, posta, tebligat ve bilirkişi masraflarından oluşan toplam 36.975,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafça yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 17/06/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır