Anahtar kelimeler: uyuşturucu
ANTALYA
3\. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/875 Esas
KARAR NO : 2026/353 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 13/10/2025
KARAR TARİHİ : 30/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının maliki - işleteni olduğu ... plakalı araç müvekkil şirket tarafından zorunlu trafik poliçesi ile sigorta güvencesi altına alındığını, müvekkili şirkete sigortalı olan ve davalının maliki - işleteni olduğu ... plakalı araç, ... tarihinde trafik kazasına karıştığını, bu kaza sebebi ile ... vefat ettiğini, ...'nın vefatı sebebi ile zarara uğrayan ve destek alacaklısı olan baba için müvekkili şirket tarafından toplamda ... TL ödeme yapılmak zorunda kalındığını, davaya konu kaza sırasında, sigortalı araç sürücüsü dava dışı ... alkollü olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğu otopsi raporunda da görüldüğünü, davalı, müvekkil şirketin sigortalısı olması sebebi ile kendisine iş bu dava açılmak zorunda kalındığını, davalı hakkında Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas sayılı dosyası ile , ödenen ... TL ana para ve ferilerinin ödenmesi için takip yapılmış ,ancak borçlu tarafından takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmesi sebebi ile takip durduğunu, müvekkili şirketçe takip talebinde ana para olarak ödenen ... TL ye , ödeme tarihinden takip tarihine kadar işleyen dönem için ticari avans faiz talep edildiğini, davalı tarafça , haksız ve kötü niyetli olarak takipten önce işleyen faize de itiraz edildiğini, davalı taraf , takipten önce işleyen ve takipten sonra işleyecek faiz yönünden ticari avans faiz ile sorumlu olduğunu, davalı tarafların, icra dosyasına itirazları sırasında faiz oranına yapmış olduğu itirazlar yerinde olmayıp bu itirazlarının da iptalini talep etme zorunluluğu doğduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas sayılı dosyasına, borçlu tarafından yapılan tüm itirazların iptali ile itirazın; ... TL asıl alacak, ... TL takipten önce işlemiş faiz, faiz oranı ve tüm ferilerini kapsar şekilde iptali ile takibin ... TL ve ferileri için devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizce davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davacı tarafın açmış olduğu davanın tarafımızca kabulü mümkün olmadığına, davacı taraf işbu itirazın iptali davasına konu icra takibinde davacı ... Şirketi'nde Karayolları Zorunlu Mesuliyet Sigorta poliçesi bulunan müvekkili şirkete ait ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ... tarihinde yaptığı kazada hayatını kaybeden ...'nın babasına ödenen bedelin rücusu talep edildiğini, söz konusu icra takibine tarafımızca itiraz edildiğini, davacı tarafın dayandığı kaza olayında müvekkili şirketin herhangi bir kusuru olmadığını, araç sürücüsü ... ve yanında bulunan ve kazada hayatını kaybeden ... ile müvekkili şirketin hiç bir ilgisi olmadığını, ... şirket çalışanlarından ... ...'un arkadaşı olduğunu, olayın yaşandığı günün akşamı ... yanına arkadaşı ...'yı da alarak ... ...'un çalıştığı yer olan müvekkili şirketin iş yerine gittiklerini,... ...'un mesai bitimi sonrası, iş yerinin ... ... kısmında hep birlikte biraz alkol aldıklarını, bir süre sonra ... ...'un kısa bir işi çıkmasından dolayı ..., ... ve ...'ın yanlarından ayrılarak şirketin depo olarak kullandığı bölüme gittiğini, gitmeden önce de ... ve ...'a işini halledip geleceğini söyleyerek yanlarından ayrılmış ve geri döndüğünde kendilerini evlerine bırakacağını söylediğini, ... ve ... bir süre daha oturmuşlar ancak ...'in işi uzun sürünce, ... ve ... kendileri eve gitmeye karar verdiklerini, ancak araçları olmadığı için, şirketin otoparkında bulunan ve anahtarları her zaman üzerinde bulunan araçlardan biri olan ... plakalı aracı alarak yola çıktıklarını, yola çıkmalarından 5 dakika geçtikten sonra da söz konusu kaza meydana gelmiş ve her iki kişi de vefat ettiğini, söz konusu olayda vefat eden kişiler şirket aracını kimseye sormadan, kimseye haber vermeden izinsiz bir şekilde aldıklarını olayda her iki kişi de hayatını kaybettiği için müvekkili şirket sahibi olaydan sonra herhangi bir suç duyurusunda bulunmadığını, müvekkili şirkete ait araç olay günü iş yerinin deposundan şirket yetkililerinin haberi ve izni olmaksızın alınmış yani aslında gasp edildiğini, müvekkili şirkete ait aracın kazaya karıştığı haberinin gelmesi üzerine müvekkil şirket müteveffaların aracı habersiz alıp gittiklerini öğrendiğini, müteveffalardan şikayetçi olmayı düşünen müvekkili şirket yetkilisi olay yerine gittiğinde her iki şahsında vefat etmiş olduğunu öğrenince şikayette bulunmaktan vazgeçtiğini, olayda herhangi bir kusuru olmadığından sonrasında müteveffaların ailesinin kendilerine veyahut da sigorta şirketine destekten yoksun kalma ve diğer zararlarına ilişkin talepte bulunabileceği ihtimalini o an için düşünemediğinden hırsızlık konusunda adli mercilere bir şikayeti olmadığını, müteveffalar müvekkilinin aracını izinsiz aldıkları ve kaza neticesinde müvekkili maddi zarara uğrattıkları gibi aileleri tarafından maddi tazminat talebine muhatap tutulan müvekkili şirket yaşanan olaydan dolayı mağdur olduğunu, netice itibariyle gelinen noktada davacı sigorta şirketi sırf kazaya karışan aracın müvekkili şirket adına kendilerine sigortalanmış olmasından dolayı olayın aslını araştırmadan müteveffanın babasına yapılan ödemeyi müvekkilden talep etmesi doğru olmadığını, bu nedenlerle davacı tarafça açılmış olan davanın usulden reddine, mahkemeniz aksi kanaatte ise müvekkil şirket aleyhine açılmış iş bu itirazın iptali davasının esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra dosyası, Sgk'ya destek ...'nın ücret pusulaları ile SGK hizmet dökümü, ... CBS'den .../... Sor. Sayılı dosyası celbedilmiş incelenmiştir.
Toplanan deliller ve taraf beyanları dikkate alınarak HMK'nın 266. ve devamı maddeleri uyarınca dava dosyasının 1 adet adli trafik bilirkişisi, 1 adet uzman sigorta hukuku bilirkişi ve 1 adet uzman aktüer bilirkişinden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdii ile tarafların iddia ve savunmaları, hasar dosyası ve dosyada mevcut tüm deliller incelenmek suretiyle dava konusu kazadaki kusur oranları rakamsal olarak belirlenerek, davaya konu kaza nedeniyle davacı şirket tarafından desteğin mirasçısı babasına yapılan ödemenin tespiti ile davacı tarafça yapılan ödemenin uyumlu olup olmadığı, ödemenin gerçek zararı aşıp aşmadığı ve yerindeliği, davacı tarafın teminat limitinin dolup dolmadığı, teminat limiti dolmuş ise aşan kısım yönünden davalının sorumluluğu bulunup bulunmadığı, rücu şartları ve davaya konu uyuşmazlık hakkında ayrıntılı rapor tanzim edilmesinin istenilmiş bilirkişiler ... tarihli raporunu dosyaya sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; davacı şirkete zorunlu mali mesuliyet sigortası (ZMMS) poliçesi ile sigortalı bulunan aracın karıştığı trafik kazasında, sigortalı araçta yolcu bulunan müteveffanın vefatı nedeniyle üçüncü kişilere ödenen destekten yoksun kalma tazminatının, sigortalı firmaya rücu edilmesine ilişkin başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine yöneliktir.
Davacı şirkete ZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın, ... tarihinde ... ...'a ... metre kala tek taraflı kaza yaptığı, kaza neticesinde aracın ön koltuğunda bulunan dava dışı müteveffa ...'nın vefat ettiği, daha sonra araçtan yaklaşık 20 metre sonra da dava dışı müteveffa ...'ın cenazesine ulaşıldığı ve neticeten meydana gelen kaza neticesinde ... ve ...'ın vefat ettiği anlaşılmıştır.
...'nın vefatı sebebi ile zarara uğrayan ve destek alacaklısı olan baba için davacı şirket tarafından toplamda ... TL ödeme yapıldığı, davaya konu kaza sırasında, sigortalı araç sürücüsü dava dışı ... alkollü olduğu, dosya arasındaki otopsi raporunda da kanında 132 promil alkol tespit edildiğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı aleyhine arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu ve arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.
Borçlar Kanunu ve 2918 sayılı KTK. uyarınca; trafik kazalarından kaynaklanan hasarlara sebebiyet veren kusurları oranında söz konusu hasar bedelinden sorumludur.
BK.49 maddesinde “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” hükmü yer almaktadır. Bu sebeple, davalı tam kusuru ile sebebiyet verdiği kazadan kaynaklanan zararı tazmin etmekle yükümlüdür. Aynı zamanda, 2918 sayılı KTK’nin 85/1 maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, … motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmünün yer aldığı tehlike esasına ilişkin kusursuz sorumluluk hali de düzenlenmiştir. Keza KTK’nin 84/5. maddesinde, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükmü yer almaktadır. Aynı zamanda, 2918 sayılı KTK’nun 91 ve devamı maddelerinde düzenlendiği üzere; sigorta şirketi, ZMSS temin ettiği araçların üçüncü kişilere verdiği zarardan da poliçe limitleri dahilinde, kusur oranında sorumludur.
Keza TTK.’nun 1472. maddesinin, “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.” hükmü gereği; sigortacıya, ödediği tazminatı, haksız fiili ile zarara sebebiyet verenlerden ve bu fiilden sorumlu olanlardan kendi sigortalısının haklarına halef olarak geri alma hakkı tanınmıştır.
İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 67.maddesinde düzenlenmiş olup, “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare: 02/07/2012- 6352 S.K./11. md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir" hükmü öngörülmüştür. Bu hüküm uyarınca, alacaklının kötüniyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir.
Yargıtay uygulamasına ve öğretiye göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötü niyetli kabul edilir. Örneğin, alacağı kendisine tamamen ödenmesine rağmen icra takibine girişen, kefil hakkında kefalet limitinin üzerindeki bir miktar için takip yapan, vadeden önce icra takibine girişen veya kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığı kendisine bildirilen bankanın gerekli incelemeyi yapmaksızın icra takibi başlatması durumlarında alacaklı, İİK’nun 67.maddesi anlamında kötüniyetli sayılmalıdır. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. baskı, Ankara 2013, s. 258)
... tarihli bilirkişi heyeti raporunda, ... plakalı otomobil sürücüsü ... ‘ın bu kazanın oluşumunda tüm nedenler ve unsurlar bütün olarak ele alınıp değerlendirildiğinde; aracının hızını kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurması gerekirken bunu yapmadığından dolayı % 100 oranında ASLİ/TAM kusurlu olduğu, ... plakalı otomobilde yolcu olarak bulunan ... ‘nın bu kazanın oluşumunda tüm nedenler ve unsurlar bütün olarak ele alınıp değerlendirildiğinde, kazanın meydana gelmesinde herhangi bir KABAHATİNİN OLMADIĞI, meydana gelen kazada sigortalı konumundaki ... plakalı araç sürücüsünün vefat ettiği yapılan otopsiye göre sürücünün kaza anında kanuni limtiler üzerinde alkollü olduğunun tespit edilmesi üzerine sigortacının ZMMS poliçesi genel şartları B4/c maddesi gereği rucuda bulunabileceği, alkollü kişinin aracına binmiş müteveffa destek için ortak kusurun ve kusur indiriminin takdiri tamamen mahkemede olmak kaydı ile, ödemenin yapıldığı döneme göre hesaplama yapılması halinde baba ... ...’nın gerçek zararının ... TL olduğu hususları tespit edilmiştir.
Yazılan müzekkerelere verilen cevaplar, otopsi raporu, ... tarihli ödeme dekontu, kaza tespit tutanağı, aldırılan bilirkişi heyeti heyeti raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurulduğunda;
Somut olayda, araç sürücüsünün Mahkememizce aldırılan heyet raporunda da belirtildiği üzere yüzde 100 tam kusurlu olması ve 1.00 promil üstü oranda alkollü olması (otopsi raporuna göre 132 promil) hususları ve konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesi E: 2013/5157 K: 2018/73 T: 08.01.2018 "5237 sayılı TCK'nın 179/3. maddesinde düzenlenen; alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle "emniyetli bir şekilde" araç kullanamayacak kişinin, bu halde araç kullanması suçu kasıtla işlenebilecek bir suçtur. Alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olması bu suçun oluşması için yeterli olmamakla birlikte Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde araç kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile bireysel farklılıkları da elimine edebilecek şekilde 1.00 PROMİLDEN YÜKSEK OLARAK SAPTANAN ALKOL DÜZEYİNİN, GÜVENLİ SÜRÜŞ YETENEĞİNİ KAYBETTİRECEĞİNİN, BİLİMSEL OLARAK KABULÜ GEREKTİĞİ ANLAŞILMAKLA; İncelenen dosyada 1.05 promil alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sanığın, güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği, atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğu gözetilmeksizin, sanığın mahkûmiyeti yerine, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 08/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi." denilmek suretiyle 1.00 PROMİLİN ÜZERİNDE ALKOL OLMASI DURUMUNDA KAZANIN DOĞRUDAN ALKOLÜN ETKİSİYLE GERÇEKLEŞTİĞİNİN KABULÜ GEREKTİĞİNE DAİR İÇTİHATI gözetildiğinde, davalının maliki olduğu aracı kullanan sürücünün kazayı salt alkol etkisi altında yapıp yapmadığına dair bir araştırmaya girilmesinin Yargıtay içtihatlarına aykırı olacağı, davalının maliki olduğu aracı kullanan sürücünün 1.00 promilin üstünde alkol alarak araç kullanmasının güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin bilimsel olarak kabulü gerektiği, Mahkememizce aldırılan ... tarihli bilirkişi heyeti raporunda, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın bu kazanın oluşumunda % 100 oranında ASLİ/TAM kusurlu olduğu, ... plakalı otomobilde yolcu olarak bulunan ...'nın bu kazanın oluşumunda herhangi bir KABAHATİNİN OLMADIĞI, meydana gelen kazada sigortalı konumundaki ... plakalı araç sürücüsünün vefat ettiği yapılan otopsiye göre sürücünün kaza anında kanuni limtiler üzerinde alkollü olduğunun tespit edilmesi üzerine sigortacının ZMMS poliçesi genel şartları B4/c maddesi gereği rücuda bulunabileceği, alkollü kişinin aracına binmiş müteveffa destek için ödemenin yapıldığı döneme göre hesaplama yapıldığı, baba ... ...’nın gerçek zararının ... TL olduğu tespit edildiğinden, davalının takibe itirazının haksız olduğu anlaşıldığından taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile davalının Antalya Genel İcra Dairesi .../... sayılı takip dosyasındaki itirazının iptaline, takibin aynen devamına, fazlaya dair istemin reddine dair karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile;
\-Taleple bağlı kalınarak, davalının Antalya Genel İcra Dairesi .../... sayılı takip dosyasındaki itirazının iptaline, takibin aynen devamına,
\-Fazlaya dair istemin reddine,
2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harç mahsup edilerek bakiye ... TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
3-İş bu dava dosyasında davacı tarafından peşin yatırılan harç toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-İş bu dava dosyasında peşin yatırılan gider avansından kullanılan tebligat, yazışma ve bilirkişi ücreti toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davacı taraf kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan ... TL arabuculuk giderinin, davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
7-Yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5/1. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarılması, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmek suretiyle yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen kararın gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2026
Katip ...
¸ e-imzalıdır
Hakim ...
¸ e-imzalıdır