Anahtar kelimeler: uyuşturucu
ANTALYA
2\. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/855
KARAR NO : 2026/617
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/01/2025
KARAR TARİHİ : 25/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Tüketici Mahkemesi'ne verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalı sigortalı ...'un maliki bulunduğu ... plakalı aracın ZMMS poliçesi ile müvekkili şirkete sigortalı olduğunu, sigortalı aracın ... tarihinde dava dışı ... yönetiminde ... ... ... istikametinde ... geçtikten sonra aynı istikamette seyir halinde bulunan dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası düzenlenen trafik kazası tespit tutanağına göre sigortalı araç sürücüsü dava dışı ... bu kazanın oluşumunda tam kusurlu bulunduğunu, aynı zamanda kaza sırasında 2.85 promil alkollü olduğu tespit edildiğini, yaptırılan ekspertiz incelemesi neticesinde ... plakalı karşı araçta ... TL hasar bedeli ile ... TL değer kaybı olmak üzere toplam ... TL hasar bedeli tespit edildiğini, ... TL hasar bedeli ... tarihinde ... plakalı araç sahibi ...'ün sigortacısı olan .... Sigorta A.Ş.'ye, ... TL değer kaybı tazminatı ise ... tarihinde ise ... vekili ... ... ödendiğini, Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar teminat dışında olduğundan ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayacağı oranda sigorta ettirene rücu edebileceğinin bildirildiğini bildirerek, Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... /... E. sayılı dosyası dosyasına davalı borçlunun yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğ edildiği ancak herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Davacı vekili tarafından kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, kaza fotoğrafları, arabuluculuk son tutanağı, sigorta poliçesi, ekspertiz raporu, alkol raporu, ödeme dekontu delil olarak sunulmuş, mahkememizce Antalya Genel İcra Dairesi ... /... esas sayılı takip dosyası, Sigorta şirketinden hasar dosyası, araç malik bilgileri, davaya konu araçların trafik tescil kayıtları, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi'nden ... plakalı aracın tramer kayıtlı celbedilmiş, bilirkişi heyetinden rapor aldırılarak tüm deliller toplanmıştır.
Antalya Genel İcra Dairesi ... /... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından borçlular ... ile ... aleyhine ... TLasıl alacak ile ... TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam ... TL toplam alacak üzerinden örnek no:7 olan ödeme emri ile takibe girişildiği, davalının süresinde borca itirazda bulunmuş olduğu, takibin durduğu, eldeki davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Antalya ... . Tüketici Mahkemesi'nin .... /... Esas ve ... /... Karar sayılı kararı ile, "Mahkememizin görevli olmaması sebebi ile dava dilekçesinin HMK 114/1c maddesinde düzenlenen dava şartının gerçekleşmemesi sebebi ile reddine, 2-Tüketici mahkemesi olarak mahkememizin görevsizliğine davaya bakmakla Antalya Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğuna" karar verilerek dosyanın mahkememize tevzi edilerek yargılamaya ... /... sayılı esas üzerinden devam olunduğu anlaşılmıştır.
Kazadaki kusur oranının ve ödeme yapılan ... plakalı araçta meydana gelen hasarın ve değer kaybının ne kadar olduğu, davacı sigorta şirketinin ödediği bedelin hasar ile uyumlu olup olmadığı konusunda bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış, Makine Mühendisi ve Adli Trafik bilirkişi heyetinden alınan ... tarihli raporda, dosyada mevcut belge ve bilgilere göre, piyasa rayiç değerinin ve tazminat bedelinin tespit edilmesine yönelik kaza tarihi dikkate alınarak yapılan araştırmalar neticesinde ... tarihinde meydana gelen kaza neticesinde dava dışı ... plakalı araç sürücüsü ... ... 'e ait araçta ki toplam ve gerçek hasarın parça + işçilik (kdv dahil) olmak üzere ... TL ( kdv dahil) olduğu, söz konusu bedelin araçla oluşan hasarla uyumlu olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından sigorta poliçe limitleri dahilinde dava dışı araç sahibine yapılan ödemenin hasarla uyumlu olduğu, kazanın ... plakalı araç sürücüsü ...'un sağ şeritte ilerleyen aracın geçişini beklemeden dikkatsiz ve tedbirsizce şerit değiştirmesinden kaynaklandığı, bu kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'un 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen 46/b Şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetle geçişini beklemek zorundadırlar kuralını ihlal ettiğinden %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ün herhangi bir kural ihlalinin olmadığı bildirilmiştir.
Mahkememizce araçta değer kaybının olup olmadığı var ise ne kadar olduğu tespiti için Sigorta Eksperi bilirkişiden rapor aldırılmış, alınan ... tarihli raporda; dava konusu aracın hasar tespiti sonucunda, orijinal parçalar ile işçilik dahil toplam hasar tutarının KDV dahil ... TL olduğu, kaza tarihi itibariyle dava konusu araçta değişen parçaların piyasa rayiç bedellerine uygun olduğu, ekspertiz raporunda takdir edilen işçiliklerin de piyasa rayiçlerinde makul tutarlar olduğu, araçta oluşan değer kaybı bedelinin ... TL olduğu, dosya içeriğinden davacı sigorta şirketinin ... TL değer kaybı ödemesi yaptığı görülmüş olup söz konusu tutarın poliçe limitleri dahilinde hasar bedelinden kalan tutar (... -... ) olarak uyumlu olduğunu bildirmiştir.
Dava, ZMSS poliçesi ile sigortalı olan aracın alkollü sürücü idaresinde iken sebep olduğu, trafik kazasından kaynaklı 3. Kişilere ödenen tazminatın sigortalı araç sürücüsünden tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
2918 Sayılı KTK'nın 48. maddesinde; "Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında araç sürme yasağı" düzenlenmiştir. İlgili yasal düzenlemede daha önce; "Uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olanlar ile alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş olan kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır." denilerek, alkol oranına yasal bir sınır getirilmeyerek alkol oranına ilişkin düzenleme Yönetmelik ile yapılmışken, ... tarihinde kabul edilen 6487 sayılı Yasa'nın 19. maddesi ile 2918 sayılı Yasa'nın 48. maddesi yeniden düzenlenmiş, daha önceki yasal düzenlenmedeki alkol oranına yönelik "güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş" ibaresinden vazgeçilerek; "(1) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır.
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlar kullanılır" denilmiş, madde'nin 5. fıkrasında ise önceki düzenlemeden farklı olarak, hususi araçlarda 0,50 promili aşan miktarda alkollü olarak araç kullanımı (ticari araçlarda alt sınır 0,21 olarak uygulanır) cezaya tabi kılınmıştır. Yapılan düzenleme ile alkol kullanımda daha önce Yönetmelik ile idare tarafından belirlenen sınır, yasa ile belirlenir hale gelmiştir.
Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı " B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili madde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.
Y a r g ı t a y 4 . H u k u k D a i r e s i'nin 29.05.2024 tarihli 2024/872 Esas 2024/5441 Karar sayılı ilamında".. Uyuşmazlık; davacı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle 3. kişilere yapılan ödemenin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca alkol nedeniyle rücuen tazmini talebine ilişkindir. Karayolları Trafik Yönetmelik'inin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1 inci maddesinde, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan "b-2" bendinde, alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir. Öte yandan, davaya konu kazanın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.d. maddesinde, tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak verildiği kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa, sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır. Bununla birlikte, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.d. maddesinin dayanağını teşkil eden KTK'nun 48 inci maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmelik'inin 97 nci maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve müteakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabulü de mümkün değildir.6847 Sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi ile değişik 2918 sayılı KTK'nın 48 inci maddesinin 6 ncı fıkrasında; ”Yapılan tespit sonucunda 1.00 promil ve üstü alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.” düzenlemesi ve TCK'nın 179 uncu maddesinin 3 üncü fıkrasında ise "Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi yukarıdaki madde hükmüne göre cezalandırılır.” düzenlemesi ve Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 inci maddesinin 5 inci bendinde yer alan; "Taşıtın uyuşturucu maddeler veya Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar” düzenlemesi karşısında %100 kusurlu olup 1.00 promil ve üstü alkollü sürücülerin emniyetli araç sevk ve idare edemeyecek durumda olmaları nedeniyle meydana gelen zarar münhasırlık raporu aranmadan sigorta teminatı kapsamı dışında sayılacaktır. Sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması ya da tam kusurlu olmaması durumunda, trafik kazasının oluşumuna sadece sürücünün alkollü olması değil başka sebeplerinde etken olması nedeniyle meydana gelen zarar kasko sigortası teminat kapsamı içinde sayılacaktır.Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü 6762 sayılı TTK'nın 1281 inci maddesi (6102 sayılı TTK'nın 1409 inci maddesi) hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Bu durumda mahkemece yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan yasal düzenlemeler ve hukuki olgulara göre, dava dışı sürücünün olayda %100 kusurlu ve 1,00 promilin üzerinde alkollü olması, Karayolları Trafik Kanunu 48. maddesi gereğince 1,00 promilin üzerindeki alkol düzeyinin herkesi etkileyecek olması karşısında; kazanın münhasıran alkollü olunması nedeniyle gerçekleştiğinin kabulü ile davanın kabulü yönünde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. " şeklinde belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde;... tarihinde davalı adına kayıtlı dava dışı sürücünün sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiği, bu kaza neticesinde karşı araç ... plakalı plakalı araçta hasar meydana geldiği ve ... tarihinde ... ve ... tarihinde ... TL olmak üzere toplam ... TL ödendiği, davacı sigorta şirketinin trafik zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı olan davalıya ait aracın alkollü olarak kullanıldığı belirtilerek yapılan ödeme nedeniyle rücuen tazminini talep ettiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, kaza anında alkollü olduğu tespit edilen sigortalı araç sürücüsünün, karıştığı kaza nedeniyle zarar görene ödemede bulunan sigorta şirketinin, sigortalısından rücu ettiği miktarı rücuen talep etmekte haklı olup olmadığı, rücu edebilmesi için kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmesinin gerekip gerekmediği, rücu için, sigortalı araç sürücüsünün yasal sınırın üzerinde alkollü olması halinde sigortalısına rücu hakkının olup olmadığı, buna göre davacının rücuen ödediği miktarın istirdadını talep edip edemeyeceğine ilişkindir. Somut olayda, davacı ile davalı arasında tanzim edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası tanzim tarihi itibarıyla rücu şartlarının belirlenmesinde 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının nazara alınması gereklidir.01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Yeni Genel Şartlar B.4.c.maddesine göre; aracın ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce kullanılması sırasında olması yeterli olup, kazanın ayrıca münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşmesi zorunlu değildir. Mevzuatta belirtilen alkol oranı ise Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1. maddesinin b-2 bendine göre 0.50 promil alkol olarak belirlenmiştir. Ancak Yargıtay ilamında, dava dışı sürücünün olayda %100 kusurlu ve 1,00 promilin üzerinde alkollü olması, Karayolları Trafik Kanunu 48. maddesi gereğince 1,00 promilin üzerindeki alkol düzeyinin herkesi etkileyecek olması karşısında, kazanın münhasıran alkollü olunması nedeniyle gerçekleştiğinin kabulü gerektiği belirtilmiştir. Bu kapsamda davalıya ait sigortalı aracın dava dışı sürücüsünün tam kusurlu ve kaza anında yasal sınırın üzerinde (2,85 promil) alkollü olduğu, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelip gelmediğine bakılmaksızın, sigorta şirketinin rücu hakkının bulunduğu ve yaptığı ödemeleri ödeme tarihinden faizleri ile talep edebileceği, maddi gerçek tazminat miktarı yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, gerçek zararın hasar bedeli yönünden ... TL ve araç değer kaybı yönünden ... TL olduğu, davacının ... TL hasar bedeli ve ... TL araç değer kaybı olmak üzere ... TL ödendiği, davacının ödemiş olduğu ... TL asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere ... TL talep ettiği anlaşılmakla, taleple bağlı kalınarak davacının davasının kabulüne dair karar vermek gerekmiş, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine şeklinde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile;
Davalının Antalya Genel İcra Dairesinin ... /... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
Davacının icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,
2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan ... TL ilk masraf, ... TL tebligat ve müzekkere gideri, ... TL bilirkişi ücreti olmak üzere ... TL yargılama gideri ile peşin alınan ... TL harcın toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ... -TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davalıdan alınarak hazineye irat kaydedilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalının yüzüne karşı, HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça, okunup, usulen anlatıldı. 25/06/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır