Anahtar kelimeler: uyuşturucu
ANTALYA
2\. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/662
KARAR NO : 2026/369
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 13/09/2024
KARAR TARİHİ : 02/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının maliki ve işleteni olduğu ... plakalı aracı ile müvekkili şirket tarafından ZMMS sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirkete zorunlu trafik poliçesi ile sigortalı aracın ... tarihinde trafik kazasına karıştığını, kaza sebebiyle ...'ın bedensel zarara uğradığını, zarar gören tarafından müvekkili şirket hakkında oluşan geçici iş göremezlik zararları sebebi ile sigorta tahkim komisyonuna başvuru yapıldığını, ilam niteliğindeki uyuşmazlık hakem heyeti kararları Ankara ... İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, müvekkili şirket hakkında oluşan bakıcı giderleri zararı için sigorta tahkim komisyonuna başvuru yapıldığını ve heyet kararı ile Ankara ... İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, müvekkili şirket tarafından ...'ın bedelsel zararlarına ilişkin toplamda ... TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, davaya konu kaza sırasında sigortalı araç sürücüsü dava dışı ...'in alkollü olduğunu, müvekkili şirketin zarar görenler için ödediği zararın rücusu için Trafik Poliçesi Genel Şartları gereğince sigortalısına başvurma hakkı olduğunu, müvekkili şirket sigortalı olan aracın sürücüsünün hem alkollü hem de olay yerine terkettiğini, birden çok rücu gerekçesi bulunması halinde rücu gerekçelerinden birinin yasal şartları taşıması halinde rücu hakkı doğacağını, davalı hakkında Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası ile ödenen ve sorumlular tarafından karşılanmayan ... TL'nin ödenmesi için takip yapıldığını, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu bildirerek Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyasına borçlu tarafından yapılan tüm itirazların iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğ edildiği ancak herhangi bir dilekçe sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Davacı vekili tarafından kaza tespit tutanağı, Sigorta Tahkim Komisyonu kararı, dekont, hasar dosyası, alkol raporu,Zorunlu Trafik Poliçesi Genel Şartları delil olarak sunulmuş olup, mahkememizce Sigorta Bilgi Gözetim Merkezinden tramer kayıtları, Sigorta Tahkim Komisyonu kararı, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .../... esas sayılı soruşturma dosyası, tedavi evrakları, Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyası, Ankara ...İcra Dairesi'nin .../... esas ve .../... Esas sayılı icra dosyaları celp edilmiş, araç malik bilgileri Uyaptan dosyamız arasına celbedilmiş, Uyap sistemi üzerinden Antalya ... İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı icra dosyası dosyamız arasına alınmak suretiyle tüm deliller toplanmıştır.
Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından borçlu ... ve ... aleyhine ... TL asıl alacak ve ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL alacağın örnek no:7 olan ödeme emri ile takibe girişildiği, davalı borçlu ... tarafından ... tarihli dilekçesi ile asıl alacağa, faize, imzaya, takibe ve borcun ferileriyle tamamına itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı ... A.Ş tarafından davalı ...'e açılan itirazın iptali davasında, mahkeme tarafından aldırılan ... tarihli bilirkişi raporunda; Olay yerinde trafik zabıtasınca düzenlenen kaza tespit tutanağında ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in 2918 sayılı KTK yer alan 47/1-b maddesini ihlal ettiği, diğer ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ın ise aynı kanunda yer alan herhangi bir kuralı ihlal etmediği, dosyada mevcut belgeler incelenerek ve kazaya neden olabilecek faktörlerle birlikte değerlendirilerek ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in kaza anında 1.13 promil alkollü olduğu, trafikte doğru düşünme ve karar verme süreçlerinin etkilendiği, mesafe algısının bozulduğu, dikkatini yola veremediği, alkolün verdiği özgüven ile kontrolsüzce araç kullanması sonucu bu kazayı alkol etkisi altında yaptığı, kazaya neden olabilecek alkol dışında bir etken bulunmadığı kanaatine varıldığı, davacı tarafından dava dışı ...'a yapılan ödemelere ilişkin rücu edilebilecek tutarın ... TL anapara, ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam tutarın ... TL olabileceği sonucuna varıldığı, bilirkişi tarafından ... tarihli ek raporunda özetle; Davacı tarafça icra takip dosyasına konu edilen rücu alacağına ilişkin tutarın ... TL takip tarihine kadar işlemiş avans faizi ile birlikte ... TL olduğu, dava dışı 3. kişinin geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının dosya kapsamında bulunan SGK hizmet dökümü belgesi dikkate alınarak maluliyet oranına isabet eden maddi tazminat miktarının ... TL olduğu, davacı tarafça rücu talebine konu edilen ... TL ödemenin, hesaplanan tazminat miktarının gerçek zararı aşmadığı bildirilmiştir.
Davacının maluliyet oranını bildirir Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın ... sayılı raporunda, ...'ın ... tarihli trafik kazasına bağlı yaralanması neticesinde vücut engel oranının %5 ve sürekli olduğu, bakıcı ihtiyaç süresinin 2 ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği belirtilmiş, bu rapor ve Sigorta Tahkim Komisyonu kararlarına karşı davalı vekiline beyanda bulunmak için verilen süre de herhangi bir beyanda bulunulmadığı, itiraz edilmediği anlaşılmıştır.
Mahkememizce Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyasındaki heyet raporu, Sigorta Tahkim Komisyonu kararları, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın ... sayılı raporu dikkate alınarak davacının icra takibine konu ettiği rücu alacağı olup olmadığı hususunda aktüer bilirkişi tarafından rapor aldırılmış, ... tarihli bilirkişi raporunda;Dava dosyası kapsamında sunulan hasar evraklarının incelemesine göre ... tarihinde meydana gelen kazada ...-... vade ile ZMMS teminatına alınmış olan ... plakalı sigortalı aracın sürücü dava dışı ...'in alkol tutanağından 1,13 promil alkollü olduğu, kaza tespit tutanağından dava dışı sürücü ...'in olay yerini terk ettiği ve kaçarken yakalandığının tespit edildiği, davacı sigorta şirketinin, sigortalısı olan ... plakalı aracın maliki sigortalısı davalıya, dava dışı sürücünün kaza anında KTK öngördüğü oranların üzerinde alkollü olarak araç kullanması ve olay yeri terk sebebi ile ödediği rakamı rücu etmek istemektediği, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyasında alınan ... tarihli raporda; kazanın münhasıran alkol etkisi altında gerçekleştiğinin mütalaa edildiği, yerleşik içtihatlar kapsamında sürücünün alkollü olmasının tek başına hasarın teminat dışı kalmı yeterli olmadığı ayrıca kazanın münhasıran alkolün etkisiyle de gerçekleşmesi gerektiği belirtilmekte olup, ... tarihli rapordaki tespitler kapsamında davacı sigorta şirketinin hak sahibine ödediği tazminata ilişkin bedeli kendi sigortalısı olan davalıya ZMMS Genel Şartları B.4./c bendi kapsamında rücu hakkının bulunduğu yine dava dışı sürücünün olay yerini terk ettiği, terk sebebinin haklı bir nedene dayandığına ilişkin herhangi bir belgeninde mevcut olmaması dikkate alınarak ZMMS Genel Şartları B.4./f bendi kapsamında da rücu hakkının bulunduğu, yapılan hesaplamalar neticesinde; dava dışı hak sahibi ... için hesaplanan geçici bakıcı gideri zararı ve geçici iş göremezlik tazminatı tutarlarının sigorta şirketi tarafından ödenen tazminat tutarından yüksek olduğu, bu itibarla sigorta şirketi tarafından hak sahibi kazazede için tazminata yönelik yapılan ödemenin gerçek zarar sınırları içinde kaldığı, icra dosyaları ile tahkim ilamlarında hükmedilen alacak kalemlerinin uyumlu olduğu her iki icra dosyasına sigorta şirketi tarafından toplam ... TL (... TL\*... TL) ödendiği, her ne kadar davacı taraf vekalet ücretlerine ilişkin vergi tevkifat ödemelerinden bahsetmişse de dosya kapsamında buna ilişkin herhangi bir bilgi/ödeme belgesi mevcut olmadığından hesaplamalar ödendiği tespit edilebilen ... TL dikkate alınarak yapıldığı, itirazın iptaline konu olan Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasında davacı/alacaklı tarafça talep edilebilecek asıl alacak tutarının ... TL, işlemiş faiz tutarının taleple bağlılık ilkesi uyarınca ... TL olabileceği, takibin devamı gereken takip toplamının ... TL olabileceği, davacı/alacaklı tarafça takip talebi/ödeme emrinde ... TL asıl alacak tutarının fazla talep edildiği bildirilmiştir.
Davacı vekilinin itirazları doğrultusunda daha önce rapor sunan bilirkişiden aldırılan ... tarihli ek raporda ; Dosya kapsamında ödeme belgesi tespit edilememekle birlikte mevzuat gereği ödenen ilam ve icra vekalet ücretlerinin stopaj ve kdv'lerinin davacı sigorta şirketi tarafından kaynakta kesilerek vergi dairesine ödendiğinin kabul edilmesi halinde,itirazın iptaline konu olan Antalya Genel İcra Dairesinin .../... E. Sayılı dosyasında davacı/alacaklı tarafça talep edilebilecek asıl alacak tutarının ... TL, işlemiş faiz tutarının taleple bağlılık ilkesi uyarınca ... TL olabileceği, takibin devamı gereken takip toplamının ... TL olabileceği, davacı/alacaklı tarafça takip talebi/ödeme emrinde fazla talep edilen tutarın mevcut olmadığı bildirilmişitir.
Dava, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı tarafından zarar gören üçüncü kişilere yapılan ödemenin, Zorunlu Mali Mesuliyet sigortalısından, sürücüsünün alkollü olması nedeniyle rücuen tazmini için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2918 Sayılı KTK'nın 48. maddesinde; "Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında araç sürme yasağı" düzenlenmiştir. İlgili yasal düzenlemede daha önce; "Uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olanlar ile alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş olan kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır." denilerek, alkol oranına yasal bir sınır getirilmeyerek alkol oranına ilişkin düzenleme Yönetmelik ile yapılmışken, 24/05/2013 tarihinde kabul edilen 6487 sayılı Yasa'nın 19. maddesi ile 2918 sayılı Yasa'nın 48. maddesi yeniden düzenlenmiş, daha önceki yasal düzenlenmedeki alkol oranına yönelik "güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş" ibaresinden vazgeçilerek; "(1) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır.
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlar kullanılır" denilmiş, madde'nin 5. fıkrasında ise önceki düzenlemeden farklı olarak, hususi araçlarda 0,50 promili aşan miktarda alkollü olarak araç kullanımı (ticari araçlarda alt sınır 0,21 olarak uygulanır) cezaya tabi kılınmıştır. Yapılan düzenleme ile alkol kullanımda daha önce Yönetmelik ile idare tarafından belirlenen sınır, yasa ile belirlenir hale gelmiştir.
Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı " B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili madde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.
Y a r g ı t a y 4 . H u k u k D a i r e s i'nin 29.05.2024 tarihli 2024/872 Esas 2024/5441 Karar sayılı ilamında".. Uyuşmazlık; davacı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle 3. kişilere yapılan ödemenin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca alkol nedeniyle rücuen tazmini talebine ilişkindir. Karayolları Trafik Yönetmelik'inin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1 inci maddesinde, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan "b-2" bendinde, alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir. Öte yandan, davaya konu kazanın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.d. maddesinde, tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak verildiği kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa, sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır. Bununla birlikte, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.d. maddesinin dayanağını teşkil eden KTK'nun 48 inci maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmelik'inin 97 nci maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve müteakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabulü de mümkün değildir.6847 Sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi ile değişik 2918 sayılı KTK'nın 48 inci maddesinin 6 ncı fıkrasında; ”Yapılan tespit sonucunda 1.00 promil ve üstü alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.” düzenlemesi ve TCK'nın 179 uncu maddesinin 3 üncü fıkrasında ise "Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi yukarıdaki madde hükmüne göre cezalandırılır.” düzenlemesi ve Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 inci maddesinin 5 inci bendinde yer alan; "Taşıtın uyuşturucu maddeler veya Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar” düzenlemesi karşısında %100 kusurlu olup 1.00 promil ve üstü alkollü sürücülerin emniyetli araç sevk ve idare edemeyecek durumda olmaları nedeniyle meydana gelen zarar münhasırlık raporu aranmadan sigorta teminatı kapsamı dışında sayılacaktır. Sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması ya da tam kusurlu olmaması durumunda, trafik kazasının oluşumuna sadece sürücünün alkollü olması değil başka sebeplerinde etken olması nedeniyle meydana gelen zarar kasko sigortası teminat kapsamı içinde sayılacaktır. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü 6762 sayılı TTK'nın 1281 inci maddesi (6102 sayılı TTK'nın 1409 inci maddesi) hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Bu durumda mahkemece yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan yasal düzenlemeler ve hukuki olgulara göre, dava dışı sürücünün olayda %100 kusurlu ve 1,00 promilin üzerinde alkollü olması, Karayolları Trafik Kanunu 48. maddesi gereğince 1,00 promilin üzerindeki alkol düzeyinin herkesi etkileyecek olması karşısında; kazanın münhasıran alkollü olunması nedeniyle gerçekleştiğinin kabulü ile davanın kabulü yönünde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. " şeklinde belirtilmiştir.
6/12/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7194 sayılı Kanunu'nun 16. maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu'nun 94. maddesine ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir. "09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile 19.03.1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücretini (icra ve iflas müdürlüklerine yatırılanlar dâhil) ödeyenler tarafından gelir vergisi tevkifatı yapılır."7194 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeyle, mahkemelerce veya icra ve iflas müdürlüklerince karşı tarafa yükletilen, avukatlara ait olan ve serbest meslek kazancına dahil edilmesi gereken vekalet ücretleri üzerinden, kimlerin tevkifat yapmakla yükümlü olduğu hususuna açıklık kazandırılmıştır. Buna göre, GVK'nun 94/1 maddesinde sayılanlar tarafından İcra ve İflas Kanunu ile Avukatlık Kanunu uyarınca karşı tarafa yüktetilen vekâlet ücretinin;A) Borçlu (davayı kaybeden) tarafından doğrudan avukata ödendiği durumlarda, borçlu (davayı kaybeden) tarafından,B) Borçlu (davayı kaybeden) tarafından avukata ödenmek üzere icra ve iflas müdürlüklerine yatırıldığı durumlarda, borçlu (davayı kaybeden) tarafından,C) Borçlu (davayı kaybeden) tarafından alacaklı (davayı kazanan asil) tarafa ödendiği durumlarda, alacaklı (davayı kazanan asil) tarafından avukata ödeme yapılması esnasında, gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla , somut olayda vekalet ücreti bakımından gelir vergisi tevkifatının hesaplamada göz önünde tutulması gerekir.
Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; Davacı sigorta şirketince ... plakalı araç ile ilgili ... başlangıç, ... bitiş tarihli zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin tanzim edildiği, ... tarihinde davalı adına kayıtlı dava dışı sürücünün sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiği, bu kaza neticesinde karşı araç ... plakalı plakalı araç sürücüsünün yaralandığı, zarar gören tarafından davacı şirket hakkında geçici iş göremezlik ve bakıcı zararları sebebi ile sigorta tahkim komisyonuna başvuru yapıldığı, ilam niteliğindeki uyuşmazlık hakem heyeti kararlarının Ankara ... İcra Dairesi'nin .../... Esas ve Ankara ... İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, davacı şirket tarafından ...'ın bedelsel zararlarına ilişkin toplamda ... TL ödeme yapıldığını, davacı sigorta şirketinin trafik zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı olan davalıya ait aracın sürücüsünün olay yerini terk ettiği ancak öncelikle aracın alkollü olarak kullanıldığı belirtilerek yapılan ödeme nedeniyle rücuen tazminini talep ettiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, kaza anında alkollü olduğu tespit edilen sigortalı araç sürücüsünün, karıştığı kaza nedeniyle zarar görene ödemede bulunan sigorta şirketinin, sigortalısından rücu ettiği miktarı rücuen talep etmekte haklı olup olmadığı, rücu edebilmesi için kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmesinin gerekip gerekmediği, rücu için, sigortalı araç sürücüsünün yasal sınırın üzerinde alkollü olması halinde sigortalısına rücu hakkının olup olmadığı, buna göre davacının rücuen ödediği miktarın istirdadını talep edip edemeyeceğine ilişkindir. Somut olayda, davacı ile davalı arasında tanzim edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası tanzim tarihi itibarıyla rücu şartlarının belirlenmesinde 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının nazara alınması gereklidir. 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Yeni Genel Şartlar B.4.c.maddesine göre; aracın ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce kullanılması sırasında olması yeterli olup, kazanın ayrıca münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşmesi zorunlu değildir. Mevzuatta belirtilen alkol oranı ise Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1. maddesinin b-2 bendine göre 0.50 promil alkol olarak belirlenmiştir. Ancak Yargıtay ilamında, dava dışı sürücünün olayda %100 kusurlu ve 1,00 promilin üzerinde alkollü olması, Karayolları Trafik Kanunu 48. maddesi gereğince 1,00 promilin üzerindeki alkol düzeyinin herkesi etkileyecek olması karşısında, kazanın münhasıran alkollü olunması nedeniyle gerçekleştiğinin kabulü gerektiği belirtilmiştir. Bu kapsamda davalıya ait sigortalı aracın dava dışı sürücüsünün tam kusurlu ve kaza anında yasal sınırın üzerinde (1.13 promil) alkollü olduğu, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelip gelmediğine bakılmaksızın, sigorta şirketinin rücu hakkının bulunduğu, kaldı ki Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyasında aldırılan ... tarihli bilirkişi raporunda, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in 2918 sayılı KTK yer alan 47/1-b maddesini ihlal ettiği, diğer ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ın ise aynı kanunda yer alan herhangi bir kuralı ihlal etmediği, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in kaza anında 1.13 promil alkollü olduğu, trafikte doğru düşünme ve karar verme süreçlerinin etkilendiği, mesafe algısının bozulduğu, dikkatini yola veremediği, alkolün verdiği özgüven ile kontrolsüzce araç kullanması sonucu bu kazayı alkol etkisi altında yaptığı, kazaya neden olabilecek alkol dışında bir etken bulunmadığı bildirildiği ve ayrıca dava dışı araç sürücüsünün kaza tespit tutanağı ile sabit olduğu üzere olay yerini terk ettiği, davacının öncelikle Sigorta Genel Şartları "B4-c" maddesi gereğince yapmış olduğu ödemeyi ödeme tarihinden itibaren faiziyle ile birlikte davalı sigortalısından talebinde haklı olduğu ve yaptığı ödemeleri rücu gerekçelerinden birinin gerçekleşmesi halinde rücu şartları oluşacağı, kazanın meydana gelmesinde, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in %100 oranında tamamen kusurlu olduğu, diğer araç sürücüsünün kusursuz olduğu, kaza esnasında 1.13 promil alkollü olduğu tespit edilen ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in bu kazayı salt alkolün etkisi altında yaptığı, böylelikle mahkememizce maddi gerçek tazminat miktarı yönünden dosya kapsamındaki Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyasındaki heyet raporu, Sigorta Tahkim Komisyonu kararları, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın ... sayılı raporu dikkate alınarak düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sigortalı araç sürücüsü alkollü olup tam kusurlu olması ve kazanın da münhasıran alkolün etkisiyle gerçekleşmesi nedeniyle Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4/c maddesi ve ayrıca davalı araç sürücüsünün kaza tespit tutanağı ile sabit olduğu üzere olay yerini terk ettiği, olay yerini tedavi amacıyla terkettiğine dair herhangi bir delil ve belge sunmadığı, bu terkin genel şartlarda belirtilen haklı sebebe dayandığının davalı sigortalı tarafından ispatlanamadığı,neticeten sürücünün herhangi bir zorunlu ve tehlikeli hal olmaksızın olay yerinden ayrılması sebebiyle de hasarın teminat dışı kaldığı,zarar poliçe teminatı dışında kalacağından davacı sigorta şirketinin bu borçtan sorumlu olmayacağı,sigorta şirketi tarafından 3.kişiye yapılan ödeme yönünden davalıya öncelikle dayandığı Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4/c maddeleri uyarınca rücu etme hakkı bulunduğundan, 3.kişiye yapılan ödemenin makul ve yerinde olduğu ve davacı sigorta şirketinin ZMMS Poliçesi kapsamında ve ZMMS Genel Şartları' nın B.4 maddesi uyarınca rücu sebeplerinden herhangi birine dayanarak ödediği tazminatı ve yapılması kanun lafzından zorunlu olan mevzuat gereği ödenen ilam ve icra vekalet ücretlerinin stopaj ve KDV'lerinin ödediği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalı araç malikinden talep edebileceği anlaşılmakla, taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile;
Davalının Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan ... TL ilk masraf, ... TL tebligat ve müzekkere gideri, ... TL bilirkişi ücreti olmak üzere ... TL yargılama gideri ile peşin alınan ... TL toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ... TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davalıdan alınarak hazineye irat kaydedilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça, okunup, usulen anlatıldı. 02/04/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır