Ana içeriğe atla

Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi · Esas 2025/437 · Karar 2026/385

Eklenme tarihi: 13 Temmuz 2026 03.06.2026 Yayınlanma
Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 03.06.2026 Esas No: 2025/437 Karar No: 2026/385

Anahtar kelimeler: uyuşturucu

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/437 Esas - 2026/385
T.C.
ANKARA BATI
1\. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2025/437
KARAR NO: 2026/385

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/12/2024
KARAR TARİHİ : 04/06/2026
K.YAZIM TARİHİ : 03/07/2026

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; davalı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, 27/09/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonrası olay yerini terk eden aracın dava dışı ... idaresindeki .... plaka sayılı araç olduğunun tespit edildiğini, aracın müvekkil şirket nezdinde davalı adına .... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu kapsamda başlatılan soruşturmada olay yerini terk ettiğini ikrar ettiğini, dava dışı başvurucu ...'in müvekkil şirkete değer kaybı ve hasar tazminatı başvurusunda bulunduğunu, müvekkil şirket tarafından başvuru neticesinde tahkim yargılaması aşamasında ödeme yapıldığını, ancak dava dışı başvurucu tarafından ödemenin akabinde Sigorta Tahkim Komisyonu'nun kararı ile müvekkil şirket aleyhine değer kaybına hükmedildiğini, söz konusu ödemelerin tevkifat kapsamında yapıldığını, sigortacının sigortalı tarafından verilen zarar nedeni ile hak sahiplerine ödeme yapmakla mükellef olduğunu, olay yerinin terk edilmesi halinde sigortacının sigortalı adına ödemiş olduğu tazminat miktarını sigortalıdan rücu edebileceğinin açıkça düzenlendiğini, müvekkil kurumca davalı taraftan alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine haksız yere itiraz edildiğini, itirazın haklılığına yönelik bir durum olmadığını, icra takibinin olay yerinin terk edilmesi nedeni ile yasalara uygun olduğunu belirterek davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız ve yersiz itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, davalının %20'sinden az olmamak üzeri icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının .... soruşturma sayılı dosyası, sigorta tahkim komisyonunun ... sayılı dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, 14/01/2026 tarihli bilirkişi raporu, 19/04/2026 tarihli bilirkişi ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi raporunda, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olan davalı ...'a ait ...'un sürücüsü olduğu.... plakalı araçla park halinde olan dava dışı .... plakalı ...'e ait olan araçların 27.09.2022 tarihinde karışmış oldukları kaza sonrasında; davalı taraf .... plakalı araç sürücüsü ...'un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/1-b ve 81/1-d maddelerine aykırı hareketi ile trafik kazasının meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, dava dışı .... plakalı ...'e ait park halinde sürücüsü olmayan aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun herhangi bir maddesine aykırı bir hareketi olmadığı için trafik kazasının meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı değerlendirilerek dava dışı ...'in gerçek zararın 58.228,60TL mertebesinde olduğu, davacı ... Sigorta Şti'nin dava konusu olayla ilgili sigortalısı davalı ....'a ait .... plakalı aracın karışmış olduğu kaza ile oluşan zararlardan sorumlu olduğu, oluşan 58.228,60TL bedelindeki zararları dava dışı ...'e ödediği, bu konuda sorumluluğunu yerine getirdiği, davacı ... Sigorta Şti kaza tarihi itibariyle sigortalısının aracında oluşan zararları geçerli zorunlu sigorta teminat Jimitleri dahilinde karşılamakla yükümlü olması nedeniyle davalı ...'a rücu edilebilecek bir durumun oluşmadığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi ek raporunda, Davacı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) kapsamında sigortalı olan davalı ...'a ait ....'un sürücüsü olduğu ... plakalı araçla park halinde olan Dava dışı ... plakalı ...'e ait olan araçların 27.09.2022 tarihinde karışmış oldukları kaza sonrasında; davalı taraf ... plakalı araç sürücüsü ...'un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/1-b ve 81/1-d maddelerine aykırı hareketi ile trafik kazasının meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, dava dışı ...plakalı ...'e ait park halinde sürücüsü olmayan aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun herhangi bir maddesine aykırı bir hareketi olmadığı için ile trafik kazasının meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı değerlendirilerek, dava dışı ...'in gerçek zararın 58.228,60TL mertebesinde olduğu, davacı sigorta şirketinin dava konusu olayla ilgili sigortalısı davalı ...'a ait ...plakalı aracın karışmış olduğu kaza ile oluşan dava dışı ....'e ait .... plakalı araçta meydana gelen 58.228,60TL bedelindeki zararları dava dışı ...'e ödediği, bu konuda sorumluluğunu yerine getirdiği, davacı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi kapsamında dava dışı ...'in aracında oluşan zararları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) teminat limitleri dahilinde karşıladığı, davalı taraf... plakalı araç sürücüsü ...'un meydana gelen trafik kazasından sonra kaza olayını yetkili ve görevli memurlara bildirmeden olay yerini terk ettiği, davacı sigorta şirketinin rücu edebileceği bedellerin ödeme tarihlerinden takip tarihine kadar olan hesaplaması 5,9 maddesinde tablolar halinde ayrıntılı olarak gösterilmiş olup takip tarihine kadar toplam 57.719,87TL olabileceği kanaatine varılmıştır.
GEREKÇE :
Dava; davacının ZMMS sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına ödediği tazminatın zarar sorumlularından rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Ankara Batı .... Tüketici Mahkemesinin ...E-...K sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek mahkememize gönderilen dava dosyası mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilmiştir.
Davacı alacaklı sigorta poliçesi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla ilamsız icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 04.11.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 08.11.2024 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
27/09/2022 tarihinde davalının maliki olduğu, davadışı ...'un sevk ve idaresindeki davacı sigorta şirketince sigortalı olan ... plakalı araç ile davadışı ...'in maliki olduğu .... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
Davadışı ...'in oluşan zararının tazmini için davacı aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurduğu, yapılan inceleme neticesinde 24/04/2024 tarihli K-.... sayılı karar ile uğranılan değer kaybının 30.000,00TL olduğu belirlenmiş ancak sigorta şirketince ödeme yapıldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Dosyaya kazandırılan bilgi ve belgelerden davacı yanın davadışı zarar görene 11/10/2023 tarihinde 10.032,21TL ile 23/02/2024 tarihinde 36.552,58TL ödeme yaptığı tespit edilmiştir. Takibe konu edilen alacağın ise 30.000,00TL değer kaybı ile işlemiş faizi, vekalet ücreti, yargılama giderine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce taraflarca bildirilen deliller toplanarak bilirkişiden kök rapor alınmış, rapora karşı yapılan itirazların değerlendirilmesi ve işlemiş faiz hesabı için ek rapor alınmıştır. Düzenlenen ek raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilerek rapor hükme esas alınmıştır.
Uyuşmazlık, davacı sigorta şirketinin zarar görene yapmış olduğu ödemeleri davalı akidine rücu edip edemeyeceği ve miktarı hususundadır.
Davacı yan, davalının olay yerini terk etmesi sebebine dayanarak rücu hakkının doğduğunu savunmuştur.
Dava konusu trafik kazasının 27/09/2022 tarihinde meydana geldiği, poliçenin ise, 20/12/2021 tarihinde düzenlenmiş olduğu, poliçe düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde; “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı başlıklı maddede “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a-) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b-) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c-) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç-) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d-) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1 maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e-) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f-) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Genel Şartlar B.4-f. bendi kapsamında sigortacının, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterlidir.
Sigorta genel şartları B.4-f. bendin kapsamında sigortalı, sürücünün olay yerini terk etmiş olması durumunda ancak;
\-Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi,
\-Bedeni hasara neden olsun veya olmasın can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde ilgili maddeden kaynaklanan sorumluluklardan kurtulur.
Davacının talebinin genel şartlar B.4 - f maddesi gereğince sürücünün olay yerini terkine dayalı olduğundan, olay yerini terkin zorunlu nedenlerden kaynaklanmamış olması halinde davacı, zarar görene yapmış olduğu ödemeyi, sorumlu olduğu "gerçek zarar" ile sınırlı olarak sigortalısından talep edebilir.
Bu bilgiler ışığında dosya değerlendirildiğinde; dava dışı sürücü ... tarafından olay yerinin terk edilmesine ilişkin makul ve kanundaki tanıma uygun bir gerekçenin ileri sürülmediği, can güvenliğine ilişkin bir tehlikenin de bulunmadığı, dosya kapsamında olay yerini terk etmenin zorunlu sebeplerden kaynaklandığının tespit edilememesi ve bu sebeple olay yerinin mazeretsiz olarak terk edilmesi, yasada açıklanan terke ilişkin zorunlu halin bulunmaması sebepleriyle rücu koşullarının oluştuğu kabul edilmiştir. 09/01/2026 tanzim tarihli bilirkişi ek raporunda oluşan gerçek zararın ve rücu edilecek tutarın belirlenmiş olması gözetilerek bilirkişi ek raporu gerekçeli ve denetime elverişli bulunup hükme esas alınmıştır. Bu itibarla davacının davasının kabulüne, Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacak likit(bilinebilir/belirlenebilir) olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 10.211,95TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE, Ankara Batı İcra Dairesinin .... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına,
2-Asıl alacak likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 10.211,95TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 3.942,84TL karar ve ilam harcından peşin alınan 985,72TL harcın mahsubu ile bakiye 2.957,12TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 985,72TL peşin harç, 427,60TL başvuru harcı, 60,80TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.474,12TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 1.391,00TL tebligat ve posta gideri ile 5.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.391,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/06/2026

Katip .... e-imzalı Hakim .... e-imzalı

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.

veya Giriş yapın

  • Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Kararlar