Ana içeriğe atla

Modern Hukuk Sistemleri

Eklenme tarihi: 17 Ağustos 2026 17.08.2022 Yayınlanma
Modern Hukuk Sistemleri

21. Yüzyılda Modern Hukuk Sistemleri

Yaşadığımız 21. yüzyılda dünya genelinde kabul gören dört temel hukuk sistemi bulunmaktadır. Bunlar:

  1. Anglo-Sakson Hukuku (Common Law)
  2. Kıta Avrupası Hukuku (Civil Law)
  3. İslam Hukuku (Fıkıh)
  4. Sosyalist Hukuk

Bu sistemler, tarihin farklı dönemlerinde ve farklı toplumsal ihtiyaçlar sonucunda ortaya çıkmıştır. Uygulandığı coğrafya bakımından en yaygın sistem Kıta Avrupası Hukuku iken; nüfus bakımından en yaygın sistem Anglo-Sakson Hukuku’dur.

A) Anglo-Sakson Hukuk Sistemi (Common Law)

Anglo-Sakson hukuk sisteminin temelleri, 1066 yılında İngiltere’nin Normanlar tarafından fethinden sonra atılmıştır. Normanlar, ülkenin her yerine gezici yargıçlar göndererek yerel örf ve âdetleri de dikkate alan ortak bir hukuk düzeni oluşturmaya çalışmışlardır. Bu süreçte ortaya çıkan sisteme Common Law (Ortak Hukuk) adı verilmiştir.

Başlangıçta Common Law oldukça katı ve şekilciydi. Dava açabilmek için kraliyet fermanı (writ) almak zorunluydu. Bu katılık nedeniyle adalete ulaşamayan kişiler, “Tanrı aşkına ve merhameten” diyerek Kral’a başvurmuşlardır. Bu başvurular Lord Chancellor tarafından incelenmeye başlanmış ve zamanla Equity Law (Hakkaniyet Hukuku) adı verilen ikinci bir yargı sistemi doğmuştur (15. yüzyıl). Equity, Common Law’ın eksiklerini gidermeyi amaçlayan daha esnek bir yapı sunmuştur.

  1. yüzyıldan itibaren ise sosyal ve ekonomik değişimlere cevap veremeyen Common Law ve Equity’nin yanında, Parlamento tarafından çıkarılan kanunlarla oluşturulan Statute Law (Kanun Hukuku) devreye girmiştir.

Bugün “Common Law” ifadesi, bu üç unsurun (Common Law + Equity + Statute Law) birleşiminden oluşan ve günümüze kadar gelen hukuk sistemini ifade etmektedir. Bu sistem başta İngiltere, ABD, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda ve birçok eski İngiliz sömürgesi ülkede uygulanmaktadır.

B) Kıta Avrupası Hukuk Sistemi (Civil Law)

Kıta Avrupası hukuk sisteminin en belirgin özelliği, hukukun ana kaynağının yazılı kanunlar olmasıdır. Emredici hukuk kurallarının temel dayanağı anayasa ve yasama organı tarafından kabul edilen kanunlardır.

Kodifikasyon geleneğinin kökleri Babil’deki Hammurabi Kanunları’na (yaklaşık MÖ 1790) kadar götürülse de, modern Kıta Avrupası hukukunun asıl temeli Roma İmparatoru Iustinianus’un (Jüstinyen) M.S. 529-534 yılları arasında derlettiği Corpus Juris Civilis külliyatına dayanır. Bu külliyat, yazılı kuralların sistematik olarak toplanması açısından büyük bir hukuk reformu niteliğindedir.

Kıta Avrupası sistemi tarihsel süreçte kilise hukuku ve kısmen de şer‘î hukuktan etkilenmiştir. Günümüzde teorik olarak hâkimler hukuku yaratmaz, yalnızca yorumlar. Hukuken bağlayıcı olan kurallar, yasama organının kabul ettiği kanunlardır.

Bu sistem, dünya üzerinde yaklaşık 90-100 ülkede uygulanmakta olup, coğrafi olarak en yaygın hukuk sistemidir.

C) İslam Hukuk Sistemi (Fıkıh)

İslam Hukuku, 610 yılında Hz. Muhammed’e ilk vahyin inmesiyle oluşmaya başlayan bir dinî-hukuk sistemidir. Klasik fıkıh doktrinine göre dört ana kaynağı vardır:

  1. Kur’ân-ı Kerîm: Allah tarafından Hz. Muhammed’e Cebrâil aracılığıyla 22 yıl, 2 ay ve 22 günde indirilen kutsal kitaptır. Hem inanç hem de insanlar arası ilişkileri düzenleyen hükümler içerir.
  2. Sünnet (Hadis): Hz. Muhammed’in sözleri, fiilleri ve onaylarıdır. Kur’ân’dan sonra ikinci ana kaynak kabul edilir.
  3. İcmâ: Hz. Peygamber’den sonraki bir dönemde İslâm müctehidlerinin belli bir konuda görüş birliğine varmasıdır.
  4. Kıyas: Kur’ân ve Sünnet’te açıkça hükmü bulunmayan yeni bir meseleyi, benzerlik yoluyla mevcut hükümlere kıyaslayarak çözmektir.

İslam hukuku, özellikle Orta Doğu, Kuzey Afrika ve bazı Asya ülkelerinde hâlâ önemli ölçüde uygulanmakta veya aile, miras ve kişisel statü alanlarında etkili olmaktadır.

D) Sosyalist Hukuk Sistemi

Sosyalist hukuk sistemi, 1917 Bolşevik Devrimi’nden sonra Sovyetler Birliği’nde ortaya çıkmış ve sosyalist ülkeler tarafından benimsenmiştir. Temel ilkesi, mülkiyetin bireylere değil topluma (devlete) ait olmasıdır. Özel hukuk ilişkilerinden ziyade toplum çıkarları ve kolektif mülkiyet ön plandadır.

Marksist-Leninist teoriye göre sosyalist hukuk geçici bir aşamadır; komünist toplum gerçekleştiğinde yaptırıma dayalı hukuk sistemine gerek kalmayacaktır. 1989-1991 yıllarında Avrupa’da sosyalist rejimlerin çökmesiyle birlikte bu sistem büyük ölçüde zayıflamış, birçok ülkede Kıta Avrupası hukukuna dönüş yapılmıştır.


Kaynakça

  1. Kemal Gözler, Hukuka Giriş, 13. Baskı.
  2. Wikipedia “Common Law”, “Civil Law”, “Islamic Law”, “Socialist Law” maddeleri (Türkçe ve İngilizce sürümler).
  3. Genel hukuk tarihi kaynakları (Corpus Juris Civilis, Common Law’ın tarihsel gelişimi).

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.

veya Giriş yapın

  • Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.