Anahtar kelimeler: azilname
**"İçtihat Metni"**
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2255 E., 2024/1878 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gemlik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/204 E., 2023/314 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar ile müvekkili arasında gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme gereği arsa sahiplerinin “müteahhide ait dairelerin satış yetkisi vekaletname ile ayrıca verilecektir” şeklinde beyan ettiğini, bu beyan gereği ... Noterliği’nin 19.12.2012 tarih ve ... yevmiye no'lu vekaletnamesi ile müvekkiline dairelerin satış yetkisinin verildiğini, ancak mal sahiplerinin hiçbir gerekçe göstermeksizin ... Noterliği’nin 16.09.2014 tarihli ve ... yevmiye no'lu azilnamesi ile müvekkilinivekaletten azil ettiklerini, bunun üzerine ... Noterliği’nin 6874 yevmiye ve 07.11.2014 tarihli ihtarı ile tekrar satış için vekalet istendiğini, ancak bu talebin kabul görmediğini, daha sonra Gemlik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/596 E. sayılı dosyası ile “hakkın tespiti muarazanın önlenmesi” talepli bir dava açıldığını, sözleşmede “ A ve B blokta bodrum katta yeni oluşacak bağımsız bölümler ve bu bağımsız bölümlerin isabet ettiği arsa payı ve eklentilerinin tamamı müteahhit ...’e verilecektir” hükmüne rağmen Gemlik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin davayı kabul ettiğini, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 2015/9874 Esas, 2018/3720 Karar sayılı ilamı ile davanın reddi gerekir diyerek bozduğunu, bozmadan sonra Gemlik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/410 E, 2019/496 K sayılı dosyası ile bozmaya uyarak davayı reddettiğini, müvekkili 2014 yılında 3 adet daireyi satma imkânına sahipken davalılar vekalet vermediği için satamadığını, talep etmesine rağmen satış yetkisi verilmediğini, kullanılmayan dairelerin bakımsızlıktan dolayı bir çok malzemesinin hasar gördüğünü, ayrıca müvekkilinin 2014 yılında satıp elde edeceği gelirden mahrum kaldığını, hatta yargılama devam ederken mevcut karar göre dahi 3 taşınmazın mülkiyetinin devrinin verilmemesinin yasal olmadığını ... Noterliği’nin ... yevmiye no'lu ve 01.12.2015 tarihli ihtarı ile A blok 6 ve B blok 11 no'lu bağımsız bölümlerin satış yetkisinin istendiğini, gelinen noktada davalıların halen A blok 6, B blok 11... no'lu bağımsız bölümlerin satış yetkisini ve ya devrini gerçekleştirmediklerini belirterek 897 ada, 13 parselde kayıtlı A blok 6, B blok 11... no'lu bağımsız bölümlerin davalılar adına olan tapusunun iptali ile müvekkili ... adına kayıt ve tesciline, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin kendine isabet eden 3 adet daireyi satamaması nedeni ile uğradığı ve munzam zararının miktarı olan şimdilik 1.000,00 TL zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taleplerin zamanaşımı ve hak düşürücü süre geçtikten sonra talep ve dava edildiğini, dava konusu dairelere ilişkin tadilat yapı ruhsatı altındaki davacı ... adına atılan imzanın ona ait olmayıp sahte olduğunu, sahte ruhsata bağlı olarak inşa edilen dairelerin ruhsatının yok hükmünde olduğunu, davacının sahte imzalı ruhsata dayanarak mal edinmesi imkanı olmadığını, davacının hakkı kötüye kullandığını, savcılık dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiğini, davacının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini tam ve gereği gibi ifa etmediğini, dairelerin süresinde tamamlanmayıp zamanında teslim edilmediğini, yapı kullanma izin belgelerinin de süresi içinde alınmadığını, davacının bir gelir kaybının olmadığını, davalılara usule uygun tebliğ edilmiş bir ihbar da bulunmadığını beyanla zamanaşımı ve hak düşürücü süre olmak üzere tüm sebepler dikkate alınarak ve esas yönünden de haksız olduğu iddiası ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kesinleşen 2019/410 Esas, 2019/496 Karar (eski 2014/596 Esas) sayılı dosyasında, taraflar arasındaki 06.06.2012 tarihli sözleşmede yer alan A ve B blokta bodrum katta oluşacak bağımsız bölümler ve bu bağımsız bölümlerin isabet ettiği arsa payı eklentilerinin tamamının davacı yükleniciye olduğunun tespiti ile davanın reddine karar verildiği, davacının dava konusu bağımsız bölümlere ilişkin tapu iptali ve tescil ile munzam zarar tazmini taleplerinin haklı olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporları ve davacı veklinin ıslah talebi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu dairelerin, imar artışı nedeni ile sonradan yapılması gündeme gelen sözleşme dışı fazla daireler olduğunu, sonradan yapılan dava konusu dairelerin taraflar arasında imzalanan sözleşmede paylaşımı yapılmadığından taraflar arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinde kararlaştırılan paylaşım oranında, davalı arsa sahipleri ve müteahhit davacı arasında paylaşılması gerektiğini, ancak davalının fazla yapılan dairelerin varlığını dahi davalı arsa sahiplerine bildirmediğini, işbu dairelere ait 08.01.2014 tarihli ve 2014/2 sayılı tadilat yapı ruhsatındaki imzaların dahi davalı arsa sahiplerine ait olmadığını, imza sahteciliği hususunda Gemlik C. Başsavcılığına Gemlik C. Başsavcılığı'nın 2020/5195 Soruşturma sayılı dosyası ile " Resmi evrakta sahtecilik" suçundan suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini tam ve gereği gibi ifa etmediğini, dairelerin süresi içinde tamamlanmayıp, zamanında teslim edilmedikleri gibi yapı kullanma izin belgelerinin de süresi içinde alınmadığını, yapı tadilat ruhsatının sahtecilik nedeni ile sakatlanması halinde binanın yapı ruhsatı hükümsüz kalacağından ona bağlı Yapı Kullanma İzin belgesi dahil tüm belgelerin hukuki değerini yitireceğini ve binanın da kaçak durumuna düşeceğini, bu durumda davacının tescil talep etme hak ve yetkisi de bulunmadığını, dairelerin eksik ve ayıpları ile ilgili ... Noterliği'nin ... yevmiye sayılı ve 17.11.2014 tarihli ihtarnamesi ile eksik ve ayıplar ve gecikme ile ilgili hususlarda ihtarat yapıldığından davacının mütemerrit duruma düştüğünü, davalı tarafından yapılan azilname işleminin, davacının elinde bulunan davalılara ait genel vekaletname ile ilgili olduğunu, kendisine ... Noterliği'nin ... yevmiye sayılı ve 17.11.2014 tarihli ihtarnamesinde de izah edildiğini, davacının sadece genel vekaletnameden azledilmiş olup davalı elinde bulunan işbu vekaletname ile taşınmazı kendi üzerine alma imkanı da varken, suiniyetli olarak işbu davayı ikame ettiğini, bu hususun mahkemece irdelenmediğini, davacının davalıların genel vekaletinden azledildiğini, bunun yerine kendisine sözleşmeden kaynaklanan hakları için ... Noterliği'nin ... yevmiye sayılı ve 17.11.2014 tarihli vekaletnamesinin verildiğini ve dairelerini teslim almasının da ... Noterliği'nin ... yevmiye saylılı ve 17.11.2014 tarihli ihtarnamesi ile ihtar edildiğini, mahkemece bu hususun irdelenmediğini, davacının genel vekalete ihtiyacı olmadığını, dava konusu taleplerin zamanaşımı ve hak düşürücü süre geçtikten sonra talep ve dava edildiğini, harç ve yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin fahiş olduğunu, AAÜT'ye aykırı olduğu gibi taraflar arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesinde harca esas değer olarak gösterilen 20.940,00 TL olarak taraflar arasında belirlenmiş olmakla işbu harca esas değerden dava konusu dairelere isabet eden arsa payı tutarını aşan şekilde harç ve avukatlık ücretine hükmedilmesinin de açıkça dayanak ve yasal gerekçeden yoksun olduğunu bildirerek, talepten fazlaya hüküm verildiğini, davacının kira talebinin olmadığını, bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil ve gecikme sebebiyle gelir kaybı tazmini istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.