Anahtar kelimeler: eser
**"İçtihat Metni"**
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/477 E., 2025/527 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/82 E., 2024/67 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 04.10.2010 tarihinde imzalanan sözleşme ile ... İlçesi, ... Mahallesi,... Orman İşletme Şefliği, ... numaralı bölmede 37908 m²'lik ormanlık alanda 697.878,00 m³'lük Ağaçlandırma Rehabilitasyon Projesi kapsamında inşaat artığı ve toprak dolum hakkı tesisi işinin davalı tarafça üstlenildiğini, işin süresinin bitimi sonrasında teslim alınan arazide yapılan ölçüm ve değerlendirmelerde davalının 45.454,82 m² alanda 710.790,00 m³ döküm yaptığının tespit edildiğini, 12.831,00 m³ hafriyat toprağının izinsiz alana dökülmesi nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin 11/d bendi uyarınca m³ başına 125,00 TL'den 1.603.875,00 TL ceza tahakkuk ettirildiğini, davalının cezai işlem bedelini ödemeye yanaşmadığını ileri sürerek 1.603.875,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesinde, işin yapılış şeklinin idarenin yetkilileri tarafından kontrol edileceği, sözleşme hükümlerine aykırı yapıldığının tespiti halinde evvela işin düzeltilmesi için yüklenicinin yazılı şekilde uyarılacağı, buna rağmen işin istenilen şekilde düzeltilmemesi ve aykırılığın giderilmemesi halinde ikinci kez yazılı olarak ikaz edileceği veya cezanın tahakkuk ettirileceği, tüm bunlara karşın aykırılık giderilmediği takdirde ise sözleşmenin feshi cihetine gidileceği kararlaştırılmış olup, davacı tarafından her hangi bir ihtar gönderilmeden doğrudan cezai işlem uygulanmasının sözleşmeye aykırı olduğunu, davalı tarafından 25.10.2021 tarihli dilekçe ile sahanın kontrol ve ölçümünün yapılması, aykırılıkların tespit edilmesi halinde ise bunların giderileceği davacıya bildirmesine rağmen, davacının doğrudan ceza uyguladığını, sözleşme sahası alanda dere yatağı olduğunun öğrenilmesi nedeniyle sözleşme sınırlarının uygulanamadığını döküm sahası sınırının ihale konusu alanlarla uyuşmadığından haberdar olan davacının ceza uygulamasının hakkaniyete aykırı olduğunu aksinin kabulü halide cezai şart miktarının davalının iktisadi faaliyetini tehlikeye düşürecek nitelikte fahiş olduğunu, indirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece yapılan keşifte ve alınan bilirkişi heyet raporunda, davacının iddia ettiği gibi 2.831 m² hafriyat toprağının davalı şirket tarafından izinsiz alana döküldüğünün tespitinin yapılamadığı, bu nedenle de herhangi bir ölçüm yapılamadığı, çünkü davacı tarafça işin tamamlanmasından sonra sahaya müdahalede bulunulduğu ve sahada ağaçlandırma ve rehabilitasyon çalışmalarının yapıldığı ve ağaçlandırma çalışmalarının tamamlandığının görüldüğü, davacı kurumca, davalının sahada izin verilen yer dışında kaçak döküm yaptığına dair herhangi bir somut delil sunulmadığı, bilirkişi raporlarında sadece davacı kurumun dosyaya CD içeriğinde sunduğu arazi siyah kotu kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de, iş bu hesaplamanın sadece davacı kurumca ibraz edilen datalara dayalı olarak yapıldığı, davacı kurumun ibraz ettiği dataların tek taraflı olarak ve herhangi bir delile dayalı olmadan sunulan veriler olduğu ve hesaplanmaya esas alınamayacağı, davalı şirketin sözleşmeye aykırı olarak izin verilen saha dışına kaçak döküm yaptığı iddiasının ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Orman Genel Müdürlüğü İzmir Orman Bölge Müdürlüğü ...'nün 07.02.2023 tarihli ve 7223299 Esas sayılı yazı ekinde CD içeriğinde verilen dataların kesin delil niteliğinde olduğunu, CD içeriğinde verilen dataların aksinin karşı tarafça kanıtlanmadığını, Türk Ticaret Kanunu'nun ticari defterlerin sahibi lehine delil olmasına ilişkin 82... . maddelerinin kıyasen uygulanarak kendi yarattığı bir elektronik kayda (data) dayanan tarafın bu kayıtları düzgün olarak tuttuğu ve ayrıca incelenen kayıtlarda birbirine aykırı kısımlar olmadığı ispatladığı taktirde, mahkemece kayıtların tamamında bir inceleme yapılarak tutarlı olup olmadığı konusunda bir kanaate varılıp iş bu kayıtların delil olarak değerlendirilmesi gerektiğini, CD içeriğindeki datalar incelendiğinde son sınır olarak adlandırılan 45.454,82 m²'lik alanda siyah kot ve kırmızı kot arasında 2.001,52 m³ yarma, 712.711,03 m³ dolgu, net dolgu (brükner değerinin) miktarının 710.709,00 m³ olduğunun hesaplandığını, sözleşme ile belirtilen 697.878,00 m³ yerine 710.709,51 m³ dolgu yapıldığının açıkça görüldüğünü, bu hesaplamanın tazminata konu fiilin işlenmesinin hemen akabinde yapıldığını, davalı dışında başkaca kişilerin iş bu alana moloz dökümü yapmasının mümkün olmadığını, aksi ispatlayamayan dataların delil olarak kabul edilmesi ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.