Ana içeriğe atla

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi · Esas 2026/1180 · Karar 2026/1255

Eklenme tarihi: 23 Temmuz 2026 12.07.2026 Yayınlanma
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 12.07.2026 Esas No: 2026/1180 Karar No: 2026/1255

Anahtar kelimeler: eser

T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5\. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 05/05/2026
NUMARASI : ... Esas
DAVACI : ........
VEKİLİ : Av.....
DAVALI : ........
VEKİLİ : Av.....
DAVANIN KONUSU: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Yüklenici İpoteği Tesisi
TALEBİN KONUSU: İhtiyati Tedbinr
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 13/07/2026
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 13/07/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP, DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında akdedilen 10.04.2025 tarihli alt yüklenici (taşeron) sözleşmesi gereği müvekkili davalı firmanın tapuda Konya İli Selçuklu İlçesi ........ Mahallesi ... ada ... parselde kayıtlı ve "........ Mahallesi ........ Sokak No: ... Selçuklu/ Konya" adresinde bulunan inşaatındaki ince işler diye tabir edilen ve sözleşmede geçen; genel anlamda sıva, alçı, şap, taş yünü, kalekim, mantolama, boya, seramik, asma tavan, alçıpan, alçıpan duvar ve sözleşmede fiyatları belirlenen diğer işleri malzemeli olarak yapmak üzere anlaştıklarını, davacının üstlendiği işleri sözleşmeye, proje ve teknik şartnamelere uygun şekilde yerine getirmeye çalıştığını, bu kapsamda taşınmaz üzerinde doğrudan yapı faaliyeti yürüttüğünü, malzeme temin ettiğini ve emek sarf ettiğini, müvekkilleri; bu işleri yapmaya devam ederken, davalı olan yüklenici ortadan kaybolduğunu, inşaatı yarım bıraktığını, müvekkillerinin halen yapması gereken işlerde bulunmakta olup, davalının ortadan kaybolması ve inşaatı fiilen terk etmesi sebebi ile bu işler yarım kaldığını ve müvekkilleri en son olarak 26.02.2026 tarihinde iş yaparak fiilen inşaatı terk ettiklerini, müvekkilleri; işlerini fiilen yerine getirmeye çalıştıklarını, iş; malzeme ve emek sarf ederek taşınmazda kalıcı değer artışı sağladıklarını beyanla; Alacağın varlığı ve yargılama süresi ile keşif ve delillerin toplanması uzun süreceğinden ve bu sebeple de müteahhit firmanın hem mallarını kaçırma hemde yukarıda sayılan başkaca icra dosyalarından dolayı taşınmazın cebren satılması olasılığı bulunduğundan teminatsız olarak dava konusu taşınmaza Türk Medeni Kanunun 1011. Maddesi gereğince geçici tescil şerhi konulmasına, taşınmazın tapu kaydına üçüncü kişilere devrin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına, davacının dava konusu taşınmaz üzerinde gerçekleştirdiği malzemeli imalat ve emek karşılığı doğan alacağının mahkememizce belirlenecek miktarı nispetinde, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 893/3, 895, 896 ve 897 uyarınca yapı alacaklısı kanuni ipoteğinin tapu kaydına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesi 05/05/2026 tarihli ara kararında,"...Geçici Şerh Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirmede;4721 Sayılı TMK'nun da tapu siciline (TMK 997-1027 maddeler) tescil edilmesi düzenlenen şerhlerden (TMK 1009-1011 m.) birisi de çekişmeli hakların korunmasına ilişkin mahkeme kararlarının tapu kütüğüne şerh edilmesidir. TMK 1010 m. 1/1 'de söz konusu olan bir taşınmazın mülkiyeti veya onun üzerinde iktisap edilecek sınırlı bir ayni hak veya içeriği taşınmaza ilişkin bir şahsi hak ile ilgili şerh talepleridir.
Şerh, Borçlar Hukuku alanına giren ve hukuk düzeninin sınırlı şekilde öngördüğü bir ilişkinin kanunun tayin ettiği sınırlar içinde başkalarına karşı da ileri sürebilmek üzere tapu kütüğünün şerhler sütununa yazılmasıdır. Herşeyden önce şerhler daha önce taşınmazı satın alan veya taşınmaz üzerinde ayni ya da şahsi hak kazanan kişiyi uyarır ve taşınmaz üzerindeki takyidatlar hakkında onu bilgilendirir. Diğer yandan şerhler taşınmaz üzerindeki bu kısıtlamaya rağmen taşınmazın mülkiyetinin nakline imkan tanır.
Somut olayda; alacak davalı iş sahibi-taşınmaz maliki tarafından herhangi bir kabul beyanın bulunmadığı, davacı alt yüklenicinin yükleniciden olan alacağı konusunda mahkeme ilamı ibraz etmesi gerektiği fakat davacının alacağa ilişkin herhangi bir ilam da dosyaya sunmadığı görülmekle geçici tescil şerhi verilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati Tedbir Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
İhtiyati Tedbire ilişkin hükümler HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde tanzim edilmiş olup madde içeriğine göre; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" hükmü amirdir.
Geçici hukuki koruma yollarından ihtiyati tedbir 6100 Sayılı HMK'nın 389 vd.maddelerinde düzenlenmiş olup, ihtiyati tedbir kararının uyuşmazlık konusu hakkında karar verileceği asıldır.
Somut olayda; dava konusunun alacağın temin ipotek altına alınması talebine ilişkin olduğu, davacının tedbir talebinin dava konusu olmayan taşınmazın devrinin engellenmesine yönelik olduğu görülmüş olup, ihtiyati tedbirin ancak dava konusu üzerine konulabileceği görülmekle talebin reddine karar verilmiştir..." gerekçesiyle davacı tarafın geçici tescil şerhi talebi ve ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, somut uyuşmazlığın şahsi alacak davası olmayıp 4721 sayılı TMK m.893/3 ve devamı uyarınca yapı alacaklısı kanuni ipoteğinin taşınmaz üzerine tesciline ilişkin olduğunu, uyuşmazlığın merkezinde doğrudan doğruya taşınmaz üzerinde kurulacak ayni güvence hakkı olduğunu, HMK 389 kapsamında tedbir şartlarının oluştuğunu, gerekçenin hatalı olduğunu, taşınmazın devredilmesinin hükmün uygulanmasını zorlaştıracağını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava ; eser sözleşmesinden kaynaklanan yüklenici ipoteği tesisi, talep taşınmazın devrini engeller mahiyette ihtiyati tedbir konulması istemine ilişkindir.
HMK 389.maddesinde "(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
(2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıdaki madde metninden de anlaşılacağı üzere, ihtiyati tedbir konusunun dava konusu uyuşmazlık olduğu görülmektedir. Bu nedenle ancak dava konusu uyuşmazlık hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmektedir.
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 893/3 ve 895. maddelerine dayanılarak açılmış yapı alacaklısı ipoteği (inşaatçı ipoteği) tescili talebine ilişkindir. Davacı talep eden, devrin engellenmesine ilişkin ihtiyati tedbir taleplerinin reddi kararı üzerine istinaf isteminde bulunmuştur. (Tedbiren geçici tescil şerhi tesisi isteminin reddine dair istinaf istemi söz konusu değildir.)
Öncelikle belirtmek gerekir ki ; Taşınmazın tapu sicilinde malik gözüken kişiye karşı satış vaadi sözleşmesinde olduğu gibi bir şahsi talep hakkı ileri sürülüyorsa çekişmeli haklar şerhi (TMK m. 1010), muvazaada olduğu gibi ayni talep hakkı ileri sürülüyorsa geçici tescil şerhinin (TMK m. 1011) tapu siciline kaydedilmesi talep edilebilir. Her iki şerhin de hukuki niteliği teminat amaçlı ihtiyati tedbirdir. Şerhler, taşınmazın devredilmesine engel olmadığı, yalnız ayni etki ortaya çıkardığı için (TMK m. 1011), uygulamada tapu sicilinde işlem yapılmasını yasaklayan ferağdan men (tasarruf yasağı) şeklindeki teminat amaçlı ihtiyati tedbirler yaygınlık kazanmıştır. (Pekcanıtez Usul, Cilt.III, s.2503, 2504, 2505).
Somut olayda bu kapsamda yapılan incelemede ; davacı vekilince TMK'nın 893/3. ve 895. maddeleri uyarınca iş bedeli alacağına karşılık ipotek tesis edilmesi talep edildiği, netice talebin ipotek tesisi olduğu gözetildiğinde devrin engellenmesine dair bir tedbir kararı verilmemesi halinde telafisi imkansız zararların meydana gelebileceği anlaşılmakla uyuşmazlık konusu olan taşınmazın, devrini engeller mahiyette tedbir şerhi konulması gerekir iken işbu tedbir isteminin de reddine karar verilmesi dosya kapsamına ve uygulamalara uygun olmamıştır. Davacının 112.023.876,00 TL alacaklı olduğunu iddia ettiği ve ipotek tesisi talep edilen taşınmazın muhtemel değeri gözetilerek Dairemizce takdiren maktu 1.000.000 TL teminat mukabilinde aşağıdaki şekilde tedbir kararı verilmiştir.
Açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca geçici tescil şerhi talebi ve ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen 05/05/2026 tarihli ara kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2.maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından verilen 05/05/2026 tarihli eçici tescil şerhi talebi ve ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının KALDIRILMASINA,
3-Davacının taşınmazın devrinin engellenmesine ilişkin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile ;
4-Konya İli- Selçuklu İlçesi- ........ Mah, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın davalı şirket adına kayıtlı olması halinde taşınmaz kayıtları üzerine, takdiren maktu 1.000.000,00 TL nakdi teminatın mahkeme veznesine yatırılması ya da kayıtsız şartsız, süresiz ve kat'i banka teminat mektubunun sunulması karşılığında üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde HMK'nın 389 ve devamı maddeleri uyarınca İHTİYATİ TEDBİR ŞERHİ KONULMASINA,
Teminatın talep halinde ilk derece mahkemesince nemalandırılmasına,
5-Davacının geçici tescil şerhi isteminin reddi yönüyle vaki tedbir talebinin REDDİNE,(İstinaf konusu edilmemekle birlikte ara kararın bütünlüğü nedeniyle yeniden dercolunmuştur)
6-Gerekli işlemlerin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının talebi halinde İlk Derece Mahkemesince kendisine iadesine,
8-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
9-İstinaf karar tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; 6100 HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.. 13/07/2026


.....
Başkan
...
¸e-imzalıdır

.....
Üye
...
¸e-imzalıdır

.....
Üye
...
¸e-imzalıdır

.....
Katip
...
¸e-imzalıdır


¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.

veya Giriş yapın

  • Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Kararlar