Ana içeriğe atla

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi · Esas 2023/1768 · Karar 2026/840

Eklenme tarihi: 13 Temmuz 2026 10.06.2026 Yayınlanma
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 10.06.2026 Esas No: 2023/1768 Karar No: 2026/840

Anahtar kelimeler: gizli soruşturmacı

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14\. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1768
KARAR NO : 2026/840

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/90
KARAR NO : 2023/503
DAVA TARİHİ : 05/02/2020
KARAR TARİHİ : 13/06/2023
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ :11.06.2026
KARARIN YAZ. TARİHİ :11.06.2026

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13.06.2023 tarih ve 2020/90 Esas, 2023/503 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin.... ili .... ilçesi, ....semti, .... Sok. No:.... adresinde mukim olan apartmanı inşa ettiğini, inşa edilen binada su kaçağı oluştuğunu ve kaçak nedeniyle kaçağın gerçekleştiğini, üst katlardaki 16 no.lu daire ile birlikte 14, 12 ,06 no.lu bağımsız bölümlerde duvar, zemin v.s. ile kiracının bulunduğu bağımsız bölümde mobilya, halı v.b. de büyük çapta hasar ve zarar oluştuğunu, İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesi 2017/180 D. İş. Sayılı dosya ile yapılan 15.12.2017 tarihli tespit raporunda su kaçağının doğalgaz tesisatından kaynaklandığını müvekkiline ait 6-12-14-16 no.lu dairelerinde 36.376,00 TL hasar oluştuğunu 14 no.lu dairede bulunan kiracıya ait eşyalarda toplam 43.979,00 TL zarar oluştuğunun belirtildiğini, bu nedenle doğalgaz tesisatını yapan .... Şti. taraflar arasında akdedilen 24.06.2014 tarihli sözleşme nedeniyle sorumlu olduğunu ve davalı şirket aleyhine İzmir 18. İcra Md. lüğünün 2019/8729 E. İcra takibi yapıldığını borçlu tarafından yasal süresi içerisinde borca itiraz edildiğini ve bu nedenlerle davanın kabulü itirazın iptali ile takibin devamına yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile davacı şirket arasında 24.06.2014 tarihinde 58.600,00- TL değerinde sözleşme imzalandığını, sözleşme konusunun 16 dairenin doğalgaz kolon hatlarının çekilmesi, iç tesisatının yapılması, kombi takılması, peteklerinin takılması işlerini kapsadığını, davalı şirketin sözleşmeye konu işleri bitirip davacı şirkete teslim edip 11.07.2014 tarihinde yapılan işin faturasını kestiğini, davacı inşaat firması ilgili dairelerin bulunduğu binanın sıhhi tesisat ve kalorifer tesisat alt yapısını başka bir tesisat firmasına yaptırdığını, davalı firma ile yalnızca kombi ve petek montajlarının yapılması konusunda anlaştığını, bu sebeple davalı firma açısından binanın alt yapı tesisatı ile alakalı herhangi bir müdahalesi olmadığını ve sorumluluğu oluşmamış olduğunu bu nedenlerle itirazın iptali davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHEKMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesinin 13.06.2023 tarih ve 2020/90 Esas, 2023/503 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı ve davalı şirket arasında davacının inşa ettiği bina inşaatında ısıtma sisteminin ve mutfak doğal gaz tesisatının yapılması ve davacıya teslimi işinin kararlaştırıldığı, buna ilişkin 25/06/2014 tarihli sözleşmenin imzalandığı, davalı tarafça üstlenilen edimde işçilik hatası olduğu ve bu hata nedeni ile davacı şirket tarafından inşa edilen bir kısım bağımsız bölümlerde hasar meydana geldiği, bu hasarların davalı tarafından giderilmesi gerektiği iddiası ile davalı aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali istemi ile iş bu davanın açıldığı görülmüştür.
Dosyada yapılan incelemeye göre, sözleşmeye konu taşınmaz inşaatında davalının yapımını üstlendiği kombi ve kalorifer peteklerinin montajı işleminden sonra tesisatın çalışıp çalışmadığının kontrolünü yapması gerektiği, binada ....'nun şebeke suyunun bağlantısının olmadığı, davacı şirketin inşaat için temin ettiği dalgıç pompadan sağlanan su ile inşaat işinin yapıldığı ve bu su basıncının test için yeterli gelmediği gerekçesi ileri sürülmüş ise de, davalının her bir dairede yeterli basınca sahip su ile kombi sıcak kullanma suyu testlerini yapması gerektiği ve bu şekilde hatalı boru montajının tespitinin mümkün olduğu, ayrıca kombinin montaj sırasında çalıştırılması ve kalorifer peteklerinin ısınıp ısınmadığı ve sıcak su elde edilip edilmeyeceği tespiti gerektiği ve bu işlemin davalının sorumluluğunda olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafından her ne kadar sıhhi tesisatın dava dışı üçüncü kişi tarafından hatalı yapılması nedeniyle hasarın meydana geldiği iddiasında bulunulmuş ise de, davalı şirketin söz konusu sorumluluklarını yerine getirmesi halinde iddia edilen ayıplı sıhhi tesisatın herhangi bir zarar sonucu doğmadan tespitinin mümkün olabileceği ve bu şekilde hasarın önüne geçilmesinin mümkün olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacı tarafından temin edilen suyun dalgıç pompa ile temin edildiği ve su basıncının yetersiz olduğu belirtilmekte ise de, bu kez davalı tarafça yapılan bağlantı ve montaj işlemlerinin test edilmesinin mümkün olmadığı belirtilmek sureti ile yapılan imalatların davacı tarafından bu şekilde kabul edilip edilmeyeceği hususunun davacı tarafa bildirilmesi gerektiği ve test için gerekli uygun koşulların davacı tarafından sağlanmasının istenmesi gerektiği, uygun koşulların yani şebeke suyu basıncı kadar basıncın elde edilmesinin mümkün olmaması halinde bu konuda davacı şirketin bilgilendirilmesi ve bu şekilde işten el çekilmesi gerektiği, aksi takdirde yapılan işin kabul edilebilir nitelikte olduğunun taahhüt edildiği sonucunun ortaya çıkacağı, bu durumda herhangi bir hasar meydana geldiğinde de davalının bu hasardan sorumluluk sonucunun doğacağının kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Bilirkişiler tarafından meydana gelen hasarın tespit edildiği, davacı tarafça icra takibine konu edilen bedel ile tespit edilen zarar arasında fark olduğu ancak bilirkişiler tarafından belirlenen zarar daha fazla olmakla birlikte talepten fazlaya hükmetme yasağı uyarınca dava konusu edilen bedel kadar kısım yönünden davalının itirazının haksız olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar icra inkar tazminatı isteminde bulunulmuş ise de, icra takibine konu alacağın eser sözleşmesinden kaynaklanan edimlere ilişkin olduğu ve bu hususun yargılamayı gerektirir hususlar içerdiği ve likit olmadığı görüldüğünden bu istemin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, davanın kabulüne'' dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili tarafından verilen 04.09.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;
\-Davacı tarafın, inşa ettiği .... Sok. No:.... Semti ... adresinde mukim binada su kaçağı oluştuğunu, kaçağın gerçekleştiği 16 numaralı daire ile birlikte 14, 12, 06 numaralı bağımsız bölümlerde hasar meydana geldiğini, su kaçağının doğalgaz tesisatından kaynakladığından müvekkili şirketin bu hasardan sorumlu olduğu iddiası ile müvekkili şirket aleyhine İzmir 18. İcra Müdürlüğü'nde 2019/8729 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, müvekkilinin böyle bir borcu olmadığından yasal süre içerisinde, takibe, yetkiye, borçlara, faize ve tüm alacağa karşı itiraz edildiğini,
\-Davacı tarafın, her ne kadar hasarın doğalgaz tesisatından kaynaklanan arıza nedeniyle oluştuğunu ve doğalgaz tesisatını yaptığından müvekkili şirketin bu hasardan sorumlu olduğunu iddia etse de bu iddianın doğru olmadığını, keza, uyuşmazlığa konu hasar sıhhi tesisatın yanlış döşenmesinden meydana geldiğini, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 24.06.2014 tarihinde imzalanan sözleşmenin konusu 16 dairenin; doğalgaz kolon hatlarının çekilmesi, doğalgaz iç tesisatlarının yapılması, kombisinin takılması ve peteklerinin takılması konusunda olduğunu, bu sözleşmeden de görüleceği üzere müvekkili şirketin, sıhhi tesisatı doğru ve eksiksiz döşeme gibi yükümlülüklerinin bulunmadığını,
\-İlgili arızalarda sorunun, sonradan değiştirilerek, kalorifer tesisatı ile sıhhi tesisatın birleştirilerek yanlış bağlantı yapılması ile doğduğunu, keza, davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu 15.12.2017 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere kombiye ait kalorifer tesisatı bağlantılarının ve sıcak su bağlantılarının tamamlandığı fakat daha sonradan orijinal bağlantıların değiştirilerek bağlantılar arasında bypass işlemi yapıldığının belirlendiğini, bu durumun kombinin altında ise hemen görülebileceğini, eğer altyapıda ise fotoğraflanamayacağını çünkü yerin tespit edilip kırılmasının gerektiğini, tek sorumluluğu montaj olan müvekkili firmanın söz konusu tesisatları sonradan gelip birleştirmesinin mantığa aykırı olduğunu, sözleşme konusu işlerin doğru ve tam bir şekilde teslim edildikten sonra, müvekkili şirket personellerinden hiç kimsenin ilgili binayla ilgili bir işte çalışmadığını, keza müvekkili şirketin iş tanımının içinde böyle bir uygulama olmadığından yapılan bypass işleminin müvekkili firma tarafından yapılmadığının izahtan vareste olduğunu,
\-Sıhhi tesisata ilişkin olarak; şebeke soğuk suyunun aktığı boru hattının, kombinin plaka eşanjörüne denk gelecek şekilde zeminden çıkışı verilmesi gerekirken, bu hattın, kombinin ana eşanjörüne denk gelecek şekilde çekildiğini, bu döşeme altındaki bir hatadan kaynaklandığı için, müvekkilinin boruların çıkış hattına bakarak hatayı anlamasının imkansız olduğunu, kombilere ve peteklere bağlanacak su boru hatlarının dava dışı .... şirketine ait olduğunu, müvekkili şirketin işe bağladığında bu boru hatları üzerine montaj yaptığını, kombiye ve peteklere bağlanan boru hatlarının çekilip, borulama işlemi tamamlandıktan sonra boruların üzeri kapatılarak döşeme işlemi yapıldığını, yani daha sonrasında üzerine kombinin monte edileceği boru hatlarının dava dışı şirket tarafından döşendiğini, boru hatlarının döşendiğini, üstünün kapatıldığını ve kombinin monte edilmesine hazır hale getirildiğini, müvekkilinin, montaj için geldiğinde karşısında daha önce döşenen ve üstü kapatılan sıhhi tesisatı bulduğunu, bu sıhhi tesisatın, mutfak tezgahı üzerinden dört adet çıkışının bulunduğunu, bu dört adet boru çıkışı üzerine kombinin monte edildiğini, işte bu boru çıkışlarının doğru verilip verilmediğinin müvekkilinin denetleme imkanı olduğunu, ancak denetleyebilmesi için basınçlı suyun borulara gönderilmiş olmasının gerektiğini, bu boru çıkışlarının doğru verilip verilmediğinin kalorifer tesisatına su basılarak denetlenebileceğini, kalorifer tesisatına su basılamadığı için müvekkilinin ancak daha önce döşenmiş olan döşemeyi kırdırıp, hattı kontrol edip, üstünü tekrar kapatarak su tesisatının doğru bağlanıp bağlanmadığını tespit edebileceğini, oysa müvekkilinin ne sözleşmede ne de başka bir yerde böyle bir yükümlülüğünün bulunmadığını,
\-Müvekkilinin, davacı şirket ile anlaştığı üzere sıhhi tesisat döşendikten ve üstü kapatıldıktan sonra, kendisi için hazır edilen çıkışlar üzerine kombiyi monte ettiğini, müvekkilinin montajını yaptığı kombinin doğru çalışıp çalışmadığının tespitini ise ancak daireye basınçlı suyun verilmesiyle mümkün olup basınçlı su verilemediği takdirde müvekkilinin ilgili kombinin ve su tesisatınından kaynaklanan arızayı tespit etmesinin mümkün olmadığını, bu esnada daire zemininin altından gelen boru hatlarının standartlara uygun çekilip çekilmediğini denetleyebilmesi için müteahhidin kurmuş olduğu dalgıç pompanın basıncının yeterli olması ve bu sayede borulara su gönderilmiş olmasının gerektiğini, 11.03.2021 tarihli keşif sırasında müteahhitin orada bulunan herkesin net bir biçimde duyacağı şekilde son kata sağlıklı basınçta su veremediğini, kendi kurduğu dalgıç pompanın basıncının yetmediğini beyan ettiğini, davacı tarafın, kendi kurduğu dalgıç pompanın basıncının yetmediğini belirttiği halde mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını,
\-Görüleceği üzere sıhhi tesisattan kaynaklanan bu gizli ayıbı müvekkilinin önceden öngörebilme imkanı ve ihtimalinin olmadığını, eğer bina eksiksiz olarak tamamlanmış olsaydı, dalgıç pompadan basılan suyun basıncı yeterli olsaydı ve sıhhi tesisat doğru döşenmiş olsaydı müvekkilinin kombiyi taktıktan sonra test edecek ve o anda ortaya çıkan sıhhi tesisat ayıbını fark edeceğini, fakat müteahhit şirket ve sıhhi tesisatı döşeyen şirketin, kendilerinden doğan sorumlulukları tam ve eksiksiz bir biçimde yerine getirmediklerini, müvekkilinin bu konuda aydınlatmadıklarını, sıhhi tesisatın eksiksiz döşenip döşenmediği ve dalgıç pompanın performansını denetleme yükümlülüğünün de müvekkiline ait olmadığını,
\-Davacı tarafın, müvekkili şirket aleyhine başlattığı icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğundan davacı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep ettiklerini, buna ilişkin olarak dilekçelerinde Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/2274 E. 2022/4117 K., 23.02.2022 tarihli kararına değinildiğini ,
\-Davaya konu zararın ortaya çıkmasında müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğunun olmadığını, kendisinin binanın yapım aşamasındaki ve su tesisatı döşenmesindeki aksaklıkları, eksiklikleri önceden tahmin edebilmesi mümkün olmadığı gibi denetleme ve bildirimde bulunma gibi yükümlülüklerinin de olmadığını, bu sebeple, müvekkili şirkete sorumlu olmadığı bir işten dolayı kusur atfeden işbu kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın reddine ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini isteme zarureti hasıl olduğunu,
Yukarıda izah edilen nedenler ve resen nazarı itibar alınacak sebeplerle; Tehiri icra taleplerinin kabul edilerek istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilmiş kararın icrasının geri bırakılmasına, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/90 E. 2023/503 K. Sayılı, 13.06.2023 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine, İzmir 18. İcra Müdürlüğü 2019/8729 Esas sayılı icra takibinin geri bırakılmasına, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan zararın tazmini için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.
Davacı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında 24.06.2014 tarihli "Doğalgaz Tesisatı Yapım Sözleşmesi " isimli eser sözleşmesi yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı iş sahibi vekili, davalı yüklenici tarafından yapılan doğalgaz tesisatında su kaçağı meydana geldiğinden dairelerin zarar gördüğünü belirterek meydana gelen zararın tahsili istemiyle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek eldeki itirazın iptali davasını açmıştır.
6098 sayılı TBK'da eser sözleşmesiyle ilgili olarak; yüklenicinin üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorunda olduğu (TBK 471/1), yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışının esas alınacağı (TBK 471/2) belirtilmiştir. Bu özen ve sadakat borcunun da sonucu olarak yüklenici, gereken tedbirleri almak zorunda olduğu gibi, kendisinden kaynaklanmayan bir nedenle zararı doğuran bir olay gelmiş ise mümkün olduğunca zararın artmaması için gereken tedbirleri de alması gerekir.( Yargıtay 15.H.D'nin 2017/2759 Esas ve 2018/680 Karar sayılı kararı)
Somut olayda; gerek davacı iş sahibi tarafından davadan önce yaptırılan İzmir 6.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/180 Değişik iş sayılı dosyasındaki bilirkişi heyet raporunda, gerek yargılama aşamasında yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen kök ve ek raporlara göre davalı yüklenicinin eser sözleşmesiyle üstlendiği kombi ile kalorifer giriş- çıkış, kombiye şebeke suyu girişi ve sıcak kullanma suyu bağlantılarının yapılması işinde montaj hatası yaptığı, davalı yüklenicinin montajdan sonra tesisatın doğru bağlanıp bağlanmadığını yeterince kontrol etmediği, teslimden önce tüm dairelerde yeterli basınca sahip su ile kombi sıcak kullanma suyu testlerinin yapılması halinde hatalı boru montajının tespitinin mümkün olabileceği, montaj sonrasında kombinin çalıştırılarak kalorifer peteklerinin ısınıp ısınmadığı ile kombiden sıcak kullanma suyu eldesinin sağlanıp sağlanmadığının davalı yüklenicinin sorumluluğundaki işler olduğu,
meydana gelen maddi hasarla davalının üstlendiği edim arasında bağlantı olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Buna göre işinin ehli olan davalı yüklenicinin montaj hatası yaptığı ve montajdan sonra tesisatın doğru bağlanıp bağlanmadığını yeterince kontrol etmediği, teslimden önce tüm dairelerde yeterli basınca sahip su ile kombi sıcak kullanma suyu testlerinin yapılmasının davalı yüklenicinin sorumluluğunda olduğu; şayet şebeke suyunun olmaması nedeniyle davacı iş sahibi tarafından dalgıç pompa ile temin edilen suyun basıncının test için yetersiz olması sözkonusu ise bu durumda da davalı yüklenicinin davacı iş sahibinden test için uygun koşulları sağlamasını istemesi, davacı iş sahibi tarafından uygun koşulların sağlanmaması halinde meydana gelecek sonuçlar hakkında davacı iş sahibine gerekli bilgilendirmeyi yapması gerektiği halde bu bildirimin de yapılmadığı anlaşıldığından meydana gelen maddi zarardan davalı yüklenici sorumlu olup Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde usule ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13.06.2023 tarih ve 2020/90 Esas, 2023/503 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olup, alınması gereken 2.049,30 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan toplam (269,85 TL + 242,50 TL) 512,35 TL harcın mahsubu ile kalan 1.536,95 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.

veya Giriş yapın

  • Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Kararlar