Ana içeriğe atla

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi · Esas 2025/968 · Karar 2026/878

Eklenme tarihi: 13 Temmuz 2026 22.06.2026 Yayınlanma
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi 22.06.2026 Esas No: 2025/968 Karar No: 2026/878

Anahtar kelimeler: gizli soruşturmacı

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/968
KARAR NO: 2026/878
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/04/2025
NUMARASI: 2022/912 Esas, 2025/286 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
BİRLEŞEN İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
2022/913 ESAS ESAS 2023/607 KARAR SAYILI DOSYASI:
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 23/06/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I. DAVA
Asıl dosyada davacı vekili 08/11/2022 tarihli cevap dilekçesinde: davacının kesin hakediş raporu doğrultusunda alacağının tahsili ciheti ile .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile borçlu ...A.Ş. aleyhine takip başlatıldığını, davalı tarafından ödeme emrine haksız olarak yapılan itirazın iptaline ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davalı tarafa tahmilini dava ve talep etmiştir.
Birleşen 2022/913 Esas esas sayılı dosyasında dava dilekçesinde özetle: Davacı müvekkilin kesin hakediş raporu doğrultusunda alacağının tahsili ciheti ile .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile borçlu ...A.Ş. aleyhine takip başlatıldığını, davalı borçlu tarafından ödeme emrine haksız olarak yapılan itirazın kaldırılarak davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesi için taraflarınca 13.12.2021 tarihinde, İstanbul İcra 2. Hukuk Mahkemesinin 2021/1022 Esas sayılı dosyasıyla itirazın kaldırılması davası açılmış olduğunu, ''alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı gerektirdiği'' gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, Davalı borçlu şirket vekili tarafından 08.12.2021 tarihli itiraz dilekçesinde, "Takip konusu asıl borca işlemiş ve işleyecek faize ve alacağın tüm fer’ilerine ve ayrıca icra dairesinin yetkisine itiraz eder, takibin durdurulmasına karar verilmesini bilvekale arz ve talep ederiz.." denilmek suretiyle borca itiraz edildiğini, icra takibi dayanağının kesin hakediş raporundaki 03.04.2015-29.05.2015 imalat dönemi 7.269,63 USD, 30.05.2015-26.12.2015 imalat dönemi 4.961,60 USD ve 26.12.2015-22.08.2016 imalat dönemi 1.378,58 USD toplamda 13.609,31 USD teminatın iadesi olduğunu, tüm bu nedenlerle davalı borçlu tarafından haksız olarak yapılmış bulunulan itirazın iptaline ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesi niteliğindeki 03.04.2015 başlangıç ve 22.07.2015 bitiş tarihli "..." sözleşmesine istinaden davacı tarafından yalnızca iki adet 29.05.2015 ve 26.12.2015 tarihli iki adet geçici hakediş raporu düzenlendiğini, olup iddia edilen takip konusu hakediş gerçeği yansıtmadığını, İşbu iki hakedişe konu olan işler haricinde davacı tarafından yapılmış fakat bedeli ödenmemiş herhangi bir iş söz konusu olmadığını, Takip konusu sözde 3. hakediş muhteviyatı gerçeği yansıtmayan, davalı şirketin yetkilileri tarafından imzalanmadığını, onaya dahi sunulmadığını, 6 yılı aşkın süredir faturalandırılmadığını, uydurma bir belge olduğunu, söz konusu alacak TBK Madde 147/6 uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan haksız davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, hem davacı şirketin hem de işin yapıldığı yer yukarıda yazılı olan davalının Mersis adresi olup işbu davaya bakmakla yetkili mahkeme Bakırköy Ticaret Mahkemesi olduğunu, Taraflar arasında imzalanan Sözleşmenin Hakedişler ve Ödemeler başlıklı 14. Maddesi dikkate alındığında,"Taşeron yapılan ödemeler ile ilgili faturasını hakediş onaylandığı anda İşverene vermekle yükümlüdür." hükmünü amirdir. Bu hüküm çerçevesinde davacı tarafından 29.05.2015 ve 26.12.2015 tarihli iki adet geçici hakediş raporu düzenlenmiş, bu hakedişleri usulüne uygun şekilde kontrol ve onay aşamasından geçirdikten sonra, davacı tarafından derhal fatura düzenlenmiş ve bedelleri davalı şirket tarafından ödendiğini, fakat davacının davaya dayanak yaptığı ve sözde kesin hakediş olarak iddia ettiği adi belgeye ilişkin 2016 yılından bu yana fatura düzenlemediği gerçeği dikkate alındığında, bizzat davacının bu tavrı dahi alacak iddiasının mesnetsiz olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, davacı tarafından takibe dayanak yapılan belge kayıtsız, şartsız borç ikrarını ihtiva etmediğini, bu nedenlerle; yetki itirazının, kabulünü, dosyanın yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, zamanaşımı itirazımızın kabulü ile davanın usulden reddini, haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddini, alacaklının %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacı yana tahmilini, dair karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 2022/913 Esas esas sayılı dosyasında cevap dilekçesinden özetle: Taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesi niteliğindeki 03.04.2015 başlangıç ve 22.07.2015 bitiş tarihli "..." sözleşmesine istinaden davacı tarafından yalnızca iki adet 29.05.2015 ve 26.12.2015 tarihli iki adet geçici hakediş raporu düzenlenmiş olduğu iddia edilen takip konusu hakedişin gerçeği yansıtmadığını, davacı ile müvekkil şirket arasında 03.04.2015 başlangıç ve 22.07.2015 bitiş tarihli "..." sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında yalnızca 2 adet geçici hakediş gerçekleştirildiğini ve bu hakedişlere ilişkin davacı tarafından fatura düzenlenerek bedelleri müvekkil şirket tarafından ödendiğini Davacı tarafın ileri sürdüğü mesnetten yoksun 7.269,63 USD, 4.961,60 USD ve 1.378,58 USD olmak üzere toplam 13.609,31 USD alacak iddiası tamamen sebepsiz zenginleşme ve mükerrer tahsilat amaçlı olduğunu, taraflar arasında sözleşme kapsamında yapılan 29.05.2015 ve 26.12.2015 tarihli gerçek iki adet hakedişte nakdi teminat olarak belirtilen miktarlar yönünden davacı tarafın müvekkil şirketten alacağı bulunmadığı gibi, davaya dayanak iddia konusu sözde 3 no.lu hakediş de taraflar arasında sözleşmeye uygun şekilde yapılan ve kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren belge niteliğinde olmadığını, tüm bu nedenlerle yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, zamanaşımı itirazının kabulü ile davanın usulden reddine, haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, alacaklının %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılamada, hakediş takip çizelgesinin ve ekindeki malzeme metraj listesinin yüklenici taşeron tarafından imzalandığı ve İşveren .... A.Ş. adına da kontrol elektrik şefi olarak ... tarafından 22.08.2016 tarihinde imzalandığı tespit edildiği, ...’in 23.08.2016 tarihli “yukarıda belirtilen metrajlar tarafımdan yerinde bizzat ölçülerek kontrolleri yapılmış ve doğruluğu teyit edilmiştir” açıklamasının yapıldığı, anılan bu hakedişte elektrik hakediş kontrolünün ve de hakediş onayının imzasının mevcut bulunmadığı, elektrik şefi Kontrol ...’in kontrol olduğu göz önünde tutulduğunda, proje müdürü... da son onay olduğundan, bu işinde yapılmış olduğunu kabul yerinde ve uygun olacağı, bu hakedişte ara kademe nitelikli imza eksikliği bulunduğunu, 26.12.2015 – 22.08.2016 Hakediş dönemi evrakının da alt yüklenici, elektrik şefi ... ve son onay olan proje müdürü... tarafından imzalandığı, bu veriler bütünlük içerisinde değerlendirildiğinde, anılan 3 no.lu hakedişin her ne kadar ara kademe imzaları eksik ise de ilk kontrol ve son onayın imzaları bulunduğu için, 3 no.lu hakedişin hakediş nitelikli olduğunu kabül yerinde olacağı, evrak ve onay anlamında bir eksikliğin bulunmadığı, bu nedenlerle, işin sözleşme ve ihale hükümlerine uygun olarak yerine getirildiğinin anlaşıldığı, işten dolayı eksik veya kusur söz konusu olmadığı, işten dolayı hangi eksik veya hangi kusur var ise bunun somut biçimde ortaya konması söz konusu olmadığı, anılan sözleşme hükmü çerçevesinde % 5 kesinti uygulamasının yerinde ve uygun olacağı, asıl dosyada takibe dayanak işbu 3 no.lu hakedişin tutarının 32.534,49 USD olduğu, sözleşmenin 13. Maddesinde kararlaştırılan %5'lik teminat kesintisi yapıldığında tahakkuk eden tutarın 30.328,76 USD olduğu ,yine aynı hakediş evrakları çerçevesinde birleşen dosyaya konu olarak talep edilen asıl alacak miktarının da yerinde olduğu, alınan raporların hükme esas alınmaya elverişli olduğu, en son alınan ek raporda yapılan faiz hesabı da dikkate alınarak, belirlenen ve hesaplanan asıl alacak ve faiz miktarları üzerinden asıl ve birleşen davalar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın gerekçesiz nitelikte olduğu, 22.07.2015 bitiş tarihli sözleşmeye istinaden düzenlendiği iddia edilen 22.08.2016 tarihli 3 no'lu hakedişe ilişkin 09.11.2021 tarihinde takip başlatılmış olup TBK madde 146/7 uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabi alacağın zamanaşımına uğradığı, takibe dayanak belgede açıkça kesin hakediş ibaresinin bulunmadığı, müvekkili şirket yetkilisi tarafından onaylanmadığı ve sözleşme kapsamında düzenlenmediği, bu hususlarda ileri sürülen itirazların dikkate alınmadığı, belgede imzası olan husumetli proje müdürlerinden...'ın Bakırköy 36. İş Mahkemesine sunduğu yazılı beyan dilekçesinde kendisinin müvekkili şirketi borçlandırıcı herhangi bir tasarruf yetkisinin olmadığını bizzat beyan ve ikrar ettiği, faiz oran ve türünün kabulünün mümkün olmadığı, raporda hesaplanan miktarın dosya ile uyumlu olmadığı, takip dayanağı belgenin İstanbul BAM 22. HD. 2022/2593 Esas ve 2024/837 Karar sayılı ilamı ile "dayanak belgenin İİK 68/1 maddesi kapsamında belirtilen belge niteliğinde sayılamayacağı" na kanaat getirerek istinaf başvurusunu esastan reddedildiği, bu haliyle belgenin kesin hak ediş niteliğinde olmadığı, hak edişte imzası bulunmayıp kontrolü olduğu kabul edilen Kadir Türütsen'in imza ve kontrol yetkisinin bulunmadığı, birleşen davaya konu .... İcra Müdürlüğü ...esas sayılı icra dosyasına ödeme yapılmış olması sebebiyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle, davalı aleyhine hükmedilen kısımların kaldırılmasını talep etmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Asıl davada davacı yüklenici 3 numaralı hak ediş raporuna dayalı alacağın işlemiş faizi ile birlikte tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptalini talep etmiş, birleşen davada davacı yüklenici sözleşme kapsamında yapılan teminat kesintilerinin işlemiş faizi ile birlikte tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptalini talep etmiş, davalı iş sahibi ise hem asıl hem birleşen davada ilk iki hak ediş bedelinin ödendiğini, işin tamamlanarak tesliminin yapılmadığını, 3 numaralı hak edişin dayanaksız olduğunu belirterek her iki davanın reddini savunmuş, mahkeme asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı kısmen kabulüne karar vermiş, verilen karar davalı iş sahibi vekilince istinaf edilmiştir.
Davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında otel, kongre ve rezidans merkezinde gizli aydınlatma, spot temini ve montaj işine ilişkin birim fiyatlı olmak üzere 03.04.2015 tarihli sözleşme akdedilmiş olup, sözleşme kapsamında 1 numaralı 29.05.2015 tarihli ve 2 numaralı 26.12.2015 tarihli hak edişlerin düzenlendiği, işbu hak edişler kapsamında taraflar arasında ihtilaf olmadığı anlaşılmaktadır.
Asıl davaya konu takibin dayanağı 3 numaralı hak ediş olup, davalı iş sahibi hak edişteki imzacıların yetkilisi olmadığına dair itirazda bulunmuş ise de, hak edişler arasında ayrım yapılmaksızın bu savunmanın ileri sürüldüğü, 3 numaralı hak edişi imzalayan davalı yetkilileri ile ihtilaf konusu olmayan 1 ve 2 numaralı hak edişleri imzalayanların aynı kişiler olduğu, davalının yalnızca takip dayanağı hak edişteki temsile itiraz ettiği görülmüştür.
Birleşen davaya dayanak takipte her 3 hak edişe dayalı toplam teminat kesintinin tahsili talep edilmiş olup, yargılama aşamasında herhangi bir çekince olmaksızın davalı iş sahibince ödeme yapılmış olması ve birleşen davanın esası konusunda istinaf itirazı olmayışı dikkate alındığında, her 3 hak edişin de benimsendiği anlaşılmaktadır.
Ayrıca, takibe itiraz dilekçesinde dayanak hak ediş belgesi ile ilgili ayrıca ve açıkça bir itiraz ileri sürülmediği görülmüştür.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, asıl davaya konu takip dayanağı 3 numaralı hak edişin davalı iş sahibince de kabul edildiği, mahkeme gerekçesinde de kabul edildiği üzere, davacı yüklenicinin yaptığı iş karşılığı davalı iş sahibi yetkililerince kontrol edilip onaylandığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davalı vekilinin istinaf taleplerine göre yapılan inceleme itibariyle, davalı vekilinin bu kapsamdaki istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 147/1-6 madde bendi uyarınca eser sözleşmelerinden kaynaklı alacakların 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, 153/2 madde fıkrasında ise zamanaşımını durduran sebeplerin ortadan kalkması ile zamanaşımı süresinin işlemeye başlayacağı hüküm altın alınmıştır.
26.03.2020 tarihli 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7226 sayılı Kanun) geçici 1.maddesinde Covid-19 salgını nedeniyle zamanaşımı sürelerinin 13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden, … itibaren 30/4/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durduğu, salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabileceği hüküm altına alınmış olup, 30.04.2020 tarihli ve 31114 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile de yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla getirilen bu sürelerin 01.05.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden 15.06.2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar uzatılmasına karar verilmiştir.
Bu durumda, Covid-19 salgını nedeniyle zamanaşımı sürelerinin 95 gün durduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenler itibariyle, asıl davaya konu takip dayanağı 3 numaralı hak ediş düzenlendiği tarihte (22.08.2016) muaccel olup, takip tarihine (09.11.2021) kadar 5 yıl + 95 günlük zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu kapsamdaki istinaf talebi de yerinde görülmemiştir.
Ancak, takiple talep edilen USD alacak için Merkez Bankası azami faiz oranları şeklinde faiz talep edilmiş olup, takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmasına karar verilmesi yerine mahkemece takibin kabul edilen alacak yönünden aynen devamına hükmedilmiş olması yanlış olduğundan, davalı vekilinin bu kapsamdaki istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Birleşen davaya konu takip dosyasından gelen yazı cevabında takip dosyasının 18.02.2015 tarihinde (yargılama aşamasında) infaz (17.02.2025 tarihli ödeme) nedeniyle kapatıldığı bildirilmiştir.
İtirazın iptali istemiyle açılan birleşen dava konusu olan takibin yargılama aşamasında infaz edilmiş olması itibariyle, infaz edilecek bir takip dosyası kalmadığından konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek yerine, davanın kısmen kabulü ile takibin devamına, yapılan ödemelerin infazda değerlendirilmesine dair karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Davalı vekilinin bu kapsamdaki istinaf talebi de yerinde görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen dava konusuz kalmış olması sebebiyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)1- Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,
2-İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../04/2025 tarih ve 2022/... Esas, 2025/.. Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Asıl dava yönünden;
a-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen İPTALİNE, takibin 30.328,76 USD asıl alacak, 5.343,88 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 35.672,64 USD üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı işletilmesi suretiyle takibin kaldığı yerden aynen DEVAMINA,
b-Belirlenen asıl alacak miktarı olan 35.672,64 USD'nin takip tarihindeki TCMB kuruna göre 346.623,90 TL'nin % 20 si olan 69.324,78 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
c-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
4-Birleşen 2022/.... esas sayılı dosyası yönünden;
a-Davanın konusuz kalmış olması sebebiyle esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN
1-Asıl Dosya yönünden:
a-Karar harcı 46.695,21 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 10.546,53 TL harcın mahsubu ile bakiye 36.148,68TL harcın davalı taraftan tahsili ile HAZİNE ADINA İRAD KAYDINA,
b-Davacı tarafından dava açılırken peşin harca ilişkin olarak yatırılan 10.638,73 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ÖDENMESİNE,
c-Davacı tarafından yapılan 339,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 18.000,00 TL bilirkişi masrafı(3 farklı bilirkişi ) olmak üzere toplam 18.339,00TL yargılama giderinin kabul (%91) oranı gözetilerek 16.688,49 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ÖDENMESİNE, bakiye giderin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
ç-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
d-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli ...Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 105.519,93 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
e-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli ...Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
f-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranları gözetilerek 2.839,20‬ TL'sinin davacı taraftan, 280,80 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile HAZİNE ADINA İRAD KAYDINA,
2-Birleşen dosya yönünden
a-Karar harcı 732,00 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 4.735,52 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 4.003,52 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
b-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 732,00 TL peşin harcın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ÖDENMESİNE,
c-Davacı tarafından yapılan 270,25 TL tebligat ve müzekkere gideri, 6.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 6.270,25 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ÖDENMESİNE,
d-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli ...Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 52.462,78 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
e-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile HAZİNE ADINA İRAD KAYDINA,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN
1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,
2-Davalı tarafından yapılan (1.683,10+1.683,10=)3.366,20-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 340,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.706,20-TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 23/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.

veya Giriş yapın

  • Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Kararlar