Ana içeriğe atla

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi · Esas 2022/1936 · Karar 2026/860

Eklenme tarihi: 13 Temmuz 2026 22.06.2026 Yayınlanma
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi 22.06.2026 Esas No: 2022/1936 Karar No: 2026/860

Anahtar kelimeler: gizli soruşturmacı

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1936
KARAR NO: 2026/860
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/05/2022
NUMARASI: 2020/515 Esas, 2022/332 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 23/06/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I- DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı taraf, taraflar arasında imzalanan sipariş formu ve bunun devamı niteliğinde olan sipariş teyit mektubu ile davalı taraf arasında yapılan anlaşma gereği siparişte belirlenen özelliklere sahip kumaş aldığını, sipariş edilen kumaşın tüm özelliklerinin sipariş formu ve sipariş teyit mektubunda belirtildiğini, ancak alınan kumaş sonucunda yapılan üretimler sonrasında yıkanan ve boyanan pantolon paçalarında dönmeler meydana geldiğini, bu durumun hemen davalı şirkete bildirildiğini, bunun üzerine davalı şirketin kendisine gönderilen numunelerde dönme test sonucunda paça dönmelerini kabul ettiğini, davalının sözleşmeye aykırı davranarak ve kusurlu imalatı ile kendilerini zarara uğrattığını, zararın temerrüt tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II- CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının muayene ve ihbar yükümlülüğünü usulüne uygun şekilde yerine getirmediğini, bu nedenle dava konusu ürünleri kabul etmiş sayılacağını, şirket olarak yapması gerekli tüm testleri yaptırdığını, satışa konu ürünlerde herhangi bir ayıba rastlanmadığını, sözleşme gereği teslim edilen kumaşlar davacı tarafça tamir edilip kesilerek ifayı kabullenmiş sayıldıkları, bu aşamadan sonraki ticari zararların davacı şirkete ait olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, taraflarca karşılıklı iddia ve savunmaları, düzenlenen bilirkişi raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre; ticari ilişkinin taraflar arasında imzalanan 11/09/2019 tarihli Sipariş Formu ve 12.09.2019 tarihli Sipariş Teyid Mektubunun imzalanması ile başladığı, davaya konu kumaşların özelliklerinin imzalanan sözleşmede ayrıntılı şekilde düzenlendiği, davalı tarafın satışa konu kumaşlarda dönme payının üretimde teyit edilen max değerin % 2,5 olacağının belirtildiği, ancak davacı tarafından davaya konu kumaştan üretilen pantolonlar üzerinde yapılan ölçüm değerlerinin %7,2- %8,6 aralığında olduğunun dosya kapsamında anlaşıldığı, bilirkişiler tarafından yapılan yerinde inceleme neticesinde numune olarak üretilen pantolonlar üzerinde yapılan ölçümler sonucunda değerlerin %7,8- %8,4 aralığında olduğunun tespit edildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmede çekme değerlerinin +/-%3 olarak belirlendiği ve yine sözleşmenin incelenmesinde kumaşlarda konfeksiyon aşamasında paça dönmesi problemi yaşanmaması için mutlaka kumaşlara atkı eğriliğinin verileceğinin kararlaştırıldığı, kumaşın tesliminden sonra ürünlerin belirlenen nitelik ve vasıfta olmadığına ilişkin ayıp ihbarını hiçbir süreye bağlı olmaksızın sözlü ve yazılı olarak bildirileceğinin düzenlendiği, davacının söz konusu kumaşlarla yapmış olduğu pantolon üretimi sonucunda dönmelerin meydana gelmesiyle davalıya derhal mail yoluyla bildirimde bulunduğu, yine aynı ayıba ilişkin .... Noterliği aracılığıyla ...yevmiye numaralı ihtarname ile bildirimde bulunduğu, davalının dönmeye ilişkin değerleri bildirir beyanlarını kanıtlar şeklinde dosya kapsamında sunmuş olduğu halihazırda test raporunun mevcut olmadığı, davacının söz konusu kumaşları sözleşmede belirlenen şartlarla aldığı, üretim başladıktan sonra ortaya çıkan paça dönmeleri nedeniyle oluşturulan 08.01.2020 tarihli laboratuar raporunda tespit edilen değerlerin istenilen değerlerin çok fazla dışında kaldığı, tolerans dışı olduğu, ayıbın malın teslimi sırasında veya sonrasında basit bir muayene ile tespitinin mümkün olmayacağı, tespit için test, ölçüm ve değerlendirme yapılması gerektiği anlaşıldığından gizli ayıp olduğu, bu durumun davalı tarafa derhal bildirildiğinin dosya kapsamında sunulan ihtarnameler ve mail yazışmaları ile anlaşıldığı, taraflar arasında düzenlenen Sipariş Formu'nda yapılan düzenlemeye göre de ''....tedarikçi ...'a ürünlerle ilgili bir iade veya şikayet olması halinde ve yahut reklamasyon faturası kesilmesi halinde ve benzeri her durumda ...'ın ilk talebinde tüm zararını derhal karşılamayı gayrikabil rücu beyan ve taahhüt eder.' şeklinde belirlendiği de göz önüne alınarak davalı tarafın söz konusu ayıplı kumaşlardan dolayı davacının uğramış olduğu zarardan sorumlu olduğu anlaşılmakla, oluşan vicdani kanıya göre kısmı olarak açılan davanın kabulüne karar verilerek 100.000,00-TL'nin davalının temerrüte düştüğü tarih olan 08.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, 363.331,79-TL'nin ise ıslah tarihi olan 23.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV-İSTİNAF
Davalı vekili istinafında, ayıbın isabetsiz olarak gizli ayıp olarak nitelendiğini, itirazların dikkate alınmaksızın dönmeye hükmedildiğini, bilirkişi raporlarının çelişkili ve isabetsiz olduğunu, şirketin her hangi bir itirazda bulunmadın 25.10.2019 da ürünleri kabul ettiğini davacının paça dönmesi şikayetini 6.1.2020 tarihinde müvekkili şirkete ilettiğini, davacının müvekkilinin numune talep ettiğini, davacı her kumaş topundan değil rastgele seçtikleri kumaş topunda dönme testleri yaptığını beyan ettiğini, temin edilen kumaştan yapılan üretimden davacı alıcının sorumlu olduğunu, her kumaş topunda paça dönmesine bakılması gerektiğini, hatalı olanların tamire edildiğini, davacı tamir bedelini davalının karşılamasın istediğini, müvekkilini davacıya mutabık kalacakları bir tamir miktarını karşılayabileceğini bildirdiğini, davacının KDV dahil 65.764,40TL. tamir tutarını müvekkiline bildirdiğini, tamirattan geçen kumaşı davacının 3. kişilere sattığını, test ve kontrolleri yapmadan kumaşları kullanarak üretim aşamasına girdiğini, sorun çıkması üzerine tamirat yaptığını ve 3. Kişiye sattığını, iddiaya göre müşterilerin pantolonları iade ettiğini, davacını 25 Haziran 2020 tarihli reklamasyon faturası kestiğini ve davalının da bunu iade ettiğini, işbu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkil şirketin merkezinin bağlı bulunduğu Bakırköy adliyesinde açılması gerektiğini, sipariş teyit mektubunda Çerkesköy Mahkemelerinin yetkili olduğunu, sipariş formunun geçersiz olduğunu, muayene ve ihbar yükümlülüğünün usulüne uygun yapılmadığını, 8 gün içerisinde incelettirmesi gerektiğini, 73 gün sonra ayıp ihbarında bulunduğunu, davacı hem ayıpları öncesinde tespit ettiğini hem de sonrasında gizli ayıplı olduğunu belirterek çelişkiye düştüğünü, müvekkilinin tüm testleri yaptırdığını ve her hangi bir ayıba rastlanmadığını, davacının tamir ederek keserek ifayı kabullendiğini artık davalı müvekkilinin sorumlu olmayacağını, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
V-DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıp sebebiyle tazminat davasıdır. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir. Davacı davada, davalı ile aralarında 11.09.2019 tarihli Sipariş Formu ve 12.09.2019 tarihli Sipariş Teyit Mektubuna dayalı olarak sözleşme olduğunu, bu sözleşmede belirtilen özelliklerde davalının kumaş üretmeyi 29.726 Euroyo yüklendiğini, 25.10.2019 tarihinde ürünlerin teslim edildiğini, teyit mektubunda paça dönmesinin 2,5 geçmemesini davalının taahhüt ettiğini ancak seçtikleri toplarda çok daha fazla dönme ortaya çıktığını, 06.01.2020 tarihinde bu durumu davalıya e mail ile bildirdiklerini, numuneleri davalıya gönderdiklerini, ürünleri tamir ettirdiklerini davacının bu şekilde 65.764,40TL. harcadığını, ürünlerin ...firmasına satıldığını, müşterilerin paça dönmesi şikayetiyle geri dönmesi sebebiyle, pantolon siparişinin iptal edilerek müvekkiline iade edildiğini, davacının 523.325,88TL. reklamasyon faturası kestiğini, davalının da bunu iade ettiğini beyan ederek uğradığı tüm zararının tazminin talep etmiştir.
Davalı, davacının zamanında ve usulüne uygun kontrol ve ihbar yapmadığını, tamir ettirdikten sonra ürünleri kabul ederek sattığını artık müvekkilinin sorumlu olmadığını, kumaşları aldığı anda kesip , boyamadan davacının test yaptırıp kontrol etmesi gerektiğini beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.
Yerel mahkemece, ayıp ihbarının süresinde yapıldığını, taraflar arasında düzenlenen Sipariş Formu'nda yapılan düzenlemeye göre de ''....tedarikçi ...'a ürünlerle ilgili bir iade veya şikayet olması halinde ve yahut reklamasyon faturası kesilmesi halinde ve benzeri her durumda ...'ın ilk talebinde tüm zararını derhal karşılamayı gayrikabil rücu beyan ve taahhüt eder.' şeklinde belirlendiği de göz önüne alınarak davalı tarafın söz konusu ayıplı kumaşlardan dolayı davacının uğramış olduğu zarardan sorumlu olduğunu ve bilirkişi kök ve ek raporunu kararına dayanak yaparak, ek rapordaki davacının tamirat masrafı için harcadığı tutar, pantolonların maliyeti ve kar kaybı toplayıp bundan ikinci el ürün değerini düştükten sonra hesapladığı toplam 507. 611,09 TL.'den, Mahkemece taraf defterlerinde göre davalının alacağı olarak görünen 44.279,31 TL. mahsup edilerek, davanın kabulü ile 463.331,79 TL'nin tahsiline karar vermiştir.
Davalı tarafça imzalanan 11.09.20219 tarihli Sipariş Formunda İstanbul Mahkemeleri yetkili mahkemeler olduğundan, eldeki davada yetki itirazı isabetsizdir.
Uyuşmazlığa konu ayıpla ilgili olarak Sipariş Formunda, kumaşın tesliminden sonra ürünlerin belirlenen nitelik ve vasıfta olmadığına ilişkin ayıp ihbarını hiçbir süreye bağlı olmaksızın sözlü ve yazılı olarak bildirileceğinin düzenlendiği bu sebeple ayıp ihbarının süreye bağlanmadığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının, davalıya yaptırdığı kumaşların tümünün ayıplı olup olmadığı ve davacının zararının ne kadar olduğudur. Mahkemece, davacının aldığı tüm ürünler ayıplı kabul edilerek, sözleşme maliyeti ve tamir giderlerine karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre sözleşmeden dönüldüğü sabit olup, iş sahibinin sözleşmeden haklı nedenle döndüğünü ve bu nedenle uğranılan zararın tazminini talep edebilmesi için işin kullanılamayacak derecede ayıplı olduğunu ispatlanması gerekir. Somut olayda Mahkemece sadece bir kısım ürünler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.Ayrıca eser sözleşmelerinde sözleşmeden dönme varsa, iş sahibi ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilir, koşulları varsa menfi zarar kapsamında sözleşmeye güvenerek yaptığı masraf ve harcamalar da talep edebilir. Bu nedenle davacının zarara yönelik talep kalemleri belirlenip, açık olmayanlar bakımından açıklama istenip, talepler somut olarak tespit edildikten sonra, sözleşmeye konu tüm ürünler üzerinde inceleme yaptırılarak yukarıda belirttiğimiz ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, Mahkemece eksik incelemeye dayalı karar verildiği anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ../05/2022 tarih, 2020/.... Esas, 2022/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 23/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.

veya Giriş yapın

  • Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Kararlar