Ana içeriğe atla

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi · Esas 2022/1925 · Karar 2026/856

Eklenme tarihi: 13 Temmuz 2026 22.06.2026 Yayınlanma
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi 22.06.2026 Esas No: 2022/1925 Karar No: 2026/856

Anahtar kelimeler: tapu

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1925
KARAR NO: 2026/856
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/01/2022
NUMARASI: 2020/557 Esas, 2022/28 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 23/06/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili şirketin ... alanında faaliyet göstermekte olduğunu, müvekkil şirketin davalıların ...Adi Ortaklığı adı altında İstanbul İli ... İlçesi ....... Mah,... pafta ... ada .... parselde yapımı planlanmış konut projesi ile ilgili mimari-statik-mekanik ve elektrik ruhsat işlemleri için 01/02/2017 tarihinde sözleşme imzalamış olduklarını, müvekkili şirketin yapmış olduğu sözleşmeye istinaden ivedi bir şekilde inşaat yapı ruhsatını 09.05.2017 tarihinde sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirerek almış olduğunu ve davalılar tarafından sözleşme gereği müvekkiline ödenecek olan bedelin ödenmiş olduğunu, ancak sonrasında ...... ve ... Belediyesi arasındaki anlaşmazlık nedeniyle inşaat ruhsatı iptal olduğunu, Ruhsatın iptalinde müvekkil şirketin herhangi bir kusurunun söz konusu olmadığını tamamen belediyelerin almış olduğu farklı kararlardan kaynaklandığını, alınan inşaat ruhsatı iptal olunca davalı şirket yetkilileri ile müvekkil şirket yetkilileri bir araya gelerek yeni yönetmeliğine uygun olarak yeniden proje hazırlanmasına karar vermiş olduklarını ve müvekkil şirket yine aynı sözleşme çerçevesinde işlemlerine yeniden başlamış olduğunu, yeni projesi ile ilgili çalışmalarına 12.02.2018 tarihinde başlayan müvekkili şirketin maliklerin onayı ve davalıların planları onaylamasının ardından hızlı bir şekilde ruhsatlandırmaya işlemine başlamış olduğunu, davalı şirket yetkililerine 14.08.2018 ve 30.10.2018 tarihinde gönderdiği maillerden de anlaşılacağı üzere ruhsat işlemlerinin %95 lik kısmının 01.09.2018 tarihi itibariyle hazır olduğunu, harçların ödenmesi, ek sözleşme yapılması ve davalılarca temin edilmesi gerekli olan muvafakatların tamamlanması ile birlikte ruhsatın alınacağını, ancak davalılar ruhsatın alınabilmesi için kendi üzerlerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediklerinden ... Belediyesi'nde onaylanan statik -mekanik -elektrik ve mimari projelere bağlı olarak inşaat ruhsatı alınamamış olduğunu ve işlem dosyası arşive kaldırılmış olduğunu, müvekkili şirketin sözleşme gereği tüm yükümlülükleri yerine getirmiş olduğundan 2. kez yapmış olduğu statik-mekanik-elektrik ve mimari projelerden dolayı davalı şirketlerden alacaklı konumda olduğunu, müvekkili şirketin sözlü olarak davalı şirket yetkilileri ile ödeme yapılması konusunda görüşmüş olduğunu ancak olumlu bir yanıt alamadığını, bunun üzerine alacağından kaynaklı olarak kesmiş olduğu 12.03.2019 tarih ve 118.000,00-TL bedelli faturayı ...... Noterliği'nin 19.03.2019 tarih ve... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile göndermiş olduğunu iş bu ihtarname 20.03.2019 tarihinde davalılar çalışanına tebliğ edilmiş olduğunu, Noter kanalı ile fatura tebliğ edilmesine rağmen davalılarca herhangi bir ödeme yapılmadığından bu kere İstanbul ...... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasından ödeme emri gönderilmiş olduğunu, davalı şirketlerin iş bu ödeme emrine süresi içerisinde itiraz etmiş olduklarını ve takip durdurulmuş olduğunu beyan ederek, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E esas sayılı dosyasına yapılan vaki itirazların iptaline, takibe devam edilmesine, karşı taraf davalı borçlular aleyhinde takip miktarının % 20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş,
II- CEVAP
Davalı Obaköy şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ...Adi Ortaklığı müvekkil şirket ile ...A.Ş. ortaklığında kurulmuş olmakla birlikte, devam eden süreçte Adi Ortaklığa dava dışı üçüncü bir ortak alındığını, akabinde müvekkil şirket, ekte yer alan sözleşme ile 07.11.2018 tarihinde Adi Ortaklıktan ayrıldığını, müvekkil şirket açısından husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, davacının huzurda görülen davadaki tüm talepleri zaman aşımına uğradığını, söz konusu talepleri ilgili kanun ve yönetmeliklerde belirlenen hak düşürücü süreler içerisinde ileri sürülmemiş olduğundan huzurda görülen davanın öncelikle zaman aşımı ve hak düşürücü süreler bakımından reddi gerektiğini, Adi Ortaklık ile “İstanbul ili, ... İIçesi, .....Mahallesi......Ada ve .....Parsel”de kayıtlı taşınmaz üzerinde arsa payı karşılığı inşaat yapılması için arsa sahipleri ile sözleşme akdedildiğini, söz konusu yapı ruhsatı verildikten sonra, ... Belediyesi tarafından imar planı değişikliğine aykırı ruhsat verildiğinin ..... Büyükşehir Belediyesi tarafından tespit edildiği gerekçe gösterilerek 22.06.2017 tarihinde anılan şantiye mühürlendiğini, ... Belediyesi tarafından ......-.......sayı nolu, ......ada ...parsel konulu, .....08.2017 tarihli,.....sayılı yazısıyla 01.10.2017 tarihine kadar hmax:15 kat sınırlamasına göre tadilat ruhsatı alınması gerektiğini, ancak daha önce onaylanan ve idare tarafından yapı ruhsatı verilen projenin aleyhine bir tadilat projesi sunulması hususunda kat malikleri ile anlaşma sağlanamadığını, bunun akabinde ise ... Belediyesi tarafından ......-...... sayı no'lu, mimari proje konulu, 06.11.2017 tarihli, E. ...... sayılı, 09.05.2017 tarih .........sayılı yazı ile müvekkile verilen 09.05.2017 tarih.........-........ sayılı yapı ruhsatının iptal edildiği bildirildiğini, ... Belediyesi tarafından verilen yapı ruhsatının iptal edilmesi üzerine bu işlemin iptali için ... Belediyesine başvurulmuş, ancak yasal süre içerisinde cevap verilmemesi üzerine İstanbul ...... İdare Mahkemesi’nin 2018/.... Esas sayılı dosyası üzerinden bahse konu işlemin iptali talepli olarak dava ikame edildiğini, anılan dava reddedildiğini, Adi Ortaklık ile davacı taraf arasında yukarıda belirtilen taşınmazda yapımı planlanan inşaat ile ilgili 01.02.2017 tarihli proje hizmetleri sözleşmesi imzalandığını, davacı tarafın anılan sözleşme kapsamında yerine getirdiği yükümlülükleri ile ilgili tüm ücretlerinin ödemesini Adi Ortaklıktan aldığını, Adi Ortaklık kayıtlarında yapılacak inceleme neticesinde ortaya çıkacağını, söz konusu inşaatla ilgili adi ortaklıktan başkaca işlerin üstlenilmesi yönünde yaptığı görüşmelerin olumsuz sonuçlanması üzerine işbu dava konusu bedelin ödenmesini talep ettiğini, Adi ortaklık ile dava konusu taşınmaz malikleri arasında sözleşmeler imzalanarak adi ortaklığın arsa sahipleri ile imzalanan Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri kapsamındaki sorumlulukları sona erdirildiğini, davacının müvekkil şirketten herhangi bir hak ve alacağının olmadığına ve müvekkil şirkete bu yönde husumet yöneltilemeyeceğine ilişkin yukarıdaki beyanlarımız saklı kalmak kaydıyla; takibe konu edilen alacağın likit olduğundan söz edilmesi mümkün olmadığını, taraflar arasında bu hususta yapılmış yazılı bir anlaşma/mutabakat/onay dahi bulunmadığını, eğer bir alacak var ise dahi bu alacağın varlığı ve miktarı yapılacak olan yargılama sonucunda belirlenebilecek olduğundan, davacının icra inkar tazminatı talep etmesi usul ve yasaya aykırı olup, bu yöndeki talebinin de reddi gerektiğini, davanın Müvekkil Şirket açısından öncelikle husumet yokluğu, zaman aşımı ve hak düşürücü sürelerin geçmiş olması nedeniyle reddine, İşbu talebimizin kabul edilmemesi halinde davacının müvekkil şirket nezdinde herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını beyan ederek, davanın usul ve esas yönünden reddine, davacı aleyhine takibe konu alacağın %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Şirketi vekili cevap dilekçesinde, davacının huzurda görülen davadaki tüm talepleri zaman aşımına uğramış olduğunu, söz konusu talepleri ilgili kanun ve yönetmeliklerde belirlenen hak düşürücü süreler içerisinde ileri sürülmemiş olduğundan huzurda görülen davanın öncelikle zaman aşımı ve hak düşürücü süreler bakımından reddi gerektiğini, Adi Ortaklık ile “İstanbul ili, ... İIçesi, ...Mahallesi....... Ada ve ..... Parsel”de kayıtlı taşınmaz üzerinde arsa payı karşılığı inşaat yapılması için arsa sahipleri ile sözleşme akdedildiğini, Sözleşmenin imzalanmasının ardından, Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun ve ilgili yönetmelik çerçevesinde, afet riski altında olduğu tespit edilen ve hakkında riskli yapı kararı alınmış bulunan, ayrıca maliklerin tamamı ile noter tasdikli Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat sözleşmeleri imzalanmış olan, tapuda; “İstanbul ili, ... İIçesi, ...Mahallesi .... Ada ve .. Parsel' de kayıtlı arsa üzerinde inşa edilecek yapı için, ... Belediyesi İmar ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından “3 Bodrum Kat + Zemin Kat + .... Kat + Çatı arası” olan inşaata ilişkin proje onaylanmış ve ... Belediyesi tarafından, yapılacak inşaat için 09.05.2017 tarih ....-..... sayı ile yapı ruhsatı verildiğini, söz konusu yapı ruhsatı verildikten sonra, ... Belediyesi tarafından imar planı değişikliğine aykırı ruhsat verildiğinin ........Büyükşehir Belediyesi tarafından tespit edildiği gerekçe gösterilerek 22.06.2017 tarihinde anılan şantiye mühürlendiğini, ... Belediyesi tarafından ....-....... sayı no'lu, ...... ada .... parsel konulu,........08.2017 tarihli, ......... sayılı yazısıyla ....arihine kadar hmax:15 kat sınırlamasına göre tadilat ruhsatı alınması istendiğini, daha önce onaylanan ve davalı idare tarafından yapı ruhsatı verilen projenin aleyhine bir tadilat projesi sunulması hususunda kat malikleri ile anlaşma sağlanamadığını, ... Belediyesi tarafından .......-........ sayı no'lu, mimari proje konulu, 06.11.2017 tarihli,...... sayılı, 09.05.2017 tarih .... sayılı yazı ile müvekkile verilen 09.05.2017 tarih .........-........ sayılı yapı ruhsatının iptal edildiği bildirildiğini, ... Belediyesi tarafından verilen yapı ruhsatının iptal edilmesi üzerine bu işlemin iptali için ... Belediyesine başvurulduğunu, ancak yasal süre içerisinde cevap verilmemesi üzerine İstanbul 10. İdare Mahkemesi’nin 2018/460 Esas sayılı dosyası üzerinden bahse konu işlemin iptali talepli olarak dava ikame edildiğini, anılan dava reddedildiğini, Adi Ortaklık ile davacı taraf arasında yukarıda belirtilen taşınmazda yapımı planlanan inşaat ile ilgili 01.02.2017 tarihli proje hizmetleri sözleşmesi imzalandığını, Davacı taraf anılan sözleşme kapsamında yerine getirdiği yükümlülükleri ile ilgili tüm ücretlerinin ödemesini Adi Ortaklıktan alındığını, Adi Ortaklık kayıtlarında yapılacak inceleme neticesinde ortaya çıkacağını, Adi Ortaklıktan temin edilen cari hesap ekstresi işbu dilekçemiz ekinde yer aldığını, davacı tarafça ... .. Noterliği’nin 19 Mart 2019 tarihli ve ...... yevmiye numarası ile Adi Ortaklığa gönderilen fatura yine Adi Ortaklık tarafından davacı firmaya iade edildiğini, kayıtlara alınmadığını, anılan faturanın kayıtlara alınmadığı hususu Adi Ortaklık kayıtlarında yapılacak inceleme neticesinde ortaya çıkacağını, takibe konu edilen alacak likit olmadığından icra inkar tazminatının gündeme gelmesi mümkün olmadığını, taraflar arasında bu hususta yapılmış yazılı bir anlaşma/mutabakat/onay dahi bulunmadığını, alacak var ise dahi bu alacağın varlığı ve miktarı yapılacak olan yargılama sonucunda belirlenebilecek olduğundan, davacının icra inkar tazminatı talep etmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek, talebinin de reddi gerektiğini, haksız davanın reddine, davacının icra takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, taraflar arasında yer alan ticari ilişki nedeniyle fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalıların yapmış olduğu itirazın iptali davası olduğu, taraflar arasında 01.02.2017 tarihli 140.000,00 TL+KDV bedelli sözleşme akdedildiği, sözleşme karşılığı bedelin davalı tarafından davacı yana ödenmesi hususunda bir ihtilaf olmadığı, sözleşme karşılığı bedelin davalı tarafça ödenmiş olduğu, ancak davaya konu alacak iddiasının mevcut sözleşmedeki ada ve parselde proje hizmeti verilen işin revizyonu niteliğinde olduğu, davacı taraf kendilerince hazırlanan revizyon projelerin davalı işveren bilgisi ve onayı dahilinde hazırlandığını ve davalılardan alacaklı olduğunu savunduğu, davalılar ise davacı tarafından hazırlanan revizyon projesinde onaylarının olmadığını ve davanın reddini talep ettikleri, davacının davalı adına hazırladığı takibe konu 12.03.2019 tarih ve 009435 no'lu KDV dahil 118.000-TL bedelli faturanın tarafların defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususunda taraf defterinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi raporuna göre, davacının takibe konu faturayı kendi ticari defter ve kayıtlarına almadığı, faturayı davalıya noter aracılığı ile tebliğ ettiği, davalının ise faturayı kabul etmeyerek iade ettiği, ticari defterlerde yapılan inceleme neticesinde davaya konu faturanın davalı defterlerinde olmadığı gibi davacı defterlerinde de kayıtlı olmadığı, davacının bu yönden iddiasını ispat edemediği, dosya kapsamında yer alan deliller arasında mevcut sözleşmedeki ada ve parsel proje hizmeti verilen işin revizyonuna ilişkin taraflar arasında anlaşma yapıldığında ilişkin belge yer almadığı, davacının revizyon için davalıların onayının bulunduğuna ilişkin iddiasını da ispat edemediği, davayı açmakta kötü niyetli olduğu hususunda dosyada delil olmadığı gerekçesiyle, davacı tarafından ispat edilemeyen davanın reddine davalıların talep ettiği kötü niyet tazminat taleplerinin ise davacının kötü niyetli olarak davayı açtığına dair dosyada delil olmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV-İSTİNAF
Davacı vekili istinafında, davalının yaptığı konut projesinde mimari, statik, mekanik ve elektrik ruhsat işlemleri için 01.02.2017 tarihli sözleşme imzaladıklarını, üzerine düşen yükümlülükleri müvekkilinin yerine getirdiğini, 09.05.2017 tarihinde inşaat yapı ruhsatını aldığını, davalıların da sözleşme ücretini ödediğini, ... Belediyesince yapı ruhsatının imara aykırı olması sebebiyle iptal edildiğini, yeniden proje için davalı tarafla görüştüklerini bu görüşmede davalının yeni proje için onay verdiğini, tüm detayların whatsapp ve e mali yoluyla davalılara bildirildiğini, her aşamada davalıların onayı ile ilerleme sağlandığını, müvekkili tarafından 30.10.2018 tarihinde gönderilen mail de ruhsat işlemlerinin %95 lik kısmının bittiğini, 01.09.2018 tarihi itibariyle hazır olduğunu, muvafakatların alınması gerektiğini, ek sözleşme yapılması gerektiğini davalılara bildirdiğini, davalıların muvafakat alınması konusundaki üzerine düşen yükümlülüğü yerine getiremediğini, davalıların revizyona onay verdiklerinin açık ve net ortada olduğunu, davalıların haberi olmadan davacının iş yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Mahkeme gerekçesinin hatalı olduğunu, whatsapp ve mail yazışmalarının delil olarak kabul edilmediğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME
Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanan bedel talebine ilişkin itirazın iptali davasıdır.Davacı yüklenici, davalı ortaklık iş sahibidir. Davacı yüklenici davada, davalının yaptığı konut projesinde mimari, statik, mekanik ve elektrik ruhsat işlemleri için 01.02.2017 tarihli sözleşme imzaladıklarını, üzerine düşen yükümlülükleri müvekkilinin yerine getirdiğini, 09.05.2017 tarihinde inşaat yapı ruhsatını aldığını, davalıların da sözleşme ücretini ödediğini, ... Belediyesince yapı ruhsatının imara aykırı olması sebebiyle iptal edildiğini, aynı işlerin tekrar revize edilmesi için davalı ile anlaştığını, davalıların onayı ile proje hazırladığını ancak davalının kat malikleri onayı alamadığı için yapı ruhsatı alınamadığını, ikinci sefer yaptığı proje çalışmalarının bedelini talep etmektedir. Davalılar davacı ile 01.02.2017 tarihli sözleşme yaptıklarını ve bu sözleşme gereği gerekli ödemeyi yaptıklarını, ancak revize çalışmasına dair bir anlaşmaları ve borçları olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Yerel mahkemece, davacının icra takibine dayanak yaptığı faturanın davalı tarafça iade edildiği, tarafların defterinde kayıtlı olmadığı, davalının revize çalışmasına dair bir onay vermediğini, bu sebeple davacının davalı onayını ve davayı ispatlayamadığını belirterek davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 01.02.2017 tarihli sözleşme imzalandığı, üzerine düşen yükümlülükleri davacının yerine getirdiği ve sözleşme ücretinin davacıya ödendiği, 9.5.2017 tarihinde inşaat yapı ruhsatını aldığını, yapı ruhsatının imara aykırı olması sebebiyle iptal edildiği uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık konusu olan davacı yüklenicinin revize çalışmaları için davalı ile ikinci bir anlaşma yapıp yapmadığı ya da davalının revize çalışmaları için onayını alıp almadığıdır.
Davalı, davacının revize çalışması için davacı ile anlaşmadıklarını ve onay vermediklerini iddia etmektedir. Davacı iddiasını resmi delillerle ispat yükü altındadır. Davacı gerek yargılama aşamasında, gerekse istinafında, davalıya kendisinin gönderdiği mail ve whatsapp yazışmalarına dayanmışsa da, dosya kapsamı itibariyle davalı iş sahibinin onayı ispatlanamamıştır. Dosya kapsamı itibariyle revize çalışmalar için taraflar arasında bir anlaşma yapıldığı ispatlanmamıştır. Bu sebeple yerel mahkeme kararı hukuken isabetli olduğu için, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../01/2022 tarih ve 2020/... Esas, 2022/. Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 23/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.

veya Giriş yapın

  • Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Kararlar