Ana içeriğe atla

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi · Esas 2022/1801 · Karar 2026/873

Eklenme tarihi: 13 Temmuz 2026 22.06.2026 Yayınlanma
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi 22.06.2026 Esas No: 2022/1801 Karar No: 2026/873

Anahtar kelimeler: gizli soruşturmacı

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1801
KARAR NO: 2026/873
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 03/02/2022
NUMARASI: 2018/48 Esas, 2022/78 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
2018/118 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 23/06/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I. DAVA
A)Asıl ve Karşı Davada:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında "..." alüminyum cam giydirme cephe ve doğrama işleri için götürü bedel sözleşme imzalandığını, müvekkilinin üstlendiği işleri eksiksiz ve ayıpsız olarak davalıya teslim ettiğini, işin bitimi neticesinden davalı tarafça .... Sosyal Güvenlik Kurumu'na beyanda bulunarak alt yüklenici dosyasının kapatılmasının talep edildiğini, iş 20/10/2017 tarihinde teslim edilmesine rağmen davalının son hakediş konusunda davalının ödeme yapmadığını, sözleşme kapsamında davalıya süreli teminat mektubu verildiğini, sözleşme kapsamında yapılan iş karşılığında 700.000,00 USD + KDV tutarının ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalının ödemelerin büyük kısmını gerçekleştirdiğini, ancak 42.603,98 USD tutarın müvekkiline ödenmediğini belirterek; 42.603,98 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca yabancı para faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Birleşen İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/118 Esas Sayılı Dosyasında:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında "..." alüminyum cam giydirme cephe ve doğrama işleri için götürü bedel sözleşme imzalandığını, müvekkilinin üstlendiği işleri eksiksiz ve ayıpsız olarak davalıya teslim ettiğini, işin bitimi neticesinden davalı tarafça ... Sosyal Güvenlik Kurumu'na beyanda bulunarak alt yüklenici dosyasının kapatılmasının talep edildiğini, davalı yana 09/11/2016 tarihli ... numaralı 23/07/2018 tarihine kadar geçerli teminat mektubu verildiğini, işin tamamlanmasına rağmen teminat mektubunun iade edilmediğini, müvekkilinin davalı yana herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek; müvekkilinin davalı yana borçlu olmadığının tespitine ve ... tarafından düzenlenmiş 09/11/2017 tarihli ... sayılı 224.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubunun iadesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
II. CEVAP
A)Asıl ve Karşı Davada:
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında 20/10/2016 tarihli "..." alüminyum cam giydirme cephe ve doğrama işleri için götürü bedel sözleşme imzalandığını, müvekkilinin işveren davacının ise yüklenici olduğunu, sözleşmenin 2.2 maddesinde toplam iş bedelinin 700.000 USD + KDV olarak belirlendiğini, sözleşmenin 2.4 maddesinde ise ödemenin ne zaman yapılacağının belirtildiğini, sözleşmenin 10.3. Maddesinde nefaset uygulaması yapılabileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmede davacı hakedişinden doktor, ... için 15.000,00 TL kesinti yapılacağının düzenlendiğini, bu masrafların tamamının müvekkilince ödendiğini, işin geçici ve kesin kabulü yapılmadığından davacının talepte bulunamayacağını, davacı alacağının muaccel hale gelmediğini, davacının yapmakla yükümlü olduğu bir kısım işlerin davacı tarafından yapılmadığını, 14 kalemden ibaret işin sözleşme dışı başka firmalara yaptırıldığını, bu işlerin bedelinin 16.010 USD olduğu, davacı hakedişinden mahsubunun gerektiğini, müvekkilinin aynı zamanda davacı tarafından ödenmesi gereken 2.435,48 USD yemek parası, 191,52 USD eğitim ilk yardım sertifika masrafı, 800 USD İSG cezası ödediğini, bunların da davacı hakedişinden mahsubunun gerektiğini, davacı tarafından bir çok imalatın hatalı ve ayıplı yapıldığını, bu nedenle sözleşme bedelinin %3'ü oranında 21.000 USD nefaset kesintisinin davacı hakedişinden mahsubu gerektiğini, anılan tutarların toplamının 45.342,00 USD olduğunu, müvekkili tarafından davacı yana KDV hariç 653.503,80 USD ödeme yapıldığını, davacı tarafın ise toplam hakediş bedelinin 695.000 USD olduğunu beyan ettiğini, buna göre yapılan ödemeler ve mahsubu gereken tutar dikkate alındığında müvekkilinin 3.845,80 USD alacaklı olduğunu, sözleşmenin 4. Maddesinde işe başlama ve iş bitiş tarihlerinin düzenlendiğini, buna göre davacının 31/10/2016 tarihinde işe başlayıp 30/04/2017 tarihinde işi sözleşmede belirtilen şartlara uygun olarak teslim etmesi gerektiğini, işin süresinde teslim edilmemesi halinde beher gecikme günü için sözleşme bedelinin binde beşi kadar gecikme cezası ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davacı tarafın dava dilekçesinde işin 20/10/2017 tarihinde teslim edildiğinin beyan edildiğini, ancak işin eksik ve ayıplı olarak Aralık 2017 tarihinde bitirildiğini, otelin işbu tarihte açılışının yapıldığını, davacının beyan ettiği tarih dikkate alınsa bile davacının 170 günlük gecikmesinin olduğunu belirterek; şimdilik 10.000,00 USD gecikme tazminatının 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davacı/karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/118 Esas Sayılı Dosyasında:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyanın İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/48 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında 20/10/2016 tarihli "..." alüminyum cam giydirme cephe ve doğrama işleri için götürü bedel sözleşme imzalandığını, işin kesin kabulünün yapılmadığını, müvekkilinin cezai şart alacağı haricinde davacından 45.342 USD alacağı olduğunu, işteki gecikme nedeniyle 595.000 USD gecikme cezası alacağının bulunduğunu savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılamada, asıl davada davalı yanın davacı hakedişlerinden yaptığı kesintilerin haklı nedene dayandığını ispat etmesi gerektiği, davalı tarafın davacı hakedişinden dava dışı firmalara yaptırılan işler nedeniyle 16.010,00 USD, davacı tarafından ödenmesi gereken 2.435,48 USD yemek parası, 191,52 USD eğitim ilk yardım sertifikası, 800,00 USD İSG para cezası, sözleşmenin 2.4 maddesine göre belirlenen 15.000,00 TL tutarlı kesinti ve 21.000,00 USD nefaset kesintisi olarak açıklandığı, dava dışı üçüncü kişilere yaptırılan işler bakımından yapılan 16.010,00 USD tutarlı kesinti yönünden dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere, tanık beyanlarına, mail yazışmalarına ve SGK kayıtlarına göre davacının işi tamamladığı, üçüncü kişilere yaptırıldığı belirtilen işlerin sözleşme kapsamında olan ve davacı yükümlülüğünde olan hangi işlere ilişkin olduğuna dair dosyada somut herhangi bir delilin bulunmadığı, sözleşmenin 2.4. maddesinde davacı hakedişinden doktor, ......., temizlik, elektrik ve su kalemleri yönünden 15.000,00 TL kesinti yapılabileceği belirtilmiş ise de; anılan düzenleme davalı yana doğrudan kesinti yapma hakkı vermemekte, belirtilen kalemler yönünden herhangi bir masrafın davalı tarafından yapılması halinde kesinti yapma hakkı tanıdığı, ancak dosya kapsamında, belirtilen kalemler yönünden davalı tarafından ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, yine davalı tarafından ödendiği belirtilen 2.435,48 USD yemek parası, 191,52 USD eğitim ilk yardım sertifikası ve 800,00 USD İSG para cezasına ilişkin olarak da yapılan ödemelere dair herhangi bir delil bulunmadığı, anılan nedenlerle davacı hakedişinden yapılan kesintilerin yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne,
Sözleşmede işe başlama tarihi 31/10/2016 olarak, işi bitirme tarihi ise 30/04/2017 tarihi olarak belirlendiği, buna göre işin süresinin 181 gün olduğu, ancak karşı davalı yüklenicinin işe başlayabilmesi için karşı davacı işveren tarafından yer tesliminin usulüne uygun olarak yapılması gerektiği, yer teslim tutanağına göre karşı davacı tarafından 12/12/2016 tarihinde yer teslimi yapıldığı, buna göre işin teslim tarihi ise, 11/06/2017 tarihi olduğu, işin 25/10/2017 tarihinde bitirildiği, buna göre işin bitirilmesinde 131 günlük bir gecikme olduğu ancak işteki gecikmenin diğer taşeronların işlerinden ve karşı davacı işverenin onay beklemesi nedeniyle proje kaynaklı gecikmelerden kaynaklandığı, bu nedenle karşı davacının gecikme nedeniyle cezai şart talep hakkı bulunmadığı, ayrıca sözleşmede belirtilen cezai şartın ifaya eklenen cezai şart olduğu, işin karşı davalı yüklenici tarafından teslim edildiği ve karşı davacı yüklenici tarafından çekince koymaksızın ödemelerin yapıldığı görülmekle, karşı davacının cezai şart alacağını talep etmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle karşı davanın reddine,
Dava konusu edilen süreli teminat mektubu yargılama sırasında bankaya iade edildiğinden, birleşen dava yönünden dava konusuz kaldığı gerekçesiyle birleşen davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı-karşı davacı ... .... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle;
A)Asıl Dava Yönünden,
1-Cevap dilekçesi ekinde sunulan imzasız geçici kabul tutanaklarından da anlaşılacağı üzere müvekkili firmanın, geçici kabulün yapılabilmesi için davacı yanca yapılan tüm imalatlardaki eksikleri oda oda tespit ettiği ve bu eksikliklerin giderilerek geçici kabulün yapılmasını davacıdan talep ettiği, davacının bu eksiklikleri en kısa sürede gidereceğini bahane ederek tutanaklara imza atmadığı, davacının bu eksiklikleri yapıp geçici kabulü ve akabinde kesin kabulü yapması gerekirken sözleşmeye uymayıp, binayı ayıplı ve eksik imalatlarla terk ederek huzurdaki davayı açtığı, yani ortada sözleşmeye uygun bir teslim bulunmadığı, sözleşmenin 12.maddesinde kabulün ne şekilde yapılacağının belirtildiği ve buna göre teslim yapıldığının davacı tarafından ispatlanması gerektiği, imalatın ayıplı olduğu ve teslimin sözleşme kaidelerine uygun yapılmadığı,
2-Müvekkili tarafından davacıya gönderilen 22.01.2018 tarihli mailde ve davacıya keşide edilen 24.01.2018 tarihli ihtarnamede ayıp ihbarının yapıldığı,
3-Dava dışı firmalara yaptırılan işler nedeniyle 16.010,00 USD, davacı tarafından ödenmesi gereken 2.435,48 USD yemek parası, 191,52 USD eğitim ilk yardım sertifikası, 800,00 USD İSG para cezası, sözleşmenin 2.4 maddesine göre belirlenen 15.000,00 TL tutarlı kesinti ve 21.000,00 USD nefaset kesintisi bedellerinin yüklenici hak edişinden mahsubu gerektiği,
B)Karşı Dava Yönünden,
1-Sözleşmede yazan tarihte yer tesliminin yapıldığı, gecikme sebebinin müvekkili olmadığı,
2-Müvekkili tarafından SGK'ya verilen iş bitirme yazısının işin kabulüne ilişkin sözleşme hükmünü ortadan kaldırmayacağı,
3-Eserin sözleşmeye uygun teslim edilmediği gibi, sözleşmenin 4.3.a maddesi uyarınca müvekkilinin cezai şart hakkını sözleşme ile saklı tuttuğu,
Gerekçeleriyle, mahkeme kararı kaldırılarak, asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı-karşı davalı yüklenici, davalı-karşı davacı iş sahibidir.
Asıl davada yüklenici sözleşme konusu işin ifa edildiği iddiasıyla bakiye iş bedelinin tahsilini talep etmiş, iş sahibi mahsubu gereken bedeller itibariyle yüklenici alacağının olmadığı iddiasıyla davanın reddini savunmuş, mahkeme iş sahibinin mahsup talebini yerinde görmeyerek davanın kabulüne karar vermiş,
Karşı davada iş sahibi gecikme cezasının tahsilini talep etmiş, yüklenici işin iş sahibinden kaynaklı olarak geciktiğini belirterek davanın reddini savunmuş, mahkeme işin gecikmesine yüklenicinin sebep olmadığı ve işin çekincesiz olarak teslim edildiğinden ifaya ekli ceza talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş,
Birleşen davada yüklenici iş sahibine verilen kesin teminat mektubunun iadesini talep etmiş, davalı iş sahibi davanını reddini savunmuş, mahkeme teminat mektubunun bankaya iade edilmiş olması sebebiyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle birleşen davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiş olup,
İstinafa gelen iş sahibi, asıl ve karşı dava yönünden verilen kararların kaldırılmasını talep etmiştir.
Taraflar arasında imzalanan alüminyum cam giydirme ve doğrama işleri konulu 31.10.2016 tarihli götürü bedelli sözleşmenin 2.2 maddesinde sözleşme bedelinin 700.000 USD + KDV olduğu, 2.4 maddesinde şantiye saha güvenliği gideri olarak yüklenici alacağından toplam 15.000 TL'yi geçmemek üzere kesinti yapılabileceği, 4.1 maddesinde iş bitirme süresinin 30.04.2017 tarihi olduğu, 181 gün içinde işin geçici kabule hazır hale getirileceği, 4.3.a maddesinde işin süresinde tamamlanması halinde sözleşme bedelinin % 0,5 oranında kesin gecikme cezası ödeyeceği, 4.4.a maddesinde sözleşmenin ifa süresinin yüklenici açısından tutanaksız uzatılamayacağı, 10.3 maddesinde işin niteliğine uygun yapılmaması halinde işin kabul edilmeyip yeniden yapılmasının talep edilebileceği gibi, işin durumuna uygun nefaset kesintisi yapılabileceği, 12.maddesinde iş tamamlandığında yüklenicinin yazılı talebi üzerine tespit edilen eksikliklerin geçici kabul tutanağına yazılıp verilen sürede yükleniciden kusur ve eksikliklerin giderilmesinin isteneceği, eksik ve kusurların giderilmesi halinde geçici kabulün yapılacağı, 13.maddesinde geçici kabulden 12 ay sonra kesin kabulün yapılacağı, 14.maddesinde kesin kabulden itibaren iş için 5 yıllık garanti taahhüt edildiği kararlaştırılmıştır.
Yer teslim tutanağının 12.12.2016 tarihli olarak düzenlendiği görülmüştür.
Davalı iş sahibince SGK'ya yazılan 20.10.2017 tarihli yazıda, taşeron olan davacının 20.10.2017 tarihi itibariyle dış cephe giydirme ve alüminyum işi kapsamındaki işleri tamamladığı bildirilmiştir.
Davalı tarafından davacıya keşide edilen 24.01.2018 tarihli ihtarnamede faturanın iade edilmesi yanında, teslimi yapılan işte düzeltilemeyecek nitelikte kusurlar olduğu belirtilmiştir.
Asıl davada taraflar arasındaki ihtilaf; sözleşme konusu işin teslim edilip edilmediği, edilmişse ne zaman teslim edildiği, yapılan iş karşılığı yüklenicinin talep edebileceği bakiye iş bedelinin miktarı, mahsubu gerekir bedel olup olmadığı, varsa miktarı noktalarında toplanmaktadır.
Davalı iş sahibince SGK'ya yazılan yazı içeriği, yine davalı tarafça keşide edilen ihtarname içeriği, dosyada mevcut elektronik postalar, tanık anlatımları ve işin niteliği (alüminyum cam giydirme ve doğrama işi) itibariyle, sözleşmeye konu işin Ekim 2017 tarihinde teslim edildiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşme götürü bedellidir. Götürü bedelli eser sözleşmelerinde yüklenicinin talep edebileceği iş bedeli veya bakiye iş bedeli alacağının belirlenmesi için öncelikle eksik ve ayıplı hususlar da dikkate alınarak fiziken gerçekleşen imalatın tüm işe oranı belirlenip bu oran iş bedeline uygulandıktan sonra bulunacak miktardan kabul edilen veya ispatlanmış ödemeler mahsup edilerek saptanması gerekir. Bu sebeple, yüklenici alacağının fiziki oran yöntemi uygulanmak suretiyle davacı yüklenicinin talep edebileceği alacağın tespiti gerekmektedir. Asıl davada bakiye iş bedelinin bu şekilde belirlenmemiş olması, yalnızca defter incelemesi yapılmak suretiyle çözüme gidilmiş olması hatalı olmuştur.
Eksik iş ve imalat, sözleşme ve eklerine göre yüklenici tarafından yapılması üstlenilip de yapılmayan iş ve imalatlardır. İş sahibinin eksik işlerin giderim bedelini teslimden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde herhangi bir ihbara gerek olmaksızın yükleniciden istemesi mümkündür. Ancak, Dairemizin ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları itibariyle, eser sözleşmesi ilişkilerinde sözleşme ilişkisinin devam ettiği sürece yüklenicinin işi bırakıp gittiği ya da eksik bıraktığı kanıtlanmadıkça gerçekleştirilen imalatın yüklenici tarafından yapılmış olması karine olup, bunun aksini ileri süren iş sahibinin ispatlaması gerekir.
Eser sözleşmelerinde kural olarak, iş sahibi teslimden sonra açık ayıplarda makul sürede, gizli ayıplarda ayıbın ortaya çıkmasından itibaren derhal yükleniciye ihbarda bulunmak zorunda ise de, garanti olması halinde ihbar zorunluluğu aranmaksızın garanti süresi içinde bu ayıpların ücretsiz olarak giderileceği kabul ve taahhüt edilmiş sayılır.
Bu açıklamalar itibariyle, ispatlanan eksik iş bedeli için ihbar zorunluluğu olmadığı ve yukarıda içeriği açıklanan sözleşmede ayıba ilişkin garanti hükmü itibariyle, iş sahibinin ihbar yükümlülüğünün olmadığı açıktır.
Yapılan açıklamalar ve tespitler itibariyle mahkemece asıl dava kapsamında yapılması gereken iş;
1-Mahallinde keşif yapılmak suretiyle sözleşme konusu işin gerçekleşen imalat oranı belirlenip, belirlenen bu imalat oranı tüm iş bedeline uygulanmak suretiyle sözleşme kapsamında yapılan iş bedelinin tespiti,
2-Bulunacak miktardan kabul edilen veya ispatlanmış ödemelerin mahsubu,
3-Davalı iş sahibinin mahsup itirazına konu ettiği hususların değerlendirilmesi neticesinde, hasıl olacak sonuca göre karar vermek olmalıdır.
Davalı iş sahibinin açıklanan nedenlere dayalı istinaf talebinin kabulü ile, eksik incelemeye dayalı asıl dava yönünden verilen kararın kaldırılması gerekmiştir.
Karşı davada iş sahibi gecikme cezasının tahsilini talep etmiş olup, asıl dava yönünden yapılan incelemede anlatıldığı üzere, sözleşme konusu işin Ekim 2017 tarihinde teslim edildiği, cezanın ifaya ekli ceza niteliğinde olduğu, işin çekince olmaksızın teslim alındığı anlaşılmakla, çekincesiz şekilde teslim alınan iş kapsamında ifaya ekli ceza talep edilemeyeceğinden, karşı davanın reddine dair mahkeme kararı doğru olmuştur. Davalı iş sahibinin karşı dava kapsamındaki istinaf talebinin reddi gerekmiştir.
Birleşen dava kapsamında verilen karar taraflarca istinaf edilmediğinden, birleşen davaya yönelik inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı ... .... A.Ş. Vekilinin karşı davaya yönelik istinaf talebinin reddine, asıl dava yönelik istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... .. A.Ş. vekilinin karşı davaya yönelik istinaf talebinin REDDİNE,
2-Davalı ... .... A.Ş. Vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun KABULÜNE,
3-İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ..../02/2022 tarih, 2018/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
4-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5-Davalı ... ... A.Ş.'nin asıl dava yönünden yatırdığı istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
6-Karşı dava yönünden; alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davalı ... .... A.Ş.'den alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Davalı ... ..... A.Ş. tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
8-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 23/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.

veya Giriş yapın

  • Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Kararlar