Anahtar kelimeler: istihkak
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4\. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/902
KARAR NO : 2026/2941
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/12/2024
NUMARASI : 2022/259 Esas - 2024/821 Karar
DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı alacaklı, dava dışı olan .... Ltd. Şti aleyhine İstanbul 37.İcra Müdürlüğü’ nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden başlattığı takip ile, aslen müvekkille ilgisi olmayan alacağı, kötü niyetle ve müvekkili zarara uğratmak kastıyla tahsil ettiğini, davalı alacaklı, dava dışı olan .... Ltd. Şti. aleyhine icra takibi yaptığını, üçüncü şahıs olan davacının dükkanına hacze gelerek müvekkile ait malları haczettiğini, davacı süresi içinde istihkak iddiasında bulunduğunu, İstanbul 37.İcra Dairesi dosyayı İstanbul 6.İcra Hukuk Mahkemesi 2022/54E. Sayılı dosyası ile icra hakimliğine gönderdiğini, İcra Mahkemesi Hakimliği dosya üzerinden yaptığı incelemeyle istihkak iddiasının reddine ve takibin devamına karar verdiğini, bu karara karşı istihkak davası açılmış ve yargılama devam ettiğini, bunun üzerine alacaklı Ankara 17.İcra dairesi ... T. dosyası ile hacze gelmiş ve daha önceden haczettiği malları kaldıracağını söylemesine üzerine -ki bu mallar davacının iş hayatını devam ettirebilmesi için gerekli olan malzemelerdir- davacı haciz baskısı altında toplamda 63.000TL'yi (50.000TL'sini kendi hesabından ( ... bankası ile dekont dilekçe ekinde sunulmuştur geri kalan 13.0000TL'yi ise arkadaşının( Vakıfbankasından ... tarafından gönderilmiştir) hesabından göndermiştir ) alacaklı vekili ...'nın hesabına gönderdiğini, bu yapılan ödeme haciz baskısı esnasında yatırılmıştır ve iadesi gerektiğini, davacı ...’ınn davalı alacaklıya borçlu bulunmadığının tespitini, İstanbul 37.İcra Dairesi ... E.. Sayılı dosyasına konu takibin bu şekilde iptalini, davacının borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 63.000 TL’nin ödeme tarihi olan .16/02/2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile istirdadını, talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı vekilinin davayı açmakta ehil olduklarının iddialarının aksine takipte borçlu sıfatı bulunmaması sebebi ile ödenen paranın istirdatını isteme hakkına sahip olmadığını, dava açılırken yatırılması gerekli nispi harç yatırılmadığını, eksik nispi harcın verilecek kesin süre içinde tamamlattırılması, tamamlanmaması halinde davanın usulden reddi gerektiğini, davacı taraf borçlu olmadığını bildiğini açık ve net olarak ifade etmiş olup, T.B.K.'nın ilgili maddeleri gereğince verdiğini istirdaden davacıdan talep hakkı bulunmadığını, davacı tarafın takip borçluları ile ilgisinin bulunmadığını, şirket bünyesindeki ortaklıklarının sona erdiğini iddia ettikten sonra dosya borcuna istinaden ödeme yapması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, haciz işlemi borçlunun ticaret sicil gazetesinde belirtilen, aynı zamanda ödeme emrinin tebliğ edildiği ve vergi levhasında kayıtlı adresinde gerçekleştirildiğini dolayısıyla davacı ile icra dosya borçlusunun ticari ve organik bağı sabit olduğunu, davacının talebinin İ..İ.K. 72. maddesi kapsamında "menfi tespit ve istirdat" davası niteliğinde değerlendirilemeyeceği nazara alındığında davanın usulden reddini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddini, davacı taraf aleyhine %20’den aşağı olmamak kaydı ile tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "...Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; dava Davalı Fkatoring şirketinin, borçlusu üçüncü kişi .... Ltd. Şti. Aleyhine İcra Takibi Yaptığı söz konusu şirketin önceki adresinde istihkak karinesi gereğince İstanbul 25 İcra Hukuk Mahkemesinin davacı aleyhine dava açma külfeti yüklemesi neticesinde davalının cebri icrası sırasında davacının baskı altında yapmış olduğu ödeminin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde açılan istirdat davasıdır. Her ne kadar davacı menfi tespit davası olarak davasını açmış ise de davanın hukuki sebebinin iradenin fesadı nedini ile yapılan ödeme sebebi ile sebepsiz zenginleşme davası olduğundan davcanın menfi tespit isteminde hukuki yararı bulunmadığından bu isteminin reddine karar verilmiştir. Mahkemece dosyaya celp edilen, Ankara 17.İcra dairesinin ... T. Sayılı dosyasından yapılmış olan haciz tutanakları incelendiğinde davacının istihkak iddiasında bulunduğu, icra müdürlüğünün istihkak konusunda dava karinesini değerlendirmek üzere dosyayı icra hukuk mahkemesine tevdi ettiği İstanbul 25.İcra Hukuk Mahkemesinin istihkak davası külfetini davacı aleyhine yüklediği görülmüş, davalı ... şirketinin ikinci kez hacze gittiğinde cebri icra bakısı altında kalan davacının itirazı kayıtla ödeme yaptığı görülmektedir. Gerek İstanbul 46. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/126 Esas sayılı dosyasında alınmış olan bilirkişi raporunda, Davacı ... iş yerini 01.07.2021 tarihinde kiraladığı aynı gün içerisinde yenimahalle vergi dairesine mükellefiyetini tescil ettirdiği haciz tutanağında yer alan mahcuzu yenimahalle vergi dairesinin ... sicil no'lu mükellefi ... işletmesinden 30.11.2021 tarihinde 1 adet fatura ile satın aldığı, haciz tutanağının 08.12.2021 tarihli olduğu haciz mahallinde yapılan evrak aramasında asıl borçlu .... Ltd. Şti. ne ait evrak bulunamadığı haciz tutanağından tespit edildiği, diğer taraftan ticaret sicil kayıtlarının incelenmesine firmaların faaliyet alanlarının farklı olduğu davacı ile üçüncü kişi arasında fiili ve hukuki anlamda organik bağ bulunmadığı anlaşıldığından haciz baskısı sebebi ile ödemek zorunda kaldığı istirdat talebine ilişkin davacının davasının kabulü ile 63.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 16.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, davalının kötü niyetli hareket ettiği anlaşılamadığından Kötüniyet Tazminat talebinin reddine, davacının menfi tespit istemine ilişkin verilen kararının ret sebebi hukuki sebebe ilişkin olması ve dayandığı vakalar yönünden davanın kabulüne karar verildiğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığından bu yönden davalıya vekalet ücretine hükmedilmeyerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davacının İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından davalı ... Şirketine borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit talebinin davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine, Haciz baskısı sebebi ile ödemek zorunda kaldığı istirdat talebinin kabulü ile 63.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 16.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya ödenmesine, şartları oluşmadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine,..." karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Yerel mahkeme davanın kısmen kabulüne karar vermesine karşın lehimize vekalet ücretine hükmetmediği gibi yargılama giderleri ve arabuluculuk ücretini de tarafların haklılık oranına göre karar vermediğinden söz konusu karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının talebinin İ.İ.K. 72.maddesi kapsamında istirdat davası niteliğinde değerlendirilemeyeceğini, haciz davadışı borçlunun ticaret sicil ve vergi adresinde ve yine ödeme emrinin tebliğ ediliği adresde yapılmış olup mülkiyet karinesinin müvekkili davalı lehine olması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; Haksız haciz iddiasına dayalı istirdat talebine ilişkindir.
TBK.m.49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur.
Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında dosyada mevcut delil durumuna göre; Somut olayda davalının dava dışı borçlu ile ilgisinin bulunmadığı, dosyada mevcut delil durumuna göre; İspat yükü kendisine düşen davacının, haciz sebebiyle yaptığı ödemenin istirdadı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Yargılama giderleri yönünden yapılan istinaf incelemesinde;
6100 sayılı HMK'nın 326. maddesinde, kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, 323. maddesinde ise, harç, vekalet ücreti ve sayılan diğer giderler yargılama giderlerinden olduğu hükme bağlanmıştır.
Mahkemece hüküm başlığında davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de davacının ödeme yapması ile menfi tespit talebinin kendiliğinden istirdata dönüştüğü, bu sebeple davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu sebeple davalı vekilinin bu husustaki istinaf talebinin bu yönden usulen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan hususlar gereğince davalı vekilinin istinaf talebinin usulen kabulüne ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davanın kabulü ile davacının İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına haciz baskısı sebebi ile ödemek zorunda kaldığı istirdat talebinin kabulü ile 63.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 16/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine, yasal şartları oluşmadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine,
yeniden karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun USULEN KABULÜ ile; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/259 Esas 2024/821 Karar sayılı 04/12/2024 günlü kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu kapsamda;
2-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın KABULÜ ile davacının İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına haciz baskısı sebebi ile ödemek zorunda kaldığı istirdat talebinin kabulü ile 63.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 16/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya ödenmesine,
3-Yasal şartları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE,
4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.303,53 TL nispi karar ve ilam harcının peşin yatırılan 1.075,89 TL'nin mahsubuyla bakiye 3.227,64 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4/b-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 1.075,89 TL peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı ile müzekkere, posta ve tebligat gideri 142,00 TL olmak üzere toplam 1.310,09 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
4/c-Davalı tarafça yapılan yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/(3). ve 13/(1). maddelerine göre 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a-İstinaf talebi usulen kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
7-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/06/2026