Anahtar kelimeler: istihkak
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3\. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1593
KARAR NO : 2026/1688
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 31/03/2026
NUMARASI : 2026/114 D.İş E - 2026/107 K
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ: 11/06/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İhtiyati tedbir talep eden vekil dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Bağlar Mah. 21. Sk. No: ... Bağcılar/İstanbul adresindeki iş yerini 01/11/2022 tarihli kira sözleşmesi uyarınca kiralamasıyla ... A.Ş. ile elektrik tedarik sözleşmesi akdetmesine rağmen, 06/08/2025 tarihinde İstanbul Bakırköy 4. İcra Müdürlüğünün ...Talimat sayılı dosyası üzerinden dava dışı ...'un borcu nedeniyle menkul haciz işlemine maruz kalması ve yapılan istihkak iddiasının Küçükçekmece İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasında 29/05/2025 tarihli kararla kabul edilmesine karşın, karşı taraf kurumun 19/02/2026 tarihinde iş yerine gelerek 22/06/2022 tarihli ve dava dışı üçüncü kişi ... adına düzenlenmiş olan kaçak kullanım tespit tutanağı ve faturaları gerekçe gösterilerek müvekkilinin hiçbir borcu bulunmadığı halde elektrik tedarikini durdurup sayacı mühürlemesi, müvekkilin borcu kendisinin ödemek koşuluyla temlik verilmesi talebini reddederek haklarından feragat etmesini ve ibraname imzalamasını istemesi neticesinde, müvekkilinin ticari faaliyetinin tamamen durma riski ve telafisi imkansız zararlar tehlikesi altında bulunduğu ve Yargıtay kararları da gözetildiğinde, dava dışı üçüncü şahsın borcundan sorumlu tutulamayacağı açıkken, müvekkilinin borçsuzluğunun tespiti amacıyla İstanbul Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde menfi tespit davası açılacağı ve bu dava sürecince ticari faaliyetine devam edebilmesi, mağduriyetinin giderilmesi ile telafisi imkansız zararların önlenmesi için ... sözleşme hesap numaralı ve ... tesisat numaralı sayaç hakkındaki elektrik kesintisinin kaldırılmasına yönelik olarak öncelikle teminatsız, aksi halde teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme;
"1-Talep eden vekilin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile; takdiren talep konusu fatura bedeli olan 652.521,70-TL'nin %15'i oranında (97.878,25-TL) nakdi veya gayri nakdi teminat sunulması halinde talep konusu aleyhine tedbir talep edilen dağıtım şirketi tarafından tedbir talep şirketin ... sözleşme hesap numaralı ve ... tesisat/hizmet no'lu kullanım yerinde kullanmakta olduğu ELEKTRİĞİNİN KESİLMEMESİNE VEYA ELEKTRİK KESİLMİŞSE ELEKTRİĞİN VERİLMESİNE yönelik ihtiyati tedbir kararı uygulanmasına,
2-Kararın teminat yatırılması mukabilinde tedbir isteyene bir suret verilmesine,
3-Kararın teminat yatırıldığında tedbir kararın uygulanması için, davalı kuruma yazı yazılmasına, masrafın dosyada mevcut gider avansından karşılanmasına,
4-6100 sayılı yasanın 392.maddesi gereğince ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorunda olmakla 97.878,25-TL oranında teminat yatırılması halinde ihtiyati tedbir kararının geçerli olduğunun işbu kararın tebliği ihtar edilmesine,
5-6100 sayılı yasanın 393. maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararının uygulanması, kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorunda olunmakla aksi durumda tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının kararın ihtarına" itirazı kabil olarak 20/02/2026 tarihinde karar vermiştir.
Karara itiraz edilmesi üzerine;
Mahkemece bu kez;
"1-İhtiyati tedbire itiraz eden tarafından Mahkememizin 2026/114 D. İş sayılı 20/02/2026 tarihli ihtiyati tedbir kararına ve teminata yapılan itirazın reddine,
2- Gerekçeli ara kararın taraflara tebliğine" dair ihtiyati tedbire itiraz eden vekilinin ve ihtiyati tedbir talep eden vekilinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere
31/03/2026 tarihinde karar verilmiştir.
Kararı karşı taraf ... vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; asıl davanın açılmadığını,ihtiyati tedbir kararının hükümsüz kaldığını,olayda ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını,kaçak kullanıma ilişkin video kaydının sunulduğunu,benzer davada talepleri gibi emsal karar verildiğini,kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit olana kadar geçerli olduğunu,ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını ,aksi taktirde %100 oranında teminata hükmedilmesi gerektiğini,tedbirin kaçak elektrik faturaları ile sınırlı olarak verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;
Talep elektriğin kesilmemesi için ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İstinafa gelen uyuşmazlık ise, elektriğin kesilmemesi talebiyle ilgili ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Talep eden vekili tarafından arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu ve akabinde 08/04/2026 tarihinde yasal sürede esasa ilişkin davanın açıldığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nın 389/1. Maddesi, "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" şeklindedir.
HMK'nın 390/2 maddesine göre de tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir.
Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.
İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.
İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, "uyuşmazlık konusu hakkında" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1).
Tüm bunlara göre, dava ve talebin niteliğine göre, somut olayda tedbir talep edilen yerin işyeri olması, iş yerinin elektriğinin kesilmesi halinde tedbir talep eden açısından telafisi zor ya da imkansızlık halinin bulunması karşısında, somut olayda HMK. 389 ve devamı maddelerde düzenlenen ihtiyati tedbir karar verilmesi için gerekli şartların mevcut olduğu anlaşılmıştır.
Ancak tedbir talep edenin faaliyet adresi olarak belirtilen adresindeki işyerinde dava konusu edilen kaçak elektrik faturası 23-06-2022 tarihli 551.605,74 TL ve 23-06-2022 tarihli 100.915,96 TL olmak üzere toplam 652.521,70-TLlık faturalar ve dava konusu yerle sınırlı olmak üzere %15 oranında teminatın yatırılması koşuluyla elektrik kesintisinin yapılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken,dava konusu faturalarla sınırlı olduğu belirtilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, karşı taraf ...'ın istinaf başvurusunun kabulüne, karar HMK 353/1-b-2 madde gereği kaldırılarak, tedbir talep edenin tedbir talebinin kabulü ile;tedbir talep edenin işyeri olarak kullandığı belirtilen adresi ile ilgili olarak elektriğin kesilmemesi yönünden, dava konusu edilen kaçak elektrik faturaları olan 23-06-2022 tarihli 551.605,74 TL ve 23-06-2022 tarihli 100.915,96 TL olmak üzere toplam 652.521,70 TLlık belirtilen faturalarla ve dava konusu yerle sınırlı olmak üzere toplam tutarın %15'i oranında teminatın davacı tarafça yatırılması halinde (teminatın yatırıldığı görülmekle,yeniden alınması gerekmeksizin) ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Karşı taraf ...'ın istinaf başvurusunun kabulüne, karar HMK 353/1-b-2 madde gereği kaldırılarak, yeniden;
İhtiyati tedbir talep edenin tedbir talebinin kabulü ile;tedbir talep edenin işyeri olarak kullandığı belirtilen adresi ile ilgili olarak elektriğin kesilmemesi yönünden, dava konusu edilen kaçak elektrik faturaları olan 23-06-2022 tarihli 551.605,74 TL ve 23-06-2022 tarihli 100.915,96 TL olmak üzere toplam 652.521,70-TLlık belirtilen faturalarla ve dava konusu yerle sınırlı olmak üzere toplam tutarın %15'i oranında teminatın davacı tarafça yatırılması halinde (teminatın yatırıldığı görülmekle,yeniden alınması gerekmeksizin) ihtiyati tedbir kararı verilmesine;
Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf eden karşı tarafa isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
Karşı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin talep edenden alınarak karşı tarafa verilmesine,
Karşı tarafın istinaf sebebiyle yapmış olduğu 315,00 TL yargılama gideninin talep edenden alınarak karşı tarafa verilmesine,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/06/2026