Ana içeriğe atla

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi · Esas 2022/1163 · Karar 2026/677

Eklenme tarihi: 14 Temmuz 2026 06.05.2026 Yayınlanma
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 06.05.2026 Esas No: 2022/1163 Karar No: 2026/677

Anahtar kelimeler: istihkak

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17\. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1163 Esas
KARAR NO:2026/677
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:02/02/2022
NUMARASI:2020/341 Esas, 2022/53 Karar
DAVANIN KONUSU:İTİRAZIN İPTALİ
KARAR TARİHİ:07/05/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 31/05/2017 tarihinde imzalanan temizlik ve danışma yönlendirme hizmeti alım sözleşmesi ile, davalıya ait ve davalının göstereceği diğer işyerlerinde danışma ve temizlik hizmetinin sağlanmasının kararlaştırıldığını, sözleşmenin her sene taraflarca imzalanan ek protokoller çerçevesinde yenilendiğini, müvekkili sözleşmeye uygun olarak yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalının borçlarını zamanında ödemediğini, taraflar arasındaki cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili için İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında temizlik ve danışma yönlendirme hizmeti alım sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme ile davacının yüklendiği yükümlülüklerden birinin de ... prim, vergi, muhtasar vb. kesintilerin ilgili mercilere zamanında ve tam olarak yatırıldığına dair belgelerin bir örneğinin her ay müvekkili şirkete verilmesi olduğunu, bu hususun sözleşmenin 5.11 maddesinde düzenlendiğini, ancak davacının ödemelerin yapıldığına dair hiçbir bilgi ve belgenin müvekkiline teslim edilmediğini, somut olayda, davacı tarafça personellerin çalıştırılmasından doğan ... prim borçlarının ödenmediğini, sözleşmenin 5.11 maddesi uyarınca yapılacak kesinti sonucunda müvekkilinin, davacıdan alacaklı konuma geldiğini, müvekkili tarafından, davacı tarafın istihkakından kesinti yapıldığını, müvekkilinin sözleşme ile kendisine tanınan yetkiyi kullandığını ve davacıya bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesinde, iş bedelinin ne şekilde ödeneceğinin düzenlendiği, buna göre davacı şirkete ödeme yapılabilmesi için, ödeme yapılacak aya ait aylık... prim belgesinin kurumca tasdikli suretinin ve ... primi tediye makbuzunun, işçilere ait muhtasar vergi tahakkuk ve tediye fişlerinin davacı tarafından, davalıya ibraz edilmesi gerektiği, bu hususta TBK.m.97 uyarınca öncelikli edim yükümlülüğünün davacıya ait olduğu, bu nedenle davacının iş bedelini istemesi için bu edimini yerine getirerek davalıya sunması gerektiği, ancak davacı tarafından sunulmadığı ve vaktinden önce yapılmış icra takibinin söz konusu olduğu, her ne kadar hizmetin verildiği ve bedelin hak edildiği ticari defter ve kayıtlarda yer alsa da, ...'ya ödeme ön şartının gerçekleşmediği, takip tarihi itibarı ile haklılığın belirlenmesi gerektiğinden, davacı tarafın 13/06/2019 takip tarihi itibarıyla davalıya ait işyerine ilişkin yasal yükümlülük borcunun bulunduğunun sabit olduğu, bunun ödendiğine ilişkin davacı iddiasının da olmadığı gerekçelerine istinaden davanın ve şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiş olup davalı vekili ise katılma yoluyla hükmü istinaf etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin sözleşme kapsamındaki asli edimi olan temizlik hizmetini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalının, müvekkiline borcunun bulunduğunun dosya kapsamında tespit edildiğini, davalının ... primleri ödenmediğinden bahisle ödeme yapmaktan kaçınmasının hukuki dayanağının bulunmadığını, davalının bu şekilde hakkı kötüye kullandığını ve dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini, müvekkilinin, davalıya verilen hizmet karşılığı fatura düzenleyerek hizmet bedelinin ödenmesiyle işçilere ücret ödemesi ve ...'ya prim ödemesi yaptığını, sözleşmenin 4. maddesine göre, davalının ödeme yapması şartının hizmetin verilmesine müteakip fatura düzenlenmesi olduğunu, davalının iddia ettiği ... primlerinin ise, işçilerin çalışmasını takip eden aydan sonraki ay ...'ya bildirildiğini ve muacceliyet tarihinin, davalı tarafça yapılacak ödemeden sonra olduğunu, davalı tarafından ilk günden beri düzenli olarak ödeme yapılmamasının ... primlerinin de aksamasına sebep olduğunu, bu nedenle davalının kendi kusurunu gerekçe göstererek ödeme yapmaktan kaçınmasının hiçbir dayanağının olmadığını, müvekkilinin ... ve ilgili mercilere yapacağı ödemelerin, asli ifa borcu kapsamında değil, sözleşmesel yükümlülükler kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmede, fatura bedelinin çalıştırılan işçi sayısı, işçilerin ücreti, ... primleri gibi kalemler doğrultusunda belirlendiğini, bu nedenle davalının, aldığı hizmetin bedelini ödememesinin müvekkilinin de ödemelerinin aksamasına sebep olacağını, mahkemece prim borçlarının hangi döneme, hangi işyerine ait olduğu yönünde inceleme dahi yapılmadığını, bunun yapılmış olması halinde, hizmet verilen işyeri için prim borçlarının davalının yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle ortaya çıktığı, müvekkilinin, davalının tavrına rağmen aylarca prim borçlarını eksiksiz ödediği, ancak davalı tarafça ödeme yapılaması sebebiyle bir noktadan sonra prim borçlarını ödeyemediği, yani mevcut duruma davalının sebep olduğu hususlarının görüleceğini, işyeri müvekkili şirket üzerine kayıtlı olduğundan ... ve vergi borçları müvekkili şirket uhdesinde doğacak olup davalının bir riskinin bulunmadığını, şartları bulunmadığından davalının hapis ve takas hakkını kullanmasının mümkün olmadığını, mahkemece sözleşmenin eksik yorumlandığını, zira sözleşmenin ilgili maddesi ile, çalıştırılan personellerin çalışmalarının kurumlara bildirilmesi ve işçilere ödemelerinin yapılmasını sağlamak olup davalı tarafından eksik ödeme dolayısıyla bir dava riskiyle karşılaşılmamasının amaçlandığını, mahkemece müvekkili şirketin gerçekten prim borcu bulunup bulunmadığı, bu borcun dönemi, sebebi, davalıya ait işyerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, borç sebebiyle davalının sorumlu tutulma imkanı olup olmadığı gibi hususların araştırılmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap ve katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep ettiği, istinaf talebinde ise, davacının davayı ...'ne karşı açtığı, ancak taraflar arasında akdedilen sözleşmenin tarafı ... Derneği olduğundan taraf sıfatının düzeltilmesi gerektiğini, ayrıca haksız ve dayanaksız olarak yapılan takip nedeniyle davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının bu yönlerden kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Davacının, davalı hakkında İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında 444.498,50 TL asıl alacak ve 38.041,16 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 482.539,66 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, itirazın davacı alacaklıya tebliğine dair bir belgeye rastlanmadığından işbu itirazın iptali davasının yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlık, davacının, sözleşme ile belirlenen yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, buna göre icra takibine konu alacağa hak kazanıp kazanmadığı, kötüniyet tazminatı talebinin şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.Mahkemece, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş olup bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 05/12/2021 tarihli raporda; davacı ve davalıya ait incelenen ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, davacının, kendi ticari defterlerine göre takip tarihi olan 13/09/2019 tarihi itibariyle davalıdan 444.498,50 TL alacaklı olduğu, davalının ise, kendi ticari defterlerine göre takip tarihi olan 13/09/2019 tarihi itibariyle davacıya 444.498,50 TL borçlu olduğu, davacı şirket tarafından sunulan ... borç dökümünün incelenmesinde, gecikme zammı esas tarihi olan 27/11/2021 tarihi itibariyle, 2018 yılı 9, 10, 11 ve 12. aylara ilişkin prim, idari para cezası borcu, işsizlik borcu olmak üzere toplam 83.181,70 TL asıl borç, 48.303,94 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 131.485,64 TL borcunun bulunduğunun görüldüğü, taraflar arasındaki tarihli sözleşmenin 4. maddesinde, iş bedelinin ne şekilde ödeneceğinin düzenlendiği, ancak sözleşmenin 5.11 maddesine göre, diğer koşullar yanında, davacı şirkete ödeme yapılabilmesi için, ödeme yapılacak aya ait aylık ... prim belgesinin kurumca tasdikli suretinin ve ... primi tediye makbuzunun, işçilere ait muhtasar vergi tahakkuk ve tediye fişlerinin davacı tarafından, davalıya ibraz edilmesi gerektiği, yani bu hususta TBK.m.97 uyarınca öncelikli edim yükümlülüğünün davacıya ait bulunduğu, hal böyle olunca, takip tarihi itibari ile haklılığın belirlenmesi esası cari olmakla, 13/09/2019 tarihi itibari ile davacının hizmet verdiği ... Stadyumu işyeri bakımından ...'dan prim borcu, vergi dairesine de ücret stopaj borcunun olup olmadığı sırf davalı işyerindeki projeleri bakımından ayrıştırılamamakla beraber, incelenen defter kayıtlarında gecikme zammı hariç olmak üzere 3.051.875,20 TL ... prim borcu, 241.833,00 TL işsizlik prim borcu, 1.214.466,43 TL ücret stopaj borcunun bulunduğu, keza davalının işyeri dosyasından 27/11/2021 tarihi itibarıyla güncel olarak alınan borç dökümünde takip öncesi döneme ait 83.181,70 TL ana para prim, 48.303,94 TL ise gecikme zammı borcu bulunduğu, buna göre davacının 13/06/2019 takip tarihi itibarıyla davalıya ait işyerine ilişkin yasal yükümlülük borcunun bulunduğunun sabit olduğu, ödediğine ilişkin davacının iddiasının da olmadığı, taraflar arasında geçerli sözleşmenin 5.11 maddesindeki davacının öncelikli edimi nedeniyle takip tarihi itibarıyla 444.498,50 TL'nin istenebilir hale gelmediği, işlemiş faizin 73.869,96 TL olarak hesaplandığı, taleple bağlılık gereği davacının icra takibi ile talep ettiği 38.041,16 TL'nin yerinde olduğu bildirilmiştir.Somut olayda, taraflar arasında 31/05/2017 tarihli 31/12/2017 tarihine kadar geçerli temizlik ve danışma yönlendirme hizmeti alım sözleşmesi ile, davalıya (sözleşmeye göre şirket) ait ... Stadyumu ve/veya davalının gösterdiği diğer mekanlar ve onların eklentilerinde davacı (sözleşmeye göre yüklenici) tarafından temizlik hizmeti verilmesi kararlaştırılmış olup 29/12/2017 tarihinde taraflar arasında düzenlenen ek protokol ile sözleşmenin 01/01/2018-31/12/2018 tarihleri arasında geçerli olduğu belirtilerek sözleşmenin süresine ilişkin madde bu şekilde tadil edilmiştir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesinde hizmet belirlenmiş olup buna göre davacının, faturaları hizmet ayını takip eden ayın ilk 5 günü içerisinde hazırlayarak davalıya göndereceği ve ödemelerin ise, davalının faturayı onaylamasını takiben 30 gün içerisinde yapılacağı belirtilmiştir. Sözleşmenin 5.9 maddesinde "Yüklenici, çalıştırdığı personelin ücretlerini ve varsa diğer haklarını mevzuata uygun olarak, eksiksiz, tam olarak ve zamanında ödeyecektir."; 5.10 maddesinde "Yüklenici, çalıştırdığı personelin mevzuat hükümlerinden doğan ücret ve diğer ödemelere ilişkin yükümlülüklerini eksiksiz ve süresinde yerine getirecektir."; 5.11 maddesinde ise "Yüklenici, personele yaptığı ücret ve diğer yasal ödemeleri ile ... prim, vergi, muhtasar vb. kesintilerin ilgili mercilere zamanında ve tam olarak yatırıldığına dair belgelerin bir örneğini her ay şirkete vermeyi taahhüt etmiştir. Eksik bir ödemenin yapıldığı tespit edildiğinde, bu eksik ödeme yüklenici tarafından derhal giderilecek ve eksik tutar ödenmezse yüklenicinin istihkakından kesilecektir. Bu durum herhangi bir temerrüt oluşmasına sebebiyet vermeyecektir. Yüklenici buna karşı herhangi bir faiz, tazminat ve sair ilave ödeme talebinde bulunamaz." hükümlerinin düzenlendiği anlaşılmıştır.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun birinci bölümünde "borç ilişkileri", birinci ayrımında "sözleşmeden doğan borç ilişkileri" ve 1. maddede ise, sözleşmenin kurulması düzenlenmiştir. Aynı yasanın 12. maddesinde "sözleşmelerin şekli" üst başlığı ile, sözleşmelerin geçerliliğinin kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı olmadığına yer verilmiştir. Somut olayda, tarafların özgür iradeleri ile imzalanan dava konusu hizmet alım sözleşmesinde hak ve yükümlülükleri belirlinmiştir. Yukarıda belirtildiği üzere sözleşmenin 5.11 maddesi uyarınca, davacı yüklenici, personele yaptığı ücret ve diğer yasal ödemeleri ile ... prim, vergi, muhtasar vb. kesintilerin ilgili mercilere zamanında ve tam olarak yatırıldığına dair belgelerin bir örneğini her ay davalı şirkete vermeyi taahhüt etmiştir. Bu kapsamda davacı yüklenici, işbu sözleşme hükmü ile belirlenen yükümlülüğünü yerine getirmemiş, bu anlamda dosyaya bir belge ibraz edememiştir. İşbu dava itirazın iptali davası olduğundan alacak-borç durumunun takip tarihi itibariyle değerlendirilmesi gerekmekte olup davacının, alacağının tahsili için icra takibi başlatmadan önce, bahsi geçen sözleşme hükmüne uygun olarak üzerine düşen edimini yerine getirdiğine dair belgeleri dosyaya ibraz etmesi gerekirken ibraz edemediği anlaşılmıştır. Sözleşmenin 5.11 maddesinde, davacı tarafından sunulması gereken belgeler uyarınca, eksik bir ödemenin yapıldığı tespit edildiğinde, bu eksik ödemenin davacı tarafından derhal giderileceği, aksi halde davacının istihkakından kesileceği kararlaştırıldığına göre davacı taraf kendi edimini yerine getirmeden hizmet bedelini talep edemez. Bu durumda dosya kapsamı ve mevcut delil durumu ile sözleşmenin ilgili hükmü dikkate alındığında, davacının, borçlar hukukunda yer alan "karşılıklı ifa" hükümleri uyarınca üzerine düşen edimini yerine getirmeden davalı taraftan alacak iddiasında bulunamayacağı ve buna ilişkin edimini yerine getirmesini talep edemeyeceği anlaşılmakla mahkemece tesis edilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Davalı vekili, İİK'nun 67. maddesi uyarınca kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği yönünden hükmü istinaf etmiştir. 2004 sayılı İİK'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67/2 maddesi "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmünü içermektedir. Buna göre davalı borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız ve kötüniyetli olması gerektiği, somut olayda davacının icra takibinde haksız olmasının, icra takibinin de salt bu nedenle kötüniyetle başlatıldığının kabulüne yeterli olmadığı, davası reddedilen davacının kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı anlaşılmakla şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Öte yandan davalı vekili, taraf sıfatının ... Derneği olarak düzeltilmesini talep etmiş olup esasen davacının da davasını ... Derneği'ne karşı açtığı, ancak tevzi formunda davalının ... olarak geçtiği ve karar başlığında da bu şekilde gösterildiği anlaşılmakla karar başlığında davalının ... Derneği olarak düzeltilmesi gerekmiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/341 Esas, 2022/53 Karar sayılı ve 02/02/2022 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Taraflarca yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.07.05.2026

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.

veya Giriş yapın

  • Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Kararlar