Anahtar kelimeler: tebligat
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12\. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/878
KARAR NO : 2026/1226
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/05/2026 ( Ara Karar)
NUMARASI : 2026/374 Esas
TALEP: İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/06/2026
İhtiyati haciz kararına itirazın Hasan Kaya bakımından kabulüne ,asıl borçlu şirket bakımından reddine ilişkin 12/05/2026 tarihli ara kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP : İhtiyati haciz talep eden vekili; müvekkili banka ile davalılar arasında imzalanan sözleşmeye istinaden ödenmeyen borcu için İstanbul Anadolu 1. Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup, davalılar tarafından yapılan itirazlar sonucunda takibin durduğunu, teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat karşılığında muhatap borçlu hakkında borca yeter kadar taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının müvekkiline olan borcunu karşılayacak miktarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İHTİYATİ HACİZ KARARI : Mahkemece ;kat Karşı yan borçlular aleyhine %15 teminat karşılığında alacak miktarı kadar ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
İTİRAZ : Davalı borçlular vekili 15/04/2026 tarihli ara karar ile tensiben tesis edilen ihtiyati haciz ara kararının usul, esas ve İİKnın emredici normlarını aykırı olduğunu, dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, bu kararın infazı için Bakırköy Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasına talimat yazıldığını, bu işlemin İİK nın 261. Maddesine aykırı olduğunu, İstanbul Anadolu Mahkemesi tarafından verilen bir ihtiyati haciz kararının yalnızca İstanbul Anadolu İcra Daireleri nezdinde açılacak bir icra dosyasında yerine getirilebileceğini,takdir edilen teminat tutarının yetersiz olduğunu,15/04/2026 tarihli usule aykırı ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
EK KARAR:İtiraz üzerine mahkemece; asıl borçlu bakımından itirazın reddine, davalı/ kefil yönünden ise; TBKnın 586. Madde kapsamında müteselsil kefile başvuru şartı sağlanmadığı, davacı tarafça kat ihtarnamesinin asıl borçluya tebliğinin usulüne uygun yapıldığına dair belge bulunmadığı anlaşılmakla davalı kefil yönünden ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: 1- Alacaklı banka vekili karşı yan borçlulara tebligatların tamamlandığını ileri sürerek müteselsil kefil bakımından itirazın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
2- Davalı borçlular vekili; mahkemenin müteselsil kefil aleyhindeki ihtiyati haczi kaldırırken, davacı banka tarafından keşide edilen hesap kat ihtarnamesinin asıl borçlu şirkete usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini tespit edip ve gerekçelendirdiğini, dosya kapsamındaki posta iade evraklarından da anlaşılacağı üzere, tebligatlar muhataba ulaşmayıp ve iade edildiğini, bu durumun İİK. m.257/1 uyarınca ihtiyati haczin en temel şartı olan alacağın muaccel olması koşulunun somut olayda gerçekleşmediğinin mahkemece de ikrarı olduğunu, TBKnın117 maddesi gereği, alacağın muaccel hale gelmesi ve borçlunun temerrüde düşmesi, usulüne uygun bir ihtarın tebliğine bağlı olduğunu, asıl borçlu müvekkil şirkete tebligat yapılamadığı mahkeme kararıyla sabitken, aynı borç için şirketin malvarlığı üzerindeki ihtiyati haczin devamına karar verilmesinin hukuki çelişki olduğunu, borç, asıl borçlu şirket için muaccel hale gelmemişse, ortada ihtiyati hacze konu edilebilecek vadesi gelmiş bir para alacağı bulunmadığını, mahkemenin tebligat yokluğunu kefil yönünden haklı bir kaldırma gerekçesi yapıp, asıl borçlu şirketi temerrüt şartının yokluğuna rağmen haciz baskısı altında bırakması hukuka, mantığa ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek; ara kararın kaldırılarak talepleri gibi ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :Talep asıl borçlu ve müteselsil kefil hakkında verilen ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir.
6098 Sayılı TBK'nın 586/1 maddesi uyarınca; alacaklı asıl borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden, müteselsil kefil sıfatıyla kefil olan kişiyi takip edebilir. Ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ile gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçlüğü içerisinde bulunması gerekmektedir. Bu hali ile kefile başvurulabilmesi için, borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp, aynı zamanda borçlu adına çıkarılan ihtarın sonuçsuz kalması veya borçlunun açıkça ödeme güçlüğü içinde olması gerekmektedir. Buna karşılık, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilmesi mümkündür. Kanunda ayrıca müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamakta olup, bu husus yalnızca kefilin takipten önce temerrüde düşürülmesi bakımından önem arz etmektedir. (Yargıtay 11. H.D nin 2014/422 esas 2014/1788 karar sayılı İlamı).
Somut olayda da kat ihtarnamesi asıl borçlu şirketin davaya cevap dilekçesinde yazılı sözleşme adresine tebliğe çıkarılmış ise de yapılamadan iade edilmiştir. İİK nın 68/b maddesinde ..krediyi kullandıran taraf krediyi kullanan tarafın sözleşmede belirttiği adresine .. hesap özetini göndermek zorundadır. Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur. Yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır" hükmünü haiz olup asıl borçlunun sözleşmedeki adresine tebliğe çıkartılan kat ihtarı yapılamadan iade edilmiş ise de İİK nın 68/b maddesi uyarınca asıl borçluya tebligat yapılmış sayılacaktır.Aksi yönde gerekçe yerinde değildir. Bu halde; tebligatın yapılmış sayılacağı dikkate alındığında müteselsil kefile başvuru koşulları da oluşmuş durumdadır. Alacağın muaccel olması hesabın katı ile gerçekleştiğinden davalılar vekilinin muacceliyete ilişkin itirazı da yerinde görülmemiştir.
İhtiyati haciz kararı üzerine fazla haciz yapılmışsa, bu hacizlerin kaldırılması icra takip hukuku çerçevesinde çözümü gerektiğinden borçlular vekilinin taşkın hacize yönelik istemleri incelenmemiştir. Yine; ihtiyati haciz kararı derdest itirazın iptali davasında verilmiş bulunduğundan davadan evvel başlatılan icra dosyasında uygulanması olağan sonuç olduğu, İİK nın 261 maddesinin uygulama yeri olmadığından aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde değildir.
Açıklanan nedenlerle; istinaf nedenleri yerinde olmayan davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, alacaklı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; ek kararın kaldırılarak davalı borçluların ihtiyati haciz kararına itirazların reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-İhtiyati hacze itiraz eden davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/374 Esas, 12/05/2026 tarihli ara kararın HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA,
"Davalı borçluların ihtiyati haciz kararına itirazlarının reddine,"
İhtiyati hacze itiraz eden davalılar tarafından yatırılan peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından yatırılan 732-TL peşin istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/06/2026