Ana içeriğe atla

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi · Esas 2023/2085 · Karar 2026/1104

Eklenme tarihi: 13 Temmuz 2026 10.06.2026 Yayınlanma
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 10.06.2026 Esas No: 2023/2085 Karar No: 2026/1104

Anahtar kelimeler: gizli soruşturmacı

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12\. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2085
KARAR NO : 2026/1104
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/07/2023
NUMARASI : 2021/356 Esas - 2023/617 Karar
DAVA: Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ: 21/01/2020
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2026
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketçe davalıdan 15.12.2017 tarihinde ... ... model tartı cihazını yazılımı ile birlikte 12.500-Euro bedelle satın aldığını, davalı tarafından satışa ilişkin olarak fatura düzenlenmediğini, satıma konu mal bedelinin davalı tarafından bildirilen kişinin hesabına gönderildiğini, cihazın kurulumunun 22.12.2017 tarihinde davalı şirket personelince yapıldığını, tartının ilk kullanımında cihaz ekranında danışanın göreceği şekilde yağ, kas, kilo gibi tüm ayrıntıların gösterildiğini, bu durumun ise bu tip ölçümlemeleri görmemesi gereken veya takıntıları olan danışanlar bakımından sorun teşkil edeceğinden, müvekkili şirketçe bu durum davalıya bildirilerek cihazın bu şekilde kullanımının mümkün olmadığının ve cihazın iade edileceğinin bildirildiğini, cihazın kurulumla aynı gün güncellenmek üzere davalı tarafından götürüldüğünü, cihaz geldiğinde ise bu bilgilerin ekranda görülmediğinin tespit edildiğini, bu tarih sonrasında 2018 yılı içerisinde cihazda bir kaç kez arıza ve bağlantı sorunları meydana geldiğini, davalı tarafından uzaktan bağlantı yoluyla sorunların giderildiğini, 2019 yılında ise arızaların devam ettiğini, ölçümlerin düşük ya da yüksek çıktığını, durumun davalıya bildirilmesi üzerine cihazın teknik serviste onarımı yapılarak 2019 yılı haziran ayında müvekkiline teslim edildiğini, sonrasında 04.07.2019 tarihinde cihazın ekranının tamamen gittiğini, bu nedenle cihazın o tarihten beri kullanılamadığını ve davalıya gönderilen 11.07.2019 tarihli ihtarname ile cihazın geri alınarak bedelinin iadesinin talep edildiğini, davalının ise 26.07.2019 tarihli cevabi ihtarnamesi ile bu taleplerini reddettiğini belirterek, cihazın davalıya iadesi ile bedelinin faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; bilgilerin cihaz ekranında gösterilmesi sorununun, müvekkilince haricen satılan ve davacıya 1 yıl ücretsiz kullanım hakkı verilen tartı kutu ve tartı web adlı akıllı kartın sisteme eklenmesi suretiyle giderildiğini, 1 yılın sonunda ise müvekkilinin ücretlendirme taleplerinin davacı tarafça reddedildiğini, ancak müşteri memnuniyeti kapsamında ücret ödenmemesine rağmen hizmet verilmeye devam edildiğini, cihaz ile yapılan ölçümlerin ekranda gösterilmesinin, cihazın işlevini ve bilgisayara bağımlılığını azalttığı için bir avantaj olduğunu, kilo ölçümü yapan bir cihazın kiloyu ekranda göstermemesinin çok manidar olacağını, müvekkilinde cihaza ilişkin toplam 2 adet arıza kaydı bulunduğunu, ilk arıza elektrik tesisatı veya akımının düzensizliğinden kaynaklanmış olup, müşteri memnuniyeti kapsamında ücretsiz servis hizmeti verildiğini, ikinci arıza eksik tartım yapıldığı şeklinde olup, iddianın mesnetsiz çıktığını, ancak yine ücretsiz servis sağlandığını, elektrik dalgalanmaları arızaya sebebiyet vermekte olup, bu durumun müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, bu kapsamda davacıya sunulan regülatörlü UPS kullanımı önerisinin davacı tarafından göz ardı edildiğini, yine internet bağlantı sorunlarının müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, bağlantı sorunlarının cihaz veya tartı kutu ile ilgisinin bulunmadığını, davacının iş yerinin taşınması sırasında müvekkiline bilgi verilmediğini, cihazdaki arızaların ise taşınma sonrasında arttığının davacı tarafından beyan edildiğini, ancak bu durumun davacının sorumluluğunda olduğunu, müvekkilince kontrol ve var ise sorunun çözümü için cihaza fiziken ulaşılması gerektiğini, ancak davacının buna izin vermediğini ve varsa sorunun giderilmesini engellediğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; talimat mahkemesi aracılığı ile aldırılan 08/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafından 2 adet servis kaydının oluşturulduğu, davaya konu cihazdaki ilk servis talebinin cihazdaki herhangi bir sorundan kaynaklanmadığı, davacı firma yetkilisinin cihaz ekranındaki tartım bilgilerinin, danışanlar tarafından görülmesini uygun bulmaması üzerine söz konusu talep ile ilgili servis kaydı oluşturulduğu, akabinde söz konusu hususla ilgili arayüz yüklemesi yapılarak cihazın kullanılmaya devam ediliği, 04/07/2019 tarihinde cihazın tekrar arızalandığı, bu sefer tartım esnasında cihazın ekranının tamamen gittiği ve siyah ekran geldiğinin beyan edildiği, ancak cihazın servise verilmediği, cihazdaki arızanın neden kaynaklandığının tespitinin yapılamadığı tespitlerinin yapıldığı, 12/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu cihazda açık ayıbın bulunmadığı, teslimden sonra ortaya çıkan ve periyodik olarak tekrarlayan arıza kaydının bulunmadığı, dosyada kaydı bulunan arızanın münferit arıza olduğu ve onarıldığı, gizli ayıp iddiasının ispatlanamadığı, cihazdaki arızanın taşımadan kaynaklı olabileceği tespitlerinin yapıldığı, talimat mahkemesi aracılığı ile aldırılan 11/01/2023 tarihli kök ve 29/05/2023 tarihli ek raporunda, cihazın taşınmadan kaynaklı kalibrasyonunun bozulma ihtimalinin bulunduğu, keşif sırasında cihaz üzerinde yapılan incelemede cihazın herhangi bir tarafından kırılma vb. durumlar tespit edilmediği, cihazın hiç çalışmadığı, ekran gelmediği ve veri vermediği dikkate alındığında, cihazın taşınma sırasında arızalanmış olduğu iddiasının uygun olmadığı, davacının talebi doğrultusunda cihazın yazılımına müdahale edilerek tartı sırasında elde edilen verilerin ekranda görülmemesinin sağlandığı, verilerin direkt bilgisayara aktarılarak kişilerin sonuçlarını görmesinin engellendiği, davalı firmanın dava konusu cihazın orijinal yazılımında değişim veya müdahale yaptığı ve bu müdahalenin de onaylanmış kuruluş tarafından onaylanmadığı düşünüldüğünde ise, cihazın verimli çalışmamasının ve sürekli hatalar vermesinin sebebinin yüklenen yazılımdan kaynaklanabileceğinin ve cihazdaki arızanın davalı tarafça giderilebileceğinin belirtildiği, tüm raporların bir arada değerlendirilmesi neticesinde, dava konusu cihazda gizli ayıp bulunduğu iddiasının ispatlanamadığı, her ne kadar son alınan talimat bilirkişi raporunda arızanın orjinal olmayan yazılım yüklenmesinden kaynaklandığı belirtilmiş ise de, bu yazılımın davacının talebi üzerine yüklendiği, cihazın bu yazılım olmaksızın davacı tarafından ihtirazi kayıt konulmadan satın alındığı ve bir süre kullanıldığı, dolayısıyla cihazda gizli ayıbın bulunmadığı, davalı tarafça orijinal olmayan yazılımdan kaynaklanan arızanın giderilebileceğinin de tespit edildiği, bunun dışında dava konusu cihazda periyodik tekrarlayan arıza bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; cihazın ilk kullanımı esnasında cihaz üzerindeki ekranda danışanın da göreceği şekilde dara, yağ, kas, kilo gibi kişinin tüm ayrıntılarının gösterildiği anlaşılarak cihazın bu haliyle kullanılmasının mümkün olmadığının davalıya bildirildiğini, davalı şirketin ise bu sorunun yazılım yoluyla çözülebileceğini belirttiğini, müvekkili şirket yetkilisinin bu aşamada yeni yüklenecek yazılımın cihazın stabil şekilde çalışmasını engelleyebileceğini bilebilmesi mümkün olmadığı gibi, davalı şirket tarafından da bu yönde bir uyarı yapılmadığını, buna karşılık davalı tarafça müvekkiline cihazın yazılımının güncellendiği belirtilerek cihazın teslim edildiğini, yazılım güncellemesi sonrasında cihazda dara, yağ, kas, kilo gibi ayrıntılı bilgilerin cihaz ekranında görülmediğini, cihazda yazılım güncellemesi yapıldığı tarihten sonra 2018 yılı içerisinde birkaç kez arıza ve bağlantı sorunları meydana geldiğini, davalı tarafça cihaza uzaktan bağlantı kurulmak suretiyle sorunların giderildiğini, ancak ilerleyen dönemde cihazda sık sık arızalar meydana geldiğini, Haziran 2019 tarihinde yetkili serviste onarım yapıldığını, ancak 04.07.2019 tarihinde cihazın tekrar arızalandığını, tartım esnasında cihazın ekranının tamamen gittiğini, bu nedenle cihazın o tarihten beri kullanılamadığını, müvekkilinin cihazı davalı firmaya tamir ettirmek istemediğini, yargılama sırasında bilirkişi marifetiyle yapılan incelemeler sırasında da cihazın çalışmadığının, cihaza elektrik geldiğinin, fakat ekranda “no signal” yazmak suretiyle yazılım hatası verdiğinin tespit edildiğini, alınan bilirkişi kök ve ek raporunda, dava konusu cihazda taşınma yahut depolama nedeniyle arıza meydana gelmiş olabileceği iddiasının uygun olmadığı yahut cihazda kullanım hatasından kaynaklanan bir problem olmadığı hususlarının açıkça ortaya konulduğunu, dolayısıyla mevcut durumun davalı firma tarafından yapılan müdahale nedeniyle ortaya çıktığının netlik kazandığını, mahkemece alınan ek raporda, cihazda bulunan arızanın davalı (satıcı) tarafından giderilebileceğinin belirtildiğini, bu nedenle mahkemece arızanın davalı şirket tarafından giderilebilecek olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenle kabul etmemekle birlikte, satılanın onarılmasına karar verilmesi gerektiğini, ancak müvekkilinin satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakkını kullanmak istediğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, tacirler arası satıma konu cihazın ayıplı olduğu iddiasına dayalı sözleşmeden dönme kapsamında satış bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nun 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre ise; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
Davacı vekilince; davalı tarafından davacıya satılıp teslim edilen tartı cihazının ayıplı olduğu, öncesinde meydana gelen arızalar davalı tarafından giderildikten sonra en son 04.07.2019 tarihinde cihazın ekranının tamamen gittiği ileri sürülerek sözleşmeden dönme talep edilmiştir. Davalı vekilince ise; cihazdaki ilk arıza elektrik tesisatı veya akımının düzensizliğinden kaynaklanmış olup, ücretsiz servis hizmeti verildiği, ikinci arıza eksik tartım yapıldığı şeklinde olup dayanağının bulunmadığı, cihazdaki arızaya elektrik dalgalanmaları sebebiyet vermekte olup, davacının regülatörlü UPS cihazı kullanması önerisini kabul etmediği, internet bağlantı sorunlarının da müvekkilinin sorumluluğunda olmadığı, cihazın müvekkiline bilgi verilmeyen taşınma sırasında arızalanmış olabileceği savunulmuştur.
Mahkemece alınan 08.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda; cihazın 22.12.2017 tarihinde çalışır vaziyette davacıya teslim edildiği, davacının danışanın yağ, kas, kilo gibi bilgilerin ekranda gösterildiği iddiasıyla ilgili olarak servis tarafından besleme devresinin arızalandığı tespit edilerek parça değişimi yapıldığı, cihazın 2019 yılında başka adrese taşındığı, akabinde eksik tartım yaptığı iddiasıyla 20.05.2019 tarihinde servise verildiği, servisçe 100 kg'de 100 gr fark gözlendiği anlaşılarak kalibrasyon ve bakım yapılarak cihazın 21.05.2019 tarihinde davacıya teslim edildiği, son olarak cihazın 04.07.2019 tarihinde arızalandığı, cihazın o tarihten beri kullanılmadığı, açılmaya çalışıldığında açılmadan kapandığı, cihazdaki ilk servis talebinin herhangi bir sorundan kaynaklanmadığı, davacının talebi üzerine danışan bilgilerinin ekranda görülmemesi için arayüz yüklemesi yapıldığı ve cihaza tartı kutu tabir edilen aparatın takıldığı, bağlantı sorunları iddiasına yönelik bir servis kaydı bulunmadığı, akabinde 26.07.2018 tarihinde cihaza ait besleme ünitesi devresinin arızalandığı tespit edilerek parça değişimi yapıldığı, besleme devrelerinin elektrik akım ve voltaj değişikliklerine bağlı olarak arızalanabileceği, cihazın kataloğunda 300 kg'a kadar 0,1 kg hassasiyetle tartım imkanı bulunduğunun belirtildiği, sonuç olarak yerinde incelenmesinde cihazın çalışmadığının tespit edildiği bildirilmiştir.
12.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda; cihazın besleme devresi arızasının 26.07.2018 tarihinde giderildiği, bu parçaların voltaj değişimine bağlı olarak arızalanması ihtimalinin bulunduğu, 20.05.2019 tarihinde eksik tartım iddiasına ilişkin kalibrasyon ve bakım yapıldığı, bu işlemin ölçüm arızası olarak nitelendirilmeyeceği, sonuç olarak cihazın gizli ayıplı olduğu yönündeki davacı iddiasının ispata muhtaç olduğu, cihazın davacı kullanımındayken iki kere farklı mekanlara taşındığı, bu taşınmalar ardından cihazın yeniden kurulumuna dair davalı şirketten alınan bir hizmet olmadığı, ilk tesliminde açılan ve daha sonra da Mayıs 2019'a kadar açılarak kullanılan cihazın sonradan açılmamasının sebebinin kullanıcı kaynaklı veya taşınmalar esnasında cihazın elektronik bağlantılarında veya devrelerinde meydana gelen arızalar kaynaklı olabileceği, ayıplı olan bir cihazda ilk aylardan itibaren bu kabil bir arızanın kendini belli edeceği değerlendirilerek, cihazdaki uzun süre kullanımdan sonra bilirkişi incelemesi esnasında ortaya çıkan ekran açılmamasının cihazın ayıplı olduğunu göstermediği teknik görüşüne varıldığı bildirilmiştir.
09.01.2023 tarihli bilirkişi kök ve tarihsiz ek raporunda; yerinde yapılan incelemede cihazın çalışmadığı, davacının talebi doğrultusunda cihazın yazılımına müdahale edilerek verilerin ekranda görülmemesinin sağlandığı, ardından davacının taşınma sonrasında cihazdan istenilen verimin alınamadığı, taşınmadan kaynaklı kalibrasyonunun bozulma ihtimalinin bulunduğu, ancak cihaz hiç çalışmadığından, cihazın taşınma sırasında arızalanmış olduğu iddiasının uygun olmadığı, cihaz üzerinde yapılan incelemede cihazın herhangi bir tarafından kırılma vb. durumlar tespit edilmediği, davacının talebi doğrultusunda cihazın yazılımına müdahale edilerek tartı sırasında elde edilen verilerin ekranda görülmemesinin sağlandığı, bu yazılımın davacı firmanın oluşturmuş olduğu (tartı web, tartı kutu) bir yazılım olduğu, ancak bu yazılımın üreticinin üretmiş olduğu bir yazılım olmayıp, orijinal yazılımdan farklılıkları bulunduğu ve bu yazılımın cihaza olan etkisine ait etki değerlendirmesi yapılmadığı, cihazın temel işlemini yazılım üzerinden yaptığı düşünüldüğünde, cihazdaki sürekli kapanmaların, cihazın istenilen şekilde çalışmamasının davacı firma tarafından yüklenen yazılımdan kaynaklı olabileceği, cihazda bulunan arızanın davalı tarafından giderilebileceği bildirilmiştir.
Bilirkişilerce yerinde yapılan incelemede cihazın açılmadığı tespit edilmiş olup, taşınma sırasında zarar gördüğüne dair fiziki bir belirti bulunmadığı ve cihazın hiç açılmaması olgusu da dikkate alındığında, cihazın mevcut arızasının davacının taşınmasından kaynaklanmadığı sonucuna varılmaktadır. Mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda, yerinde inceleme sırasında cihazın hiç açılmaması olgusuna dayanak sebep konusunda herhangi bir tespit yapılmamıştır. İkinci bilirkişi raporunda, cihazdaki uzun süre kullanımdan sonra ortaya çıkan ekran açılmamasının cihazın ayıplı olduğunu göstermediği bildirilmiştir. Son bilirkişi raporunda ise arızanın nedeni, davacının verilerin ekranda görülmemesi talebi doğrultusunda davalı tarafça cihaza orijinal olmayan, kendisinin ürettiği yazılımın yüklenmesi olarak tespit edilmiştir. Söz konusu yazılımın yüklenmesi, orijinal halinde danışanların vücut ölçüm verilerini kendi ekranında göstermekte olan cihaza, tamamen davacının verilerin ekranda danışanlar tarafından görülmemesi ve bilgisayar ekranına aktarılması talebi üzerine yapılmıştır. Cihazın çalışmamasının söz konusu yazılım yüklenmesinden kaynaklandığı ve son bilirkişi raporunda, cihazda bulunan söz konusu arızanın davalı tarafından giderilebileceği tespit edilmiş olmakla, sorunun yazılım yüklemesi ile giderilebileceği anlaşılmakla, mahkemece cihazın ayıplı olmadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 462,15-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 11/06/2026

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.

veya Giriş yapın

  • Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Kararlar