Ana içeriğe atla

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi · Esas 2026/229 · Karar 2026/578

Eklenme tarihi: 13 Temmuz 2026 29.06.2026 Yayınlanma
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 29.06.2026 Esas No: 2026/229 Karar No: 2026/578

Anahtar kelimeler: tebligat

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ: 30/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 30/06/2026

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... günü davacılar ... ve .. nın oğlu, ... nın kardeşi olan .. nın sürücüsü olduğu araç ile davalı ... un kullandığı davalı sigorta şirketine sigortalı olan aracın karıştığı davalının kusurundan kaynaklanan kazada ..nın hayatını kaybettiğini, davacıların müteveffanın maddi desteğinden yoksun kaldığını ileri sürerek HMK'nın 107.maddesi uyarınca ... ve ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden işletilecek yasal faizi ile davalılardan, her bir davacı için 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalı ..dan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacılar vekili, 22.09.2018 tarihli talep arttırım dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak destekten yoksun kalma tazminatı alacaklarını davacı ....için 8.888,92 TL ve davacı ....için 10.697,77 TL olarak ıslah etmiştir.
CEVAP:
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya sebebiyet veren ve asıl kusurlu olan kişinin, gerek alkollü olması (210.7 promil) gerekse özensiz ve dikkatsiz hareketlerle geçiş üstünlüğü kendisine ait olmadan yola çıkması nedenleri ile müteveffa ...olduğunu, davacı tarafın talep ettiği maddi ve manevi tazminat miktarının çok fazla olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 28.09.2018 tarih ve ... Esas-...Karar sayılı ilamı ile; "Davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 8.888,92 TL, davacı ... için 10.697,77 TL olmak üzere toplam 19.586,69 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 16.09.2014 tarihinden (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden) itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
Tarafların ekonomik ve sosyal durumu, olayın oluş şekli, kusur durumu ve paranın alım gücü dikkate alınarak davacı ... için 3.000,00 TL, davacı ....için 3.000,00 TL ve davacı ....için 3.000,00 TL olmak üzere toplam 9.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı .. dan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, " şeklinde karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kararı davacılar vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf edilmiştir.
Dairemizin 25.05.2019 tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile;
"Kusura ilişkin olarak, kaza tespit tutanağı, ceza dosyasında Ankara ATK'dan temin edilen ....tarihli rapor, mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan 07/03/2016 tarihli rapor ve en nihayetinde kısmen çelişki üzerine mahkemece İstanbul ATK'dan temin edilen 13/07/2017 tarihli rapor içeriklerine göre ölen kazada asli kusurlu, karşı taraf ise alt düzeyde tali kusurlu görülmüştür. En son temin edilen İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince çelişki giderecek şekilde hazırlanan raporda davalının %15, ölenin ise %85 nispetinde kusurlu oldukları bildirilmiştir. Hükme esas alınan bu rapor dosya kapsamına, oluşa ve trafik mevzuatına uygundur. Davacıların kusur nispetlerini lehlerine değiştirecek somut iddia ve delilleri bulunmamaktadır. Bu sebeple kusura ilişkin başvuruları yerinde değildir.
Hesaba ilişkin olarak hükme esas alınan doktor ... tarafından tanzim edilen 01/06/2018 tarihli raporun benimsenmesinde usulsüzlük bulunmamaktadır. Şöyle ki kaza tarihindeki meri mevzuat, sigorta genel şartları ve yerleşik yargı uygulamalarına göre PMF 1931 Yaşam tablosu %10 gelir artışı ve iskonto gibi unsurlar esas alınarak hesapla yapılmıştır. Bu sebeple davacıların hesaba ilişkin itirazları yerinde değildir.
Manevi tazminatın miktarına ilişkin, benimsenen ve usule uygun olan kusur raporu, yanların ekonomik ve sosyal durumları, kaza tarihi ve buna göre paranın satın alma gücü davacıların genç yaştaki eş ve babalarını kaybetmiş olmaları nazara alındığında takdir edilen tutar bir miktar az olmuştur. Bu yönden istinaf başvurusunun kabulü ve tazminatların artırılması gerekir.
Bu nedenle; I- Davacıların İstinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve hükmün HMK'nın 353/1-b,2 madde ve bendi uyarınca aşağıda gösterilen şekilde yeniden oluşturulmasına,
II-a-Maddi tazminat istemi yönünden;
1-Davanın kabulüne,
2-Davacı İbrahim için 8.888,92TL, ... için ise 10.697,77TL olmak üzere toplam 19.586,69TL destekten yoksunluk tazminatının (davalı sigorta şirketi yönünden hükmedilen tazminata dava tarihinden faiz işletilmesi ve sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulması kaydıyla) 16/09/2017 olay tarihinden işleyecek yasal faizyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödemesine,
b-Manevi tazminat istemi yönden;
1-Davanın kısmen kabulüne,
2-Davacılar ... ve .. in heri biri için 10.000,00TL ve davacı ... için 5.000,00TL olmak üzere toplam 25.000,00TL manevi tazminatın davalı ... dan olay tarihi olan 16/09/2017 tarihinden işleyecek yasal faizyle tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine," şeklinde karar verilmiştir.
Dairemizin kararı davacılar vekili tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
(Kapatılan) Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 21/11/2020 tarih ve ... Esas - ....Karar sayılı ilamı ile; "Somut olayda davacıların talebi ve iddia ettiği zarar, ölenin mirasçısı sıfatına değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatına dayanmaktadır. Dolayısıyla, davacıların ölenin mirasçısı sıfatına dayanmayan, doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki desteğin kusuru davacıya yansıtılamayacak ve desteğin kusuru onun desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyecektir (HGK'nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 Esas-411 Karar, HGK'nun 22.2.2012 gün 2011/17-787 Esas- 2012/92 Karar, HGK'nun 16.1.2013 gün ve 2012/17-1491 Esas- 2013/74 Karar sayılı ilamları uyarınca). Bu durum karşısında; davacıların, zarar gören 3. kişi sıfatına dayanan zarar giderim talebi nedeniyle, davacıların desteğinin kazadaki kusurunun davacılara yansıtılamayacağına göre, davalı sigorta şirketinin zararın tamamından sorumlu olduğu gözetilerek değerlendirme yapılması gerekir. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında Bölge Adliye Mahkemesi’nce desteğin kusuru davacılara yansıtılmaksızın, yapılacak değerlendirme ile sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi doğru olmamıştır." gerekçesiyle dairemizin kararı bozulmuştur.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin bozma kararında yeniden yargılanma yapılma üzere dosyanın sehven ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi üzerine Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nce yeniden esasa kaydedilerek Yargıtay bozma ilamında belirtilen kriterlere göre aktüerya bilirkişiden yeniden rapor alınmış ve bilirkişi tarafından ibraz edilen 04/08/2021 tarihli raporda davacılar .... ile ....yönünden destekten yoksun kalma tazminat bedelinin ne kadar olacağı yönünde hesaplama yapılmış olup rapor denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterlidir.
Davacılar vekili, 05.10.2021 tarihli talep arttırım dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak destekten yoksun kalma tazminatı alacaklarını davacı ....için 67.687,03 TL ve davacı ....için 97.517,78 TL olarak ıslah etmiştir.
G E R E K Ç E
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise,“ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden,Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91.maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Öyle ise, hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp, çözümlenmesi gerekmektedir.
Karayolları Trafik Kanununda zorunlu trafik sigortasına ilişkin olarak, sorumluluğun kapsamı yanında, bu kapsam dışında kalan haller de açıkça düzenlenmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar” başlıklı 92. maddesinde:
“Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.
a)İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,
b)İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,
c)İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler,
d)Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,
e)Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar,
f)Manevi tazminata ilişkin talepler.”hükmü ile, zorunlu trafik sigortacısının hangi zararlardan sorumlu olmadığı düzenleme altına alınmış; burada örnekseme yoluna gidilmeyip; tek tek ve tahdidi olarak sorumlu olunmayan haller sıralanmıştır.
Destekten yoksun kalma tazminatı, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan B.K'nın 45/II. maddesinde düzenlenmiş olup; "Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir." şeklinde hükme bağlanmıştır.
Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan BK'nun 45/II. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödettirilmesini isteyebilir. Borçlar Kanunu’nun 45/III. maddesine göre destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir. Destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecek kişiler, mirasçılardan başka kişiler de olabileceği hususunda da herhangi bir ihtilaf yoktur. Murisin trafik kazasından kaynaklanan bir sorumluluğu söz konusu olduğunda ve koşulları oluştuğunda mirasçıları bundan sorumlu olduğu halde, aynı olay nedeniyle destekten yoksun kalan ve fakat mirasçı olmayan kişiler bundan sorumlu değildir (HGK.nun 15.06.2011 gün ve 2011/17-142 E. -411 K. sayılı ilamı).
Davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebine dayanak olarak gösterdiği zarar; sürücünün ölümü sonucunda meydana gelmekle birlikte salt onun desteğinden yoksun kalınması olgusuna dayalı, mirasçılık sıfatıyla bağlı olmaksızın uğranılabilen bir zarardır. Sürücünün ölümü zararı doğuran olay olmakla birlikte, zarar doğrudan üçüncü kişi durumundaki destekten yoksun kalanlar üzerinde oluşmuştur. Bu zarardan doğan hak desteğe ait olmadığına göre, onun kusurunun bu hakka etkili olması da düşünülemez.
Şu hale göre; sürücü murisin, ister kendi kusuru ister bir başkasının kusuru ile olsun, salt ölmüş olması, destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurup; bu zarar gerek kanun gerek poliçe kapsamıyla teminat dışı bırakılmamış olmakla, desteğinin kusurunun olması, davacının hakkına etkili bir unsur olarak kabul edilemez.
Davacıların üçüncü kişi konumunda olduğu talep edilen tazminatın miras hukukundan ayrı olduğu, sürücünün yakınlarının uğradıkları destek zararlarının trafik sigortacısının sorumluluğu kapsamı dışında kaldığına ilişkin kanunda ve buna bağlı olarak poliçede açık bir düzenleme bulunmamaktadır.
Davacıların uğradığı zarara bağlı olarak talep ettiği hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp, bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır.
Somut olayda; davacıların talebi ve iddia ettiği zarar, ölenin mirasçısı sıfatına değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatına dayanmaktadır. Dolayısıyla, davacıların ölenin mirasçısı sıfatına dayanmayan, doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki desteğin kusuru davacıya yansıtılamayacak ve desteğin kusuru onun desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyecektir (HGK'nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 Esas-411 Karar, HGK'nun 22.2.2012 gün 2011/17-787 Esas- 2012/92 Karar, HGK'nun 16.1.2013 gün ve 2012/17-1491 Esas- 2013/74 Karar sayılı ilamları uyarınca). Bu itibarla; davacıların, zarar gören 3. kişi sıfatına dayanan zarar giderim talebi nedeniyle, davacıların desteğinin kazadaki kusuru davacılara yansıtılamayacağına göre, davalılar zararın tamamından sorumlu olup, aktüerya bilirkişi tarafından ibraz edilen 04.08.2021 tarihli raporda davacılar ... ile ....yönünden hesaplanan destekten yoksun kalma tazminat miktarlarına ilişkin davacılar vekilinin ıslah dilekçesi de dikkate alınarak davacı ....için 67.687,03 TL ve davacı ...için 97.517,78 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan alınarak bu davacılara verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde davacıların istinaf itirazlarının destekten yoksun kalma tazminatı yönünden kabulüne ve ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353/1-b-2 Maddesi gereğince kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davacıların manevi tazminata ilişkin talepleri yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu yönde yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
II- HMK'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/08/2018 tarih ... esas, ...Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, kaldırılan kararın yerine geçmek üzere YENİDEN HÜKÜM TESİSİ İLE,
1-Davacı .... için 97.517,78 TL, davacı .... için 67.687,03 TL olmak üzere toplam 165.204,81 TL destekten yoksun kalma tazminatının, ( davalı sigorta şirketi yönünden hükmedilen tazminata ilişkin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulması kaydıyla;) kaza tarihi olan 16/09/2014 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACILARA VERİLMESİNE,
2-Davacıların manevi tazminat talebi yönünden kurulan hüküm kesinleşmiş olmakla bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 11.285,14 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
4-Yargılama aşamasında suçüstü ödeneğinden karşılanan bilirkişi, PTT, tebligat, ATK gideri olmak üzere toplam 1.504,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
5-Maddi tazminat yönünden davacılar .... ve ....kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi gereğince yatıran taraflara iadesine,
III- İstinaf yargılaması yönünden;
1-Davacıların adli yardım talebinden yararlanmış olması nedeniyle davacılar hakkında harç yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına,
2-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 33,40 TL istinaf giderinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, davacılar vekili Av. ... in yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda 30/06/2026 tarihinde 6100 sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar usulen anlatıldı.

...

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.

veya Giriş yapın

  • Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Kararlar