Ana içeriğe atla

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi · Esas 2024/2224 · Karar 2026/817

Eklenme tarihi: 13 Temmuz 2026 24.06.2026 Yayınlanma
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 24.06.2026 Esas No: 2024/2224 Karar No: 2026/817

Anahtar kelimeler: tapu

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16\. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:25/06/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:22/03/2024
DAVANIN KONUSU:Alacak
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:25/06/2026

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... San ve Tic. Ltd Şti'nin ortağı olduğunu, müvekkilinin sahibi olduğu 3.000 paydan 1.500 payı Denizli 2. Noterliğinin 08.12.2020 tarih ve ... yevmiye sayılı LTd şirket pay devri sözleşmesi ile davalı ... ...'ya devir edildiğini, Denizli Ticaret Sicill Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı Gökpınar Vergi Dairesinin ... vergi nolu ... San ve Tic. Ltd Ştinin ortak olan müvekkili davacı tarafından sahip olduğu 2640 paydan 440 payı Denizli 2. Noterliğinin 08.12.2020 tarih ve ... yevmiye sayılı Ltd Ştirketi pay devri sözleşmesi ile davalı ...'ya devir edildiğini, dava konusu pay devirlerinin müvekkili davacının davalı ve dava dışı eşinin yanıltması ve irade fesadına uğratılması ile düzenlenen protokol başlıklı 03.11.2020 tarihli belge nedeni ilbe yapıldığını ancak müvekkilinin bu belge ile bağlı olmadığını, müvekkilinin davalı ve dava dışı eşi ... tarafından irade fesadına uğratıldığını, müvekkilinin Denizli 2. Noterliğinin 23.02.2022 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarı ile hukuki ilişkiye geçmişe etkili ortadan kaldırdığını ve verdikl.eri geri istediğini, müvekkilinin dava dışı eşi ... tarafından açılan Denizli Aile Mahkmeesindeki boşanma davası ve kayınbiraderi olan davalı ... tarafından DEnizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile aleyhine ikame ettiği dava ile hile ve hatayı öğrendiğini, müvekkilinin davalının hilesi ve hatayı sevk etmesi ile düzenlenen bu belge ile tamamen kendine ait ve şahsi malı olan şirketteki payları elinden almak istendiğini müvekkilin bu sözleşme ile bağlı olmadığını ve sözleşmeden döndüğünü, tüm bu nedenlerle öncelikle şirketlerdeki dava konusu payların 3. Kişiye devrinin engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkili tarafından davalı tarafa devri yapılan dava konusu ... San. Ve tic. Ltd. Şti. Ve ... Gayrimenkul şirketindeki devir edenin payların ayrı ayrı iptali ile devir edilen payların müvekkili davacı adına tesciline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Tefrik ve birleştirme kararı verilmesini talep ettiklerini, Davacı hile ve hatayı dava dışı eşi ...'nın 13.04.2021 tarihinde Denizli 6. Aile Mahkemesinin ... E. Sayılı boşanma dava dosyası ve davalı müvekkillerinin 04.01.2022 tarihinde Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından açmış olduğu inançlı işlem nedeniyle tapu iptal-tescil ve tazminat istemli davalar ile öğrendiğini ileri sürdüğünü Öncelikle her iki dava arasında 8 ay gibi önemli bir zaman farkı olduğu gibi, söz konusu davalardan birisi boşanma, diğeri ise 03.11.2020 tarihli inançlı işlem sözleşmesine dayalı olarak davacının davalı müvekkiline devir etmesi gereken taşınır ve taşınmazları 3. kişilere muvazaalı bir şekilde çok kısa bir süre içinde kaçırması nedeni ile açılmış tapu iptal-tescil ve tazminat istemli dava olduğunu, Bu davalarda şirket hisseleri dava konusu olmadığını, toplanacak olan deliller sonrasında davalanın bu beyanı tarz gerçeğe aykırı beyanları inandırıcılıktan uzak tamamen kötüniyetli beyanlar olduğunu, Ortada ne bir hataya düşürme ve ne de bir hilenin kesinlikle olmadığını, protokolün düzenlenmesindeki amaç aile olarak yolların ayrılması ve bu ayrılma sürecinde bugüne kadar birlikte, ailecek kazanılan mal varlıklarının gerçek sahiplerine verilmesi olduğunu, Bu nedenle de protokolün karma bir hal aldığını, 03.11.2020 tarihinde düzenlenen protokol gereğince, davalı müvekkillinin ablası dava dışı ... (% 20) ve annesi ... (% 20) davalı ... şirketinde bulunan hisselerini davalı müvekkiline devrettiğini, davacının da kendi üzerinde bulunan ve gerçekte davalı müvekkiline ait olan (% 10) hissesini devrettiğini ve tarafların gerçek duruma uygun olarak yasal zeminde de % 50’şer payla ortak olduklarını. Protokolden anlaşılacağı üzere, davacının davalı müvekkiline tek borcu her iki davalı şirketlerde bulunan % 50’şer hisse olmayıp, protokolün 5. maddesinde yazılı bulunan ifadelerden anlaşılacağı üzere bir kısım mallar hariç şirketler dışında kalan mal varlıklarında da davalı müvekkilinin % 50 hak sahibi olduğunu. Davacı inançlı işlem niteliği taşıyan işbu protokol gereğince davalı müvekkiline vermesi gereken bir kısım taşınır ve taşınmazları devretmeyip kaçırması üzerine Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı davası açılmak zorunda kalındığını, Davacı hisse devirleri için bir bedel ödenmediğini ileri sürmekte ise de bu iddia da ticari teamüllere ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Hisse devir sözleşmelerinde de belirtildiği üzere davaya konu şirketlerden ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 300.000,00-TL sermayesine tekabül eden 300 hissesinin 150 adet pay 150.000,00-TL'si ile ... Şirketinin 1.100.000,00-TL sermayesine tekabül eden 4.400 adet payın 440 adet pay 110.000,00-TL'si aynı bedellerle yani toplamda 260.000,00-TL bedelle davalı müvekkiline devredildiğini, Davacı hisse devir sözleşmesinde davacı devir bedelini davalı müvekkilinden nakden ve tamamen aldığını beyan ettiğini. Bu beyanın aksini davacının aynı güçte yazılı belge ile kanıtlaması zorunlu olduğunu, Oysa sunulan bir delil olmadığını, devir sözleşmeleri düzenleme şeklinde hazırlanmakta olduğunu, HMK'nun 204. maddesi ve Noterlik Kanunu 82/2 maddesi hükümleri gereğince düzenleme biçimindeki noter senetlerinin sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil hükmünde olduğunu, Bu devir sözleşmeleri devir bedellerinin davalı müvekkili tarafından davacıya ödendiğini kesin olarak kanıtlamakta olduğunu, davacı tarafından hisselerin bedelsiz devredildiğini kanıtlar hiçbir yazılı delil ortaya konulmadığını, yargılama sırasında ortaya çıkacak sair tüm nedenlerle; davalı müvekkilimize karşı açılmış işbu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Avukatlık Kanunun 164. maddesi uyarınca davacıdan alınarak tarafımıza ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; 03.11.2020 tarihli protokol altında imzası bulunan ve mahkememizce bilgisine başvurulan tutunak mümzi tanıkların birbirini doğrulayan beyanlarından protokolün davacı, davacının eşi ve aynı zamanda davalının kardeşi ..., eşinin annesi, davacının çocukları, davacının vekili, mali müşaviri, davalı ve davalının vekilinin katılımı ile uzun bir müzakere sürecinin sonunda hazırlandığı; protokol hükümlerine göre sadece davacı ile dava dışı eşinin boşanmasına ilişkin konuların değil, davalı ve davaya konu hisselere ilişkin iki şirketin de aile şirketi olması ve davacının eşinden ayrılmak istemesi nedeniyle boşanmadan bağımsız olarak aile şirketlerindeki ortaklık durumunun gayri resmi halinin resmi hale dönüştürülmesine ilişkin hükümler içerdiği, müzakerede davacının avukatı ve mali müşavirinin de hazır bulunması nedeniyle davacının aldatılması ya da iradesinin sakatlanmasının söz konusu olmadığı; protokolün yalnızca davacının boşanması nedeniyle dava dışı eşi ile arasındaki mal tasfiyesine yönelik olmadığının hazırlanan protokol hükümlerinden anlaşılması nedeniyle mahkememizce davacının yanıltılmasının ve dolayısı ile herhangi bir irade fesadı halinin söz konusu olmadığı sonucuna varılmış olup; protokol hükümlerinin uygulanmaması halinde protokole göre edimlerini yerine getiren tarafın sebepsiz zenginleşme hükümleri ya da sözleşmenin ifası için her zaman dava açabileceği sonucuna varılarak.." şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının tahliye olması nedeni ile vasisinin görevi son bulmasına rağmen gerekçeli karar başlığında gösterilmesinin hatalı olduğunu, mahkeme gerekçesinin somut duruma uygun olmadığını, müvekkili davacının, sırf dava dışı eşi ile anlaşmalı boşanma olacağı inancı ile bu protokolü imzaladığını, akabinde de yine aynı inançla, yani anlaşmalı boşanma olacağı inancı ile bu protokole göre davalı ...’a bedelsiz olarak hisse devri yaptığını, henüz protokole göre işlemler devam eder iken, dava dışı eşin çekişmeli boşanma davası ikame ettiğini, müvekkili davacının, eşi ve kardeşi tarafından anlaşmalı boşanma yapılacak diye kandırıldığını, mahkemenin davanın hak düşürücü süre içinde açıldığını kabul ettiğini, irade fesadı olmasa idi bu değerlendirmenin yapılmayacağını, müvekkili davacının anılan prokoldeki kandırılma sebebi ile, Denizli 5.Asliye Hukuk Mahkemesi ... esas sayılı dosyası ile davalının annesi aleyhine, aynı şekilde Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi ... esas sayılı dosyası ile de eşine karşı davalar ikame ettiğini, bu davaların henüz derdest olduğunu, ayrıca, dava konusu bu pay devrinin iptali istemli davalarının yanı sıra Denizli Asliye 1.Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyası ile, bu devrin onaylandığı ... şirketi genel kurul kararın iptali için de dava ikame edildiğini, iş bu davanın sonucu beklenmeden iş bu davanın reddedildiğini, kararın hatalı olduğunu beyanla, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, ... San Ve Tic. Ltd Şti'deki davacıya ait 1500 payın ve ... San. ve Tic. Ltd Şti 'deki 440 payın davalıya devrinin irade fesadı nedeni ile iptali ve devredilen payların davacı adına tesciline ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, protokol hükümlerine göre sadece davacı ile dava dışı eşinin boşanmasına ilişkin konuların değil, davalı ve davaya konu hisselere ilişkin iki şirketin de aile şirketi olması ve davacının eşinden ayrılmak istemesi nedeniyle boşanmadan bağımsız olarak aile şirketlerindeki ortaklık durumunun gayri resmi halinin resmi hale dönüştürülmesine ilişkin hükümler içerdiğinin anlaşılmasına, davalı ile olan hukuki ilişki çerçevesinde irade fesadı iddiasının davacı tarafça dosya kapsamına göre ispatlanamamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
...

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.

veya Giriş yapın

  • Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Kararlar