Ana içeriğe atla

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi · Esas 2022/1446 · Karar 2026/1275

Eklenme tarihi: 14 Temmuz 2026 09.06.2026 Yayınlanma
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 09.06.2026 Esas No: 2022/1446 Karar No: 2026/1275

Anahtar kelimeler: istihkak

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1446 - 2026/1275
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23\. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2022/1446
KARAR NO : 2026/1275

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 02/11/2020
ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/689E., 2020/445K.

DAVA : Alacak
KARAR TARİHİ : 10/06/2026
YAZIM TARİHİ : 10/06/2026

Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili özetle: Müvekkili ile davalı kurum arasında 20.07.2016 tarihinde 46 kişilik güvenlik personel alımı için 2 yıl süreli Özel Güvenlik Hizmetleri Alım Sözleşmesi imzalandığını, davalı idareye 250.000,00 TL bedelli kesin teminat verildiğini, sözeşme gereği müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, ancak davalı kurumca sözleşmenin bitimine 5 ay 20 gün kala özelleştirme sözleşmesi imzalanacağı gerekçesiyle sözleşmenin feshedileceğinin bildirdiğini, davalı kurumun 4857 sayılı yasa'nın 112. Maddesi gereğince kıdem tazminatı ödemesi yaptığını ancak, davalı kurumun ihbar tazminatlarını işletme müdürlüğünde bulunan müvekkili şirkete ait 194.512,22 TL'lik hak edişinden ve arta kalan 27.523,86 TL'yi ise kesin teminatından keserek 31 güvenlik personeline ödediğini, müvekkili şirket tarafından bu ihale kapsamında çalıştırdığı işçilerin çoğu ile belirli süreli iş sözleşmesi imzalandığını, belirli süreli iş sözleşmelerinde ihbar tazminatı ödemeyeceğini, belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçiler için ise davalı kurumun ihbar tazminatı ödememesi yapması gerektiğini, müvekkili şirketin belirsiz süreli olarak çalıştırdığı personeline bildirim süresine uyarak sözleşmelerinin feshedileceğini bildiremediğini ve bunda davalı kurumun kusurlu olduğunu, feshe bağlı diğer haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretinden sorumluluk son işverene ait olmakla devreden işverenin bir işçilik alacaklarından sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili işverenin devreden işveren olması nedeniyle ihbar tazminatlarından kamu kurum ve kuruluşları tarafından ödenmesi gerektiğini ancak ihbar tazminatı için bu şekilde bir düzenleme olmadığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ödenmeyen 194.512,22 TL hak ediş bedeli ile ek kesin nakdi teminattan kesilen 27.523,86 TL olmak üzere toplam 222.036,08 TL'nin hakediş ve kesin teminatın nakde çevrilmesi tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: Sözleşmenin 36. maddesinde hizmet alım sözleşmesine konu HES'lerden birinin özelleştirilmesi halinde sözleşmenin kendiliğinden sona ereceğinin düzenlendiğini, sözleşmenin ödeme yeri ve şartlarını düzenleyen 12. Maddesinde yüklenicinin çalıştırdığı tüm personelin işvereni olarak iş kanunundan doğan yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini, bunlarla ilgili belgeleri işletmeye vereceğini, eksiklik bulunması halinde eksiklik giderilinceye kadar istihkaka ödemesi yapılmayacağının düzenlendiğini, kesin teminat geri verilmesini düzenleyen 14. maddede taahhüdün sözleşme ve ihale dokümanları hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığını tespit edildikten sonra SGK'dan alınan ilişiksiz belgesinin idareye verilmesinin ardından kesin teminat ve varsa ek kesin teminatın tamamının yükleniciye iade edileceğinin düzenlendiğini, özelleştirme neticesinde sözleşme kendiliğinden sona erdiğinden işçilerin verdikleri dilekçe ile kıdem ve ihbar tazminatlarını talep ettiklerini, sözleşmenin ilgili maddeleri gereğince davacının işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu, sözleşme hükümlerine göre yüklenicinin taahhüdünü sözleşme ve ihale dokumanı hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi teminatı ve son hak edişinin tutulduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince: "...taraflar arasında akdedilen sözleşme çerçevesinde davacının edimini yerine getirdiğinin ispatlanamadığı ve iş akdinin sona ermesinden doğan ihbar tazminat alacaklarından tümüyle yüklenici alt işverenin sorumlu olacağına ilişkin düzenleme bulunduğu dava dışı yapılan dava konusu ödemeler nedeniyle davalının yine sözleşmenin ilgili maddeleri gereği davacının hak ediş ve teminatından kesinti yapılabileceği tespit edildiğinden açılan davanın reddine ..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:Davalı idarenin, müvekkilinin tasarrufu ve insiyatifi dışında üstelik ihbar önelleri süresine de uygun olmayacak şekilde yapmış olduğu iş akitlerini sona erdirmesi yönündeki tasarruf neticesinde iş akitlerini sona erdirdiği işçilerin ihbar tazminatı ödemelerini de müvekkilinin teminatlarından yapmasının haksız ve hukuka aykırı bir uygulama olduğu, kesin teminat ve ek kesin teminatlardan ancak yüklenicinin İdareye veya SGK'ya ve borçları olması halinde kesinde yapılabileceği, ihbar tazminatı ödemesinin doğru olmadığı, ihbar tazminatı ödenen personelin özelleştirme ihalesini alan firmada devam etmeleri halinde bir iş yeri devri hali olacağını, bu sebeple ihbar tazminatı ve yıllık izin alacakları gibi alacaklarının da iş yerini devir alan şirketin mesul olacağının da hiç nazara alınmadığı nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi uyarınca alacak ve teminat iadesi taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,
2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,
3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 10/06/2026

Başkan Üye Üye Katip

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.

veya Giriş yapın

  • Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Kararlar