Ana içeriğe atla

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi · Esas 2024/1253 · Karar 2026/888

Eklenme tarihi: 13 Temmuz 2026 18.06.2026 Yayınlanma
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 18.06.2026 Esas No: 2024/1253 Karar No: 2026/888

Anahtar kelimeler: tapu

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22\. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2024/1253 (ESASTAN RET)
KARAR NO : 2026/888
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/06/2024
ESAS-KARAR NO : 2018/834 E - 2024/433 K


DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 19/06/2026
YAZILDIĞI TARİH : 24/06/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin, oğlu dava dışı ...'un düğünü öncesinde çiftin ikametgahı olması amacıyla bir daire alma vaadinde bulunduğunu, ancak kısa süre içerisinde sözünü yerine getiremeyeceğini, bunun üzerine davacının gelininin evden ayrıldığını, ancak ilerleyen süreçte araya giren kişilerin yardımıyla tarafların bir araya geldiklerini, burada yapılan görüşmelerde dava dışı gelin ... ile ailesinin ev almayı şart koştuklarını, müvekkilin henüz ev alamayacağını, ancak en kısa sürede sözünü yerine getireceğini ifade ettiğini ve teminat olması amacıyla dava dışı ... ile birlikte gittiği işletmecisi ... olan mağazada, ... ve oğlu ...'nın yanında açığa imza atmak sureti ile senet imzaladığını, devamla da senedi her iki tarafın güven duyduğu ...'ya teslim ettiğini, gerçekleştirilen anlaşmaya göre, müvekkilin çiftin oturacağı daireyi alması durumunda dava konusu senedin iade edileceğini, davacının bir süre sonra daire satın aldığını ve taraflar arasında yapılan anlaşma doğrultusunda senedin davacının oğluna teslim edildiğini, sonraki aşamada müvekkilin oğlu ... ile gelini ...'un yeniden sorunlar yaşamaya başladıklarını ve gelin ...'un senedi alarak evi terk ettiğini ve lehtar kısmına davalı ...'ün ismini, miktar kısmına ise 200.000,00 TL yazarak senedi davalıya teslim ettiğini, senedin teslimi üzerine müvekkil aleyhine davalı tarafından Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün 2018/5091 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını ve söz konusu takibin kesinleştiğini, davacının daireyi alması ile senedin bedelsiz hale geldiğini, ayrıca senedin davacının oğlu ...'a teslim edilmesinden sonra gelini ... tarafından rıza dışı şekilde alındığını, bahsi geçen senedin gayrimenkul alım satımına ilişkin vaade dayandığını, davacının daireyi aldığını, dairenin tapusunun gelini ...'a verileceğine dair bir anlaşmanın söz konusu olmadığını, davacının herhangi bir borcunun bulunmadığını ve icra takibinin haksız olduğunu belirterek, borçlu olunmadığının tespitine ve davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının bahsi geçen senedi açığa imza atmak suretiyle verdiğini ve senet altındaki imzaya itirazının bulunmadığını, davacının oğlu ...'a ve gelini ...'a daire alma vaadinde bulunduğunu ve senedi bu kapsamda verdiğini, senedin davacının elinden rızası dışında çıkmadığını, kambiyo senedinin borç münasebetinden mücerret olduğunu, senet metninde veya ayrı bir sözleşme içeriğinde senedin teminat senedi olarak verildiğine ilişkin bir açıklamanın yer almadığını, davacının senedin teminat senedi olduğu yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, senet için imzanın kurucu unsur olduğu, ancak imzanın senet metninin hazırlanmasından önce atılmasının mümkün bulunduğu, bu durumun beyaza (açığa) imzanın göstergesi mahiyetinde olduğu, beyaza imza atan kişinin, senedin anlaşmaya aykırı olarak kendi zararına doldurulabileceğini genel hayat tecrübesiyle bilmesi gerektiği, bu kapsamda davacının, dava dışı gelin ...'a vaat edilen edimi yerine getirmediği, satın alınan dairede davacının oğlu ...'un ve gelini ...'un oturmasına imkan tanıdığı, ancak dairenin tapusunu resmi şekilde devretmediği, diğer yandan her ne kadar dosyada tedbir yönünde ara karar kurulmuş ise de, davacı yanca teminatın yatırılmadığı ve tedbir kararının uygulanmadığı, bu itibarla kötüniyet tazminatı şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; açığa imzanın kötüye kullanılmasının TCK'nın 209. maddesinde açıklandığını, müvekkilin gelini ...'un bu suçtan yargılandığını, ancak yargılama sonucunun henüz kesinleşmediğini, beyaza imzanın tek bayına imzayı atan kişiyi külfet altında bırakmayacağını, dava dışı ...'un ceza yargılaması sırasında senedin üzerindeki meblağı ve alacaklı ismini bizzat doldurduğu yönünde ikrarda bulunduğunu, beyaza imza atan kişinin anlaşmaya uygun olarak önceden belirlenen esaslar çerçevesinde senet metninin oluşturulduğu kanaatiyle hareket ettiğini, müvekkilin daireyi satın alma konusunda vaatte bulunduğunu, ne var ki satın alınan dairenin tapusunun dava dışı gelini ... üzerine devredileceğine ilişkin bir vaadinin olmadığını, "ev alma vaadi"nin tam olarak ne olduğu hususunda gerekli araştırmanın yapılmadığını, dairenin tapusunun devri noktasındaki savunmanın davalı ... mirasçıları tarafından ispat edilmesi gerektiğini, dava dışı gelin ...'un satın alınan dairede ikamet ettiğini, borç içeren belge aleyhine delil ibraz edilebileceğini, ancak ikrarın borcun nedenini içermesi durumunda sadece bu nedenin gerçekleşmediğinin ispatının yeterli olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacı tarafından verilen senedin teminat senedi niteliğinde bulunup bulunmadığı, bu kapsamda davacının, icra takibe konu senet nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davaya konu 20/06/2015 düzenleme ve 20/06/2017 vade tarihli, 200.000,00 TL bedelli senet nedeniyle, 24/04/2018 tarihinde, davalı alacaklı ... tarafından Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün 2018/5091 Esas sayılı takip dosyası ile 200.000,00 TL asıl alacak, 16.454,79 TL işlemiş faiz ve 600,00 TL komisyon ücreti olmak üzere toplam 217.054,79 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davalı hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması suçu nedeniyle yapılan şikayet üzerine düzenlenen iddianame çerçevesinde Çubuk 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/595 sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde 01/07/2022 Tarih ve 2022/684 Karar sayılı kararı ile verilen düşmeye dair karar ve dava dışı ... hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması suçu nedeniyle yapılan şikayet üzerine düzenlenen iddianame çerçevesinde Çubuk 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/88 Esas sayılı dosyasında gerçekleştirilen yargılama neticesinde 16/03/2023 Tarih ve 2023/214 Karar sayılı kararı ile verilen beraate dair karar ve bu karara karşı istinaf talebi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi'nin 24/10/2024 Tarih ve 2023/855 Esas, 2024/1859 Karar sayılı kararı ile verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararına, bunun yanı sıra senedin teminat senedi olduğuna dair senet metni üzerinde bir açıklama bulunmamasına, ayrıca davaya konu senedin teminat senedi olduğunun ve anlaşmaya aykırı doldurulduğunun ispatlanamamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 19/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.


Başkan ...
e-imzalıdır

Üye ...
e-imzalıdır

Üye ...
e-imzalıdır

Katip ...
e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.

veya Giriş yapın

  • Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Kararlar