Ana içeriğe atla

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi · Esas 2026/811 · Karar 2026/772

Eklenme tarihi: 13 Temmuz 2026 18.06.2026 Yayınlanma
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 18.06.2026 Esas No: 2026/811 Karar No: 2026/772

Anahtar kelimeler: tapu

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2026/811 Esas 2026/772 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/811
KARAR NO : 2026/772

TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR



İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/03/2026 (Ek Karar)
NUMARASI : 2026/23 D.İş Esas 2026/23 Karar

TALEP : İhtiyati Haciz Kararına İtiraz
TALEP TARİHİ : 14/01/2026
KARAR TARİHİ : 19/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/06/2026

Taraflar arasındaki ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkin talebin yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle ihtiyati haciz kararına itirazın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı ihtiyati haciz kararına itiraz eden vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
İhtiyati haciz kararına itiraz edenler vekili itiraz dilekçesinde özetle; ihtiyati hacze konu bonolardan genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak kredi sözleşmesinin düzenlendiğini ve ipoteğin tesis edildiği tarih olan 08/11/2024 tarihinde teminat amacıyla verildiğini, bonolar için gönderilen protestoların müvekkiline usulsüz olarak tebliğ edildiğini, vadesi gelmiş bir alacak bulunmadığını, borca yetecek miktarda alacaklı lehine taşınmaz ipoteği tesis edildiğini, ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığını, müvekkillerinin mal kaçırma ihtimalinin olmadığını, dayanak olan alacak miktarından daha fazla taşınmaz üzerine haciz konulduğundan taşkın haciz durumunun da ortaya çıktığını belirterek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, talep eden tarafça talep dilekçesine eklenen bonoların alacağın varlığı ve muaccel olduğu hususunda mahkemede kanaat oluşturması için yeterli bir delil olduğu, ihtiyati hacze itiraz edenler vekili tarafından alacağın ipotekle teminat altına alındığı belirtilmiş ise de, temin edilmesi mümkün olduğu halde ipotek resmi senetlerinin borçlu vekili tarafından İİK'nun 265/4. maddesine göre zorunlu olduğu halde itiraz dilekçesine eklenmediği, söz konusu ipoteklerin bankanın bonodan kaynaklı alacaklarını kapsayıp kapsamadığının incelenemediği, borçlular arasında her zaman düzenlenebilecek ödeme ve teminat belgelerinin, bonoyu elinde bulunduran alacaklı bankaya karşı geçerli bir itiraz nedeni olarak görülmesinin mümkün bulunmadığı, bonoyu düzenleyene ödememe protestosu çekilmesinin yeterli olduğu, taşkın hacze ilişkin itirazın icra hukuk mahkemesinde yapılacak başvuruda incelenilebileceği gerekçesiyle ihtiyati hacze yönelik yerinde görülmeyen itirazların reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz kararına itiraz edenler vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dosyasında ve itiraz dilekçesinin eklerinde, alacağın rehinle temin edildiğini şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispat eden tapu kayıtları ve tapu kaydında 08.11.2024 tarihli ipotek olduğunun hiç bir kuşkuya yer verilmeden açıklandığını, mahkemenin, dosyada fiziksel ve dijital olarak bulunan bu asli delilleri görmezden gelerek belge sunulmadığı sonucuna varmasının, en temel usul kuralı olan delillerin eksiksiz değerlendirilmesi ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, ihtiyati haciz kararının, genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak verilen bonolara dayandırıldığını, sunulan ipotek belgesinde borçların tahsilinin temini için bu ipoteğin verildiğinin açıkça şerh edildiğini, mahkemenin bu denli kapsamlı ve alacağı doğrudan karşılayan bir teminat belgesini sunulmadı varsayımıyla saf dışı bırakmasının, kararın sakatlanmasına sebebiyet verdiğini, 10.000.000,00 TL tutarındaki ipoteğin, bankanın takibe konu ettiği alacağı fazlasıyla karşıladığını, alacağın rehinle temin edildiği bir durumda ihtiyati haciz kararı verilmesinin İİK'nun 257. Maddesine aykırı olduğunu, müvekkilleri aleyhine başlatılan icra takibine konu bonoların, ipoteğin tesis edildiği 08.11.2024 tarihinde genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini, dolayısıyla bono alacağı ile ipotekle teminat altına alınan alacağın aynı hukuki ilişkiden kaynaklandığını, müvekkillerinin sunduğu resmi senette de benzer şekilde "kefalet borçlarına da şamildir" ifadesinin yer aldığını, mahkemenin bu denli açık bir hukuki engeli ve dosyada mevcut delili belge sunulmadı diyerek reddetmesinin, usul ekonomisine ve adalete erişim hakkına aykırı olduğunu, rehinle temin edilmemiş olma ifadesinin, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir ön koşul ve olumsuz dava şartı niteliğinde bulunduğunu, alacaklı banka, elinde 10.000.000,00 TL değerinde bir gayrimenkul rehni bulunmasına rağmen, sanki alacağı tamamen teminatsızmış gibi mahkemeyi yanıltarak ihtiyati haciz kararı aldığını, alacaklı banka, ipotekli taşınmazın değerinin alacağı karşılamadığına dair hiçbir delil sunmadığı gibi, halihazırda 10.000.000,00 TL’lik ipotek limiti, takibe konu edilen alacak miktarını aştığını, ipoteğin sadece asıl borçlunun değil, müvekkillerinin kefaletten doğan tüm sorumluluklarının da teminatı olduğunu, ihtiyati haciz talebine konu edilen alacak miktarı ile alacaklı lehine tesis edilen ipotek limiti kıyaslandığında, alacaklının teminatsız kalmış bir alacağının bulunmadığını, bonoların, genel kredi sözleşmesinin teminatı mahiyetinde olup, bu bonoların muacceliyet kazanabilmesi için usulüne uygun bir hesap kat ihtarı veya protesto merasiminin tamamlanmasının yasal bir zorunluluk olduğunu, ancak dosya kapsamı incelendiğinde, alacaklı tarafın bu yasal gerekliliği sadece şekli bir görüntüden ibaret kıldığını, gerçek anlamda bir muacceliyetin oluşmadığını, bonolar için düzenlendiği iddia edilen ödememe protestolarının, mahkemeden ihtiyati haciz talep edildiği gün postaya verildiğini, müvekkillerine 10.01.2026 tarihinde, yani ihtiyati haciz kararı verildikten sonra tebliğ edildiğini, muacceliyetin, ihtiyati haciz talebinin yapıldığı anda mevcut olması gerektiğini, sonradan tamamlanan işlemlerin geçmişe etkili olarak ihtiyati haciz şartını sağlamayacağını, alacaklı bankanın ihtiyati haciz talep ettiği tarihte müvekkillere ulaşmış, hukuken sonuç doğuran bir protesto evrakı bulunmadığını, protestonun tebliğ edilmediği bir aşamada, borcun vadesinin geldiğinden ve dolayısıyla yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğinden söz edilemeyeceğini, mahkemenin, tebliğ şerhlerini ve tarihlerini denetlemeksizin, sadece alacaklının beyanıyla yetinerek muacceliyet şartının oluştuğunu kabul etmesinin İİK'nun 257. maddesine açıkça aykırı olduğunu, alacaklının ihtiyati haciz talebinde müvekkillerinin mal kaçırma veya kaçma hazırlığı içerisinde olduğu yönünde soyut iddialarda bulunduğunu, müvekkillerinin Eskişehir bölgesinde tanınan, yerleşik ve devasa boyutta tarımsal faaliyet yürüten kişiler olduğunu, haksız hacizler nedeniyle müvekkillerinin tarımsal faaliyetlerinin aksadığını belirterek ilk derece mahkemesi ek kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz kararına itirazın kabulüne, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkindir.
İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nın 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemeden olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatlarına göre ihtiyati haciz kararı verilmesinde mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmadığı, yaklaşık ispat ölçülerinde ispatın yeterli olacağı belirtilmiştir (26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı emsal içtihadı).
  İİK'nun 265. maddesinde; ihtiyati haciz kararına karşı itiraz usulü düzenlenmiş olup, düzenlemeye göre borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı 7 gün içinde mahkemeye itiraz edebilecektir.
Somut olaya gelince, ihtiyati haciz talep eden alacaklı banka vekilince borçlular tarafından keşide edilen bonoların ciro edilerek müvekkiline teslim edildiğini, bonoların vadesi geldiği halde ödenmediğini, yapılan araştırma neticesinde borçluların ödeme güçlüğü içinde olduğu ve mallarını kaçırma girişiminde bulunduğunun öğrenildiğini ileri sürülerek şimdilik ... yönünden 500.000,00 TL, ... yönünden 814.000,00 TL alacağın tahsilini teminen borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiği, mahkemece 09/01/2026 tarihli karar ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne, ... yönünden 500.000,00 TL, ... yönünden 814.000,00 TL alacağa ilişkin borca yeter miktardaki taşınır ve taşınmaz mallarıyla üçüncü kişiler nezdindeki tüm hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmiştir.
Anılan karara borçlular tarafından itiraz edilmesi üzerine duruşmalı yapılan inceleme sonunda 10/03/2026 tarihli ek karar ile borçluların itirazının reddine karar verilmiştir.
Bono suretleri, Eskişehir İcra Müdürlüğünün 2026/1646 sayılı takip dosyası sureti dosya içerisinde yer almaktadır.
Talep dayanağı bonolar incelendiğinde,
\- 08/11/2024 tanzim tarihli, 05/01/2026 vade tarihli bonoda borçlunun ..., lehtarın ... A.Ş. olup, 114.000,00 TL bedelli bononun ihdas nedeninin malen olduğu,
\- 08/11/2024 tanzim tarihli, 05/01/2026 vade tarihli bonoda borçlunun ..., lehtarın ... olup, 500.000,00 TL bedelli bononun ihdas nedeninin malen olduğu, lehtar ...'nin cirosu sonucu ... A.Ş.'nin hamil sıfatı kazandığı,
\- 08/11/2024 tanzim tarihli, 05/01/2026 vade tarihli bonoda borçlunun ..., lehtarın ... A.Ş. olup, 200.000,00 TL bedelli bononun ihdas nedeninin malen olduğu görülmüştür.
Anılan bonoların tümünün tanzim ve vade tarihleri aynı olduğu gibi tümünün ihdas nedeninin nakden olduğu, borçlusu ... olan bono lehtar cirosu sonucu lehine ihtiyati haciz kararı verilen bankanın yedine geçmiş ise de, borçlusu ... olan 2 adet bonoda lehtar lehine ihtiyati haciz kararı verilen bankadır. Borçlular itirazlarında ihtiyati haciz kararına dayanak bonoların kredi sözleşmesinin teminatı olarak bankaya verildiğini ileri sürmüşlerdir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/04/2026 tarih ve 2025/11-195 Esas 2026/230 Karar sayılı emsal içtihadında, "... davaya konu icra takibine dayanak bononun ihdas nedeni nakden olup, davalı banka bononun lehtarıdır. Bir başka anlatımla bono ciro yoluyla davalı bankanın yedine geçmemiştir. Dolayısıyla Özel Daire bozma kararında belirtilen ciranta/ ciro değil, bononun ön yüzündeki hukuki duruma göre lehtar olan davalı bankanın nakit alacağının ancak kredi ilişkisi alacağı olabileceği kabul edilmiştir..." denilmiştir.
Lehine ihtiyati haciz kararı verilen banka tarafından ise, kredi ilişkisine ilişkin bir bilgi ve belge dosyaya ibraz edilmediği gibi, kredi sözleşmesinden kaynaklanan muaccel bir alacağının yaklaşık olarak ispatına dair bir delil de sunulmamıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece alacaklı bankanın ...'nin borçlu olduğu dayanak 2 adet bononun ihdas nedeninin nakden olduğu, anılan bonolarda lehtar olan davalı bankanın bu bonolara ilişkin nakit alacağının ancak kredi ilişkisi alacağı olabileceği, ...'nin borçlu, ...'nin lehtar ciranta, bankanın hamil olduğu dayanak 1 adet bononun da tanzim ve vade tarihlerinin diğer bonolarla aynı tarihleri içerdiği, borçluların bonoların kredi sözleşmesinin teminatı olduğunu ileri sürdükleri, alacaklı bankanın nakden kaydı içeren bonolar nedeniyle kredi sözleşmesinden kaynaklanan muaccel bir alacağının bulunduğuna ilişkin yaklaşık ispata yarar yazılı bir bilgi ve belgeyi dosyaya sunmadığı, ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı gözetilerek ihtiyati haciz kararına itirazın kabulüyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlular vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin 10/03/2026 tarihli ek kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz kararına itirazın kabulüne, mahkemenin 09/01/2026 tarihli 2026/23 D. İş Esas 2026/23 Karar sayılı ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1-İhtiyati haciz kararına itiraz eden borçlular vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/03/2026 tarih 2026/23 D. İş Esas 2026/23 Karar sayılı ek kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/(1)-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-İhtiyati haciz kararına borçluların itirazının KABULÜNE,
3-Mahkemenin 09/01/2026 tarihli 2026/23 D. İş Esas 2026/23 Karar sayılı ihtiyati haciz kararının KALDIRILMASINA,
4-Alınması gereken 732,00 TL karar ilam harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
5-İhtiyati haciz kararına itiraz eden borçlular tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Lehine ihtiyati haciz kararı verilen banka tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
B)1-İhtiyati haciz kararına itiraz eden borçlular tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının talep halinde ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlulara iadesine,
2-İhtiyati haciz kararına itiraz eden borçlular tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile posta gideri olarak yapılan 435,00 TL yargılama giderinin lehine ihtiyati haciz kararı verilen alacaklı bankadan alınarak ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlulara verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 19/06/2026

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.

veya Giriş yapın

  • Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Kararlar