Ana içeriğe atla

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · Esas 2025/4375 · Karar 2026/3566

Eklenme tarihi: 20 Ağustos 2026 29.06.2026 Yayınlanma
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 29.06.2026 Esas No: 2025/4375 Karar No: 2026/3566

Anahtar kelimeler: avukat

**7\. Hukuk Dairesi         2025/4375 E.  ,  2026/3566 K.**
**"İçtihat Metni"**

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/345 E., 2025/1821 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/468 E., 2023/784 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davalılar vekili Avukat ... geldi. Karşı taraf adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 853 parsel, C Blok, 21 numaralı bağımsız bölümün mülkiyetini 02.03.2022 tarihinde edindiğini, davacı tarafça davalılara 01.04.2022 tarihli ihtarname ile dava konusu dairenin tahliyesinin ihtar edildiğini, davalılar 18.04.2022 tarihli cevabı ihtarname ile dava konusu taşınmazı ... ...’dan satın almak üzere teslim aldıklarını ve Anadolu 2. Tüketici Mahkemesinin 2016/1086 Esas sayılı dosyasında, satış bedeli olarak verdiği paranın nemalandırılarak iadesine karar verildiğini, mahkeme kararının infazı için İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesinin 2019/5299 Esas sayılı dosyasından olan alacağına karşılık hapis hakkı bulunduğunu ve taşınmazı teslim etmeyeceklerini bildirdiğini, davalıların cevabı ihtarnamesinden sonra hapis hakkına konu alacağın tamamının 29.06.2022 tarihinde icra dosyasına yatırılmak suretiyle davalı tarafa ödendiğini ve teslime direnme gerekçesinin yapılan ödeme ile ortadan kalktığını, davalıların dava konusu 853 parsel, C Blok, 21 numaralı bağımsız bölüme el atmasının önlenmesine, taşınmazın tahliye ve teslimine, aylık 6.000,00 TL ecri misil talebi üzerinden teslimin muaccel olduğu 30.06.2022 tarihinden dava tarihine kadar 20 gün için 4.000. TL ecri misil alacağının yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacak miktarı belirlenebilir olup belirsiz alacak davası açılamayacağını,eksik harç yatırıldığını, davacının dilekçesinde belirttiği tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, tahliye istemli davalarda görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu, davacı dilekçesinde hapis hakkına konu alacağı tamamen ödediğini iddia etmiş ise de hâlen borcunu tamamen ödemediğini, tahsil edilemeyen Yargıtay duruşma vekâlet ücretinin tahsili için itiraza konu İstanbul Anadolu 13. İcra Dairesi 2022/13500 Esas sayılı icra takibini başlatıldığını, borcunun tamamı ödenmediği için müvekkilinin dava konusu taşınmaz üzerindeki hapis hakkının devam ettiğini, davacı tarafından müvekkilin kötüniyetinin ispatlanamadığını belirterek davanın öncellikle usulden reddine, aksi hâlde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; ecrimisil talep edilen dönem yönünden kullanımının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıların dava konusu taşınmaza müdahalenin önlenmesine ve tahliyesine, ecrimisil davasının kabulüne, 4.000,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; Tüketici Mahkemesince verilen tazminatın tahsiline yönelik yapılan icra dosyasında borcun ödenmiş olduğu ve taşınmazın da tazminat borçlusu ... adına kayıtlı olmadığı davacı şirket adına kayıtlı olduğu mülkiyet hakkına dayalı açılan men-i müdahale davasının kabulü ile davalıların taşınmazdan tahliyesine ilişkin verilen karada usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalılar vekilinin ecrimisile yönelik istinaf başvurusunun miktar itibariyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; tahliye istemli davalarda görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğundan davanın usulden reddini gerektiğini, borçlu davacı ile müvekkilleri arasında İstanbul Anadolu 2. Tüketici Mahkemesinde 2016/1086 Esas sayılı dosyasında verilen tazminat ve diğer alacak kalemlerinin İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesinin 2019/5299 Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, temyiz incelemesi sonucu ilâm kesinleşince İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesinin 2019/5299 Esas sayılı dosyasına konu toplam borcun Yargıtay duruşma vekâlet ücreti kapak hesabına dâhil edilmeden dosyanın borçlusu davacı tarafından 29.06.2022 tarihinde ödendiğini, bunun üzerine tahsil edilemeyen Yargıtay duruşma vekâlet ücretinin tahsili için itiraza konu İstanbul Anadolu 13. İcra Dairesi 2022/13500 Esas sayılı icra takibini başlatıldığını, borcunun tamamı ödenmediği için müvekkillerinin dava konusu taşınmaz üzerindeki hapis hakkının devam ettiğini, dolayısıyla müvekkillerinin fuzuli şagil olmadığını, müvekkillerinin kötüniyetli olduğundan bahsedilemeyeceğini, ecrimisil talebi yönünden istinaf talebinin usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, tapu iptali ve tescil davası açtıklarını ve bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; el atmanın önlenmesi tahliye ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.

veya Giriş yapın

  • Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Kararlar