Anahtar kelimeler: avukat
**"İçtihat Metni"**
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1773 E., 2025/1790 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma- Ziynet Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 7. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/498 E., 2025/167 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri yönünden; davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından ise katılma yoluyla kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri, ziynet alacağı davasının kabul edilen kısmı yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı- davalı ... vekili Avukat ... ve karşı taraf temyiz eden davalı- davacı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Davacı-karşı davalı erkek vekilinin ziynet alacağı davasının kabul edilen kısmı yönünden temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
Katılma yoluyla temyiz, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlıdır. Davalı-karşı davacı kadın vekilinin temyiz başvuru sebepleri arasında ziynet alacağı davasına yönelik bir talep olmadığına göre, davacı-karşı davalı erkek vekilinin ziynet alacağı davası yönünden katılma yoluyla temyiz hakkı bulunmamaktadır. Bu sebeple, davacı-karşı davalı erkek vekilinin ziynet alacağı davasına yönelik katılma yolu ile temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-karşı davalı erkek vekilinin tüm, davalı-karşı davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b.Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle her iki boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun yargılama sırasında ergin olması sebebiyle velayet ve nafaka konularında karar verilmesine yer olmadığına, tarafların tazminat taleplerinin reddi ile ziynet alacağı davasının kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince yukarıda belirtildiği şekilde temyiz edilmiştir.
Toplanan delillerden, İlk Derece Mahkemesince belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre, boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekirken tarafların eşit kusurlu olduklarının kabul edilmesi doğru bulunmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
c.4721 sayılı Türk Madeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıda (2-b) numaralı paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı, 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 inci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen hakkaniyet kuralları da dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı-karşı davalı erkek vekilinin ziynet alacağı davasında kabul edilen kısma yönelik katılma yoluyla temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2.Tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadının maddî ve manevî tazminat talebinin reddi yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
b)İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadının maddî ve manevî tazminat talebinin reddi yönünden BOZULMASINA,
c)Yukarıda (2-a) paragrafta belirtildiği üzere davacı-karşı davalı erkek vekilinin tüm, davalı-karşı davacı kadın vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
40.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı- karşı davalı ...'den alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davalı- karşı davacı ...'e verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ...'a yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ...'ya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.