Anahtar kelimeler: avukat
**"İçtihat Metni"**
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2306 E., 2025/2254 K.
DAVA TÜRÜ : Ziynet Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çay Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2024/265 E., 2025/277 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından tamamı yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... geldi. Karşı taraf davalı ... ve vekili gelmedi. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre, kural olarak ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Davacı kadın vekili; dava konusu ziynet eşyalarının erkek tarafından kadının rızası dışında geri verileceği belirtilerek alındığı, sonrasında iade edilmediğinin iddia edildiğini iddia ederek dava konusu ziynet eşyalarının öncelikle aynen iadesini mümkün olmaması durumunda ise bedel iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı erkek vekili ise kadının ziynet eşyalarını yanında götürdüğünü, hatta erkeğin yatırım amaçlı biriktirdiği altınları dahi ortak konuttan ayrılırken yanında götürdüğünü ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; dava konusu ziynet eşyalarının erkek tarafından alındığı, bozdurulduğu ve sonrasında kadına iade edilmediği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 1 adet 22... gram sallantılı küpe, 1 adet 22... gram kolye (gerdanlık), 1 adet 22... gram hint yüzük, 1 adet 22... gram bilezik, 1 adet 22... ,5 metre 80 gram zincir, 1 adet 22... gram kolye ucu, 1 adet büyük altın (tam-tek lira) altın bedeli olan toplam 602.178,84 TL değerindeki ziynetlerin davacı kadına aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması durumunda kabul olunan toplam ziynet bedeli olan 602.178,84 TL nin 1.000,00 TL' lik kısmına 27.03.2024 dava tarihinden itibaren, bakiye kısmına ise ıslah tarihi olan 01.05.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı erkekten tahsili ile davacı kadına ödenmesine, fazlaya dair 11... gramlık 22 ayar burma bilezik ve 2 adet hint yüzük yönünden talebin reddine karar verilmiş, bu karar taraf vekillerince istinaf edilmiş, istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince davalı erkek vekilinin istinaf başvurusu kabul edilerek "...Ziynet eşyalarının davalı tarafça davacıdan alındığı konusunda dinlenen tanık...'nin beyanının soyut olup, itibar edilemeyeceği, boşanma dosyası kapsamında dinlenen tanıkların da beyanlarının da ziynetler konusunda herhangi bir bilgisinin olmadığı, davacının olağanüstü şartlarda ziynet eşyalarını yanına alamadan müşterek haneden ayrıldığının kabulüne de imkan bulunmadığı, davacının yemin delilinin de olmaması sebebi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün hatalı olduğu..." gerekçesiyle; İlk Derece Mahkemesi hükmünün tamamen kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine, davacı kadın vekilinin istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiş, karar davacı kadın vekili tarafından yukarıda belirtildiği şekilde temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden erkeğin 20 23... inci ayında kadını misafir olarak gitmesi amacıyla babasının evine gönderdiği, bir ay sonra erkeğin annesinin kadını aradığı, erkeğin annesinin kadının ailesi ile bağını koparıp bu şekilde dönmesini söylediği, boşanma dava dosyasında kadının kuzeni tanık olarak alınan beyanında, kadının babasının evine geldiğinde ziynetlerinin olmadığını belirttiği, işbu dava dosyasında ise kadının kardeşi tanık olarak alınan beyanında "... düğünde kardeşime 12... gr altın bilezik, 1,5 metre altın zincir, trabzon seti, 1 adet hint kelepçesi, 3 adet yüzük, küpe, takıldı, taraflar evlendikten sonra davalı ... kardeşime iş yeri açacağını paraya ihtiyacı olduğunu ve sonrasında tekrar bu ziynetleri kardeşime söylerek aldı, ancak ... daha sonrasında bu ziynetleri tekrar yapmamıştır, hatta bizim düğünde taktığımız takıları bile ... kardeşimden almıştır, kardeşim bu ziynetlerini ...'a bağışlamak niyeti ile vermemiştir, ziynetlerinin tekrar yapılmasını istiyordu, ... evden kendisi ayrılmadı, kocası olan ... ...'i otobüse bindirip bizim yanımıza gönderdi, bize de süpriz yaptığını söyledi, ... baba evine döndüğünde ben ...'in üzerine hiçbir ziynet eşyası görmedim, sadece küçük kızının üstünde ... ... yazan ince zincir vardı.." şeklinde belirttiği, kadının işbu dava dosyasında dinlenen tek tanığı olan kardeşinin bizzat görgüye dayalı beyanında, erkeğin iş yeri açacağını söyleyerek ziynetleri kadından aldığı ve sonrasında iade etmediğine ilişkin olduğu, bu beyanında kadından aktarıma ilişkin olmadığı, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kadının ortak konuttan olağanüstü şartlarda ayrılmadığı ve ziynetleri yanında götürebileceği belirtilmişse de boşanma dava dosyasında dinlenen tanık beyanlarından erkeğin ziyaret amacıyla kadını ortak çocuklarla baba evine gönderdiği, bir ay kadar arayıp sormadığı, sonrasında ise erkeğin ve annesinin kadını aradıkları kadının üç yılda bir ailesi ile görüşeceği, onlardan af dileyeceği, onlara karşı gelmeyeceği, kadının ailesinin ortak konuta bir daha gitmeyecekleri, bu şartları kabul ediyorsa kadının ortak konuta dönebileceğinin belirtikleri, kadının ortak konuta geri döneceği düşüncesiyle ortak konuttan ayrıldığı, dava konusu ziynetlerin varlığının ve erkek tarafından el konularak iade edilmediğinin ispatlandığı anlaşılmıştır. O halde, davacı kadının ziynet alacağı davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
40.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı ... alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davacı ...'a verilmesine,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.