Anahtar kelimeler: emekli
**"İçtihat Metni"**
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1351 E., 2025/1813 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 13. Tüketici Mahkemesi (Kapatılan)
SAYISI : 2024/118 E., 2025/118 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 01.12.2013 tarihinde SGK’dan emekli olduğunu, müvekkilinin emekli maaşının bu tarihten itibaren davalı bankada bulunan hesabına yattığını, emekli olduktan sonra banka tarafından 2013 yılından beri hukuka aykırı olarak emekli maaşına el konulduğunu, el konulan maaşların ve hali hazırda devam eden blokelerin hukuka aykırı olduğunu, blokelere ilişkin müvekkiline usulüne uygun takip başlatılmadığını, takip başlatılsa dahi müvekkilinin maaş blokesine ilişkin muvafakatinin olmadığını, arabulucuda anlaşamadıklarını ileri sürerek; bu güne kadar yapılan kesintilerin şimdilik 1.000,00 TL'lik kısmının ilk bloke tarihi itibariyle işleyecek en yüksek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline, emekli maaşındaki blokenin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının müvekkili Bankanın sair şubelerinden kullanmış olduğu kredilerinin mevcut olduğunu, bir kısım kredilerin kapandığı, bir kısım kredilerin ise halen ödemesinin devam ettiğini, davacının maaşının ödendiği hesapta iddia edilenin aksine bloke bulunmadığı için davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, itiraz edilmeksizin ödenmiş ve kapanmış olan kredilere ilişkin yapılan ödemelerin iadesi talebinin iyi niyetle bağdaşmadığını, taraflar arasındaki sözleşmelerde müvekkili bankanın hapis, rehin, takas ve mahsup hakkının bulunduğunu ve davacının sair kredilerinin geri ödemesi için müvekkili bankaya "Otomatik Virman Talimatı" verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin virman hükmünde, bankanın rehin, takas, mahsup ve hapis hakkı hükmü ve gerekse Bireysel Kredi Sözleşmesine ek taahhütname ve virman -takas-mahsup talimatı ile davalı bankaya olan borçlarının ödenmesi hususunda güvence de verdiği, davacı serbest iradesi ile sözleşme şartlarına uygun olarak kredi borcu taksitlerinin bankadan aldığı maaşından kesilmesi için talimat verdiğine göre, artık sözleşmenin söz konusu hükmünün müzakere edilerek kararlaştırılmadığının söylenemeyeceği ve haksız şart olarak kabul edilemeyeceği, davalı Banka tarafından davacıdan yapılan kesintilerin yasaya uygun olduğu, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu tarafından, 2022/2 sayılı içtihatların birleştirilmesi talebi üzerine, ''Tüketici kredisi nedeniyle verilen hapis, takas, mahsup ve benzeri onay ve rıza talimatları nedeniyle banka tarafından emekli maaşına doğrudan bloke konulabileceği'' yönünde karar verildiği, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 45. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar." düzenlemesi uyarınca sözkonusu içtihadı birleştirme kararlarının bağlayıcı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan ve denetime elverişli olarak düzenlenen 19.08.2024 tarihli bilirkişi raporu ile 27.02.2025 tarihli bilirkişi raporu içeriklerine göre, davacının davalı Bankadan kredi kullandığı, krediyi çekerken davalı Bankaya "Otomatik Virman Talimatı" ile virman/takas/mahsup talimatı verdiği, söz konusu tahsilatların sözleşme ve virman talimatı kapsamında gerçekleştirildiği, ''Tüketici kredisi nedeniyle verilen hapis, takas, mahsup ve benzeri onay ve rıza talimatları nedeniyle banka tarafından emekli maaşına doğrudan bloke konulabileceği'' konusunda içtihatların birleştirilmesine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesi kararında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; 5510 sayılı Kanunun 93. maddesi hükmünün, nafaka dışında emekli maaşına haciz konulamayacağını öngördüğünü, İİK m.83/a gereği “haczedilmezlikten önceden yapılan feragatin geçersiz olduğunu, dolayısıyla banka, kredi sözleşmesindeki matbu “otomatik virman” maddesine dayanarak maaş hesabına el konulamayacağını, emredici hükümlere aykırı sözleşmelerin geçersiz olduğunu, sözleşmede yer alan “maaş hesabından otomatik tahsil yapılır” hükmünün butlanla malul olduğunu, emekli maaşına yapılan müdahalenin, müvekkilin yaşama (m.17) ve mülkiyet haklarını (m.35) ihlal ettiğini, 5510 sayılı Kanunun 93. madde hükmünün sosyal devlet ilkesinin yansıması olduğunu, Bankanın eyleminin kamu düzenine aykırı olduğunu ve Mahkemenin bu hususu resen gözetmek zorunluluğunun bulunduğunu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, içtihadı birleştirme kararının 5510 sayılı Kanunun 93. maddesini kaldırmadığını, ancak her seferinde onay verilirse kesinti yapılabileceğini belirterek, kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kredi borcu nedeniyle emekli maaşına konulan blokenin kaldırılması ve yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan karardaki gerekçeye, tüketici kredisi nedeniyle verilen hapis, takas, mahsup ve benzeri onay ve rıza talimatları nedeniyle banka tarafından emekli maaşına doğrudan bloke konulabileceği yönünde içtihatların birleştirilmiş olmasına, Mahkemenin içtihadı birleştirme kararlarıyla bağlı bulunmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.