Ana içeriğe atla

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · Esas 2025/5791 · Karar 2026/2996

Eklenme tarihi: 23 Temmuz 2026 12.05.2026 Yayınlanma
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 12.05.2026 Esas No: 2025/5791 Karar No: 2026/2996

Anahtar kelimeler: emekli

**3\. Hukuk Dairesi         2025/5791 E.  ,  2026/2996 K.**
**"İçtihat Metni"**

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1067 E., 2025/1182 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/73 E., 2024/223 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin mali müşavir olarak davalıların miras bırakanı ... verdiği muhasebecilik hizmetleri nedeniyle 25.06.2016 tarihinde 000145 sıra numaralı ve 40.180,00 TL bedelli, 29.12.2015 tarihinde 000135 sıra numaralı ve 88.701,76 TL bedelli olmak üzere iki adet serbest meslek makbuzu kesildiğini ancak makbuzlara ilişkin ödemelerin yapılmadığını tespit etmeleri üzerine icra takibi başlattıklarını belirterek, davalılar tarafından icra takibine itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; davacı ile davalıların miras bırakanı ... arasında mali müşavirlik sözleşmesi değil simsarlık sözleşmesi olduğunu, sözleşmenin de sunulmadığını, miras bırakan ...'ın uzun yıllar ... Başkanlığı Yüksek Denetleme Kurulunda Baş Denetçi olarak görev yaptığını ve buradan emekli olduğunu, vefatına kadar yeminli mali müşavirlik hizmetini sürdürdüğünü, davacı tarafın söz konusu alacağın mali müşavirlik sözleşmesinden kaynaklandığını iddia etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tarafların ticari/mesleki amaçla hareket ettiğini, serbest meslek makbuzlarının kesiminde tahsilat yapıldığı zaman düzenlenmesinin zorunlu olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, ayrıca alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından davalıların miras bırakanı adına tanzim edilmiş olan 25.06.2016 tarihli 000145 sıra numaralı 40.180,00 TL ve 29.12.2015 tarihli 000135 sıra numaralı 88.701,76 TL tutarlı serbest meslek makbuzlarının takip konusu alacağın dayanağı olarak ibraz edildiği, bu makbuzların davacının serbest meslek kazanç defterinde gelir olarak, davalılar murisinin defterinde gider olarak kayıtlı oldukları ve her ikisinin de vermiş oldukları beyannamelerle bağlı oldukları vergi dairelerine beyan edildikleri, altında davacının kaşe ve imzası bulunan ve muhteviyatı bedelin alındığı belirtilmiş olan makbuzların, makbuzu veren davacının alacağını tahsil ettiğinin, makbuzu alan davalılar murisinin de borcunu ifa ettiğinin kanıtı niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı mali müşavir ile davalıların miras bırakanı olan yeminli mali müşavir arasında KDV ve ÖTV iadesi ile sair hususlara ilişkin danışmanlık sözleşmesi yapıldığı iddia edilmişse de bu yönde dosyaya herhangi bir belge ya da bilgi sunulmadığı, davacının ibraz ettiği serbest meslek makbuzlarının her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olması ve bu yönde beyannameler verilmiş olması karşısında, aralarında bir mal ya da hizmet ilişkisi bulunduğu, dava konusu alacağa dayanak gösterilen 29.12.20 15... .06.2016 tarihli makbuzlarda, davacının imza ve kaşesinin yer aldığı ve yine yazılı bedellerin tahsil edildiğinin/alındığının beyan edildiği, davalıların miras bırakanı tarafından borcun bu şekilde ifa edildiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; bilirkişi raporları arasında çelişki giderilmeden karar verildiğini, takibe ve alacağa dayanak serbest meslek makbuzlarının ödendiğinin davalı tarafça ispat edilmesi gerektiği, 320 Seri No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca makbuzların banka kanalıyla ödendiğine dair ödeme belgesi sunma zorunluluğunun bulunduğu ancak incelenen banka kayıtlarında ödeme yapılmadığının açık olduğunu, bilirkişi raporunda serbest meslek makbuzunun tahsilat sonrası düzenlenmesi gerektiği bu nedenle alacağın bulunmadığı yönündeki görüşe dayanılarak davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürülerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalıların miras bırakanı mali müşavir tarafından düzenlenen serbest meslek makbuzlarına dayanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, özellikle serbest meslek makbuzunun bedeli tahsil edildiğinde düzenlenen bir belge olduğu, makbuzu veren davacının alacağını tahsil ettiği, alan tarafın ise borcunu ifa ettiğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.

veya Giriş yapın

  • Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Kararlar