Ana içeriğe atla

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · Esas 2025/1910 · Karar 2025/5511

Eklenme tarihi: 14 Temmuz 2026 19.11.2025 Yayınlanma
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 19.11.2025 Esas No: 2025/1910 Karar No: 2025/5511

Anahtar kelimeler: azilname

**3\. Hukuk Dairesi         2025/1910 E.  ,  2025/5511 K.**
**"İçtihat Metni"**

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1328 E., 2025/342 K.
DAVA TARİHİ : 15.08.2018
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 6. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2022/583 E., 2023/121 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacı avukatını, davalıya ait taşınmaza ilişkin kamulaştırmasız el atma davasında davalıyı vekil olarak temsil ettiğini, 7 yılı aşan dava sürecinde avukat olarak kendisinden beklenen her türlü görevi tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davaların uzamasında yerel mahkemelerin hukuka aykırı kararlarının, temyiz incelemelerinin uzun sürmesinin ve yasa koyucunun Anayasaya aykırı yasalar çıkarmasının etkili olduğunu, davalının ise kendisinden habersiz başka bir avukat tuttuğunu, bu avukat vasıtasıyla idare aleyhine hukuki dayanaktan yoksun bir icra takibine giriştiğini, icra takibine idarenin itiraz etmesi sebebiyle İzmir 8.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/166 E. sayılı itirazın iptali davası açtığını ve 7 yıl boyunca emek verdiği mahkeme kararlarını bu davada kullandığını 18.06.2018 tarihinde öğrendiğini, hukuka aykırı bir karar çıkarmak için davalının avukatı tarafından bazı hukuki işlemlerin saklandığını görünce dosyaya aynı tarihte taşınmazın geçirdiği hukuki süreci ve davaları açıklayıcı dilekçe sunduğunu, davalının da ... 48.Noterliğinin 19.07.2018 tarihli azilnamesi ile kendisini haksız olarak azlettiğini ileri sürerek taraflar arasında ücret sözleşmesi bulunmadığından Avukatlık Kanunu madde 164/3 ve 172 gereğince ücrete hak kazandığından davalının 4657/17352 oranında maliki olduğu taşınmazın kamulaştırmasız el atma bedeli üzerinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL vekalet ücreti alacağı ile şimdilik 1000,00 TL karşı yan vekalet ücreti alacağı toplamı 21.000,00 TL 'nin azilname tarihi olan 19.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili zamanaşımı itirazında bulunarak davacı avukatı haklı azlettiğini bu nedenle de ücret alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; azlin haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, İlk derece Mahkemesince tüm delillerin toplandığı, usulüne uygun olarak değerlendirildiği,hukuki nitelendirmenin yerinde yapıldığı, alınan bilirkişi raporunun da denetime elverişli olduğu, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek azlin haksız olduğunu ve ücrete hak kazandığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık haksız azil iddiasına dayalı olarak açılan vekalet ücreti alacağı istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacı avukatın davalı müvekkili tarafından dava dışı avukata vekâlet verdiğini öğrenmesinin üzerine istifa hakkını kullanmayarak başka bir vekille temsile icazet verdiği, başka bir vekil tarafından açılan ve takip edilen dava dosyasında duruşmaya katılarak davalı müvekkilinin bilgisi ve talimatı olmaksızın davalı müvekkil aleyhine değerlendirilebilecek beyanlarda bulunması üzerine davalı tarafından güveninin sarsıldığı gerekçesiyle haklı azledildiği savunmasının yerinde olduğu ve davacı avukatın haklı azledildiğinin anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2025
tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.

veya Giriş yapın

  • Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Kararlar