Ana içeriğe atla

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · Esas 2025/1752 · Karar 2025/5435

Eklenme tarihi: 14 Temmuz 2026 17.11.2025 Yayınlanma
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 17.11.2025 Esas No: 2025/1752 Karar No: 2025/5435

Anahtar kelimeler: azilname

**3\. Hukuk Dairesi         2025/1752 E.  ,  2025/5435 K.**
**"İçtihat Metni"**

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/221 E., 2025/345 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2019/162 E., 2020/528 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli, davacı vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... ve diğer davalı ... vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı ...'in avukatı olduğunu, muris muvazaası ile ortaklığın giderilmesi davalarının takip edildiğini, davalı tarafından haksız olarak azledildiğini, taraflar arasında avukatlık ücret sözleşmesinin bulunmadığını, Avukatlık Kanunu kapsamında vekalet ücretinin belirlenmesi gerektiğinden belirsiz alacak davası olarak açıldığını, muris muvazaası davasında dava değeri 10.196.877,00 TL'nin %10'u üzerinden olmak üzere 1.019.687,70 TL, karşı yan vekalet ücreti olarak 90.246,87 TL, ortaklığın giderilmesi davasında 990,00 TL, azilname tarihinden dava tarihine kadar işleyen faiz miktarı 497.515,58 TL olmak üzere toplam 1.608.440,15 TL vekalet ücreti alacağının oluştuğunu, bu miktardan masraf kalemi olan 5.334,36 TL mahsup edildiğinde davalılardan alınması gereken ücretin 1.603.105,79 TL olduğunu, davalı ...'nın ortaklığın giderilmesi davasında karşı taraf olduğunu, davanın sulh sonucu feragatle bittiğinden bahisle sorumluluk miktarının 1.601.670,30 TL olduğunu belirterek, dosya kapsamına göre %15 oran üzerinden akdi ve karşı yan vekalet ücretinin tespiti ile bu kapsamda 1.601.670,30 TL'lik kısmının müteselsilen olmak üzere 1.603.105,79 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1\. Davalı ... vekili; davacının 14.04.2013 tarihinde davalı ... tarafından azledildiğini, yaklaşık azilden on dört ay sonra davadan feragat edildiğini, bu nedenle vekalet ücretinden sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, müvekkili aleyhine açılan davanın reddini istemiştir.
2\. Davalı ... vekili; davacının muris muvaazası nedeniyle davanın 20 yıl dolmadan en geç 17.03.2013 tarihine kadar acilen açılması gerektiğini söylediğini, dava değerini gereksiz yere yüksek belirlediğini, yanlış hasma dava açtığını, davacının kusuru neticesinde Mahkemenin ihtiyati tedbir kararını uygulamadığını, bu durumu müvekkiline haber vermediğini, davacının haklı azledildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; açılan davanın kısmen kabulüne; akdi vekalet ücreti yönünden 1.015.673,34TL vekalet ücreti, 293.766,12TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.309.439,46TL'nin davalılardan ..... tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmolunan asıl alacağa (1.015.673,34TL) dava tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, davalılardan ..... yönünden akdi vekalet ücretinin reddine, karşı vekalet ücreti yönünden 90.246,87 TL vekalet ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karşı vekalet ücretinin faizi yönünden 26.102,36 TL'nin davalılardan .... tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 31.05.2023 tarihli kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile; boşanma davası için 1.019.687,00 TL akdi vekalet ücreti ve ortaklığın giderilmesi davasında 660,00 TL akdi, 660,00 TL karşı yan vekalet ücreti olmak üzere toplam 1.111.253,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ..........n alınarak davacıya ödenmesine Daire Başkanının karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1\. Dairemizin 15.10.2024 tarihli ilamıyla; bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazları incelenmeksizin, Bölge Adliye Mahkemesince gerekçede davalı ... yönünden davacı avukat tarafından takip edilen İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/146 E. sayılı dosyası yönünden yapılan hesaplamada karşı yan vekalet ücretinden de davalı ...'in sorumlu olduğu belirtilmemesine rağmen hükmedilen miktarda karşı yan vekalet ücretinin dahil edildiği, yine gerekçede azilname tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen hükümde dava tarihinden faize hükmedildiği gibi ayrıca davacı avukat tarafından takip edilen davanın boşanma davası olmadığı halde boşanma davası olarak nitelendirilmesi suretiyle, gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluştuğundan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2\. Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı avukat tarafından takip edilen İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/146 E. sayılı dosyası incelendiğinde dava değerinin 10.196.877,00 TL olarak gösterildiği, bu miktar üzerinden harcın yatırıldığı, ortaklığın giderilmesi davasında vekalet ücretinin maktu olduğu, ... 33. Noterliğinin 16.04.2013 tarihli azilnamesi ile davalı ...'in avukatı Avukat ...'yu azlettiği, sonrasında ise 13.05.2014 tarihli duruşmada davalılar aleyhine açılan davadan feragat ettiği, davanın feragat nedeni ile reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 03.07.2014 tarihinde kesinleştiği, azil tarihinden sonra feragatin gerçekleştiği, azlin haksız olduğu, asıl alacak yönünden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği, vekalet ilişkisinin tarafı olan davalı ...'in sorumlu olduğu miktarın 1.111.253,00 TL olduğu, davacının davadan feragat etmesi nedeni ile davalı ...'ın vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile; 1.111.253,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine Daire Başkanının karşı oyu ile oy çokluğu ile karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1\. Davacı vekili; davalı ...'nın da vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiğini, faiz başlangıcının yanlış hesap edildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2\. Davalı ... vekili; azlin haklı olduğunu, 10.000 USD ödemenin dikkate alınmadığını, harç bedelinin fazla yatırıldığını, zaman aşımının son gününde dava açıldığını, eksik teminat yatırılması nedeniyle ihtiyati tedbirin uygulanamadığını, %15 avukatlık ücretine ilişkin herhangi bir anlaşma aralarında bulunmadığını, feragatin azilden 1 yıl sonra gerçekleştiğini, vekilin takip etttiği davada husumetin yanlış kişilere yöneltildiğini, beyanların ve tanıkların değerlendirmeye alınmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme veGerekçe Uyuşmazlık, haksız azil ve tarafların sulh olduğu iddiasına dayalı akdi ve karşı yan vekalet ücreti alacağının tahsili istemine ilişkindir.
1\. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine göre; davalı ...'in tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmektedir.
2\. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Genel Hükümler kısmında yer alan borçlunun temerrüdüne ilişkin 117. maddesi gereğince kural olarak muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Ancak, borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle borçlu temerrüde düşmüş olur.
Diğer bir ifade ile belirli vade söz konusu ise vadenin geçmesiyle birlikte ihtara gerek kalmadan borçlu temerrüde düşer. Buna göre gün, ay ve yıl ile belirtilen bir günde veya sözleşmenin imzalanmasından belli bir süre içinde ödenmesi kararlaştırılmışsa vade belirlidir.
Somut olayda, davacı avukat tarafından 26.12.2014 tarihli noter kanalıyla gönderilen ihtarname ile davalı ...'ten olan vekalet ücreti alacağının 30.01.2015 tarihine kadar ödenmesinin talep edildiği, ihtarnamenin davalı ...'e 29.12.2014 tarihinde tebliğ edildiği anlaşıldığından, 31.01.2015 tarihinde davalı ... temerrüde düşmüştür.
Şu halde, Bölge Adliye Mahkemesince; yasal faizin temerrüt tarihi olan 31.01.2015 tarihinden itibaren işletilmesine karar verilmesi gerekirken, değerlendirmede hata edilerek yazılı gerekçeyle faizin dava tarihinden itibaren işletilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

1\. Davalı ...'in tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2\. Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının A. bölümünün 2. fıkrasındaki "dava tarihinden" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine, ''temerrüt tarihi olan 31.01.2015 tarihinden itibaren'' ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalı ...'ten alınıp davacıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.

veya Giriş yapın

  • Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Kararlar