Anahtar kelimeler: gabin
**"İçtihat Metni"**
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2088 E., 2025/2198 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tavşanlı 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/768 E., 2023/674 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin devreden işveren Elektrik Üretim Anonim Şirketinin (...) muvazaalı alt işverenlerinde özelleştirme öncesinde 28.08.2005 tarihinde gözlemci olarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin ayrımcılık ve haksızlıklar dolayısıyla çalışma şartlarına daha fazla katlanamayarak 29.07.2019 tarihinde yaş dışında emeklilik şartlarının sağlayarak iş sözleşmesini feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal ... ve genel tatil ücreti ile ayrımcılık tazminatı, hizmet teşvik primi, vardiya tazminatı, iş güçlüğü tazminatı ve ikramiye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesin talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, taraflar arasında arabuluculuk neticesinde anlaşmaya varıldığını, söz konusu arabuluculuk anlaşma belgesi dikkate alınarak davanın reddi gerektiğini, davacının 01.07.2015 tarihinden önceki çalışmalarından sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ihtiyari arabuluculuk anlaşmaya dair son tutanak incelendiğinde kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarına ilişkin olduğu, dava dilekçesinde ve davanın ileri aşamasında irade sakatlığı ya da buna benzer iddialarda bulunulmadığı, hata, hile ve gabin gibi irade sakatlığı hâllerinin her türlü delille ispatının mümkün olduğunu, irade sakatlığı hâllerinin yazılı delille ispat zorunluluğu bulunmadığını, gerek dosya kapsamında dinlenilen tanık beyanları gerekse dosyada mübrez diğer deliller irade sakatlığı hâlinin açıkça ortada bulunmadığı, protokol altındaki imzalara taraflarca herhangi bir itirazda bulunulmadığı, işbu protokolün tarafların kabulünde olduğu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 39/1 hükmünde belirtilen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesi ile Yargıtay yerleşik içtihatları gereğince davacının ayrımcılık tazminatı talebinin yerinde olmadığı, davacının 28.08.2005 tarihinden özelleştirme tarihi olan 22.06.2015 tarihine kadar dava dışı ...'ta çalıştıktan sonra 01.07.2015 tarihinde davalı işveren yanında çalışmaya başladığı, bu çalışmasının 20.02.2019 tarihine kadar sürdüğü anlaşılmış ise de davacı tarafça dava dışı ... hakkında ikame edilmiş Mahkemenin 2019/126 Esas sayılı dosyasında davacının 01.07.2015 tarihli işe başlamasının yeni bir iş sözleşmesi olarak değerlendirilerek kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabul edildiği ve dosyanın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşıldığından davacı tarafın davalı yanındaki 01.07.2015 tarihli işe başlamasının işyeri devri olarak kabul edilmesinin ve ücretlerinin devredilen işçiler skalasına göre belirlenmesi gerektiği yönündeki talebinin dürüstlük kuralına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirlenen kararı ile; ihtiyari arabuluculuk tutanağının incelenmesinden, kıdem tazminatı, yıllık izin, ücret, ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacağı olduğu, dosya kapsamında tanık beyanı dâhil irade sakatlığı hâlinin ıspatına yarar delil bulunmadığı, 6098 sayılı 39/1. maddesinde belirtilen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşıldığından bu alacaklar yönünden verilen kararın yerinde olduğu, Tavşanlı İş Mahkemesinin 2019/126 Esas, 2019/730 Karar sayılı dosyasında davacının ... dönemindeki iş sözleşmesinin 22.06.2015 tarihinde feshedildiği kabulü dikkate alındığında davacının 01.07.2015 tarihli işe başlamasının yeni bir iş sözleşmesi olarak değerlendirilmesinin yerinde olduğu, ancak davanın reddedilmesine rağmen davalı yararına vekâlet ücreti hükmedilmemesinin hatalı olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1\. İhtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinde sadece kıdem tazminatı ile 2019 Temmuz maaşı alacaklarının yer aldığı, 1 yıllık sürenin geçtiği kabul edilse dahi ücret, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal ... ve genel tatil alacakları yönünden arabuluculuk anlaşması olmadığını, bu alacaklar bakımından verilen usulden ret kararının hatalı olduğunu,
2\. Davacıya ... tarafından kıdem tazminatı ödenmesinin hatalı yorumlandığını, işyeri devri hükümlerinin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacının ...'tan devredilen işçi olup olmadığı, bunun sonucu olarak da davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ile ihtiyari arabuluculuk tutanağının geçerliliğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.