Anahtar kelimeler: vergi
**"İçtihat Metni"**
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/3103
Karar No : 2025/3649
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... İdaresi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 15/09/2025 tarih ve E:2025/1569, K:2025/2660 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınan mülkiyeti Maliye Hazinesine ait İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ... , ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programından çıkarılması talebiyle Özelleştirme İdaresi Başkanlığına yapılan ... tarih ve ... sayılı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 15/09/2025 tarih ve E:2025/1569, K:2025/2660 sayılı kararıyla;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesi, "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" alt başlıklı 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 09/07/2018 tarih ve 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesi ile Kurulların görevleri" başlıklı Geçici 8. maddesine yer verilerek;
2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinde ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri ile Özelleştirme Yüksek Kurulu kararlarından doğan uyuşmazlıklar hakkında ivedi yargılama usulünün uygulanacağının kurala bağlandığı, uyuşmazlığa konu taşınmazın 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alındığı, davacı tarafından söz konusu taşınmazın özelleştirme kapsamından çıkarılması talebiyle davalı idareye başvuruda bulunulduğu, 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının 4046 sayılı Kanun uyarınca Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı mahiyetinde olduğu, dolayısıyla bakılan davada 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca ivedi yargılama usulünün uygulanacağı; davacı tarafından, 11/04/2025 tarihinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığına yapılan başvuruyla, İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ... Mahallesi, .. ada, ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programından çıkarılması talebinde bulunulduğu, dolayısıyla davacı tarafından uyuşmazlığa konu taşınmazın özelleştirme kapsamı ve programına alınmasına ilişkin karardan en geç başvuru tarihi olan 11/04/2025 tarihinde haberdar olunduğu ve 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen 30 günlük dava açma süresinin en geç bu tarihten (11/04/2025) itibaren işlemeye başlayacağı; bu itibarla, taşınmazın özelleştirme kapsamı ve programına alınmasına ilişkin 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle 11/04/2025 tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde en geç 12/05/2025 (11/05/2025 pazar gününe denk geldiğinden) tarihine kadar dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 26/05/2025 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme imkanı bulunmadığı;
Öte yandan, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararıyla, yazılı olarak bildirilen ve özel dava açma süresine tabi olan bir işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği yönünde içtihatların birleştirilmesine karar verilmiş ise de, kararda zımni ret işlemleri üzerine açılan davalarda dava açma süresinin işletilmesi veya işletilmemesi konusunda Danıştay dava daireleri ve kurulları kararları arasındaki aykırılığın içtihatların birleştirilmesi yoluyla giderilmesine yer olmadığı sonucuna varıldığı, dava konusu işlemin davacı tarafından yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlem olduğu ve dolayısıyla davalı idarenin yazılı olarak bildirilen bir işleminin dava konusu edilmediği dikkate alındığında, içtihatların birleştirmesine ilişkin anılan kararın bakılan davada uygulanamayacağı gerekçesiyle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davanın süresinde açıldığı ve uyuşmazlık konusu taşınmazın özelleştirme kapsam ve programından çıkarılması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçücü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, aralarında mülkiyeti Maliye Hazinesine ait İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, .. parsel sayılı taşınmazın da bulunduğu, mülkiyeti Maliye Hazinesi, Elektrik Üretim A.Ş. ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. adına kayıtlı olan ve ekli listede yer alan taşınmaz ve hisselerin özelleştirme kapsam ve programına alınmasına; satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine, özelleştirme işlemlerinin 31/12/2025 tarihine kadar tamamlatılmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafından, 11/04/2025 tarihinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığına yapılan başvuruyla, İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programından çıkarılması talebinde bulunulduğu, ancak başvuruya herhangi bir cevap verilmediği belirtilerek, başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrasında, Devletin, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğu hükme bağlanmış; 125. maddesinin üçüncü fıkrasında da "İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; 2. fıkrasında, bu sürenin, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlayacağı; 4. fıkrasında ise, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; "Sürelerle ilgili genel esaslar" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında, sürelerin, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı kuralları getirilmiş; "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin 1. fıkrasında, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri ile Özelleştirme Yüksek Kurulu kararlarından doğan uyuşmazlıklar hakkında ivedi yargılama usulünün uygulanacağı; 2. fıkrasının (a) bendinde, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın 40. maddesinin 2. fıkrasının gerekçesinde belirtildiği üzere, idari işlemlere karşı başvuru yollarının ayrıntılı düzenlemelerde yer alması, başvuru süresinin kısa olması veya olağan başvuru yollarına istisna getirilebilmesi nedeniyle, işlemlere karşı hangi idari birime, hangi sürede başvurulacağının idarelerce işlemde belirtilmesi hukuk güvenliği ilkesinin bir gereği olduğundan, Anayasa'nın 40. maddesiyle, bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanması amaçlanmış; idareye işlemlerinde, ilgililerin kaç gün içinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğü getirilmiştir.
Bu nedenle, nitelikleri gereği özel yasalarda, genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma süreleri öngörülmüş olan idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri idare tarafından ilgililerine bildirilmedikçe, özel dava açma sürelerinin işletilmesine, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca olanak bulunmamakta olup, 2577 sayılı Kanun’da açıkça belirtilen ve ilgililerce de bilindiğinin kabulü gereken genel dava açma sürelerinin işletilmesi zorunludur.
Dolayısıyla, her ne kadar 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin 2. fıkrasının (a) bendiyle, aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca tesis edilen idari işlemler yönünden, 2577 sayılı Kanun'da öngörülen 60 günlük genel dava açma süresi 30 güne indirilmiş ise de, dava konusu işlemde bu hususun bildirilmemiş olması, bu davada özel dava açma süresinin değil, 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanmasını gerekli kılmaktadır.
Diğer yandan, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 19/06/2022 tarih ve 31871 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararında, "(...) idarî işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde özel ve genel dava açma süresinin işletilmesi veya işletilmemesi konusunda Danıştay dava daireleri ile kurullarının kararları arasında var olan içtihat aykırılığının, içtihatların birleştirilmesi yoluyla bağlayıcı bir çözüme kavuşturulması ve içtihadın, “özel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda, vergi mahkemelerinde 30, Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği; aynı şekilde genel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde dava açma süresi gösterilmemiş olsa da, 30 ve 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği” yönünde birleştirilmesi sonucuna ulaşılmıştır. (...) 2- Yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği doğrultusunda içtihadın birleştirilmesine (...)" karar verilmiştir.
Her ne kadar söz konusu Kurul kararında "ilanı gereken işlemler" açısından açık bir hüküm kurulmamış olsa da Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası ve gerekçesi ile anılan Kurul kararının gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ilan edilen işlemler yönünden de bahse konu Anayasa hükmünün uygulanması ve uygulamanın da söz konusu Kurul kararı doğrultusunda yapılması gerekmektedir.
Bakılan uyuşmazlıkta ise, 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandığı, ancak davacıya ayrıca tebliğ edilmediği, davacının söz konusu taşınmazın özelleştirme portföyüne dahil edildiğini öğrenmesi üzerine 27/08/2024 tarihinde idareye dilekçe ile başvurarak taşınmazın özelleştirme portföyünden çıkarılmasını talep ettiği, başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine 28/10/2024 tarihinde bakılan davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık bu çerçevede ele alındığında, 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı davacıya tebliğ edilmediğinden, davacı tarafından davaya konu kararın en geç idareye başvuru tarihi olan 11/04/2025 tarihinde öğrenildiği; bu tarihten itibaren işlemeye başlayan altmış günlük dava açma süresi içerisinde, sürenin son gününün resmi tatil olması nedeniyle takip eden 26/05/2025 tarihinde açılan işbu davanın süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2\. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 15/09/2025 tarih ve E:2025/1569, K:2025/2660 sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4\. Kesin olarak, 25/12/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu; dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu Daire kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.